55.Bölüm Erthyo'nun Rüyası

avatar
953 9

İnatçı Yükselen - 55.Bölüm Erthyo'nun Rüyası


3 gün hızlıca geçti. Erthyo bu 3 günde Çırak seviyesinin orta seviyesine geçmişti. 


  


Çünkü ufak bir sürprizle karşılaşmıştı. Alex ve Hioriyi kurtardığı zaman öldürdüğü 2 Pylos Akademisi öğrencisinin boyutsal yüzüklerinde Ateşin Yok etme özelliğini taşıyan ateşlerden bulmuştu. 


  


Saydam bir kürenin içinde alevler yanıyordu. Erthyo ilk başta ne olduğunu çözememişti fakat tanıdık bir his alınca iyice araştırmış ve Yok etme özelliğinin olduğunu görmüştü. 


  


Ancak çok büyük değildi. Birinde parmak boyutunda, diğerinde tırnak kadar kalmıştı. Bunları arada çalıştıkları belliydi. 


  


Bu iki alevde bir şeyler anlayınca hızlıca orta aşamaya geçmiş ve yok etme özelliği %4 işlenmişti. 


  


Aynı zamanda Su Şeytanı Dalga Yumruğunda da sınırı kırmaya çok yakındı fakat bunun için savaş deneyimi gerektiğine kanaat getirmişti. Ne kadar çalışırsa çalışsın başarılı olamıyordu. Son denemesinde ise kolu kilitlenmiş bir süre kolu çalışamaz hale gelmişti. 


  


Bu yüzden daha fazla deneme yapmadan 1 gününü rahatlamaya bırakmıştı. 


  


Gecenin ortasında Erthyo yıldızlara bakarak uyuyakalmıştı. Ermy yanında ona sarılmış bir biçimde uyuyordu. 


  


Rüyasında bir okuldaydı. Tarih dersiydi ve Erthyo kitabını açmış hocasını dinliyordu. Tombul bir çocuk ve 2 yardakçısı Erthyoyu yarım daire olacak bir biçimde oturmuşlardı. 


  


Erthyo Ortaokul zamanlarında sadece erkeklerin gittiği bir okuldaydı, sonlarda karma* okul oldu. O zamanlar hayatında en çok zorbalığa uğradığı zamanlardı. Kızlar en azından ondan uzak duruyordu fakat erkekler bilerek geliyor ve zorbalık yapıyordu. (Kız erkek karışık.) 


  


Şişman çocuk 2 yardakçısına bir el hareketiyle işaret verdi. 


  


Yardakçılar Erthyo'ya 2 yandan kâğıt atıyor ya da ellerinde ne varsa onu atıyorlardı fakat kalem atacak kadar ileri gitmiyorlardı. 


  


Erthyo bunları görmezden gelerek dersi dinlemeye devam etti. 


  


Okuldan çıkış zili çaldı ve çocuklar dışarı çıkmaya başladı. Erthyoda yavaştan eşyalarını topladı ve çıkmaya hazırlandı. 


  


Şişman çocuk ve yardakçıları Erthyo'nun çıkmasını engelledi ve onu geri itti. 


  


Erthyo 2 tane sıraya çarparak anca durabildi. 


  


Çıkırtt 


  


Kapının açılma sesi geldi ve bir çocuk içeri girdi. Simsiyah saçlı ve mavi gözlüydü. Lüks kıyafetler giyiyordu ve kibirli bir havası vardı. 


  


İçeri girince dışarıdan kapının kilitlenme sesi geldi. 


  


''Teşekkürler hademe. Dışarıda bekle ve kimsenin gelmediğine emin ol.'' Zengin genç kapıya doğru konuştu. 


  


''Pekâlâ ''Dışarıdan kalın bir ses geldi. 


''Tok''


Hademenin kapıya yaslanma sesi odada yankılandı.


  


Zengin genç Erthyo'ya döndü. 


  


''Erthyo ailenin ailemden aldığı borcu ödeme vakti geldi. Para nerede? '' 


  


''Neden bana soruyorsun? Parayı alan ve harcayan onlar. Benim bunla bir ilgim yok. Gidip onlardan isteyin. ''(Erthyo) 


  


''Çünkü sen onların çocuğusun. Bu konuları elbette bilmen gerekir. 'Şişman çocuk Zengin çocuğun konuşmasını beklemeden lafa girdi. 


  


''Dediği doğru. Eğer paramı şimdi vermez isen bazı kötü şeyler yapabilirim. ''Zengin çocuk tehdit edercesine konuştu. 


