Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Infinite Competitive Dungeon Society - ICDS 26: Sesini Duyabiliyorum(3)


Bölüm 26. Seni duyabiliyorum

 

Eğer onunla takılırsam, insanlar yetenek kullanıcısı olduğumu anlayabilir. Daha da kötüsü, bir zindan kaşifi olduğum açığa çıkabilir. Su Ye-Eun’a zindan kaşifi olduğumu söylediğime hala inanamıyordum. O an ne düşünüyordum? Tek umudum hayatını kurtaran birini satmayacağıydı.

 

“Kang Shin. Kang shin.”

 

“Evet, merhaba.”

 

Tekrar uzaklaşmaya çalıştım ama bu sefer koluma tutundu.

 

“Hey, dur!”

 

“Neden benden kaçıyorsun?”

 

“Elini göğsünün üstüne koy ve bunu kendine sor.”

 

“...Sapık.”

 

“Sana sadece bir kere vurabilir miyim.”

 

Su Ye-Eun, elimi bıraktı ve daha sessiz bir sesle sordu.

 

“Yeteneğinin ne olduğunu bilmek istiyorum.”

 

“Ben seninkini öğrenmek istemiyorum.”

 

“...Benden nefret mi ediyorsun?”

 

D.N: Evet ediyor çünkü bir malsın.

 

“Şimdi mi anladın?”

 

“Neden?”

 

“Baş belasısın”

 

Bu sefer koluma tutunmadı. Çok mu sert olduğumu düşündüm,ama olmadığımı anladım. Çünkü Su Ye-Eun hala beni takip ediyordu.

 

“Kavga mı istiyorsun?”

 

“Senin yüzünden açılış partisine gidemedim.”

 

“Yani?”

 

“Konuşacak hiçbir arkadaşım yok.”

 

“...”

 

Ona sempati duymam yanlış mıydı? Hayır, ben yanlış yapmamıştım. İkimizde  masumduk. Ona olan nefretimin birden azaldığını hissettim ve yanımdaki boş koltuğa oturmasına izin verdim. Bu duruma şaşırmış gibi gözleri açıldı ve kapüşonunun altından gülümsedi.

 

“Teşekkürler.”

 

“...Hmph, bunun senin için yaptığımdan değil. Sadece daha fazla konuşmak istemedim.”

 

TLN: Tsun Tsun

 

Ah, bu belki de iyi bir cevap değildi. Hemen pişman oldum. Bildiğim şey ise, ondan kurtulamadığım ve kolej hayatındaki ilk arkadaşımın ise o olduğuydu. Haa, hayat gerçekten de birinin beklediği gibi olmuyor.

 

*

 

Bir rüya gördüm. Bağırıyordum ama seslerden dolayı kendimi duyamıyordum.

 

Hava kapkaranlık ve fırtına bulutlarıyla doluydu. Kızıl Şeytanlar yeryüzünü ve gökyüzünü dolduruyordu ve yanımda sadece o vardı. Yanımda insan olmayan kişiler vardı ama tek insan oydu.

 

[Sana seni sevdiğimi söyleseydim bana ne derdin?]

 

Bağırmayı kestim ve onun inanılamayacak kadar güzel yüzüne baktım.

 

[Senden nefret ettiğimi söylerdim. Çünkü gerçekten de ediyorum.]

 

[...Seninle ilgili hiçbir şey benim istediğim gibi olmuyor, huh?]

 

Onun ateşle yanan gözlerine sevgi ile baktım. Yeteneği uyanmadan önce, kendini ateşe verdi. Yeteneği uyandıktan sonra ise kendi hariç herkesi.

 

Ona sarılma isteğimi tuttum ve söyledim,

 

[Bu son değil. Son gelmiyecek, hiç bir zaman.]

 

[Bu durumda iken bunu söyleyebilmene saşırdım.]

 

[Hayatta kalacağız, XX….sonuna kadar, beraber.]

 

[Eğer hayatta kalabilirsek?]

 

[O zaman sana seni sevdiğimi söyleyeceğim.]

 

[...Aptal Ork, üstünmüş gibi davranıyor.]

 

TLN: Yorumlarınızı bekliyorum bu sohbet hakkında :D

 

Gözlerimi açtım. Hayatımda yaşadığım en kötü uyanıştı.

 

“H...huh?”

 

Başım ve gözlerim ağrıyordu. Boğazım kurumuştu. Rüya mı görmüştüm? Hayır, hiçbir şey hatırlayamıyordum. Karanlık bir gökyüzü gibi bir şey gördüğümü hissetmiştim ama hatırlamaya çalışınca başım ağrıyordu. Hatırlamaktan vazgeçip pencereyi açıp sonbaharın rüzgarının saçlarıma çarpmasına izin verdim.

 

[Günaydın]

 

[Batı denizinden taa buraya kadar geldim.]

 

[Ah, Deniz kokusu!]

 

Uyuklamamak için kafamı salladım. Zindanda çok uzun süre kalmaktan dolayı yorgunluk birikmiş gibiydi. Ek olarak artık okulada gitmem gerekiyordu. Okul başladığından beri 2 hafta geçmişti, bu beni yormaya yeterdi.

 

‘Çok zorlamayalım.’ kendi kendime mırıldandım. Hemen sonra, Kara Fare Adamla üç kez savaşmak için sabahleyin hazırlanmaya başladım. Öğleden sonra okul vardı.

 

*

 

[Palludia geçenlerde benimle konuştu.]

 

“25. Katta buluşmak için mi?”

 

[Evet,tahmin ettiğim gibi, senin yüzündendi.]

 

“Benim yüzümden derken neyi kastediyorsun?”

 

[Kadınlarla aran iyi değil, değil mi?]

 

“Oh yani senin iyi?”

 

[En azından senden iyi, arkadaşım. Benim bir nişanlım var ne de olsa.]

 

“Nişanlı!?”

 

Beni şaşırtmıştı. Ellos memnunmuş gibi güldü.

 

[Mm,evet. Acele etsen iyi edersin, dostum. Söz verilen güne sadece 1 ay kaldı.]

 

“Tamam, deneyeceğim. Sen kaçıncı kattasın şuan?”

 

[24. Kattayım. Sonuna geldiğim için, 25. Kata zamanında ulaşabilmeliyim.]

 

“Tamam o zaman 25. Katta görüşürüz.”

 

[25. Katta görüşürüz.]

 

Ellos ile konuşmamı bitirdim ve az önce olan Boss savaşını düşündüm.  Başarılıydı. Ben dahil 3 kişi vardı ve herkes yaşıyordu.

 

Ama gelecekte ne yapacağımı bilmiyordum. O kadar çok fare adamla, Kara Fare Adam ile beraber başa çıkabileceğimi düşünmüyordum. Çözüm için bir fikrim vardı ama bu saldırımı ve savunmamı oldukça düşürürdü…

 

Birinin bana baktığını hissedip dönünce, Loretta’yı bana dikkatle bakarken buldum.

 

“Wah!”

 

“Müşteri, neden birileriyle mesajlaşırken beni burada bir aptal gibi bırakıyorsunuz? Kat Marketini, Dinlenme mekanı olarak mı karıştırdınız?”

 

“Öyle değil mi? Yemek için bir sürü yiyecek ve güzelde bir  çalışanı var.”

 

“Yağcılığa kanmayacağım. Özellikle böyle belli bir gerçek karşısında.”

 

“O zaman bana 5 altınlık meyve suyu ver.”

 

“Teşekkürler, müşteri!”

 

Loretta çok basitti. Meyve suyunu Loretta’dan aldım (Yorgunluğu çabucak iyileştirme etkisi vardı) ve aklıma gelen soruyu sordum.

 

“Ne zaman gelirsem geleyim Loretta sen hep burdasın.”

 

“Elbette, müşterisini karşılamak market sahibinin görevi değil midir?”

 

Bunu sormayı bir süredir düşünüyordum. Gittiğim her kat marketinde o vardı. Ben yokken ne yaptığını merak ediyordum. Loretta gülerek cevapladı.

 

“Müşteri, bana asılıyor musunuz? Bunun için henüz çok erken değil mi?”

 

“Hayır hiçte bile.”

 

“....”

 

“Ow ow ow.”

 

Loretta yüz ifadesini hiç değiştirmeden bana yaklaştı ve acımadan yanaklarımı çimdikledi. Çok acıdı.

 

“Kızlarla böyle alay etmemelisiniz, müşteri.”

 

“Eh? Ben ne zaman... üzgünüm affet beni.”

 

Lorettayı marketin arkasından iki taraflı bir balta ile gelirken görünce suçumu kabullendim. Loretta baltayı geri koydu.

 

“Soru neydi? Ben normalde ne yapıyorum? Bu 500 altın edecek müşteri.”

 

“Seni paragöz! Sormuyorum!”

 

“Kızların bir sürü sırrı vardır müşteri.”

 

“500 altın kadar değersiz bir sır mi?”

 

TLN: İşsiz olduğum için hesapladım, 3500 TL

 

“Hiçte eğlenceli değilsin. Eğer böyle davranırsan kız arkadaşınla nasıl geçineceksin?”

 

“Söylediğim gibi o benim kız arkadaşım değil.”

 

Loretta benim bıkkın cevabım karşısında sessiz kaldı. Ben meyve suyumu bitirdiğimde birden konuşmaya başladı.

 

“İnsan olmadığımı biliyorsun değil mi?

 

“O kadarını tahmin etmiştim.”

 

“Ben büyü için olan yatkınlığıyla bilinen bir ırktanım. Irkımı sana daha sonra söyleyeceğim.”

 

TLN: Tahminleri alalım. İng okuyanlar lütfen söylemesin :D

 

D.N: ben diyeyim hacı, bu Loretta’ya çok özen göstermiş yazar. Bir şeyler olur bundan.

 

“Büyü?”

 

“Evet. Bu zindanda benim tek müşterimin siz olduğunu mu düşünmüştünüz?”

 

“Eh, diğer zindan kaşiflerinedemi satış yaptığını söylüyorsun?

Loretta hafifçe başını salladı.

 

“Bu büyünün ve aynı zamanda zindanın gücü. Bilincimden parçalar alıp onları kuklalara koyabilirim, böylece bilincimi zindandaki sayısız yere yayabilirim. Bütün zindan kaşifleriyle ticaret yapmasam da, 1. Zindan kaşiflerinin yaklaşık %10’uyla yapıyorum.

 

“Uk, yorucuymuş gibi gözüküyor.”

 

“Huhu, benim hakkımda mı endişeleniyorsun? Merak etme,aynı zamanda da zindanda bir yerdeki evimde dinleniyorum.”

 

“O zaman sorun yok.”

 

Bir diğer değişle konuştuğum Loretta bir kukla idi. Oldukça şaşırmıştım. Hiç aklıma gelmeyen bir şeydi. Nede olsa görünüşü gerçek bir insan gibiydi, gözleride aynı…

 

“Bana dokunmak ister misin?”

 

TLN: Verse…(Bunu yazarken çevirmen kendini bir ergen gibi hissetmiştir)

D.N: nefessiz...



“Hayır, böyle iyi.”

 

“Düşündüğüm gibi ben korkunç bir şeyim değil mi?”

 

“Korkunç mu? Korkunç olan ne?”

 

Şaşkın bir şekilde sorduğumda, Loretta normal bir şekilde cevapladı.

 

“Birinin bilincini parçalara ayırıp kuklaları kontrol etmesi, bu normal bir şey değil. Zindan kaşifleri bile bunu duyunca şaşırmadan edemiyorlar.”

 

“Elbette ki şaşırtıcı ama neden korkunç olabileceğini anlamıyorum?”

 

“...Benden korkmuyor musunuz, müşteri? Bunu söylemekten nefret ediyorum ama ben muhteşem bir büyücüyüm biliyor musunuz?”

 

“Bu gizemli zindanın marketinde oturduğunu gördüğümde senin muhteşem biri olduğunu biliyordum zaten.”

 

“Senin karşında duran kişi bir parça bilinçle kontrol edilen bir kukladan başka bir şey değil. Bu seni iğrendirmiyor mu?”

 

D.N: Loretta, neyin peşindesin bacım?

 

İğrenmek? Bunun hakkında biraz düşündüm. Karşımdaki kişi Loretta’nın bilinciyle kontrol edilen bir kukla idi. Görünürde gerçek bir insandan farkı yoktu. Loretta bu kukla aracılığıyla ağladı güldü ve sinirlendi.

İğrenmek mi?

 

“Neyden iğrenmek gerektiğini bilmiyorum ama… Loretta, Lorettadır. Başka bir formdasın diye, bu senin Loretta olduğun gerçeğini değiştirmez, bu doğru değil mi?”

 

“Ah, um… mm.”

 

Loretta birden kekeledi ve yüzü kızardı.

 

“Uuu. kesinlikle senin böyle tepki vermeni umuyordum ama…”

 

“Evet? Sen ne diyordun?”

 

“Hiçbir şey! Şimdi gidebilirsin!”

 

“Mm? Hayır neden aniden? Tamam şimdi gidiyorum, beni itmeyi bırak!”

 

“Acele et ve burayı terket!”



Loretta bağırıp beni buradan çıkarmaya çalıştı. Yüzü kıpkırmızıydı.

 

Hm, Lorettayı sinirlendirmiş miydim? Neyi yanlış yapmıştım? Yanlış yaptığım şeyin ne olduğundan emin değildim. Onu bir daha gördüğümde ona özür dilemeye karar verdim. Daha sonra zindandan çıktım Okula gitme zamanıydı.

 

D.N: Sabredin bir 20 bölüm, sevdiğinize kavuşacaksınız :D










Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 867

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 822

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 670

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 646

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 532

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 465

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 447

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 440

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 386

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 386

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 161

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 124

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 122

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 121

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 80

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 77

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 42

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 39

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 36

Site İstatistikleri

  • 7179 Üye Sayısı
  • 121 Seri Sayısı
  • 10923 Bölüm Sayısı


creator
manga tr