İnsan Tanrı - 132. Bölüm | Bir Dünya'nın Yok Oluşu (3)


Yuzhou ve Rowan olağanüstü bir hızla birbirlerine atılmışlardı. Yuzhou sağ elini yumruk atmak için geriye doğru getirdi. Rowan da kılıcını savuruyordu ve Yuzhou'nun sol tarafını hedeflemişti. Yuzhou tüm gücünün %70'ini sol tarafına savunma için yoğunlaştırmıştı. %30 ile saldıracaktı. 

 

Fakat, gücü yetersizdi. Rowan'ın kılıcı çok rahat bir şekilde Yuzhou'nun sol kolunu kopartmıştı.

 

Yuzhou acıyla bağırdıktan sonra Rowan onu tek darbede yere düşürmüştü ve kalbini hedeflemişti.

 

Aynı kadın sesi yine belirdi. Oldukça rahatlatıcı ve güzel bir sesti. Fakat bu sesin etkisi Yuzhou'da işe yaramıyordu.

 

"Nasıl yaşadıysan, öyle ölürsün."

 

Rowan kılıcı birden çekti ve kendi elini hızla Yuzhou'nun göğsüne soktu. Yuzhou tekrar bağırdı. Rowan yavaşça Yuzhou'nun kalbini tuttu ve bir erkek sesi duyuldu.

 

Bu erkek sesi çok korkutucuydu ve kalındı. Bu sesi duyanlar korkudan haraket edemez, ses çıkaramaz hale geliyorlardı fakat bu da Yuzhou'da işe yaramıyordu.

 

"Ölümün, ömründen daha uzun sürecek." dedi.

 

Yuzhou'nun görüşü o anda bulanıklaşıyordu. Olduğu yer birden değişti. Bembeyaz bir yerde gördü kendisini. Fakat bu görüntü sadece bir saniyelikti. Rowan

 

Daha sonra Yuzhou'nun kalbini sıkıca kavradı. Tam çıkaracaktı ki birden kırmızı bir enerji Rowan'a çarptı ve Rowan'ın kolunu kesti. Bu enerjiyi gönderen kişi Lich'ti. Rowan bunu görünce biraz geriye çekildi. Kolu tamamen birkaç saniye içerisinde geri iyileşti. 

 

Yuzhou o anda Rowan'ın elini çıkarmıştı ve kendisini iyileştirmekle meşguldü. Tamamen savaşacak hale gelmesi birkaç dakika alacaktı.

 

Lich birden Yuzhou'nun önünde belirdi ve mızrağını bir kez yere vurdu. Mızrağını vurmasıyla birlikte kırmızı bir enerji dalgası etrafa yayıldı ve Yuzhou, Rowan ve Mars dışında tüm şehirdeki her şeyi ikiye böldü.

 

Yuzhou, zar zor konuştu.

 

"O-onu, öldürme!" dedi.

 

Lich onu öldürmek istiyordu fakat zaten istese de yapamazdı. Kendisi öldürse bile İnsan Tanrı amacını gerçekleştirmek için gri-beyaz'ı kendi elleriyle öldürmesi gerekiyordu.

 

Lich mızrağını sanki birisine saplarmış gibi havaya sapladı ve kırmızı bir enerji dalgası Rowan'a ilerledi. Rowan kılıcını savurarak bu enerji dalgasını ortadan ikiye kesti ve kılıcını Lich'e doğrulttu. Kılıcı beyaz bir enerji ile parlıyordu. Lich,

 

"Şu lanet kılıç... Tch!"

 

Rowan birden Lich'e atladı. Lich savaş pozisyonunu aldı, gözlerini kıstı ve gözleri parladı.

 

Rowan'ın her saldırısını Lich ustalıkla mızrağı ile savuşturuyordu. Lich'in her haraketi uyum içerisindeydi ve adeta mızrağı ile birlikte haraket ediyordu. Dans ediyor gibi görünüyordu.

