"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

İnsan Tanrı - 119. Bölüm | Cennet Muhafızları


Lucifer biraz etrafa bakındıktan sonra Rowan ve tırpan kullanan kızın savaşmasını izliyordu. Rowan'ın saçı neredeyse bembeyaz olacaktı. Yuzhou'nun ölmesi onun neredeyse kontrolü kaybetmesine neden oluyordu. Fakat Yuzhou geri canlandığını görse bile gücünü geri kontrol edememişti. Ağır yaralar alsa da, yaraları hemen iyileşiyordu. Fakat kıza bir darbe vuramamıştı.

 

Lucifer yavaşça kıza doğru yürüdü. Kız onun geldiğini farketse bile şuan önündeki kişiye odaklanmalıydı.

 

"Öl artık! Nasıl bir iyileşme büyüsü kullanıyorsun?"

 

Kız ne kadar ağır yara verse, hatta ölümcül darbeler atsa da Rowan geri iyileşiyordu.

 

Lucifer yürüyordu, fakat kız tekrar göz ucuyla ona baktığında Lucifer'i orada görememişti.

 

Kız birden olduğu yerden geriye doğru fırladı. Darbeyi nereden, nasıl aldığını görememişti. Acı tüm vücuduna yayılmıştı. 

 

Lucifer, daha sonra Rowan'a baktı ve

 

"Neden biraz dinlenmiyorsun?" dedi. Daha sonra elinde uzun, gümüş bir hançer belirdi. Bu hançerin tutma kısmı gri rengindeydi ve üzerinde gümüş rengi ile yazılmış farklı bir dilde cümleler yazıyordu. Bu cümleleri Yuzhou okuyamamış olsa da, Lucifer bu dili biliyordu. Ne de olsa bu hançer ona karşı ailesi tarafından kullanılmak için yapılmıştı.

 

Yuzhou, o anda Lucifer gibi zihinden konuşabiliyordu.

 

Lucifer hançeri Rowan'ın kalbine sapladıktan sonra onu yatırdı. Yuzhou böyle istemişti. Kardeşinin kontrolü kaybetmesini istemiyordu.

 

"Teşekkür ederim." Yuzhou, Lucifer'e teşekkür etti, daha sonra,

 

"Burası aslında rahat bir yermiş." dedi.

 

Lucifer,

 

"Bin seneden fazla orada kalsan beni biraz anlarsın Yuzhou." dedi.

 

Lucifer, Rowan'ın vücudunu yere yatırırken, kız Lucifer'in arkasından bir saldırı yapmıştı. Lucifer, birden arkasını dönüp tırpanı tek eli ile tuttuktan sonra tırpana baktı ve

 

"Bu iğrenç oyuncaklarla bana bir şey yapamazsın küçük kız." dedi. Daha sonra tırpanı çekip kızın elinden aldı ve oldukça uzağa fırlattı.

 

Daha sonra kızın boğazından tuttu ve 

 

"Çocuklara saldırmayı sevmesem de, şuan pek çocuk ya da yaşlı ayırt edecek bir durumda değilim." dedi.

 

Ardından birden bir ağacın önünde belirdi ve kızı boğazından tutarak hızla ağaca çarptı. Daha sonra iki gözü de kırmızı oldu, göz ve göz altı damarları belirdi, dişleri uzadı. Kızın boynundan birkaç saniye kan içti. Kız o anda çığlık atsa da etrafta ona yardım edebilecek kimse yoktu.

 

Lucifer daha sonra kan içmeyi bıraktı ve

 

"Ohh, bu tadı gerçekten özlemişim." dedi.

 

Daha sonra kızın gözlerine baktı ve

 

"Seni öldürmeyeceğim, fakat düzgün yaşatmayacağım da. Küçükler savaş alanına girmemeli." dedikten sonra kıza baktı.

 

Kız Lucifer'in ne dediğini anlamasa da, birkaç saniye sonra gözleri sonuna kadar açılıp tüm sesi ile bağırdı. Korkuyla bağırıyordu.

