Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

İnsan Tanrı - 13. Bölüm | Güç Farkı


Yuzhou bu sefer kendiliğinden kalkmayı başarmıştı. Başında hiçbir ağrı da yoktu.  Gördüğü rüyaların kendi anıları olduğunu anlamıştı. Savaştan kaçıyorlardı. Kaçıyorlardı çünkü güçsüzlerdi. Kaçıyorlardı çünkü korkuyorlardı. 

 

Yuzhou, kardeşlerine ne olduğunu merak ediyordu. Güçlendikten sonra kardeşlerini bulmak istiyordu. Fakat, aynı durum bir daha yaşanmasın diye güçlenmeliydi. Annesi ve Babasına ne olmuştu? Onlar en son kaçmaları için adamlar ile savaşıyorlardı. Ölmüşler midir? Yoksa kaçmayı başarmışlar mıdır?

 

Yuzhou bunları merak etse de, şuan bu soruların cevaplarını öğrenemez. Önce 1 ay boyunca takımdan atılmadan güçlenmeli. Daha sonra Gnomes'ler ile görevlere gitmeli. Güçlendikten sonra ailesini bulmalı ki onları koruyabilmeli.

 

Nedense, bu rüyadan sonra aklında bu düşünceler belirmişti. Güçlenmek ve etrafındaki insanları korumak istiyordu. Fakat, etrafındaki şeylerin onu değiştireceğini bilmiyordu. Dünyanın acımasızlığını henüz tatmamıştı.

 

Hazırlanıp evden çıktı. Yolu bildiği için kaybolmadan ve tek seferde köprüye ulaştı. Köprüde Noyan ve Ralph bekliyordu.

 

Yuzhou onların yanına gidip köprünün korkuluklarına yaslanıp durdu. Ralph yine şınav çekiyordu. Noyan, her ne kadar nefretini saklamaya çalışsa da, sadece gözlerinden bile nefreti belli oluyordu. Yuzhou bu durum karşısında ne yapacağını bilmiyordu. Derin bir nefes alıp verdi. 

 

Noyan'ın bu tavrı onu rahatsız etse de, şuan yapabileceği bir şey yoktu.

 

Aradan yarım saat geçtikten sonra, Shan köprünün üzerinde göründü. 

 

Noyan,

 

"Yine geç kaldın." dedi.

 

Shan gülümsedi ve

 

"Hehehehe, yolda yaşlı bir kadına yardım ediyordum da." dedi. Ardından ciddi bir ifade ile

 

"Hadi, gidelim." dedi.

 

Ve hepsi birlikte köprüden çıkıp ormana gittiler. 

 

-

 

Geldikleri yer, Yuzhou ile Shan'ın antrenman yaptığı yerdi. Shan

 

"Yuzhou'ya biraz yardım edeceğim. Siz... İstediğinizi yapın." dedi.

 

Shan, onlara zaten yapmaları gereken her şeyi göstermişti. Ve onlara belirli bir amaç vermişti. Belirli bir seviyeye ve statlarını belirli bir seviyeye kadar geliştirmeleri gerekiyordu. Ve bunları kendi başlarına çalışarak yapmaları gerekiyordu. 

 

Shan gerektiğinde onlara yardım etse de, genelde kendi başlarına güçlenmelerini istiyordu.

 

Yuzhou ile Shan dövüş eğitimine devam ediyordu. Shan, gülümsedi. Fakat sesi oldukça ciddiydi

 

"Yuzhou, yarım saat süren var. Yarım saat içerisinde bana bir kere bile dokunamazsan takımdan atılırsın." dedi.

 

Yuzhou bunu duyunca şaşırdı. Aralarında 98 seviye fark vardı. Güç farkı o kadar fazlaydı ki Yuzhou göz açıp kapatana kadar yeniliyordu. Shan gerçekten dövüşürse ona dokunması, hatta görmesi bile imkansızdı. 

 

Fakat yapacak bir şey yoktu. Gerçekten de, yarım saat boyunca dövüşüp karşısındaki rakibine dokunamazsa, güçlenme hayalini unutmalıydı.

 

Yuzhou, Shan'ın ona öğrettiği gibi dövüş pozisyonunu aldı. Shan gülümsedi. Ardından Yuzhou hızla saldırıya geçti.

 

-

 

Yaklaşık 20 dakika olmuştu ve Yuzhou 1 kere bile Shan'a dokunamamıştı. Saldırıları kötü değildi fakat Shan hepsinden sıyrılmayı başarıyordu. Noyan ve Ralph kendi başlarına çalışıyorlardı. Noyan Yuzhou'yu hiç umursamıyordu fakat Ralph ara sıra Yuzhou'ya bakıyordu. Onun çabasını görüyordu ve ona saygı duyuyordu.

 

Çalışan kişilere karşı saygısı vardı. Ve bir ara Yuzhou ile birlikte çalışmak istiyordu.

 

-

 

Yuzhou'nun son 5 dakikası vardı. Shan'a durmadan ve yorulmadan vurmaya devam ediyordu. Her vuruşu, diğerinden daha hızlı ve daha güçlü olsa da, Shan'a dokunamıyordu. Ardından Shan'ın gözüne baktı ve

 

"Hipnoz"

 

Yeteneğini kullandı. Yine simsiyah bir yere gelmişlerdi.  Fakat siyah alan bir anda dövüştükleri ormana dönüşmüştü. Shan da bir ağaca bağlıydı.

 

Yuzhou'nun aklına bir silah bile gelmemişti. Tek istediği Shan'a dokunmaktı. 30 Saniye boyunca Shan'a sürekli yumruk attı.  30 Saniye sonra tekrar gerçek dünyaya geldiler. Shan bir anlığına duraksadı. Teknik hakkında bir şey dememişti fakat bu dokunmak sayılmazdı.

 

-

 

Yuzhou'nun süresi bitti. Shan,

 

"30 Dakikada bana bir kere bile dokunamadın Yuzhou. O tekniğin olmasaydı şuan takımdan atılmış olabilirdin. Fakat gerçeği söylemek gerekirse, amacım seni takımdan atmak değildi. Gerçekten neler yapabileceğini görmek istiyordum. 

Her saldırın birbirinden daha hızlı ve güçlüydü. Ayrıca dövüştükçe, tarzın daha iyi gelişiyor. Yakın bir zamanda eğer bu hızla devam edersen bir sonraki aşamaya geçebiliriz."

 

"Şimdi, küçük bir dövüş yapacağız aramızda. Her biriniz teker teker dövüşeceksiniz. Kendi yeteneklerinizi denemek için.  Neler yapabileceğinizi görmek için." dedi.

 

Yuzhou bunu duyunca keşke tekniği kullanmasaydım diye düşündü. Noyan'a karşı o tekniği göstermek istiyordu. Noyan'a biraz acı çektirmek istiyordu. Noyan'ın davranışları onu oldukça sinir ediyordu.  

 

Fakat tekniğini Shan'a karşı kullanmıştı. Büyük ihtimal Noyan'a hemen yenilecekti. 

 

-

 

İlk dövüş Noyan ve Yuzhou arasında olacaktı. İkiside karşılıklı durdu ve dövüş pozisyonlarını aldı. Yuzhou ile Noyan'ın pozisyonları farklıydı. 

 

Noyan'ın ailesinin kendi dövüş stili vardı ve Noyan'da o stili kullanıyordu.

 

O anda, Yuzhou farkedemese de, Noyan'ın ellerini mavi bir ışık kaplamıştı. Fakat Yuzhou o manayı hissedemiyordu, göremiyordu. Fakat Shan kolayca görebiliyordu. 

 

Noyan hızla Yuzhou'ya doğru koştu. Rüzgar Manası ile ellerini kaplamıştı. Yuzhou'nun önüne geldiğinde ilk yumruğu atan o oldu. Fakat Yumruk Yuzhou'ya değmedi. Ama nedense Yuzhou o yumruk sanki ona değmiş gibi geri savruldu.

 

Yumruk çenesine gelmişti fakat Yuzhou neler olduğunu anlamamıştı. Noyan tekrar bir yumruk attı ve yumruk yine değmedi gibi göründü fakat Yuzhou yine hasar aldı.

 

Yuzhou'ya değen şey yumruk değildi. Noyan'ın yumruklarını kaplamış olan rüzgar manasıydı. Normalde Noyan'ın dövüş stili bu değildi, fakat Yuzhou'yu sevmese de ağır yaralar bırakmak istemiyordu. Bu yüzden gerçekten dövüşmüyordu.

 

Yuzhou bunun karşısında ne yapacağını bilemedi. Fakat saldırmak dışında başka bir seçeneği yoktu. Hızla Noyan'a doğru koştu. Noyan'a tekme attı fakat Noyan eli ile tekmeyi engelledi. Daha sonra Yuzhou bir yumruk attı fakat Noyan bir adım kenara çekilip tek eli ile Yuzhou'nun göğsüne vurdu. 

 

Yuzhou bir anlığına duraksadı. Önceki saldırılarından farklı olarak Noyan'ın eli direk Yuzhou'nun göğsüne değmişti ve verdiği acı çok daha fazlaydı.

 

Fakat Yuzhou kendisine geldi, Noyan gülümsedi. Tek ve gerçek bir vuruş ile Yuzhou'yu yenmişti.

 

Fakat Yuzhou pes etmedi ve tekrar saldırıya geçti.  Noyan bunu farketti. Yuzhou'nun elini kaldırmasına bile izin vermeden kalbinin olduğu kısma yumruk attı. Yumruk yine aynı etkiyi yaratmıştı.  Yuzhou iki dizinin önüne çekip kalbini tutuyordu.

 

Shan dövüşü izliyordu. Noyan'ın kendini tuttuğunu biliyordu ve Yuzhou'ya pek bir şey olacağını düşünmüyordu. Sadece biraz acı çekecekti.

 

Noyan yumruklarını rüzgar manası ile güçlendiriyordu.  Fakat, rüzgar manasının arkasında, ellerini ve vücudunu gerçekten güçlendirdiği bir şey daha vardı. Saf mana ile kendini güçlendiriyordu. Saf mana elementlerden daha güçlü olsa da kullanması çok daha zordu.

 

Noyan'ın Ailesi saf mana kullanarak dövüşmeyi öğretiyordu. Ayrıca saldırılar Yuzhou'nun sadece canını acıtmıyordu, içeriden hasar da veriyordu. Bu yüzden bir süre yerde kıvrandı.

 

Fakat Yuzhou burada pes etmek istemiyordu. Acıya dayanabilirdi.  Yavaşça ayağa kalktı. Tekrar saldırmak üzereydi. Noyan bunu anladı ve

 

"Pes et artık. Başarısız oldun, neden daha zorluyorsun ki? Sadece açı çekmeye devam edeceksin."dedi.

 

Yuzhou onu dinlemedi ve tekrar saldırıya geçti. Noyan derin bir nefes alıp verdi. Elindeki mana biraz daha gözle görülür olmuştu.

 

"Bir." 

 

O sırada Yuzhou da yumruk atıyordu. Fakat Shan aralarında belirdi ve ikisinin de yumruklarını tuttu.

 

"Yeter bu kadar." dedi.

 

Noyan gülümsedi ve En yakın ağaca gidip yaslandı. Shan onun yumruklarının gücünü biliyordu. Yuzhou şuan acı çekse de pek belli etmiyordu.

 

Birden Shan'ın elinde yeşil renkli bir hap belirdi. Yuzhou'ya bunu verdi ve

 

"Al, acılarını dindirir." dedi.

 

Yuzhou hapı hemen ağzına attı. Ve birkaç saniye içerisinde tüm acıları geçti.

 

4 Yumrukta, Noyan, Yuzhou'yu yenmişti. Noyan kendini oldukça sınırlasa da, aralarındaki güç farkı belliydi.

 

Yuzhou biraz dinlenirken, sıradaki dövüş Noyan ile Ralph arasındaydı.

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1317

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17099 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 22968 Bölüm Sayısı


creator
manga tr