Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

Infinite Competitive Dungeon Society - ICDS 3: Çocuk Zindan Kâşifi Oluyor (3)


 

 

Çeviren: Ratel

 

Kat Dükkanında bozdurabilirsin.

 

Bozdurmak mı? Altını wona çevirmekten mi bahsediyorsun? Orada banka mı var?

 

Kat Dükkanında diyorum, aptal.

 

Zeka statım 10’a çıkmış olsa da, hayatımın uzun bir devrini bir aptal olarak yaşamıştım. Zeka statımı arttırsam da doğduğum seviyedeki üşünce tarzından kopmak hala zor bir işti.

 

Babama karşılık verdim, Kat Dükkanına gitmek derken neyi kastettiğini anlamamıştım. Sonunda, bedenimle ödemem gerekti. Kafada sorun varsa dertleri bedenin çektiği gerçekten doğruydu.

 

Bir hafta sonra, zindana geri girebildiğimde, hemen ‘Keşif Başlasın’ diye bağırmadım, bunun yerine geri döndüm ve 2. katın Kat Dükkanına gittim.

 

İstediğim şeyin 10. katta olduğunu söyledikleri için, 1. ve 2. katlardaki Kat Dükkanlarına uğramamıştım bile. Bunun nedeni sergilenen alımlı eşyalar görürsem altınımı boşa harcayacağımı hissetmemdi.

 

Evet, müşteri, 1 altını 2,400 won ile takas edebilirsiniz.

 

2,400 won mu!?

 

Evet, müşteri. Değişim oranları her sabah 06:00 da güncellenir, yani altınınızı değişim oranı yüksekken bozdurmanızı öneririm.

 

Güzel bir abla olan Kat Dükkanının sahibinin önünde nefessiz kaldım.

 

2,400 won!

 

İlk kattaki slimelar genelde her 3 öldürüşüme 1 altın düşürüyordu ve 2. kattaki bal arıları ise aynı oranda 2 altın düşürüyordu. Çok fazla goblin öldürmesem de, onlar da 4 yada 5 altın düşürüyordu.

 

Bu sayılar ben zindanda ilerledikçe artma eğiliminde gibi duruyordu. Şu anda, 635 altınım vardı. Kafadan hesap yapma yeteneğim pek gelişmiş olmasa da, bu kadar altını bozdurursam elimde 1,000,000 wondan fazlasının kalacağına emindim.

 

1,000,000 won! Bu 15 yaşımdaki benim için tahayyül edilemez bir rakamdı. Tek bir Sin Saimdang* bile benim titrememe yeterdi, ancak 1,000,000 yirmi Sin Saimdang ediyordu!

 

//Sin Saimdang 50 bin wonluk banknotun üzerindeki kadın.

 

1,000,000 won’un her on beş yaşındaki kişi büyük bir miktar olduğuna emindim. Babamın, zindan kâşifliğinin en-yüksek-maaşlı iş olduğunu neden söylediğini o zaman anlamıştım.

 

Wow.

 

Şaşkınlık içinde dikildim. Biraz sonra, ağzımı sahip olduğum bütün altını bozdurmak istediğimi noona’ya söylemek için açtım. Aniden, hatırladım. Qi elde etmek için, bir mana yetişim metodu satın almam gerekiyordu. Bunu yapmak için, 10. kattaki Kat Dükkanına gitmem ve onu satın almam gerekiyordu...altınla.

 

Ah.

 

Omuzlarım düştü. Sonra satıcı noona bana endişeli gözlerle bana baktı. “Sorun ne, müşteri?

 

H-Hayır, bir şey yok. Teşekkürler.

 

Kafam karışmış olsa da göz yaşlarımı gömdüm ve arkamı döndüm. Qi! Qi denen bu şey için 1,000,000 wondan vaz geçmiştim! Ancak, babamın qi sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu anlatışını hatırladım. Bu yüzdeni, qi’yi 1,000,000 won a tercih etmiştim.

 

Bir kez qi elde ettiğimde, tüm altınımı bozdurup dünyadaki tüm lezzetli şeyleri yiyeceğime yemin ettim! Bununla birlikte, 3. kata çıktım.

 

Tabii ki, goblinlerin dart okları tarafından  hissizleştirildim ve ölene kadar dayak yedim.

 

Ne yapmam lazım, baba!? Senin yüzünden dışarı atıldım!

 

Benim oğlum olarak, sen gerçekten aptalsın. Sadece zindandan ayrılabilirdin.

 

Kuk, neden daha önce söylemedin?

 

Haa. Seviye atladığında, önce zeka statını yükselt tamam mı? İlk önce sana zehirli dartlarla nasıl mücadele edeceğini anlatacağım…

 

Babamın söylediği şey basitti. Sadece 2. Kat Dükkanından hissizleştirme karşıtı iksir alacaktım. Sadece bir tane içmek 1 saat boyunca beni hissizleştirmeye karşı koruyacaktı. Oraya gitmeden önce neden almamıştım ki. Ayrılmadan önce satılan şeylere bakmadığıma pişmandım.

 

O gün, kendime iki söz verdim. İlki katı temizlediğim her seferinde Kat dükkanına bakacaktım. İkincisi ise seviye atladığımda zeka statımı yükseltecektim.

 

Sonuç olarak, güvenli bir şekilde 5. kata ulaştım. Bu sadece yarım yılımı almıştı.

 

Chwiik! İnsan!

 

İnsan, bizden daha büyük!

 

Beşinci katta karşıma çıkan şey domuz-kafalı insanlardı ve insan dili konuşuyorlardı. Ara ara benimle konuşan Noona’nın söylediklerine göre bu canavarlara ork deniliyordu. Boyutta bana benzer olmaları dolayısıyla onlara biraz yakınlık hissetsem de, beni yemek olarak görüp saldırmaları canımı sıkmıştı.

 

Ancak, onlarla direk yüzleşmek konusunda dezavantajlıydım. Zekaya 15 puan yatırmıştım ve şu anda zeka statım 20’ydi. Daha zeki bir adam olsam da diğer statlarım düşük kalmıştı. Statlarımı arttırmak için başka bir yol bilmediğimden, statlarım onlardan düşük olsa da onlarla dövüşmek zorundaydım.

 

Chwiik! İnsan, zayıf! Zayıf!

 

Kim zayıf!? Agh, her şeyimi zekaya yatırmak zorunda değildim. Agh!”

 

Bu andak zekam 20’ye ulaştıktan sonra aklıma gelmişti. Tabii ki, hiç birini yenemeden zindandan atıldım.

 

O zamanlar, daha zeki olan beynimle düşünmeye başlamıştım ve sonunda yaşıtlarımla iletişim kurabiliyordum. ‘Kang Shin’in Zindan Kâşifliği Olayı’ndan sonra okulda zindan muhabbeti etmeyi kestim ve zekam 20’ye ulaştıktan sonra, zindanlara girebilmemin normal olmadığını anladım. Aynı zamanda ailemize ait mızrak teknikleri öğrenmemin de anormal olduğunu öğrenmiştim.

 

Hayatım boyunca ezik ve yalnız bir adam olabileceğim gerçeğini fark edince, hırsla sağduyu öğrenmeye başladım ve 5. kat zindanından 10. defa atıldıktan sonra, normal bir insan gibi davranabilmeye başlamıştım. Devasa vücudum için yapabileceğim pek bir şey yoktu, ancak sonunda bir kaç arkadaş edinmeyi başarmıştım.

 

Aynı zamanda ilk defa online RYO oyunlarının var olduğunu da öğrenmiştim.

 

Uh….

 

Sorun ne, Shin?

 

Hayır, bu zin…

 

Zindan kelimesi ağzımdan fırlamak üzereyken ağzımı kapattım ve onu yuttum. RYO karakterlerinin ‘durum’ ekranı benim sahip olduğuma çok benziyordu. Durum ekranımı arkadaşlarıma gösteremezdim. Envanterimi açıp tahta mızrağımı çıkarta bilirdim, ancak hükümet yetkililerinin böyle bir olayı duyması halinde ben, alıp götüreceklerinden korktuğumdan bunu yapmadım.

 

Ancak, şimdi emindim. Arayüz farklı olsa da, envanter, durum ekranı ve canavarlar gibi pek çok ortak nokta vardı. Bu yüzden, zindan keşfime yardımcı olacağını düşünerek oyunları öğrenmeye başladım.

 

RYO’ların aksine, ne kadar çok canavar kesersem keseyim deneyim puanı kazanıp seviye atlayamıyordum. Tek elde ettiğim onların vücut parçaları, altın, yetenek deneyimi ve çok nadiren ekipmandı. Buna dayanarak, cevabımı bulmuştum.

