“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

İnsan Tanrı - 70. Bölüm | Hikaye


Yuzhou ayağa kalktığında, sarı gözleri parladı. 

 

"Şimdi... sıra bende." dedi.

 

Riolas, Yuzhou'nun gözlerini gördüğünde korkudan titremeye başladı ve üzerine bir ürperti geldi. Vücudu korkutucu bir aura tarafından sarılmıştı. Sanki bu aura onun en korkunç kabusu gibi onu titretmeye başladı.

 

Titreyek, zorla konuştu.

 

"Ç-çe-çekiliyorum!"

 

Fakat Yuzhou bunu umursamamıştı, hızla Riolas'ın önüne koştu ve yüzüne bir yumruk attı. Yumruk atarken, aklına tekrar Pars Queen geldi. Gerçekten çok benziyorlardı.

 

Öfkesi daha çok arttı, gücü ile duyguları doğru orantılıydı. Duyguları arttıkça gücü de artıyordu, bu yüzden yumruğu hızlandı.

 

Riolas yumruğa karşı hiçbir şey yapamadı. Korkudan haraket edemiyordu, sakince, yumruğun ona doğru gelmesini izledi.

 

Yuzhou, yumruğu Riolas'a attığında, Riolas'ın cansız bedeni önce iki dizinin üstüne, sonra yere düştü.

 

Çünkü, Yuzhou tek yumruk ile Riolas'ın kafasını uçurmuştu!  

 

-

 

Tüm dövüşler bittiğinde, arenada aynı adam belirdi ve

 

"Üçüncü aşama, bir hafta sonra bugün yapılacaktır. Güneş doğarken burada olmayanlar elenir. Üçüncü aşama, son aşama olacaktır, kazananları finale katılacaktır ve final aynı günde yapılacaktır!" dedi ve ortadan kayboldu.

 

Herkes yavaşça arenayı terk etmeye başlamıştı. O anda, kimse Yuzhou'ya yaklaşmıyordu. Çünkü gerçekten korkutucu birisiydi ve insanlar ona bulaşmak, yakınlaşmak istemiyordu.

 

Yuzhou yürürken, herkesin ona baktığını anlayabiliyordu. Yuzhou'nun yanına birisi yaklaştı.

 

"Oldukça güçlüsün Yuzhou." dedi Yuzhou'nun yanına yaklaşan kişi.

 

Yuzhou, yanındaki kişiyi inceledi, yanındaki kişi kendisinden güçsüzdü, Yuzhou bir şey demeden yoluna devam etti.

 

Onun yanına gelen kişi de onu takip etti ve

 

"Arenadayken, gücün git gide artıyordu. Bunun sebebi ise öfkenin de aynı zamanda artmasıydı. Benim de öfkelenecek bir sebebim var, bir ortak noktamız var yani." dedi.

 

Yuzhou, yoluna devam ederken

 

"Ne demek istiyorsun?" diye sordu.

 

Onun yanındaki kişi,

 

"Ben Bachiko. bu şehre turnuva için geldim, birileriyle yakınlaşmaya çalışırken senin gibi güçlü birini keşfettim. Güçlü kişiler, güçleri yüzünden etrafındakileri korkutur ve yalnız kalırlar, fakat ben senden korkmuyorum, arkadaş olmak istiyorum." dedi.

 

Yuzhou, Bachiko'ya baktı, onun aurasının, kişiliğinin diplerinde de bir üzüntü, bir öfke ve intikam isteği olduğunu anlamıştı. Aurası bunları belli ediyordu. Bu yüzden Bachiko'yu kendisine benzetti.

 

"Senin öfken, üzüntün ve intikam isteğinin sebebi ne?" diye sordu.

 

Bachiko şaşırdı, Yuzhou bunları nereden biliyordu? Aurasından anlamış olması çok düşük bir ihtimaldi. 