 

Lucifer, şeytan formuna girmişti. Sadece kafası girse de bu küçük kızı korkutmak için yeterliydi. Yuzhou'nun kafası, bir anda tamamen kırmızı olmuştu, saçları gitmişti ve göz akı siyah olmuştu, göz bebeği de kırmızı. 

 

Bu şeytan formu kızı korkutmak için yeterliydi. Lucifer kızı bıraktıktan sonra kız yere düşmüş, çığlık atarken kendisini geriye doğru sürüklüyordu ve kaçmaya çalışıyordu.

 

"C-c-canavar! Hayır, Ş-şeytan!" Kız düzgün konuşamıyordu. Kekeliyordu. Daha sonra ayağa kalktı ve hızla arkasına bakmadan kaçtı.

 

Daha sonra Yuzhou'nun vücudu normale döndü. Sadece gözleri siyahtı.

 

"Bu kadar korkacağını düşünmemiştim. Galiba Yüksek Dünyalar hatırladığım gibi değilmiş..." dedi.

 

Lucifer daha sonra Yuzhou'ya,

 

"Biraz daha eğleneceğim, belki senin şu Kral'a uğrarım." dedi.

 

Yuzhou, mutlu bir ses ile

 

"Keyfini çıkar." dedi.

 

Gerçekten Lucifer ile arasında bir yakınlık olduğunu hissediyordu. Ayrıca Lucifer, Kral'a giderse o güçlü düşmandan da kurtulacağını düşünüyordu. Bu yüzden vücudunu geri aldıktan sonra rahatça istediğini yapabilecekti.

 

Lucifer, Rowan'ın vücudunu eli ile kaldırdı ve onların yaşadığı malikaneye gitti. Rowan'ı bırakıp geri gidecekti. Rowan'ın vücudu çoktan eski haline dönmüştü. 

 

-

 

Bir malikanenin önünde, Yuzhou, Rowan'ı elinde tutuyordu. Kapıyı sertçe açtı ve içeriye girdi. Daren, Liecia ve Rebekah hemen ana girişe geldi ve Yuzhou'yu gördü. Rowan'ın hançerli vücudunu da.

 

Lucifer, Rowan'ı bıraktıktan sonra,

 

"Kontrolü kaybetmek üzereydi. Başka çarem yoktu." dedi. Daha sonra hançeri çıkarıp kapıdan çıktı. Rebekah bir şey diyecekti fakat Daren onu durdurdu ve

 

"O Yuzhou değil. İçindeki güç onu ele geçirmiş. Ona bir şey deme, ben ilgileneceğim." dedi.

 

-

 

Lucifer Kral'ın olduğu şehre giderken, elindeki hançere bakıyordu.

 

"Bu hançer ben ve kardeşlerime karşı yapılmış olsa da, bana karşı kullanmayı başaramadılar. Yedi kardeşimden beşini hançerlesem de, diğer iki kardeşim o hançerleri çıkarıp anne ve babam ile bana karşı oldular. Keşke onları tekrar görebilsem, intikamımı alacağım." dedi.

 

Bunu derken gözleri istemsizce kırmızı olmuştu. Sinirlendiği belliydi. Daha sonra tekrar siyah oldu ve

 

"Ben de senin ile Rowan'da olduğu gibi, bir kardeşimle çok iyi anlaşıyordum. Çok kavgalarımız olsa da aslında birbirimiz için her şeyi yapardık. Fakat bana karşı olup ailemle birleştikten sonra onu öldürmek istiyorum. Her ne kadar imkansız olsa da onu hançerleyip en derin denizin dibine yollayacağım. Bir daha oradan çıkamayacak." dedi.

 

-

 

Lucifer, ormanın içerisinde yürürken, birden gökyüzünde oldukça parlak, sarı bir ışık belirdi.

 

"Şaka yapıyor olmalısın..." Lucifer kendi içerisinden bunu dedikten sonra bu ışık kayboldu ve Lucifer'in önünde beyaz saçlı, beyaz gözlü, beyaz kıyafetli birisi belirdi.

 

Bu kişinin arkasında kanatları vardı. Kanatları da onun gibi bembeyazdı ve iki metre uzunluğunda devasa kanatları vardı.