  


''Ne gibi? ''(Erthyo) 


  


''Dışarıda Büyükannen seni bekliyor değil mi? Babam söyledi ki, eğer parayı vermez isen onu kaçırtacak ve özel şeyler yapacakmış. Duyduğuma göre organ mafyasıyla ilgiliymiş.'Kahkaha atmaya başladı. Sanki bu söyledikleri eğlenceli bir şeymiş gibi. 


  


Erthyo bu sözleri duyunca zihni boşaldı, kadar öfkelenmişti ki şu an onları çiğ çiğ yeme isteği duyuyordu. Büyükannesi Erthyo'nun zayıf noktasıydı. 


  


Cling 


  


Zihninde bir zincir sesi geldi ve Erthyo'nun gözleri kıpkırmızı oldu. 


  


''Bir daha söyle. ''Kemiklere işleyen soğuk bir sesle konuştu. 


  


''Ne? ''Zengin çocuk böyle bir tepki beklemiyordu. Erthyo'nun ayaklarına kapanıp yalvaracağını düşünmüştü. 


  


''Birdaha söyle.'' 


  


''Tabi ki. İstersen 10 kere bile söyleyebilirim. Eğer parayı vermez isen babam dışarıdaki Büyükannenin kaçırtıp, organlarını söktürecek. Belkide eğlenmesi için yaşlı adamlara bile verebilir. 'Bunları söylerken bir saniyeliğine dili dışarı çıkmıştı. 


  


Pu çı 


  


Erthyo bir anda önünde belirdi ve dilin tuttu ve eliyle kopardı. 


  


Ahhhhhh 


  


Zengin çocuk bir feryat kopardı. Ağzından kanlar çıkmaya başladı. 


  


Diğer çocuklar bu sahneyi görünce yüzleri bembeyaz oldu ve kapıya doğru koşmaya başladılar. Zengin çocukta onların önüne geçerek koşuyordu. 


  


Erthyo bunların gitmesine nasıl izin verebilirdi? Bir anda önlerine geçti ve kapının önünde durdu. 


  


Çocuklar koşmaya devam ederken Erthyo önlerine geçti ve Zengin çocuğun boynundan yakaladı. 


  


''Ighh..Arvin... ARVİN!!  Bana yardım et.'' Bunları söyledikten sonra Erthyo çocuğu sınıfın diğer ucun attı. 


  


Crack!!Puuu 


  


Kırılma ve kan fışkırma sesleri geldi. Zengin çocuk yerden kalkamadı fakat ağlama sesleri geliyordu. 


  


Kapını kilidi açıldı ve kaslı bir adam içeri girdi. Çok büyük cüsseli değildi fakat kaslı olduğu belli oluyordu. Temiz bir yüzü vardı ve dik saçları vardı. Elinde bir süpürge tutuyordu. 


  


İçeri girip Erthyo'nun elinde bir dil ve yerde yatan zengin çocuğu görünce yüzü çirkinleşti ve hızlıca yanına gitti. 


  


''Siz üçünüz dışarı çıkın. Sen burada kal''Liam kasvetli bir ses ile çocuklara söyledi. 


  


Şişman çocuklar ve yardakçılar yavaşça kapıya doğru yürüdüler. Erthyo'nun bir harekette bulunmadığını görünce koşmaya başladılar. 


  


Erthyo arkada kaldı fakat adamı gözü görmüyordu. Sadece gözünde o çocuk vardı. 


  


Liam Erthyo'nun önünü geldi ve büyük cüssesi ile konuştu. 


  


''Oi çocuk ne yaptığının farkında mısın? ''(Liam) 


  


''Neymiş? ''(Erthyo) 


  


''Genç efendiyi yaraladın. Bunun için bi şeyler yapmam gerekli.''(Liam) 


  


Dediği anda elindeki süpürgeyle saldırdı. 


  


*** 


  


Dışarıda bir insan kalabalığı vardı. Öğrencilerini almaya gelen veliler her yerdeydi. 


  


Herkes yavaştan arabalarına doğru gidiyordu fakat özellikle 5 kişi bekliyordu. 


  


40-50 Yaşlarında Erthyo'nun büyükannesi bir kenarda duruyordu. Dik bir şekilde duruyor ve elleri belindeydi. Yaşının aksine cildi 30'larında gibi taze ve pürüssüzdü. Arkasında ise bir karı ve koca çifti vardı. 


  


Diğerlerinde 2’si şişman bir adamın arkasında duruyordu. Bir tanesi ise yanına kâhya bulunan 30 yaşlarında pala bıyıklı zengin bir adamdı. 


  


Okulun dışına bağırarak ve ağlayarak 3 kişi çıktı. Bunlar şişko çocuk ve arkadaşlarıydı.  


  


''Baba!!''Şişko çocuk hızlıca babasının yanına gitti ve sarıldı. 


  


''Ne oldu Cam ''Şişman adam oğlunu önüne çekti ve konuştu. 


  


''Hik...Erthyo...Hik..Erthyo Weir'e saldırdı ve dilini kopardı...Hik.''(Cam) 


  


''Ne!!''Zengin adam ve kahyası bunu duyunca hemen yanlarına geldiler. 


  


''Ne dedin tekrar söyle.''Zengin adam hızlıca yanına geldi. 


  


Şişman adam zengin adamı görünce saygılı bir tonla çocuğuna konuştu. 


  


''Cam Efendi Harry'e ne olduğunu anlat.'' 


  


Cam burnunu çekti ve konuşmaya başladı. Büyükannede bu sözleri duymuş ve hızlıca yanına gelerek konuyu dinlemeye başlamıştı. 


  


Cam hiçbir şeyi gizlemeden anlattı. Erthyo'yu nasıl sıkıştırdıklarını, Loylun parayı Erthyo'dan istemesini, tehditlerini ve Erthyo'nun hiddetlenip Weir'in dilini koparmasını. 


  


Konuşmanın bitiminde iki pat sesi geldi. 


  


Pat!Pat 


  


BüyükAnne arkasını dönmüş ve karı-koca çiftine tokadı geçirmişti. 


  


''Eğer para aldıysanız bunu kendiniz ödeyin. Ert'i bu konuya karıştırmayın.'' 


  


Başka bir şey söylemeden içeri gitmeye başladı. 


  


Zengin adamda hiddetlenip arkasından gitti. 


  


Şişman adamda merakından takip etti. Karı-koca çifti ise hızlıca toparlanıp arkalarından izledi. 


  


Bir süre koridorlarda koşturdular ve sonunda kapıya ulaştılar. 


  


Büyükanne kapıyı açtı. Diğerleride onun arkasından kapının için bakıyorlardı. 


  


İçerideki görünce herkes kusmaya başladı. Büyükanne ise gözünü kırpmadan birisine bakmaya başladı. 


  


İçeride Erthyo kaslı Liamın yemek borusunu elinde tutuyordu. Karnında süpürgeyi saplamıştı. 


  


Üstünde hem kendi kanı hem de Arvin’in eti, kanı ve yemek borusu parçaları vardı. Weir arkada hala ağlıyordu. 


  


Erthyo kapı açılınca gelenlere baktı. Büyükannesini görünce hızlıca Liamı bıraktı ve geri doğru koşmaya başladı. 


  


''Ben isteyerek yapmadım...Benden nefret etme büyükanne...Özür dilerim... Özür dilerim...Benden nefret etme. '’ Sayıklamaya sınıfını köşesinde dizlerini tutmuş bir biçimde oturmaya başladı. 


  


Büyükannesi sessiz bir biçimde içeri girdi. Etrafa bile bakmadan doğrudan Erthyo'nun yanına doğru yürüdü. 


  


Yanına varınca elini kaldırdı. 


  


Erthyo tokat yemeye hazırdı, küfür edilmeye ya da dövülmeye hazırdı. Tek istediği Büyükannesinin ondan nefret etmemesiydi. O Erthyo'nun tek dayanağıydı. 


  


Ancak beklemediği bir şey yaşandı. 


  


Büyükannesi Erthyoya sarıldı ve saçlarını okşamaya başladı. 


  


''Senden nefret etmiyorum. Senle gurur duyuyorum. Kendini korudun ve beni korudun. Seninle gurur duyuyorum.'' 


  


Erthyo bu sözlerden sonra ağlamaya başladı. 


  


''Şimdi büyükannen senden uyumanı istiyor.'' 


  


Bu sözlerden sonra Erthyo'nun bilinci kapandı ve derin bir uykuya gömüldü. 


  


*** 


  


Erthyo Dünya ağacının altında gözünü açtı. 


  


''Bu rüyayı görmeyeli uzun zaman olmuştu'' 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24278 Üye Sayısı
  • 839 Seri Sayısı
  • 42171 Bölüm Sayısı


creator
manga tr