Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

İnsan Tanrı - 18. Bölüm | Tesadüf


Görevin başlamasına 1 gün vardı. Yaşlı adam, Gnomes'lere kalacakları yeri gösterdi. Küçük bir kulübede kalacaklardı fakat hepsine yetecek kadar alan vardı. Herkes hazır olduktan sonra, Fel Gnomes, Yuzhou'nun yanına gelip,

 

"Kılıç kullanmayı öğrenmek ister misin?" diye sordu. Yuzhou,

 

"Aslında, kılıç kullanmak istemediğimi farkettim. Buz manasında gelişmek istiyorum. Bana mana kullanarak gelişmeyi öğretebilir misin?" diye sordu.

 

Fel Gnomes, 

 

"Mana kullanmayı ben öğretemem fakat Kian öğretebilir. Onunla konuşabilirsin." dedi.

 

Yuzhou, herkesin ismini tam olarak ezberlemese de, sistemlerine bakarak Kian'ı buldu ve yanına gitti. Kian o anda bir kitabı inceliyordu. Yuzhou'nun geldiğini farketti fakat kitabı incelemeye devam etti. Yuzhou,

 

"Bana mana kullanmayı öğretir misin?" diye sordu. Kian, Yuzhou'ya döndü ve

 

"Mana kullanmayı öğrenmek mi? Çok basit, fakat öğrendikten sonra gelişmek zordur." dedi.

 

Biraz düşündükten sonra,

 

"Şu buz ve su manası sağlayan alan vardı ya, oraya gidebiliriz. Orası zaten mana sağladığı için hemen öğrenirsin." dedi.

 

İkisi birlikte o alana doğru yürürken, Kian, yolu karıştırdı.

 

"Ne taraftandı acaba... Hehehe."  Yuzhou, etrafına bakındı ve

 

"Bu taraftan." diyip ilerlemeye başladı. Gittiği her yerde etrafını incelediği ve hiçbir şeyi unutmadığı için yolları çok rahat ezberliyebiliyordu. 

 

-

 

Buz ile kaplı alana gittikten sonra, Kian

 

"Otur." dedi. Ve Yuzhou ile birlikte yere oturdu.

 

"Yapman gereken şey çok basit. Zihnini boşaltmaya çalış. Etrafına odaklan. Hiçbir şey düşünme. Hafif esen rüzgarı, buz manası yüzünden oluşan soğuğu, ya da etraftaki ağaçların sesini. Etrafını iyice düşünmeyi başarabilirsen, manayı da hissedebilirsin.

Havada gezen manayı hissedebilirsen, gelişimine direk başlamış olursun. Bu şekilde meditasyon yaptığın zaman vücudun manayı özümsemeye direk başlar. " dedi.

 

Yuzhou denilenleri yaptı ve etraftaki manayı hissetmeyi başardı. İki farklı mana hissediyordu.

 

Birisi, çok sakin bir manaydı. Fakat haraketliydi.  Diğeri ise biraz daha ağır bir manaydı ve haraketli değildi. Bu özellikleri ayırt edebiliyordu. Sanırım ağır olan buz manasıydı. Normalde, bir insan buz manası ile gelişime başlayamazdı.

 

Çünkü mana ile gelişime başlamak için önce 6 ana elementten ikisinde belirli bir seviyeye gelmeliydi.

 

Buz manası ile gelişmek için önce su manasında gelişmek gerekliydi.

 

Ateş - Rüzgar - Su - Toprak - Işık - Karanlık

 

6 Ana element bunlardı ve her bir elementin yüzlerce alt elementi vardı. Füzyon elementler de vardı fakat bunlar çok ayrı konulardı ve yapması çok zordu.

 

Fakat, Yuzhou aldığı güç sayesinde su manasında gelişmeden direk buz manasında gelişmeye başlayabilmişti. 

 

Etrafta yine savaşan insanlar vardı. Bazıları Yuzhou gibi gelişim yapmaya çalışıyordu. Kian'da gelişim yapıyordu. Fakat o su manasında gelişiyordu. Kian su ve ateş elementlerini kullanıyordu. Bir yandan da Yuzhou'yu izliyor, bir saldırı olucak olursa hemen harekete geçmek istiyordu.

 

Kian,

 

"Hiç su elementi tekniğin var mı Yuzhou." dedi.

 

Yuzhou,

 

"Hayır, zaten buz manasına çalışıyorum, su değil." dedi.

 

Kian şaşırarak,

 

"Manaları düzgün ayırt edebildiğinden emin misin? Su manasında belirli bir seviyeye gelmeden onun alt elementi olan buz manasında gelişemezsin." dedi.

 

Yuzhou,

 

"Eminim, hatta bir buz elementi tekniğim de var fakat nasıl kullanacağımı bilmiyorum."dedi.

 

Kian,

 

"Biraz daha duralım. Daha yeni başladın ve henüz bir teknik kullanacak seviyede değilsin." dedi.

 

Fakat, ikisinin de bilmediği bir şey vardı. Yuzhou gelişime yeni başladığı için bunu anlayamıyordu fakat, Yuzhou etrafındaki insanlardan kat kat daha fazla ve hızlı mana özümsüyordu. Yani çoktan bir teknik kullanacak seviyeye gelmişti. Fakat tekniğin gücü az olurdu.

 

Birkaç saat sorunsuz bir şekilde geliştikten sonra etraftaki sorunlar artmaya başlamıştı. Çoğu kişi savaşıyordu. Fakat kendi aralarında. Etrafa pek bir zarar gelmiyordu. 

 

Kian,

 

"Yavaş yavaş buradan gitsek iyi olur Yuzhou." dedi ve ayağa kalktı.

 

Yuzhou da ayağa kalktı fakat birden önlerinden iki kişi onlara doğru koşmaya başladı.

 

Anlaşılan burada savaşacaklardı.

 

İki kişinin birinin sağ diğerinin sol elinde büyük bir eldiven vardı. Aslında tam eldiven değil, büyük bir pençeydi. Üzerinde ise sürekli mor bir sıvı akıyordu fakat Yuzhou ve Kian bunu farketmemişti. Ayrıca pençenin yanında uzun bir zincir de vardı. 

 

İkili birden Yuzhou ve Kian'ın önüne gelip pençelerini savurdu. Yuzhou zar zor kaçınmayı başarmıştı. Kian'da aynı şekilde kaçınmışa benziyordu. Fakat bu gerçek bir saldırı değildi. İkili hızla tekrar ellerini savurup zincir ile Yuzhou ve Kian'ı sardılar.

 

Zincirler git gide sıkılaşırken, Yuzhou ve Kian oldukça acı çekiyordu. Nefes almakta zorluk çekiyorlardı.

 

O anda, birden ikilinin arasında Shan belirdi. Shan ikisinin de kafasını kolları ile tuttu ve hızla sıkarak boyunlarını kırdı.

 

İkili ardından yavaşça yere düşerken, Noyan ve Ralph, Yuzhou ile Kian'ı zincirlerden kurtarmıştı.

 

Yuzhou dizlerinin üstüne çöküp hızla nefes almaya çalışıyordu. Kian aynı şeyi ayakta yapıyordu.

 

Yuzhou kendine geldikten sonra, kafasını kaldırdı ve Takımını gördü. Shan, Noyan ve Ralph onları kurtarmıştı.

 

Yuzhou,

 

"Siz... neden buradasınız?" dedi.

 

Shan gülümsedi,

 

"Akademi Sınavı'na kadar takımı güçlendirmek için yola çıkmıştım... Anlaşılan sen de Yuzhou buraya gelişmeye gelmişsin Heehehe. Ne tesadüf ama." dedi.

 

Shan, Yuzhou'yu yavaşça ayağa kaldırdı ve

 

"Eğer isterseniz, görevinizde eşlik edebiliriz. Ayrıca Yuzhou, çalışmaya da devam edebiliriz." dedi.

 

Yuzhou, bir şey diyemezdi ve Kian'a baktı. Kian, önlerindeki kişileri inceledi. Oldukça güçlüye benziyorlardı. Yuzhou,

 

"Bunlar akademideki takımım. Akademinin en güçlü ve en yüksek potansiyele sahip öğrencileri de bu ikisi. Shan'da çok güçlü." dedi.

 

Kian,

 

"Fel'e sormamız lazım. Beni takip edin." dedi.

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1317

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17099 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 22968 Bölüm Sayısı


creator
manga tr