İmparator: Kara Elf (İKE) - Bölüm 20 : İz Sürmek


Mozo başını kaldırıp canlıya bakınca tedirginleşmeye başladı. Karşısında ormanın korkulan sihirli canavarlarından biri yer alıyordu. Gece Gölgesi Leoparı'ydı bu sihirli canavar.

 

 

Gece Gölgesi Leoparları oldukça güçlü sihirli canavarlardı ve ağaçların üzerlerinde yaşarlardı. Yüksek hız ve güçlü pençelere sahiplerdi bu sihirli canavarlar. Aynı zamanda Siyah ve gri arası bir postlara sahiplerdi. Yaklaşık olarak 2.5 metre uzunluğunda ve 1.30 1.40 metre eninde ve 1.80 metre yükseklikteydi bu türdeki sihirli canavarlar.

 

 

Gece Gölgesi Leoparlarının bebekleri doğduklarında Temel Ruh Aleminin 3. Seviyesinde oluyorlardı. Yetişkinliklerinde ise Temel Ruh Aleminin 8. Seviyesine kadar yükselebiliyorlardı.

 


Şuan Mozo'nun karşısındaki Gece Gölgesi Leoparı Mozo'nun hissettiği auraya göre Temel Ruh Aleminin 5. Seviyesindeydi. Bu seviye Mozo için ölümcül bir tehlike idi.

 

 

Bunun 2 nedeni vardı. Birincisi Mozo'dan bir seviye yüksekteydi.
İkinci ve en önemlisi ise sihirli canavarların bilindiği üzere kendilerinden 1 2 seviye yüksek rakipleri öldürebilecek güce sahio olmalarıydı.

 

 

Mozo karşısındaki sarı gözlere kilitlenmişti. Sarı gözlerin içinde bir öldürme niyeti yer alıyordu. Bu durum Mozo'nun her türlü savaşmak zorunda kalması anlamına geliyordu.

 

 


Mozo normal bir sihirli canavar ile karşılaşsaydı Yükselme Büyüsünü kulanarak kaçabilirdi. Ancak Gece Gölgesi Leoparları ağaçlarda yaşadıkları için  Yükselme Büyüsünü kullanamazdı. Çünkü o yukarı çıkana kadar Gece Gölgesi Leoparı yukarıda olurdu.

 

 

Mozo ne yapacağını bir kaç saniye düşündü, Gece Gölgesi Leoparı ile bakıştığı sırada. Mozo aklına bir çözüm yolu gelmeyince yapacağı tek şey kalmıştı, ölümüne savaş!

 

 


Mozo hemen elde ettiği Beyaz Bileklikte bulunan birkaç kılıçtan en sağlam gözüken kılıcın elinde ortaya çıkmasını sağladı. Ardından elindeki kılıcı önünde tuttu.

 

 


Mozo'nun elinde kılıç belirince Gece Gölgesi Leoparı hırladı ve keskin dişleri ortaya çıktı. O sırada Mozo'nun vücudundaki kıllar da diken diken oldu. O sırada Mozo'nun aklına bir fikir geldi.

 

 


Mozo'nun aklına gelen fikir olağanüstü bir şeydi. Aklına kendisinde bulunan sihirli canavarlar savaşından kalan sihirli canavar etleri gelmişti. Çok az bir miktarını yemişti ve geri kalan kısmı ise Gizemli Madalyonda depolanmış halde bulunuyordu.

 

 


Mozo hemen bir tane sihirli canavar cesedinin önünde belirmesini sağladı. Sihirli canavar cesedi avı ile kendisi arasında belirince Gece Gölgesi Leoparı'nın gözlerinde şaşkınlık parıltıları belirdi.

 

 

 

Şaşkınlığın ardından Gece Gölgesi Leoparı gözlerini yine Mozo'ya dikti ve hırlamaya devam etti. Bunun ardından bir kaç tane daha sihirli canavar cesedi ortalarında belirdi. Mozo Gece Gölgesi Leoparının ağzından akan salyaları görebiliyordu. Tam noktasına vurmuştu o.

 

 

 

Mozo ve Gece Gölgesi Leoparı arasındaki bu hırlama ve sihirli canavar cesedi meselesi birkaç kez daha devam etti. En sonunda Mozo'da hiçbir sihirli canavar cesedi kalmadı. Bumu üzerine Mozo gözünü Gece Gölgesi Leoparı üzerinde tutarak yaslandığı ağaçtan ayrılıp gerilemeye başladı.

 

 


Mozo yavaş yavaş gerilerken Gece Gölgesi Leoparı da bir tereddüt içerisindeydi. Bir kaç saniyelik bu tereddütün ardından Gece Gölgesi Leoparı ileri doğru adımlar atmaya başladı. Bunu üzerine Mozo elindeki kılıcı sağa sola salladı.

 

 

Mozo kılıcı sallasa da Gece Gölgesi Leoparı Mozo'nun üzerine doğru yavaş yavaş ilerlemeye devam etti. Bunun üzerine Mozo sol elinde Sarı Asma Kadim Gök Alevinin belirmesini sağladı.

 

 


Sarı Asma Kadim Gök Alevi Mozo'nun sol elinde belirince Gece Gölgesi Leoparı durakladı. Sarı Asma Kadim Gök Alevinin ışığı gözlerini ağrıttığı için gözlerini kıstı iki tarafta. Gece Gölgesi Leoparı Sarı Asma Kadim Gök Alevinden tehlike hissiyatı seziyordu. Bunun üzerine Mozo'yu görmezden geldi ve sihirli canavarların etlerine yöneldi, Mozo'yu görmezden gelirken tetikte duruyordu Gece Gölgesi Leoparı.

 

 

Mozo Gece Gölgesi Leoparı'nın onu görmezden gelerek geri çekilmesini görünce rahatlayarak derin bir nefes aldı. Ardından yavaş adımlarla gözünü Gece Gölgesi Leoparı'nın üzerinde tutarak ve kulaklarını da çevredeki seslere odaklayarak gerilemeye devam etti. 

 

 


Mozo Gece Gölgesi Leoparı'ndan yaklaşık 100 metre uzağa varınca ses çıkarmamaya özen göstererek hızla ilerlemeye devam etti. Bir süre sonra ormanın sonuna varmıştı. Arkasındaki ormana dönüp bakan Mozo göğsünü tuttu.  Korktuğundan dolayı hızla ormandan ayrılmaya çalışmıştı. Bu süre zarfında oldukça yorulmuştu.

 

 


Mozo bir süre dinlendikten sonra 5 kilometre civarı uzaklıkta olan Tankara şehrine doğru yürümeye başladı. Şehrin giriş kapılarından orman tarafında olana varınca kapının kapalı olduğunu gördü.

 

 

Şehri çevreleyen surların üzerinde ellerinde meşalelerle dolaşan askerler bulunuyordu. Mozo kapının önünde belirince birkaç asker onu gördü ve bağrışmaya başladılar.

 

 

 

"Hey sen. Ne arıyorsun burada gecenin bu saatlerinde?" diye seslendi surun üstünde gezen muhafızların çağırdığı muhafız çavuşu.

 

 

"Sayın muhafız çavuşu bir gezginim. Her yerde her saatte ve her zaman bulunurum. Yolum buraya düştü, lütfen kapıyı açın." diye acınaklı bir ses tonuyla konuştu Mozo.

 

 

Mozo'nun yüzünü tam göremeyen muhafız çavuşu elindeki meşaleyi ileri uzattı ve sonunda onun yüzünü gördü. Muhafız çavuşu bir an korkarak geri çekildi.

 


"Gece gece bir canlının şehre alınması yasak. Hele birde bu canlı bir kara elfse imkansız." diyerek bağırdı muhafız çavuşu.

 


Muhafız çavuşunun bağırmasının ardından bir kaç kılıç çekilme ve arbalet sesleri geldi.

 

 

"Kara elf uzaklaş buradan. Eğer zorla girmeye çalışırsan kirpiye dönersin." diyerek arkasındaki muhafızları gösterdi muhafız çavuşu.

 

 

Bunun üzerine Mozo iç çekerek kapıdan uzaklaşmaya başladı. Surlardan bir kaç yüz metre uzakta durdu. Şuan muhafızların onu göremeyeceği bir mesafedeydi.

 

 

Mozo içeri nasıl gireceğini düşünürken aklına parlak bir fikir geldi. Hemen uygulamaya koyulmak için surları taradı.

 

 


Sur 20 metre civarında bir yükseklikteydi. Bu yükseklik Mozo için bir cennetti. Mozo ardından surun üzerindeki muhafızların hareketlerini izledi ve surlar üzerindeki boş kalan yerleri öğrenmeye çalıştı.

 

 


Mozo 10 dakika kadar bir süre devriye gezen muhafızların hareketlerini inceledikten sonra surun üzerindeki muhafızların gitmediği ve kontrol etmediği bir yer görmüştü. Bu yer şehre giriş kapısından 500 metre solda bulunuyordu.

 

 


Mozo yavaş ve sinsice, kendini belli etmemeye çalışarak, o noktaya doğru ilerledi. O noktanın altına geldi. Ardından derin bir nefes alarak yükselme büyüsünü kullanarak 20 metre uzunluğunda gözüken surun iki metre üstünde havada asılı kaldı.
Ardından kendini surların üzerine attı.

 

 

 

Mozo surların üzerine düşünce bir kaç metre yuvarlandı. Ardında etrafı inceleyerek muhafızların görmediğinden emin olarak ayağa kalktı. Sonra bir daha yükselme büyüsünü kullandı.

 

 

Yükselme büyüsü sadece yükselmek için kullanılmıyordu aynı zamanda alçalmak içinde kullanılıyordu. Mozo yükselme büyüsünü başarıyla kullandıktan sonra surların ötesine başarıyla indi. Ardından kendini muhafızlara göstermemeye çalışarak hızla Tankara Şehrinin sokaklarına karıştı.

 

 

. . . . .

 


Mozo'nun bulunduğu mağaranın altındaki şelalenin orada

 

 

Kinto Alev'in oğlunun cenazesi töreni günel batmak üzereyken bitmişti. Ardından Kanlı Alev Klanının suikastçisi olan kara elf bir kaç hazırlık yapmış ve Kanlı Alev Klanı Klan Lideri Kinto Alev'in oğlunun öldüğü bölgeye gelmişti.

 

 


Buradaki ayak izlerini birkaç kez kontrol eden kara elf nehirin yanında bir elbise parçası bulmuştu.

 

 

Mozo Memo Alev ve grubu ile savaştıktan sonra Su Ejderi Klanından ölen kişinin cesedini nehre atmıştı saygısından dolayı.

 

 


Elbise parçasına dikkatle bakan kara elf soğuk bir sesle fısıldadı.

 

 

"Su Ejderi Klanı..."

 


Ardından izleri yeniden kontrol etti ve kaçırdığı bir detayı fark etti. Savaş izlerinden ayrılan hafif bir ayak izi vardı. Ayak izini takip edince karşısına  uçurumun duvarı çıktı. Bunun üzerine başını kaldıran kara elf uçurum duvarını inceledi. Yukarıdaki mağarayı görünce dudaklarının köşesi kıvrıldı.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Premium Seriler

Against The God
Battle Through the Heavens
Coiling Dragon
Heavenly Jewel Change
I Shall Seal The Heavens
Mavi Elma
Swallowed Star
The Dark King
True Martial World

Sosyal

Duyurular


Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 596

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 545

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 464

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 447

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 358

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 324

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 305

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 276

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 251

Chaotic Sword God
Chaotic Sword God
Beğeni Sayısı: 246

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 88

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 79

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 55

İmparator: Kara Elf (İKE)
İmparator: Kara Elf (İKE)
Beğeni Sayısı: 52

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 47

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 37

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 30

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 28

Unkown Realm: Discovery
Unkown Realm: Discovery
Beğeni Sayısı: 25

Epik Orkun'un Yükselişi
Epik Orkun'un Yükselişi
Beğeni Sayısı: 24

Site İstatistikleri

  • 4191 Üye Sayısı
  • 148 Seri Sayısı
  • 7700 Bölüm Sayısı


creator
manga tr