Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

İnsan Tanrı - 117. Bölüm | Yüz Kesik


Uzun boylu, kalıplı adam herkesi yenmeyi başarmıştı. Ona darbe atabilen birkaç kişi olsa da, kimse onu yenmeyi başaramamıştı.

 

Sıra son dövüşe gelmişti. Uzun boylu, kel ve kalıplı adamın karşısına 1.70 boylarında beline kadar gelen siyah saçlar ve kahverengi gözler ile esmer bir kız çıkmıştı.

 

Uzun boylu kalıplı adam acımayı düşünmüyordu. Karşısındaki bir kadın olsa da, bu dövüşün sonunda Yuzhou'nun bir yardımcısı olmak ve daha da güçlenmek, daha da yukarıya çıkıp Yuzhou'nun askerleri arasında kıdemli birisi olmak vardı.

 

Bu yüzden bu adam hiç acımayı düşünmüyordu. 

 

Dövüş başladığında, kadın yapılı adama doğru koşmaya başladı. Yapılı adam kadına doğru bir yumruk attı, fakat kadın yumruktan kaçınıp adamın omzundan tuttu ve hızla zıplayarak adamın ensesine oturduktan sonra adamın kafasını yumruklamaya başladı.

 

Adam bir yandan kurtulmaya çalışıyordu, fakat kadını üstünden atamıyordu. Kadın doğru fırsatı yakaladığı anda adamın kafasına yumruk atmak yerine onun boynunu kırdı ve yere düşürdü.

 

Kadın, yere düşen adamın üstünden kalktıktan sonra, Yuzhou gülümsedi ve

 

"Tira'ya meydan okumak isteyen var mı?" diye sordu.

 

Fakat kimseden ses çıkmıyordu.

 

Yuzhou birkaç saniye bekledikten sonra, kalıplı adamı yenen kadına, Tira'ya 

 

"Yanıma gel." dedi.

 

Yuzhou bunu dedikten sonra Tira merdivenlerden yukarıya, Yuzhou'nun yanına gitti. Tira merdivenlerden çıkarken Yuzhou,

 

"Herkes başka bir şey ile uğraşabilir. Fakat evden ayrılmayın." dedi.

 

Yuzhou bunu dedikten sonra Tira, Yuzhou'nun yanına geldi. Yuzhou,

 

"Oldukça iyi dövüşüyorsun. Tebrik ederim, yükselmeyi başardın." dedi.

 

Yuzhou daha sonra Tira'ya,

 

"Bundan sonra hep yanımda olacaksın. Diğerlerinden daha kıdemlisin ve senin dediğini yapmak zorundalar. Fakat bu kıdemliliğini gereksiz yere kullanma." dedi.

 

-

 

Daren, Rowan Rebekah ve Liecia'nın olduğu malikanede, Rowan ve Daren kapıdan içeriye girmişti. Rebekah,

 

"Yuzhou nerede?" diye sordu.

 

Rowan,

 

"Başka bir yere gitti. İleride geleceğini düşünüyorum. Gelmezse onun yanına ben gideceğim. Kardeşimi düzelteceğim." dedi. Daha sonra biraz sakinleşmek için malikanedeki kütüphaneye gitti ve kitap okumaya başladı.

 

Daren ve Liecia ise, tekrar Rebekah'yı eğitmeye çalışıyorlardı.

 

-

 

Yuzhou'nun ele geçirdiği büyük evin önündeki ağaçlıkların arasında 1.60 boylarında bir kız vardı. Bu kızın üzerinde mor uzun bir pelerin vardı. Bu pelerin kızın ayaklarına kadar gelse de o anda rüzgar yüzünden dalgalanıyordu. Kızın üzerinde ayrıca siyah bir etek vardı. Kızın kafasında mor bir kapşon vardı.Bu kapşon yüzünden kızın gözleri görülmüyordu fakat kısa siyah saçları gözlerinin altına kadar geliyordu. Kız o anda duygusuz bir ifade gösteriyordu.

 

Kızın elinde ise 2 metre boyunda siyah bir tırpan vardı. Kız eve bakıyordu.

 

"Buldum seni."

 

Kız bunu dedikten sonra yüzünde gülümseme oluştu ve eve doğru yürüdü. Yürürken,

 

"Önce kısa bir merhaba diyeceğim. Yarın ise işimi halletmeye geleceğim." dedi.

 

Bu kız, Beş Güç'ten birisinin özel eğittiği birisiydi. Yaşı 16 olmasına rağmen bir dahi sayılacak kadar güçlüydü.

 

Kız evin önüne geldiğinde şaşırdı. Evin kapısı yoktu. 

 

"Neyse, işimi kolaylaştıracak." dedi.

 

Daha sonra tırpanını kaldırdı. Tırpanının keskin kısmı kırmızı bir enerji ile parladı. Daha sonra kız tırpanı savurduğunda tırpanın keskin kısmındaki kırmızı enerji hilal şeklinde hızla eve doğru ilerledi. Evin içindeki Yuzhou'nun askerleri onu farketmemişlerdi.

 

"Boom!"

 

Kırmızı hilal şeklindeki enerji Yuzhou'nun askerlerinden bir tanesinin kafasını koparıp ilerlemeye devam etti ve evin duvarını delip geçtikten sonra kayboldu.

 

Yuzhou ve diğer askerler bunu duyunca hızla oraya gittiler. Yuzhou hızla merdivenden atladı ve gördüğü manzara karşısında şaşırdı.

 

Yerde kafası olmayan cansız bir vücut vardı. Kafası vücuttan daha uzak bir yerdeydi. Fakat, şaşırmasının sebebi bu değildi. Cansız vücuttan akan kanlar ile yerde bir şeyler yazıyordu.

 

"Kral'ımıza itaat etmemekle büyük bir hata yaptın. Umarım beni eğlendirirsin."

 

Kanlar bunu yazmıştı.

 

Yuzhou bunu okuduğunda sinirlendi, fakat bir yandan gülümsüyordu. Sadece ölüme gönderilen başka birisi... 

 

"Herkes tetikte olsun. Her an saldırı düzenleyebilirler."

 

-

 

Aradan birkaç gün geçmişti. O sırada Yuzhou'nun evine saldırı olmamıştı. Yuzhou o süreç içerisinde otuz kişiyi daha dönüştürmüştü. Şuan emrinde 41 kişi vardı.

 

Bazıları evin içindeydi, bazıları ise dışarıdaydı. Herkes tetikteydi ve her yeri incelemeye çalışıyorlardı. Birisini görürlerse Yuzhou'ya bildireceklerdi.

 

O sırada, evden yirmi metre uzakta bir kız vardı. Elinde büyük bir tırpan ile bir ağaç dalında oturmuş ayaklarını sallıyordu bu kız.

 

"Daha fazla kişi, daha fazla eğlence. Başlayalım." dedi gülerek.

 

-

 

O sırada, Daren, Rowan, Rebekah ve Liecia malikanenin içindeydi. Rebekah,

 

"Hâlâ gelmedi..."

 

Rowan,

 

"Onun olduğu yere gideceğim. Siz burada kalın." dedi.

 

-

 

Kız eve yaklaştı. Onu farkeden kişilerden biri diğerlerine haber verdi. Haber en sonunda Yuzhou'ya ulaştı. Yuzhou aşağı inmek yerine, yukarıdan, evin camlarından kıza bakıyordu.

 

Kızın önüne 41 kişilik küçük bir ordu geldi. Kız bunu görünce gülümsedi. Ayrıca Yuzhou'nun yukarıdan izlediğni de farkedip kafasını kaldırdı ve kapşonunu çıkarıp Yuzhou'ya baktı, siyah gözleri vardı. Yuzhou'ya bir saniyelik baktıktan sonra önündeki 41 kişiye baktı ve gülmeyi bıraktı. Ciddileşmişti.

 

Birden olduğu yerden zıpladı ve 41 kişiye doğru fırladı. Sadece zıplamasına rağmen oldukça hızlıydı. Tırpanını iki eliyle tutarak arkasına aldı ve hızla ilerledi.

 

41 kişinin iki gözleri de kırmızı rengine dönüp dişleri uzuyordu. Göz ve göz altı damarları belirginleştikten sonra onlar da kıza doğru koşmaya başladılar.

 

Fakat, kızın tırpanı kırmızı bir enerji ile kaplandı ve kız tırpanını daha iyi kavradı, 41 kişinin önüne geldiği anda hızla kendi etrafında dönüp tırpanını sallamaya başladı.

 

Toplamda iki kere döndü, fakat bu iki dönüşü de beş kişiyi öldürmüştü. Bu beş kişinin bazılarının çoğu uzuvu kopmuştu, bazılarının ise vücudu ortadan ikiye dikey ya da yatay bölünmüştü.

 

Kız daha sonra dönmeyi bıraktı ve yere indi. Fakat çok hızlıydı, durmadı ve kaymaya devam etti. O kayarken arkası toz bulutu oluyordu.

 

Hızla tırpanını sallayıp bir kişiyi yatay bir şekilde ikiye böldü, daha sonra tırpanını döndürdü ve kaldırıp aşağıya doğru bir saldırı yaparak başkasını dikey bir şekilde kesti.

 

41 Kişinin arasında hızla dolaşarak sürekli tırpanını sallıyordu. Her sallayışında acıyla bağırmalar, kopan uzuvlar, ikiye bölünen ya da kafası kopan kişiler oluyordu.

 

Kız en sonunda durdu ve kendi etrafında döndü. Dönüşünde kırmızı enerji git gide parlıyordu ve beş kişiyi daha öldürdükten sonra durdu.