 

"Lucifer! Mührünü bozmuşsun. Bu işi zor yoldan halletmek istemiyorum. Akıllı ol ve benimle gel, cezan artmasın." dedi.

 

Lucifer,

 

"Vücudu alalı daha yarım saat oldu ve beni hemen buldunuz mu... Gerçi Cennetin Muhafızları'ndan daha azını beklemezdim. Fakat, seninle gelmeyeceğim. Beni yenemeyeceğini biliyor olmalısın."

 

Cennetin Muhafızı olan adam,

 

"Güçlüsün, fakat tek başıma gelmedim." dedi.

 

Daha sonra on beyaz saçlı, beyaz gözlü ve beyaz kanatlı kişi daha belirdi.

 

"Daha tam gücümde bile değilim. Bu kadarı da fazla değil mi?" dedi.

 

O bunu dedikten sonra gelen on Cennet Muhafızından birisi birden Lucifer'in önünde belirdi ve bir yumruk attı. Yumruğu sarı bir enerji ile parlıyordu.

 

Lucifer, muhafızın yumruğu atmasına izin vermeden kolunu tuttu ve muhafızın boynundan tutarak onu yere yapıştırdı. Daha sonra eli ile hızla muhafızın kalbini çıkardı ve fırlattı.

 

"Fakat, bu vücut o kadar güçsüz değil.." dedi.

 

-

 

On dakikalık bir savaşın ardından, yerde dokuz tane Cennet Muhafızı yatıyordu. Onuncusu ise Lucifer'in önünde iki dizinin üstünde duruyordu. Lucifer hızla o muhafızın bir kanadını kopardıktan sonra boğazından biraz kanını içti ve onu yere attı.

 

Son olarak, ilk gelen muhafız geriye kalmıştı. 

 

"Üzgünüm Yuzhou, başına biraz bela açtım." dedi.

 

Lucifer'in önündeki Cennet Muhafızı'nın kanatları sarı bir ışıkla parladı. Kutsal bir ışık ile parladıktan sonra, kanatlardan iki tane sarı zincir Lucifer'e fırladı.

 

Bu zincirleri Lucifer engelleyemedi, ikisi de Lucifer'in göğsüne girdikten sonra Lucifer'in tüm vücuduna dolaşmaya başladı. Lucifer'in her tarafı sarı zincirler ile kaplanmıştı.

 

Zincirler git gide sıkılaşıyordu, biraz daha sıkılaşırsa Lucifer'in vücudu patlayacaktı.

 

Muhafız konuştu.

 

"Eğer benimle gelseydin tekrar mühürlenecektin, ama bunu sen seçtin." dedi.

 

Zincirler biraz daha sıkılaşırken, birden muhafızın göğsünden bir el çıktı. Bu el, muhafızın kalbini tutuyordu. El hızla geri çekildi ve muhafızın kalbi sırtından söküldü. Zincirler kaybolduktan sonra muhafızın vücudu yere düştü. Arkasında iki kişi vardı.

 

Bu kişiden birisi erkek, diğeri kızdı. Erkek olan kişinin üzerinde gömlek, siyah bir pantolon ve siyah bir ayakkabı vardı. Adamın kısa siyah saçları ve koyu gri gözleri vardı.

 

Yanındaki kız ise beline kadar uzanan siyah saçları ve yeşil gözleri vardı.

 

Lucifer bunu gördüğünde gözleri sonuna kadar açıldı. Karşısındaki, koyu gri gözlere sahip olan adam konuştu.

 

"Merhaba kardeşim."

 

------------------------------------------

Kendi kurduğum bir discord var, içinde okuyucular ve ben sohbet ediyoruz, sadece benim serim değil, başka seriler ve genel sohbet olarak güzel bir ortam discordu kurduk. Gelip sohbet edebilirsiniz, soru sorup seriler hakkında tartışabilirsiniz.

DC Link : https://discord.gg/KPBTkTe

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1204

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 153

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15843 Üye Sayısı
    • 726 Seri Sayısı
    • 34124 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr