"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

İnsan Tanrı - 65. Bölüm | Turnuva Başlangıcı


"Yuzhou bir ve iki numarayı öldürdükten sonra hızla oradan kaçmıştı. Tekrar şehir muhafızları ile karşılaşmak istemiyordu. Aslında karşılaşsa bile bir sıkıntı olacağını düşünmüyordu. Fakat şuan, içindeki öfke onu vahşi bir hayvana dönüştürmüştü. Önüne çıkan her şeyi yok etmek istiyordu. Her şeye saldırmak istiyordu.

 

O anda durdu. Birisini hissetmişti. Hemen hissetiği yere dönüp koşmaya başladı. Karşısında, sarı saçlı, mavi gözlü çok güzel bir kız vardı. Fakat Yuzhou o anda onun kim olduğunu, nasıl göründüğünü ya da hangi cinsiyetten olduğunu önemsemiyordu. Şuan her şeye saldırmak istiyordu.

 

Sarı saçlı kız bunu anlayınca gülümsedi ve

 

"Gerçekten de, biraz güçsüzmüşsün Yuzhou." dedi.

 

Yuzhou sarı saçlı kızın önüne geldiğinde bir yumruk attı fakat kız tek eli ile yumruğu tuttuktan sonra Yuzhou'ya sarıldı.

 

Yuzhou neler olduğunu anlamadı, kurtulmaya çalışsa da, kurtulamıyordu. Kız çok güçlüydü ve Yuzhou'yu bırakmıyordu.

 

"Sakinleş, kardeşim." dedi kız.

 

Yuzhou bunu duyunca bir anlığına duraksadı. Tüm aurası geri çekildi ve öfkesi bitti. Geri eski haline dönmüştü. 

 

Kız gülümsedi ve gözünden bir yaş geldi.

 

"Gerçekten ölmemişsin, seni görmek çok güzel!" dedi ve bir daha sarıldı.

 

Yuzhou hiçbir şey demedi. Kız kardeşinin karşısında ne diyeceğini bilmiyordu. 

 

Kız kardeşi, Yuzhou'ya sarılmaya bıraktı ve elini tuttu.

 

"Lütfen, benimle gel, birlikte yaşayalım. O günden dolayı bize karşı bir nefretin var fakat, güçsüzdük. Seni kurtaramazdık. Güçsüzdük, bu yüzden kaçtık."

 

Yuzhou, kızın elini itti ve

 

"Eğer siz benim yerimde olsaydınız, ben ölücek olsam bile sizi kurtarmaya çalışırdım. Fakat, siz, benim kendi kardeşlerim, arkanıza bile bakmadan kaçtınız. Şimdi ise biriniz benim ölene kadar savaşacağım düşmanımken, yine de beni sizinle yaşamaya çağırıyorsunuz." dedi.

 

Kız,

 

"Kendimizi nasıl affetirebiliriz?" diye sordu.

 

Yuzhou arkasını dönüp gitmeye başladı. Giderken,

 

"Bir daha peşimden gelmeyin." dedi.

 

Çalışmak istemiyordu. Sadece, turnuvaya kadar durmak istiyordu. Tüm öfkesini turnuvaya saklayacaktı. Daha sonra temsilci turnuvasını da kazanacaktı ve güçlenip Pars Queen'in peşinden gidecekti.

 

-

 

Yuzhou, handaki odasına gelmişti. Aklında bir soru vardı. Kardeşleri nasıl bu kadar çok güçlenmişti? Erkek kardeşinin içinde Yuzhou'yu öldürecek bir güç vardı. Fakat nasıl bu kadar çabuk kontrol etmeyi öğrenmişti?

 

Kız kardeşinin gücü neydi? Yuzhou'nun tüm gücüyle attığı bir yumruğu tek eli ile engellemeyi başarmıştı. Yuzhou'dan daha güçlüydü. Yuzhou bunları merak ederken, gözlerini kapatmıştı. Yarın sabaha kadar uyuyacaktı.

 

-

 

Sabah güneş doğarken, Yuzhou gözlerini açtı. Hızla yataktan kalktı ve arenaya doğru gitmeye başladı. Arena önü çok kalabalıktı. Binlerce kişi vardı o an arenanın önünde. Farklı şehirlerden turnuvayı izlemeye gelenler vardı. 

 

Yuzhou, oradaki görevlinin yanına gitti ve rozetini gösterdi. Görevli ona katılımcı bölgesinin yerini gösterdikten sonra Yuzhou oraya ilerledi. Yüzlerce kişi, bir alanda oturmuştu. Bazıları ayakta duruyordu. 

 

Etrafta auralar çatışıyordu. Bazı kişiler birbirlerine düşmanca bakıyorlardı, bazıları birbirleriyle sohbet ediyordu, bazıları ise hiçbir şey demeden kenarda oturuyor ya da ayakta duruyordu.

 

Yuzhou içeriye girdiğinde, tüm gözlerin ona çevirlidğini hissedebilmişti. Dış görünüşü en garip olan kişi kendisiydi ve insanlar onu inceliyordu.

 

Yaklaşık yarım saat sonra, tüm katılımcılar ve izleyiciler geldikten sonra, büyük yuvarlak arenanın ortasında siyah kıyafetler içinde olan bir adam belirdi.

 

Adam konuşmaya başladı.

 

"Hepiniz, hoş geldiniz. Turnuva, ben kuralları açıkladıktan sonra başlayacak." dedi.

 

Adam bağırmıyordu, fakat bağırmamasına rağmen sesi tüm herkes tarafından duyuluyordu.

 

"Kurallar çok basit, katılımcıların isimleri söylendiğinde, arenaya çıkacaklar ve dövüşecekler. Kim pes ederse ya da dövüşemeyecek hale gelirse, kaybeder. Ve, öldürmek serbest." dedi.

 

Öldürmek serbest lafını duyunca herkes coşkuyla bağırmaya başladı. Burada olan savaşlar çok heyecanlı geçiyordu ve insanlar izlemeye bayılıyordu.

 

Arenanın ortasındaki adam,

 

"O zaman, ilk dövüşümüze geçelim." dedi.

 

"Olieron Oreder, Thomon Chedrin. Arenaya gelin." dedi.

 

Olieron, kısa siyah saçlı ve kahverengi gözlü birisiydi. Thomon ise sarı saçlı ve yeşil gözlüydü.

 

Olieron'un elinde bir kılıç belirdi. Thomon da kılıç kullanıyordu.

 

İkisi de dövüş pozisyonlarını aldıktan sonra, hızla birbirlerine koşmaya başladılar. Arenanın ortasına geldiklerinde, ikisi de kılıçlarını savurdu. Kılıçları birbirine değince, ortaya metalik bir ses çıktı. Olieron geriye atladı ve

 

"Rüzgar Kesiği!" dedi.

 

Thomon'un etrafında bir rüzgar esmeye başladı ve bu rüzgar Thomon'un vücudunda birkaç kesik açtı. Fakat bu yaralar Thomon'u etkilemedi. Thomon gülümsedi ve

 

"Boşluk Kılıcı!" dedi.

 

Thomon'un kılıcının üzerinde, gri-yeşil-beyaz bir enerji belirdi. Bu teknik kılıcın hızını, keskinliğini, gücünü ve dayanıklılığını arttırıyordu.

 

Olieron ve Thomon birbirlerine tekrar koştuklarında, ikisinin kılıcı tekrar çarpıştı. Fakat Thomon'un tekniği yüzünden, Olieron'un kılıcı elinden fırladı. Thomon bir saldırı yaptı fakat Olieron geriye doğru haraket etti ve saldırıdan kaçındı. 

 

Olieron geri kılıcını aldıktan sonra,

 

"Rüzgar Kesiği!" dedi tekrar.

 

Fakat bu teknik Thomon'un üzerinde ikinci defa işe yaramadı. Thomon, hemen sağa doğru koştu ve tekrar Olieron'un üzerine koştu. Olieron'un kullandığı Rüzgar Kesiği tekniği, küçük bir bölgeye rüzgar estirerek orada olan kişinin vücudunda kesikler açmaktı. 

 

Thomon bu tekniği bildiği için kaçabildi.

 

Thomon, Olieron'un önüne geldiğinde birkez daha saldırı yaptı. Fakat bu sefer oldukça hızlı ve güçlüydü. Olieron bu saldırıyı engelleyemedi ve kolunda derin bir kesik açıldı. Pes etmek istemese de, tek eli ile savaşamazdı. Thomon, Olieron'u öldürmek istemedi. Olieron,

 

"Pes ediyorum." dedi.

 

İlk maç kısa sürmüştü. 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1316

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 572

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 435

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 193

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 116

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17072 Üye Sayısı
  • 470 Seri Sayısı
  • 22918 Bölüm Sayısı


creator
manga tr