 

"Ben küçükken, bir kardeşim vardı. Birlikte gerçekten çok eğleniyorduk, mutluyduk. Fakat, ailemizde bir sorun vardı. Babamız, biz küçükken bizi terk etmişti, fakat annemiz bize oldukça iyi baktı. Biraz büyüdükten sonra, kardeşim ile ben akademiye gittik. 

Bir gün akademiden döndüğümüzde, annemizde garip bir şeyler farkettik. Hastaydı, fakat sebebini bulamıyorduk. 

Gün geçtikçe, annemizin hastalığı ilerledi ve annem yataktan çıkamayacak seviyeye geldi. Biz de kazandığımız paralar ile annemize güçlü bir iyileştirici hap almak istedik."

 

-

 

Estel,

 

"Bachiko, annemize bir hap almalıyız. Fakat güçlü bir hap olmalı." dedi.

 

Bachiko, o sırada elindeki torbaya bakıyordu. Torbada bir miktar para vardı. Bu para, onun Bachiko ile biriktirdiği paraydı.

 

"Haklısın kardeşim, fakat bu parayla çok güçlü bir hap alamayız." dedi.

 

Estel,

 

"Ben birisiyle tanıştım. O bize yardımcı olabilir." dedi.

 

-

 

"Estel'i takip ettim, şehirden uzakta, bir ormana götürmüştü beni, zırh kuşanmış bir adam vardı, saçları yoktu ve yüzünde yara izi vardı. Kılıç kullanıyordu, o adamın tipini çok iyi hatırlıyorum. Tüm paramız karşılığında, bize bir ilaç verdi. 

Estel'e güveniyordum, bu yüzden bir şey demedim. Annemizin yanına gittikten sonra, ona hapı verdik. Fakat birkaç dakika sonra, hap etkilerini göstermeye başladı. Annemizin ateşi oldukça yükseliyordu. Hatta gerçekten yüksekti, hap oldukça güçlüydü.

Hap güçlüydü, fakat iyileştirmek yerine, öldürücü bir etkisi vardı. Anneme zarar vererek öldürdü. O adam bize bilerek bu hapı vermişti. 

Bu olduktan sonra, Estel ile kavga ettim."

 

-

 

"ANNE!"

 

Bachiko ve Estel anında annelerinin yere düşen vücuduna doğru diz çöktüler. İkisinin gözünden yaşlar akarken, Bachiko birden Estel'in üzerine atladı. Estel'i yumruklarken,

 

"Sen- senin yüzünden annemiz öldü!" diye bağırdı.

 

Estel, Bachiko'yu üstünden attı ve

 

"Hap almamızı isteyen sendin!" dedikten sonra saldırmaya başladı.

 

Bachiko,

 

"Fakat hapı o adamdan aldın ve şimdi annemiz öldü!"

 

-

 

"Biz kavga etmiştik. Uzun bir kavga. En sonunda, ikimiz de birbirimizi haraket edemeyecek seviyeye gelene kadar yaralamıştık.

Yerde ikimiz de konuşmadan yatıyorduk. Daha sonra, bu kavgayı görenler bize yardıma geldi. Gözlerimi açtığımda, tek başıma bir yerde yatıyordum. Yaşlı bir adam bizi evine almıştı ve yaralarımızı iyileştirmişti. Yanımda bir yatak daha vardı, Estel'in yatağıydı. Fakat o yoktu.

 

 

-

 

Bachiko, vücudunda bir ağrı ile doğruldu. Etrafına bakındı ve nerede olduğunu anlamaya çalıştı. Fakat burası hiç tanımadığı bir yerdi. Önünde bir kapı vardı, kapıdan çıktıktan sonra, önünde yaşlı bir adam gördü.

 

Yaşlı adam, kapı açılma sesini duyunca kafasını Bachiko'ya çevirdi ve

 

"Uyandın mı? Nasılsın? Biraz daha dinlen." dedi.

 

Bachiko'nun ağrıları fazlaydı. Daha fazla ayakta duramadı ve yere oturdu. Yatağa, geri bir iki adım atacak hali bile yoktu.

