Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Interstellar Progression System (IPS) (Tamamlandı) - Tekrarlıyorum (1) - Bölüm 1


Gözlerini kırptı. “Hmmmm…” Çevresine bakınıp düşündü. '1312…' Hoca ders anlatmaya itinayla devam ediyordu. Gerçi dinlemesine gerek yoktu sonuçta çoktan her bir kelimeyi ezberlemişti. İç çektikten sonra kafasını pencereye çevirdi. Yağmur damlalarının pencereye çarparak oluşturduğu ses, saatin tıkırtısıyla beraber öğrencilere dersin bitişini hatırlatıyordu. 'Bir kere daha bitiyor…'

 Şu anda birisi Han Feng’in suratına dikkatle bakarsa alnında şişen mor damarları fark edebilirdi. Sinir içerisindeydi. Ancak bu sinirin neye karşı olduğundan bile emin değildi.

 Zilin sesi duyulduktan sonra, dersin bitmek üzere olduğunu önceden fark edip çoktan hazırlanmış olan öğrenciler hızlıca dışarı çıktı. Han Feng,  “781”den sonra erkenden hazırlanıp eve gitmekten vazgeçmişti.

 Arkadaşlarına bugünlük tek başına eve döneceğini söyledikten sonra çantasını sırtına giydi. Gözlerini yukarı kaldırdı ve gülümsedi.

 “Bu durumda yıldızları görmem gerekmiyor mu?”

 Yaklaşık 10 dakika sonra, her seferinde olduğu gibi okul görevlisi geldi ve kapıyı açtı.

 “Hey! Evlat, çıkman gerektiğini biliyorsun, bir daha seni okul saatlerinden sonra burada görürsem canına okurum.”

 Han Feng dilini şaklattı ve sakince dışarı çıktı. Arkasından tonlarca küfür eden görevliye kulak asmadan yoluna devam etti. Merdivenlerden inerken yanından geçen iki kızı süzdü. Bu alışkanlıklarından biri haline gelmişti. Tıpkı okulundaki diğer birçok erkeğin sevdiği gibi o da kızları gözetlemekten hoşlanıyordu. Hem ucu belirsiz sıkıntısına çare bulmak oldukça zordu.

 'Hmmm..? Bugün ne denesem ki? Okul kütüphanesini fethedeli çok oldu…' 

 Kararsızdı,  adımlarını nereye çevirse tanıdık yollarla karşılaşıyordu. Şehrin her köşesini adı gibi biliyordu. Bulunduğu şehir yeni bir yerleşim yeri sayılabilecek durumdaydı. Sonuç olarak da şehrin her yanını ezberlemesi zor olmamıştı.

 'Milli kütüphane iyi bir seçenek gibi görünüyor.'

 Adımlarını hedefine giden yola çevirirken telefonunu cebinden çıkardı ve kulağının üzerine yerleştirdi.

 'Baba? Bugünlük eve geç geleceğim. Yemeği kendi başına yiyebilirsin.'

 Telefonun öbür ucundan sert bir ses duyuldu.

 {Tamam, fazla geç kalma.} 

 Han Feng, eskimiş sayılabilecek Samsun marka telefonunu cebine tıkıştırıp kollarını kafasının arkasında birleştirerek yürümeye devam etti.

 Annesi öleli net olarak 14 sene olmuştu. Kendisi ise 16 yaşında olduğu için annesi hakkında hatırladığı tek şey ismiydi. Tabii ki onu da babasından öğrenmişti. Babası, annesi öldükten sonra kendini içkiye vurmuştu. Han Feng de bu sebepten dolayı oldukça bağımsız, anne sevgisinden ve ev ortamından uzak bir yaşam geçirmişti.

 En kestirme yoldan kütüphaneye vardığında içeri girdi ve bir kitap seçip okumaya başladı. Bu kütüphane Han Feng'in bilmediği bir zamanda inşa edilmiş ve kullanıma açılmıştı. Buraya gelen fazla kişi yoktu. Han Feng de bu yüzden burada vakit geçirmeyi seviyordu.