 

Lich, Rowan'ın bir saldırısını engelledikten sonra tek bir hamlede kendi etrafında dönerek ayağa kalktı. Fakat oldukça hızlıydı, mızrağının ucu ile Rowan'ın vücudunda belirli noktalara iki saniye içerisinde on saldırı yaptı. 

 

Rowan bu saldırılar sonucunda yere düştü. Lich mızrağını havada salladıktan sonra tekrar yere vurdu ve durdu.

 

Rowan'ı öldürse bile bu Yuzhou amanıca ulaşamazdı. Ayrıca Yuzhou onu öldürmemesini söylemişti.

 

O anda Yuzhou ayağa kalktı ve Rowan'ın yanına gitti. Rowan'ın ölmediğini hissedebiliyordu.

 

Lich,

 

"Birkaç saate uyanır. Uyandığında düzeleceğini umuyorum."

 

-

 

O anda Rowan gözlerini bembeyaz bir alanda açmıştı. Önünde beyaz ve siyah olmak üzere iki tane parlak ışık vardı.

 

Rowan neler olduğunu kontrol edemese de, görmüştü.

 

Önündeki iki ışığa baktı ve yüksek bir ses ile,

 

"Sizinle bir anlaşma yapmıştım!" dedi.

 

Kadın ve erkek aynı anda konuştu.

 

"Bize verdiğin süre sona erdi." dedi.

 

Bunu duyunca Rowan'ın gözleri sonuna kadar açıldı.

 

Onlara verdiği süre bu kadar çabuk bitmemeliydi. Rowan daha sonra iki enerjiye baktı ve bir süre sessiz kaldı.

 

"Size yarısını veriyorum. Beni rahat bırakın." dedi.

 

Kadın ve erkek aynı anda konuştu.

 

"Bu verdiğin süre de yine oldukça hızlı geçecek. Ayrıca en sonunda vücudunu ele geçireceğimizi biliyorsun." dedi.

 

Rowan bir şey demedi, daha sonra bembeyaz olan alan simsiyah bir alana dönüştü.

 

Rowan kendi içinden konuştu.

 

"O gün gelmeden önce, onlara söyleyeceğim." dedi.

 

-

 

Yuzhou o anda Rowan'ın yanındaydı. Rowan bir ağacın altında yatıyordu. Yuzhou, Mars'a ders veriyordu. Lich ise onları izliyordu. Lich daha sonra bir şey hisseti ve Yuzhou'ya

 

"Ben birazdan dönerim. Bir şey olursa içinden adımı söyle. Eskiden benle konuşmak istediğin gibi. O zaman geleceğim." dedi.

 

Yuzhou kafasını salladı, Lich daha sonra ortadan kayboldu.

 

-

 

Yuzhou'ların olduğu yere oldukça uzak, neredeyse dünyanın diğer ucunda Lich elinde mızrağı ile önündeki kişiye bakıyordu. 

 

Önündeki kişi de bir zırh takıyordu. Zırhın ayaklarından dizlerine kadar gelen kısmı gümüş, dizlerinden beline kadar gelen kısmı kırmızı, belinden boynuna kadar gelen kısmı gümüştü. Ayrıca omuzları da gümüştü. Kolları kırmızı ve elleri gümüştü.

 

Ayrıca o adamın belinde orta uzunlukta bir kılıç vardı. Kılıcın kabzası kırmızı ve bıçağı gümüştü.

 

Adam, Lich'e baktı ve

 

"Lich, "Mızrağın Benliği" En son savaşımızdan uzun bir süre geçti." dedi.

 

Lich,

 

"Ubris, "Kılıcın Efendisi" Neden her kendimi gösterdiğimde geliyorsun?" diye sordu.

 

Ubris,

 

"İstediğim şeyi biliyorsun." dedi.

 

Lich,

 

"Üzgünüm, fakat onu elde edemeyeceksin." dedi.