 

"Estel, kardeşim nerede?"diye sordu.

 

Yaşlı adam,

 

"Bilmiyorum, evden çıktı ve gitti. Durdurmaya çalışsam da, beni dinlemedi." dedi.

 

-

 

"Estel'in o zamandan sonra nereye gittiğini bilmiyorum. Fakat, ne zaman canı sıkılsa, gittiği bir bölge vardı. Dağlara yakın bir bölge, oraya gittiğinden emindim. Fakat o halimle oraya gidemezdim, gitmezdim. Onunla bir daha karşılaşmak istemiyordum.

Ben iyileştikten sonra, tekrar akademiye döndüm. Estel'in ne yaptığını bilmiyorum, yaşıyor mu onu bile bilmiyorum. Fakat akademide güçlendim ve turnuvaya katıldım, dikkat ettin mi bilmiyorum ama üçüncü aşamada ben de olacağım." dedi.

 

Bir süre sessizlik olduktan sonra,

 

"Yani, öfkemin sebebi, kardeşim. Üzüntümün sebebi annemin ölümü. İntikam isteğimin sebebi de kardeşim." dedi.

 

Yuzhou'nun yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.

 

"Demek senin de düşman olduğun bir kardeşin var." dedi.

 

Bachiko anlamsız bir şekilde Yuzhou'ya baktıktan sonra, Yuzhou,

 

"Sen bana hikayeni anlattın, ben de sana bir şeyler söyleyeyim." dedi.

 

"Küçükken, şehrimizde bir savaş oldu, savaşın sonucunda annem ve babam öldürüldü. Kız ve erkek kardeşim ile kaçarken, savaştaki bir asker beni yakaladı, beni öldürmek üzereydi. Kardeşlerim arkalarına bile bakmadan kaçındılar. Öfkemin birinci sebebi bu. O günden beri onlardan nefret ediyorum.

Fakat ben, bir şekilde kurtuldum. Kurtulduktan sonra, ormanda beni birileri buldu. Onlarla yakınlaştım ve onları ailem olarak gördüm. Onlar bana bir şeyler öğrettiler. Onlara olan sevgim zamanla arttı.

Fakat daha sonra, ben akademiye katıldım ve onlar ile bir süre görüşmedim. Akademide dururken, onlardan birisi yanıma geldi ve beni bir görev için çağırdı.

Ailem olarak gördüğüm kişilerin yanına gitmesem olmazdı, bu yüzden takımdan ayrıldım ve onların yanına gittim.

Görev günü, tesadüfen takımımla karşılaştım, birlikte göreve gittik.

Görevde, ailem olarak gördüğüm kişilerden birisi öldürüldü. Fakat büyük öfkemin sebebi bu değil.

Aradan uzun bir zaman geçti, ben güçlenmeye başladım. Güçlenirken, bundan birkaç hafta önce ailem olarak gördüğüm kişiler ile tekrar karşılaştım, fakat onlar  çok güçlü birisi tarafından öldürüldü. Asıl öfkemin ve intikam arzumun sebebi bu aynı zamanda üzüntümün sebebi de."

 

Bachiko,

 

"Demek gerçekten de ortak yönümüz varmış. Kardeşimizle düşmanız ve ailemiz öldürüldü." dedi.

 

--

 

70. Bölüme geldik. Okuyan okumayan herkese teşekkürler. Bu bölümde yorumlara seri hakkındaki her şeyi yazabilirsiniz. Disquis hesabımı unuttum cevap veremiyorum fakat hepsini okuyorum. Konuşmak isterseniz discordumuza gelebilirsiniz, ben ve birkaç farklı yazarın ve okuyucuların buluştuğu bir discordumuz var. Orada bol bol sohbet ederiz.

 

Discord link ; https://discord.gg/25FjYwg




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 572

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17072 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22918 Bölüm Sayısı


creator
manga tr