Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Infinite Competitive Dungeon Society - ICDS 2: Çocuk Zindan Kâşifi Oluyor (2)


 

Çeviren: Ra.T.el

 

Bütün bu uyarıları gördüğümde kendimi sakinleştiremedim. Düşündüğüm ilk şey ise ‘Evet! Sonunda bir zindan kâşifiyim!’ idi. Sonraki şey ise ‘Rank 9 Bronz yüksek mi yoksa düşük mü?’ iken, son olarak ‘İksir de ne?’ diye düşündüm.

Daha fazla şeyi kafama koymaya çalışmak zor olurdu.

Ugh, başım dönmeye başladı. Daha yavaş bir şekilde söyleyebilir misin?

[Mesaj defterinizi kontrol etmek ister misiniz?]

Mesaj defteri nedir?

[Kang Shin-nim’den alınan mesajları içerir.]

Evet, göster bana!

Sözlerim ağzımdan çıkar çıkmaz, saydam bir pencere gözlerimin önünde ortaya çıktı. Şaşırmıştım, geriye bir adım attım. Ona baktığımda, önceden duyduğum seslerin orada kayıtlanmış olduğunu gördüm. Bu muhteşem bir şeydi.

Keskin Tahta Mızrak?

[Envanterinde. Onaylamak ister misin?]

“Envanter...? Uwoah!”

Öncekiyle aynıydı. Şeffaf bir pencere birden gözlerimin önünde belirdi. Tek fark bu şeyin üzerinde kelimelerin olmamasıydı. Ayrıca boyu uzun, genişliği ise kısaydı. Yan yana 10 tane yumruk büyüklüğünde boşluk vardı. Onların altında veya üstünde hiçbir şey yoktu, yani bu bir 1x10’du. Ve ilk boşlukta kırmızı bir sıvı ile dolu olan cam şişe resmi vardı. Hemen yanında ise 5 yazıyordu. Bu şey sesin hakkında konuştuğu iksirmiş gibi duruyordu. İkinci boşlukta ise tahta bir mızrak vardı. Ona bilinçsizce yaklaştığımda, elim pencereye doğru uzandı.

Uwoah!

Daha şaşırtıcı olan şey ise elimin diğer taraftan çıkmamasıydı. Bu gerçekten elimin pencerenin ‘içinde’ olduğunu hissettiriyordu. Şaşkınlıkla elimi salladım, ancak elime dokunan bir şeyi hissedince durdum. Kalın ve uzun bir şeydi. Bu bir… mızraktı! Refleksif olarak kavradım ve pencereden dışarı çektim. Beklendiği gibi, elimde keskin-görünüşlü tahta bir mızrak vardı. Ona bakarken, önümde küçük bir pencere belirdi.

[Keskin Tahta Mızrak (Normal)

Dayanıklılık – 70/70

Saldırı – 10

Kuşanma Sınırlaması – Yok

Açıklama – Acemilerin kullanması için harika tahta bir mızrak. Hiç bir özel yeteneği yok.]

Mm.

 

Dürüst olacağım. Bunun ne anlama geldiğine dair hiç bir fikrim yoktu. Daha önce hiç oyun oynamamış benim gibi biri için ‘acemi silahı’ ve ‘basit silah’ tabirleri oldukça yabancıydı. En azından , bu silah kullanabileceğim bir şeydi. Bu yeterliydi.

 

Tahta mızrağı sırtıma astım ve iksir denen şeyleri kontrol ettim. 100 HP* yenileyebileceğini söylüyordu, ancak bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum. Bunun kimin sesi olduğunu bilmiyordum, ancak bunun nazik bir noona**’ya ait olduğunu sanıyordum, onun bana söylediği gibi, ‘Durum Ekranı’ diye bağırdım.

/*/ Hit Point - Hayat Puanı

/**/Noona korecede abla demek.

[İsim: Kang Shin     Irk: İnsan     Cinsiyet: Erkek

Sınıf: Yok     Unvan: Yok     Rank: Bronz 9

Seviye: 1

HP – 240/240     MP – 0

Kuvvet – 18     Çeviklik – 16     Bünye* – 17

Zeka – 5     Büyü – 0     Karizma – 7     Şans – 10

Yetenek – Düşük-düzey Savaş Sanatları (Sv 4), Düşük-düzey Mızrak Tekniği (usta), Ora-düzey Mızrak Tekniği (Sv 3)]

/*/ Constitution,  ileride Dayanıklılık olarak değiştirebilirim

 

Garip. İki tane sıfır görüyorum. Ve eğer kuvvetim 18 iken zekam 5 ise, bu kuvvetimin yüksek olduğu anlamına mı geliyor yoksa zekamın düşük olduğu mu?

 

HP ne MP ne amk?

 

[HP hayatınızı temsil eder. Canavarlar tarafından saldırıya uğradığınızda, HP’niz düşecektir. 0’a ulaştığında ise zindandan atılacaksınız. Bu durumda atıldığınız zindana bir hafta süreyle tekrar giremeyeceksiniz.] [MP mananızı temsil eder. Büyü yapmakta ve yeteneklerinizi aktive etmekte kullanılır. Qi de denir.]

“Qi!”

 

[MP’nız 0. Diğer bir deyişle hiç Qi’niz yok.]

Nasıl elde edebilirim?

 

[Dünya dışı alemlerden gelenler vücutlarında mana toplama yöntemlerini bilirler. Aynı zamanda, zaten manası olan kişiler zindan katlarını temizleyerek ve seviye atlayarak manalarının miktarını arttırabilirler.]

Seviye atlamak mı?

 

[Size yakında açıklanacak, şu anda Kang Shin-nim’in MP toplamasının hiçbir yolu yok.]

Elde etmek için ne yapmam lazım?

 

[Öncelikle bir yetişim metodu elde etmeniz lazım.]

Peki onu nereden bulacam?

 

[Zindan katlarının sonundaki Kat Dükkanından satın alabilirsiniz. Not, ancak 10. kattan sonraki Kat Dükkanlarından satın alınabilir ve oldukça pahalılardır.]

10. kat! Şu anda 1. katta olduğuma göre, sadece 10. kata kadar tırmanmam lazım, değil mi?

 

[Bu doğru.]

Fiyatı ne kadar? …50,000 won’u geçer mi?

 

Orta okul 3. sınıftaydm ve aylık harçlığım 10,000 won’du, 50,000 won muaazzam bir miktardı. Ben merak içindeyken, ses yanıt verdi.

 

[Kat Dükkanında satılan şeyleri won ile satın alamasın. Alış-verişte yalnızca altın ve Zindandaki yaratıklardan düşen canavar kalıntılarını kullanabilirsin.]

Altın!

 

Tamam, umut vardı! Anladığım kadarıyla, zindanda canavarlar vardı ve öldüklerinde altın düşürüyorlardı. Hepsini yenerek 10. kata çıkabilirdim. Kat Dükkanı denen yerden mana yetişim metodu satın alabilirdim. O zaman, sonunda Qi elde edebilecektim! Böylece babamın rüyalarını da gerçekleştirebilirdim!

 

Beynimin tüm bunları kavrayabilme yeteneğinden korkmuştum.

 

Tabii ki, beynim daha ‘bu kadar kolay olsaydı, babam da yapardı’ şeklinde düşünmekten acizdi. Zekam 5’di ve seviye 1’deki ortalama birinin statlarının 10 civarında olduğunu ancak bir yıl sonra öğrenebildim. Hatta neden zindan kaşifi olmak istediğimi bile unutmuş, kendimi tamamen Qi elde etmeye adamıştım.

 

Canavarların yaşadığı yeri nasıl bulacağımı sorarak noona’ya keşfe başlamak istediğimin sinyalini verdim. Noona bana nazikçe ‘Keşif Başlasın’ diye bağırarak başlayabileceğimi söyledi. Bunu duyduğum anda bağırdım.

 

Keşif Başlasın!

 

Ardından beni çevrelemiş olan bütün pencereler bir anda yo oldu ve uğursuz bir aura etrafımda toplanmaya başladı. Birkaç meşale söndü ve sadece bana en yakın olan kaldı, ancak o güçlü bir şekilde yanıyordu. Her tatilimde babamla birlikte dünyayı gezdiğimizden dolayı, karanlık beni rahatsız edemiyordu. Ancak, cildimdeki karıncalanma hissi tedirgin ediciydi. Sonra, daha önce hiç hissetmediğim bir varlık hissettim.

 

Tahta mızrağımı tutarak gardımı aldım. Bu varlık Amazonlarda dövüştüğüm 10 metrelik anakonda gibiydi…!

 

Sss, sss. Anakondaların her yönden bana doğru süründüklerini duyabiliyordum ve yutkundum. Sadece benim gücümle bir anakondayı yenemeyeceğimi biliyordum. Daha önce, babam ve ben tek bir anakondayı ben dikkatini çekerken ve babam ard arda darbe indirirken bile zar zor yenmiştik. Ancak onlardan birkaç tanesini yenebilir miydim? Tek başıma? Sonunda biir zindan kâşifi olduktan hemen sonra dışarı atılmak istemiordum!