 

Kızın üzerinde hiçbir kan lekesi yoktu. Oldukça hızlı haraket ediyordu, sadece tırpanında kan vardı.

 

Kız otuz kişiyi öldürdü. Geriye onbir kişi kalmıştı. Yuzhou dövüşe katılmaya karar verdi. Normalde daha erken katılacaktı. Fakat kız tüm bunları on saniye içerisinde yapmıştı. Oldukça güçlüydü.

 

Yuzhou camdan aşağıya doğru atladı. Yuzhou şuan yüz metre yükseklikten aşağı atlayıp bir zarar almayacak seviyedeydi. 

 

Aşağı atladıktan sonra kız Yuzhou'ya baktı. Fakat Yuzhou ortada yoktu, 

 

"Crack!"

 

Bir kırılma sesi duyuldu. Cam kırılma sesine benziyordu. Bu ses duyulduktan hemen sonra Yuzhou kızın önünde belirdi ve göğsüne bir yumruk attı. Kız geriye doğru fırlayacakken son anda tırpanını toprağa saplayıp durmayı başardı.

 

Tırpanı oldukça sağlam görünüyordu. Öyleydi de, SS seviye bir maddeydi ve kızın geriye fırlamasını durdurmuştu.

 

Kız çok hızlı davranmıştı. Tırpan toprağa saplandığı anda iki saniye içerisinde tırpan tamamen kırmızı enerji ile parlayıp Yuzhou'ya doğru patlamıştı. Patlama olduğunda Yuzhou geriye doğru fırlamıştı. Kız da geriye doğru fırlamıştı fakat patlamadan dolayı değil, kendisi gitmişti. Amacı Yuzhou ile arasına bir mesafe koymaktı.

 

Kız havada takla atıp yere düştükten sonra tırpanını yere sapladı. Tırpanı tekrar kırmızı enerji ile parladıktan sonra kırmızı enerjiden oluşan top hızla Yuzhou'ya fırladı.

 

"Yüz Kesik!" Top fırlamadan önce kız bunu söylemişti. 

 

Yuzhou patlamadan dolayı fırlamıştı ve düştüğü yerden ayağa kalktığında ona doğru gelen kırmızı enerji topunu gördü.

 

Fakat kaçacak zamanı yoktu, kız zamanlamayı iyi ayarlamıştı ve Yuzhou ayağa kalktığı anda top Yuzhou'ya çarpıp kaybolmuştu.

 

Fakat Yuzhou'nun tüm vücudunu fiziksel enerji ile koruyacak vakti vardı. Bu yüzden Yuzhou'nun ten renginde çok dikkatli bakılmadığı sürece anlaşılmayacak bir değişiklik olmuştu. Ten rengi hafif kırmızıya dönmüştü.

 

Fakat bu fiziksel enerji yüzündendi.

 

Yuzhou, Yüz Kesiği duyduğu için fiziksel enerji ile kendisini korumuştu. Fakat kız olduğu yerde durup Yuzhou'yu izliyordu. Hiçbir haraket etmiyordu.

 

Yuzhou neler olduğunu anlamadı. Kız olduğu yerde duruyordu, kırmızı enerji topu Yuzhou'ya çarpıp kaybolmuştu. Yoksa saldırı işe yaramamış mıydı?

 

Yuzhou gülümsedi, fakat daha sonra sağ kolunda bir kesik oluştu. Bu kesik Yuzhou'nun canını oldukça acıtmıştı. Yuzhou kendisini fiziksel enerji ile korusa da, canı oldukça acıyordu. 

 

Daha sonra her saniyede iki kesik Yuzhou'nun vücudunda rastgele bir yerde oluşmaya başladı.

 

Her bir kesiğin verdiği acı, bir öncekinden daha fazlaydı. Yuzhou'nun canı acıyordu, fakat bağırmıyordu ya da herhangi bir tepki vermiyordu. Çünkü çektiği acı saniyelikti, kesik oluştuktan sonra yaralar hemen iyileşiyordu.

 

Fakat oraya birisi daha gelmişti. Elinde siyah kılıç tutan ve önündeki bu kanlı manzara ile Yuzhou ve bir başka kızı dövüşte görünce derin bir nefes alıp verdi ve

 

"Birkaç gün bir şey yapmadan duramıyorsun... değil mi?"

 

------------------------------------------

Kendi kurduğum bir discord var, içinde okuyucular ve ben sohbet ediyoruz, sadece benim serim değil, başka seriler ve genel sohbet olarak güzel bir ortam discordu kurduk. Gelip sohbet edebilirsiniz, soru sorup seriler hakkında tartışabilirsiniz.

DC Link : https://discord.gg/KPBTkTe




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1468

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1204

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 995

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 909

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 804

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 787

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 637

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 634

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 603

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 153

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15843 Üye Sayısı
    • 726 Seri Sayısı
    • 34124 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr