Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Infinite Competitive Dungeon Society - ICDS 24: Sesini Duyabiliyorum (1)


 

Çevirmen: Rhean Mayne Ryszard Düzenleyici: Ranquena

 

[Seviye 20 Oldunuz, Kat Bossuna meydan okuma gerekliliğini elde ettiniz.]

 

[5 Bonus Stat Kazandınız]

 

[Bronz Seviye 1 Oldunuz, Eğer Kat Bossunu yenerseniz, Gümüş Seviye Zindan Kaşifi Olacaksınız]

TLN: TIKLA

 

[İsim: Kang Shin     Irk: Human Cinsiyet: Male

Sınıf: Yok    Ünvan: Hayalet Kraliçe Katili     Seviye: Bronz 1

Seviye: 20

Can – 6,270/6,270     Mana– 2,940/2,940

Güç– 55(+9)     Beceri– 49(+2)   Dayanıklılık– 59(+7)

Zeka– 20(+2)     Büyü– 47(+2) Karizma– 31(+2)     Şans– 10(+2)

Skill – Düşük-Seviye Dövüş Sanatları (Uzman), Orta-Seviye Dövüş Sanatları (Lv 9), Düşük-Seviye Mızrak Tekniği (Master), Mid-Seviye Mızrak Tekniği (Master), Yüksek-Seviye Mızrak Tekniği (Lv 4), Düşük-Seviye Spirit Mastery (Lv 2), Düşük-Seviye Epik Saldırı (Lv 7), Düşük-Seviye Kışkırt(Lv 1), Peruta Çemberi(Lv 2), Tanrısal Görünüm]

 

“İsimli bir eşya mı elde ettin?”

 

“Evet, Loretta.”

 

Saatlerce süren azılı savaştan sonra kendimi bandajlarken (5 Altın), 19. Kat Marketinde Loretta’ya cevap verdim.

TLN: Üşenmedim oranladım 35 tl çıktı.

 

Her ne kadar seviye atlamak can ve manayı yenilese de, tuhaf bir şekilde bütün yaraları iyileştirmedi. Bu yüzden bazen bir kat yükseldiğimde yere yığılırdım.

 

Loretta pembe kurdeleyi aldı ve inceledi. Tatmin olunca, teklif etti, “500 Altın karşılığında alacağım.”

 

“Satmıyorum.” Hemen cevap verdim.

D.N: arkadaşlar bu yazar hep kişinin gözünden anlatır olayları. Bilginiz olsun.

 

“Ueh!?”

 

Loretta kesin cevabıma şaşırmış gibiydi. Bandajları sıkıca bağladım.

 

“İsimli bir eşyayı bu kadar kolay satmamın hiç bir yolu yok. Eşyanın açıklamasını göremedim, onu gösteren bir eşyan yok mu?”

 

Tam yerini bulan soruma, Loretta tatlı bir şekilde dudaklarını büzdü ve kabaca söyledi.

 

“...Büyüdünüz, müşteri.”

 

“Hepsi senin sayende.”

 

Bandajların üzerine iksir döktüğümde, yaralı bölgeler ısındı ve küçüldü. Canımın azalmaya başladığını görünce, kafamı sallayıp Loretta’ya baktım. Benim kendimi bandajlamamı izleyen Loretta, ona baktığım anda başka yöne bakmaya başladı. Şikayetlerini dinlemedim ve tekrar sordum. “Yani? Böyle bir şey var değil mi? Ne kadar?”

 

“Chet*. 100 Altın.”

D.N: homurdanma.

 

“100 Altın burada.”

 

Söylense de altınları benden aldı, Bilgeliğin Kafa Bandı ve bir parşömen ile geri geldi. Her zaman merak ettim bu kadar eşyayı nereden çıkarıyordu.

 

“Bu bir İnceleme Parşömeni. İsimli yaratıklardan düşen eşyalar zindana kayıtlı olmadığı için, onların açıklamasını görmek için İnceleme Parşömeni gerekli. Bununla birlikte, her itemin açıklamasını görebilirsin! Her zaman etkisi bilinmeyen büyülü veya lanetli eşyalara denk gelebileceğin için yanında bir miktar taşımak en iyisi.”

 

“Bunu kullanmadan eşyaların etkilerini bulmanın başka yolu yok mu?”

 

“İnceleme yeteneği olan bir büyücüde aynı işlevi görebilir.”

 

Loretta’nın talimatlarını takip ettim ve Kafa bandının üzerinde parşömeni yırttım. Daha sonra yarı saydam bir ekran önümde çıktı.

 

[Bilgeliğin Kafa Bandı (Nadir)

Dayanıklılık- 50/50

Savunma- 3

Ekipman Gerekliliği- Sadece Kızlar

Özellikler- Zeka +5, Büyü +5, Karizma +7]

 

“Bana da göster. Gek.”



Loretta kafasını yanıma uzattı, hoş bir koku geldi. Eşyanın açıklamasını görünce, surat astı ve üzerinden tır geçmiş bir kurbağa sesi çıkardı. Sona söylendi “1000 Altına almalıydım…”

 

“Gene de satmazdım. Bu iyi bir eşya değil mi?”

 

“Karizma statı dışında, 2 seviye değerinde statları var. Ek olarak bu bir aksesuar. Tabii ki de iyi bir eşya.”

 

“Düşündüğüm gibiymiş demek ki. Ama bir sorun var, ben erkeğim.”

 

“Kız arkadaşına hediye edebilirsin!”

D.N: Burada Kang Shin’in “Oh, sana mı vermeliydim?” falan demesini beklerim :D

 

“Loretta, benimle kavga mı etmek istiyorsun?”

 

Sanki kız arkadaşım olabilirmiş gibi! Her zaman zindanda avlandığımı göremiyor musun? Loretta’ya kızgın bir bakış attığımda, sinsi bir yüz ifadesiyle omzumu dürttü. Bu acıttı.

 

“Ne demek istiyorsun müşteri? Birisiyle buluşmaya söz verdin, hatırla?”

 

“Ah…”

 

Palludia hakkında konuşuyor olmalıydı. Şaka olarak bile komik değildi. Hayatımı çöpe atmaya denk bir seçimi neden yapıyım ki?

 

Loretta ne derse desin, Palludia hala bana kızgındı. Eğer ona bir hediye verirsem belki beni affederdi.

 

Tanıdığım tek diğer kız kaşif Shina idi. Ama Palludia’ya Shina’dan daha yakındım. Karar verilmişti. Bilgeliğin Kafa Bandını Palludia’ya verecektim. Saç bandını envanterime koyduktan sonra Loretta ile konuştum.

 

“Loretta, 20 Tane Kat Boss’u Bileti almak istiyorum.”

 

“20!? B-Bu 60.000 Altın!”

TLN: 21x20=420.000 TL

 

Aynı zamanda 102 milyon wondu. Şimdi aklımdan çevirince ne kadar pahalı olduğunu anladım. Ama bende olana karşın o kadarda büyük bir miktar değildi.

 

Loretta’nın almamı zorladığı bir iki item hariç, altını hiç kullanmadım. Bu yüzden envanterimde birikmişti. Örneğin, 19. Kattaki kertenkele adamlar her öldürdüğüm 3 tanesi için 170 altın veriyordu. Bu tanesi 50 altından yani 100.000 wondan fazla ediyor demekti.

 

“Sorun değil,Hala 500.000 altın kadar birikimim var.”

 

1 Milyar Won ediyordu.

 

“Muhteşem, Müşteri, ne zaman bu kadar biriktirdiniz?”

 

“Her gün avladığım kat Bosslarından dolayı olmalı. Hadi acele et ve fikrimi değiştirmeden önce ver bana.”

 

“Müşteri, sizde farklı bir ışık görüyorum. Olmak istediğinizde tam bir adamsınız.”

 

“Sadece ver şunları!”

 

20 Savaş Biletini Loretta’dan aldım. Günde 2 tane kullanabildiğim için, 10 gün yetecek kadar almıştım. 60.000 Altını benden aldıktan sonra, Loretta isteksizce baktı. İç çekip içinden 10.000 altını bana geri verdi. Şaşırmış bir şekilde geri aldım altınları.

 

“Sorun ne?”

 

“Bu bir indirim, müşteri. Bir İndirim. Bilmiyor musunuz?”

 

“İndirimin ne olduğu biliyorum ama neden?”

 

Loretta’nın neden bana böyle bir şey yaptığını anlamıyordum, özellikle üretim fiyatından bana sattığını söyledikten sonra. Ama altınları bana verdikten sonra, Loretta rahatlamış gibi gülümsedi.

 

“Geçen sefer üretim fiyatından satmaya çalışırken biraz kabaydım. Hiç kimse almıyor onları zaten. İnsanlar gerçekten zayıf. Zindan onların hayatlarını kurtarmayı garantilese bile kimse  kendini riske atmak istemedi. Yüzlerce yıldır, herkes kat Boss’u savaşlarından kaçınarak kat yükselmeye çalıştı. Cesur ve güçlülerin toplandığı bu 1. Zindanda bile durum aynıydı. Ah bundan daha fazlasını söyleyemem. Her şeye rağmen, müşteri uzun zamandır böylesine denk gelmediğim bir Kahraman. Seni bu kadar desteklediğim için cezalandırılmamalıyım.”

 

“Bunu sende söylüyorsun, Loretta. Ben Kahraman falan değilim. Ben çaresiz bir durumda olmadığım için, bir haftalık vaktimi kaybetme riskini alabiliyorum.”

 

“Huhu, müşteri, anlayın ki…”

 

Sanki bir sırmış gibi Loretta sesini alçalttı, dudaklarını kulağıma yaklaştırdı. Kendimi tam uzaklaştıracakken, Loretta zihnimi okumuş gibi fısıldamaya başladı.

 

“Durum ne kadar çaresiz ise, risk almak o kadar gerekli.”

 

Nefesimi tuttum. O haklıydı. Benim varlığım onun haklılığını kanıtlıyordu.

D.N: Cümleyi Kang Shin’e söylediği için böyle diyor.

 

Anladım, kıta vahim bir durumda, her saniye önemli demek sadece bahaneydi. Ruh Geliştirme veya Kas Sıkıştırma iksirini belki de bunu söyledikleri için bulamadılar. Ama onları bulup tüketen benden başka kişilerde vardı.

 

Ama, ölüp bir haftayı boşa harcama fikri onları kat Bossuna tekrar meydan okumaktan alıkoydu ve onlar yükselmeye devam etti. Ben ise farklıydım. Bu benim nasıl güçlendiğimdi. Belki şuan onlardan zayıftım ama güçlenmeye devam edecektim. Onlardan daha güçlü olacaktım. Kendime güveniyordum.

 

“Şimdi anlıyor musun? Macera her zaman tatlıdır...Kahraman-nim?

 

Loretta gözleri yaşlı bir şekilde bana tatlıca fısıldadı. Onun çekici vücudunu görüp, yutkundum. Dur, yoksa o…

 

“10.000 Altın yüzünden mi üzgünsün? O zaman bana vermemeliydin.”

 

Gözleri yaşlı bir şekilde bağırdığına göre tam ortadan vurmuş gibiydim.

 

“Sakın söyleme! Onu unutmaya çalışıyordum, ama şimdi tekrar aklımda!”

 

“Ne olduysa oldu. Teşekkürler.”

 

“Uuu... seni alçak.”

 

Kat Marketi Sahibi, Tatlı kişilikli Loretta. Aramızdaki oynak ilişki devam edecekmiş gibi gözüküyordu.

 

“Whew, tamam. Bugün Kara Fare Adam Fethime başlıyorum.”

 

“Müşteri bu seferde mi tamamen feth etmeyi planlıyorsunuz?”

 

Tamamen fethetmek. Bu Yıldırım Kristalini limitine kadar tüketmeyi, Kara Fare Adamı Ekipman setini toplamayı, Kara Fare Adamı tek başına yenmeyi deniyordu. Cevabım belliydi. Her ne kadar Yıldırım Kristalini tüketmenin faydaları üzerinde düşünsem de, Loretta yürüdüğüm yolun doğru olduğunu söylediğine göre tereddüt etmeme gerek yoktu.

 

“Elbette, seninle sonra görüşürüz!”

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 828

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 792

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 631

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 620

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 511

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 493

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 448

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 438

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 417

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 374

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 141

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 116

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 109

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 108

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 56

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 38

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 36

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 30

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 29

Site İstatistikleri

  • 6779 Üye Sayısı
  • 161 Seri Sayısı
  • 11059 Bölüm Sayısı


creator
manga tr