 

Bunu düşünerek, tahta mızrağıma sıkıca tutundum. Onların karanlıktan çıkışını izledim ve gözlerim genişçe açıldı.

 

Uwaaa…aah?

 

50 cm uzunluğunda ve 30 cm genişliğindelerdi. Bana doğru çalışkan bir tavırla sürünmekte olan şeyler birer jöle topu gibi görünüyorlardı. Bu şeyleri anakondalarla karşılaştırmak… Anakondalar için üzgün hissettim. Bu şeylerin canlı olup olmadıkları bile şüpheliydi. Kontrol etmek için birine mızrağımı sapladım ve kolay bir şekilde delindiğini gördüm.

 

[Slime Parçası buldunuz.] [1 altın buldunuz.]

Bir gürültüyle beraber patladı. Yerimde aptala dönmüş bir şekilde kalakaldım, ancak kısa süre sonra bir keyif narası atıp yerimde sıçradım.

 

Whoo! Artık bir zindan kâşifiyim!

 

Efsanevi arenanın perdeleri zindan kâşifi Kang Shin için kalkıyor!

 

… Yada daha iyilerini görmeden önce öyle düşünmüştüm. Sert gerçeklikle yüzleşmem uzun sürmedi.

 

Bunu ilk hissettiğimde saldıran bal arılarını geçerek 2. kattan 3. kata çıkıyordum. Görece daha kolay olan 1 ve 2. katlarla karşılaştırıldığında, 3. katta karşıma çıkan goblin denen canavarlar bana sıkıntı yarattılar.

 

İlk başta, HP’min nasıl 0’a düşüp zindandan atıldığımı bile fark edemedim ve bu yüzden bir hafta boyunca zindana geri giremediğim. Ertesi hafta, dişlerimi gıcırdattım ve zindana girdim. Ancak o zaman neden öldüğümü anladım. Zehirli dart okları. Goblinler zehirli dart oklarıyla beni vurmuşlardı ve tamamen hissizleşmiştim.

 

Canavarlar bana vurduklarında genelde babamın bana vurduğu zamanlardaki kadar acıyordu. Ancak hissizleştiren zehir yüzünden, acı falan hissedememiştim. Hiç acı hissetmemek düşünülenden çok daha korkunç bir şey. Onlardan çok fazla olduğu için her bir zehirli dart okundan kaçınmak oldukça zordu. Sonuç olarak canım defalarca 0’a düştü ve tam bir ay boyunca zindana giremedim. Sonunda babamdan tavsiye istedim.

 

Baba, goblinler bana sürekli zehirli dart okları atıyorlar.

 

Hm? Çoktan 3. kata ulaştın mı? Daha üç ay bile olmadı.

 

Ben hızlı mıyım?

 

2. kata ulaşmak babanın tam bir yılını almıştı.

 

Babamın altıncı hissi geliişmediğinden yaklaşan slimeları hissedemediğini öğrendim. Sonuç olarak girişken bir hale gelmesi bir yılını almıştı. Zindandan atıldığında bir hafta geri giremediğinden bu kadar uzun sürmesi şaşırtıcı değildi. Ben bile bir aydır hiç ilerleme kaydedememiştim.

 

Demek şu anda 3 seviyesin ha?

 

Yep.

 

Zindan katını temizlediğinde, seviyen 1 artıyordu ve 5 fazladan stat kazanıyordun. Bu sayede kuvvetini, çevikliğini, bünyeni, zekanı ve diğer statlarını yükseltebiliyordun. Zekamın 5 olmasından rahatsız olduğum için 2. seviyeye ulaştığımda tüm stat puanlarımı zekaya vermiştim. Bu sayede zekam ortalama bir insanın seviyesine çıkmıştı.

 

Tabii ki, zekam yükselmiş olsa bile, yıllardır gerçek hayatla bağlantım zayıf olduğundan dolayı 10. kata ulaşmamın kolay olacağını düşünüyordum. Seviyem 3’e ulaştığında büyü statımı yükseltmeyi denedim, ancak 0 olan bir stata herhangi bir puan ekleyemiyordum. Sonunda, kuvvete 2, çevikliğe 2 ve bünyeye 1 puan verdim.

 

Biraz paran olmalı o zaman.

 

Para mı?

 

Kafamı eğdim. Para mı? Altınım vardı ancak param yoktu. Zindanda altınla paranın arasında ne tür bir ilişki vardı? Babamın biraz sonra söylediği şey kulaklarımın dikilmesine neden oldu.






Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 780

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 743

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 604

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 585

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 447

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 418

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 411

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 381

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 343

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 109

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 97

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 38

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6291 Üye Sayısı
  • 130 Seri Sayısı
  • 10229 Bölüm Sayısı


creator
manga tr