 

Statlarım düşükse, bu işi yeteneklerimle çözmem gerekiyordu. Yetenek seviyelerim yükseldikçe verdiğim hasar yükseliyordu. Bu oyun oynarken öğrendiğim bir şeydi.

 

Uraaaaaaaah!

 

Chwiik, alçak insan!

 

Alçak ork!

 

Orklarla savaşırken onları mızrağımla şişliyordum. Babama bundan bahsettiğimde, bana bir ucubeymişim gibi baktı.

 

  1. seviyeden başlayan Orta-düzey mızrak tekniğim 5. kattaki orklarla çarpışırken yavaşça artıyordu. 5. kata girdikten tarım yıl sonra, lisede birinci sınıfa başlamıştım, sonunda usta seviye olan 10. seviyeye* ulaşmıştım.

 

//Orta-düzey mızrak tekniğinden bahsediyor.

 

[Orta-düzey Mızrak Tekniğinde uzmanlaştınız! Artık mızrağınızı daha şiddetli ve sert bir biçimde kullanabilirsiniz. Yetenek seviyesi sizden düşük olanların gözünü korkutabilirsiniz.]

 

[Yüksek-düzey Mızrak Tekniğini öğrenebilmeniz için manaya sahip olmalısınız. Şu anda Yüksek-düzey Mızrak Tekniğini öğrenemezsiniz.]

 

İşte, mana bir kez daha beni geriye düşürüyor. Ancak, bu beni yıldırmadı. Bir kere 10. kata çıktığımda mana elde edebileceğimi biliyordum.

 

Gerçekte, çoktan farkına varmıştım. 20 yıldır zindan kâşifi olan babam bile mana elde edememişti. Zekam yükseldikten kısa zaman sonra, aklı başında birinin ne önereceğini anlamıştım. Ancak bunu, mana elde edemeyebileceğim fikrini... görmezden gelmek için elimden geleni yaptım. Gerçeği öğrenmekten korktuğumdan, babama sormadım.

 

  1. kat diğer katlardan farklıydı. Tüm katı temizlediğimde seviyemin otomatik olarak arttığı 1 ila 4. kata kadar olan katların aksine, 5. katın son koridorunun ucunda kocaman bir kapı vardı. Önünde geldiğimde, sakin bir ses bir kez daha kulağıma ulaştı.

 

[Kat Ustası, Ork Lordu, bu kapının arkasında. Tek başınıza girmek ister misiniz? Yoksa diğer boyutlardan gelen oyuncularla birlikte bir parti kurmayı mı tercih edersiniz?]

 

Kapının arkasındaki şey şüphesiz ki bir ‘boss canavar’dı. Bu onlardan biriyle ilk karşılaşışımdı, son derece heyecanlıydım. Sesin bahsettiği diğer boyutların ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, ancak daha denememişten başkalarının yardımını istemek bir erkeğe yakışmazdı. Bunu düşündükten sonra, kapıyı tekmeleyerek açtım.

 

Ork Lordu! Dövüş benimle!

 

 

… Chwiik.

 

Odanın içinde bana pis pis bakan 15’e yakın ork vardıInside the room were about fifteen orcs, all of whom were glaring at me. Odanın daha içlerinde iri yarı bir domuz-adam büyük bir tahta oturuyor ve büyük bir parça etten ısırık alıyordu. Kafasını kaldırdı ve ne kadar iri olduğunu o anda anlamıştım.

 

Kalın çelik zırh giyiyordu ve yanına duran bir glaive* vardı. Bu şüphesiz ki Ork Lorduydu. Yüzümde hafif bir gülümseme oluştu.

 

//Uzun saplı kılıçımsı bir şey. Kılıç desen kılıç değil, mızrak desen mızrak değil, uzakdoğu filmlerinde çok görükür.

 

Oh, yanlış yere gelmişim.

 

Hızla geri adım atsam da, arkamdaki kapı otomatik olarak kapanmıştı. Orklar acelesiz bir tavırla teker teker silahlarını çektiler..

 

Vay amk, bu çok acıttı,’ diye fısıldadım kafamı eğerken.

 

Zindandan atılalı bir süre geçmişti.

 

Beni çıplak elleriyle döve döve öldürmüşlerdi.

 

//Yine iyi, sikmemişler :D






Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 780

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 743

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 604

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 585

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 447

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 418

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 411

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 381

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 343

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 109

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 97

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 38

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6291 Üye Sayısı
  • 130 Seri Sayısı
  • 10224 Bölüm Sayısı


creator
manga tr