 "Ah bu gençlik. Hiç kitap okumuyorlar..."

 Son yıllarda zamanının büyük bir çoğunluğunu burada geçirmişti. Okuduğu kitapların çoğunu ise aslında göz gezdirerek okuyor ve fazla dikakt etmiyordu. Gözlerini kıstı ve kitabı kapayıp kütüphaneden ayrıldı. Son 3,5 yılda birçok yetenek elde etmişti. Ne yazık ki bu yetenekler görüş gücünü, reflekselerini ve el hakimiyetini arttırmaktan başka bir işe yaramamıştı. Eğer orta çağda yaşasaydı bunlar işine yarayabilirdi. Ama modern dünyada bunlar bir tek illüzyonist ya da bir çeşit şaklaban olmasına yarayabilirdi.

 Ellerini kafasının arkasında birleştirip evine yöneldi. Akşam saat 9’u geçmişti. Babasının kendisini arayıp hesap sormamış olmasının tek sebebi büyük ihtimalle kör kütük sarhoş olmasıydı.

 Akşam saat 10’a yaklaşırken ucuzcunun kapısını araladı ve hızlıca 1-2 adet kırmızı tebeşir alıp çıktı. Evin kapısını sessizce açıp içeri sıvıştıktan sonra yatağına girdi.

 Yaklaşık 10 dakika sonra babası gelip oğlunu kontrol etti. Ardından odasına çekildi. Büyük ihtimalle yine akşamlık içki seanslarından birini tamamlamak istiyordu. Babası sapasağlam bir alkolik olsa da Han Feng'e göstermesi gereken ilgiyi hiç aksatmamıştı.

 Han Feng yatağından kalktı. Yerdeki tahta parkelerin üstüne oturdu. Önündeki 1 metrekarelik alanı mendille temizledikten sonra tebeşirleri aldı ve çizmeye başladı.

 Çizdiği şekil bir iç, bir dış kısımdan oluşuyordu. Dış kısım, iç içe geçirilmiş iki daire ve bu iki dairenin arasında bir grup rünik yazılardan oluşuyordu. İç kısım ise ters duran bir pentagram gibiydi. Ancak her bir bölmesinin tam ortasında sert görünümlü rünik yazılar vardı. Bakan kişiye tebeşirle çizilmiş olmasına rağmen derin bir dehşet verebilen bu formasyon, Han Feng’in görmeye alıştığı bir şeydi.

 Han Feng yanındaki bıçağı alıp yavaşça ama kararlılıkla elini kesti. Kan, adeta Han Feng’den kaçıyormuşçasına dökülüp duruyordu. Ancak ters pentagramın ortasına döküldüğünde yavaşça dağılmak yerine tam ortadaki rünik harfin içine emiliyor, tahta parkelerdeki ağaç damarlarını kırmızı bir şekilde aydınlatarak kırmızı tebeşir çizgilere ilerliyordu.

 Gitgide daha da parlaklaşan tebeşir çizgiler düşük voltajlı bir gece lambası kadar ışık yaymaya başlayınca bir anda söndü. Han Feng aniden yere uzandı. Gözlerinin altları şişmiş, göz bebekleri kızarmış ve yüzü bembeyaz olmuştu. Saçı birazcık bile dokunmasıyla dökülüyordu. Yavaşça doğruldu ve formasyonun üstüne halıyı çekti. Daha sonra yatağına girdi ve gözlerini yumdu.

 ”Belki bir 1000 daha ve ben…” Sakince düşündü. Gözyaşlarını tutamıyordu. Belki bunlar hüzün gözyaşları değildi ama negatif duygularla dolu oldukları kesindi. Yavaşça bilincinin kaydığını, her şeyin hep olduğu gibi derin bir karanlığa gömüldüğünü hissetti. “1313…”




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1435

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1192

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 976

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 903

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 791

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 770

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 713

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 639

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 623

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 574

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 574

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 157

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 140

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 133

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 128

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 125

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 124

Site İstatistikleri

  • 14317 Üye Sayısı
  • 672 Seri Sayısı
  • 31780 Bölüm Sayısı


creator
manga tr