 

Ubris, kılıcını çıkardı, kılıcı oldukça parlıyordu. Ardından oldukça keskin bir aura Lich'in etrafını sardı. Lich sanki etrafında binlerce kılıç tarafından kesiliyormuş gibi hissediyordu. 

 

Bu, Saf Kılıç Aurası'ydı. Eğer Ubris'in karşısında kendi seviyesinden birkaç kat daha güçsüz birisi olsa, sadece bu aura ile vücudunda binlerce kesik açılıp ölürdü. Fakat Lich bu auradan etkilenmiyordu.

 

Lich'in aurası da Ubris'in etrafını kapladı. Ubris binlerce kılıç yerine, tek bir mızrak tarafından oldukça hızlı bir şekilde vücudunun her noktası deliniyormuş gibi hissediyordu. Fakat o da bu auradan etkilenmeyecek kadar güçlüydü. 

 

Ubris birden Lich'e fırladı. Kılıcını bir kere savurdu, Lich mızrağını kaldırarak bu saldırıyı engelledi, daha sonra hızla mızrağını çevirdi ve Ubris'in kafasını hedef aldı. Fakat Ubris birden kılıcı bıraktı ve mızraktan kaçındı. Daha sonra hızla kılıcının yere düşmesine izin vermeden alıp Lich'e doğru saldırdı fakat Lich yukarıya doğru zıplayarak saldırıdan kaçındı.

 

Lich, Ubris ile arasına biraz mesafe koymuştu. Daha sonra Ubris'e baktı ve

 

"Kendini geliştirmişsin." dedi.

 

Ubris bir şey demedi ve gözünü kapattı, kılıcı beyaz bir enerji ile kaplandı ve hızla gözünü açtı. Gözünü açtığı anda anlında bir artı işareti belirdi. Bu artı işareti beyaz renginde parlıyordu. Daha sonra bu artı işareti parladı ve artının etrafından iki çizgi Ubris'in gözlerinden çenesine kadar uzadı.

 

Ubris'in gözleri de beyaz bir ışıkla parladı. Ubris daha sonra birden ortadan kayboldu. Bir saniye bile geçmeden Lich'in önünde belirdi ve birkaç saniye içerisinde otuza yakın saldırı yaptı.

 

Fakat Lich yarısından fazlasını engellemeyi başardı. Ubris'in kılıcı zırha değil, direkt olarak Lich'in vücuduna zarar vermişti.

 

Lich mızrağını Ubris'e doğrulttu ve hızlı hızlı saldırılar yaptı. Ubris saldırıları zorla engellemeyi başarsa da, aynı şekilde o da birkaç yara almıştı.

 

Lich,

 

"Sen tekniğini kullandın. Şimdi sana daha önceki savaşlarda gösterdiğim şeylerden daha farklı bir şey göstereceğim." dedi.

 

Lich gözlerini kapadı. Birkaç saniye boyunca o şekilde durduktan sonra, gözü kapalıyken Ubris'e baktı ve

 

"Saf Mızrak Yasalarından bir parça." dedi.

 

Lich gözünü açmamıştı ve savaşa bu şekilde devam edecek gibiydi. Mızrağını Ubris'e doğrulttu.

 

-

Destekçilerime teşekkürler.

-Kaiden

-Tomris

------------------------------------------

Kendi kurduğum bir discord var, içinde okuyucular ve ben sohbet ediyoruz, sadece benim serim değil, başka seriler ve genel sohbet olarak güzel bir ortam discordu kurduk. Gelip sohbet edebilirsiniz, soru sorup seriler hakkında tartışabilirsiniz.

DC Link : https://discord.gg/KPBTkTe

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1489

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1220

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 1011

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 913

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 811

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 794

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 723

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 641

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 621

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 621

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 159

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 150

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 137

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 131

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 130

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 125

Site İstatistikleri

  • 17703 Üye Sayısı
  • 788 Seri Sayısı
  • 36459 Bölüm Sayısı


creator
manga tr