Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Ejdertanrı Efsanesi - 54. Bölüm


Roselia uyandıktan kısa bir süre sonra Rose da uyandı. Roselia’nın aksine hiç bir şikayette bulunmadı fakat tıpkı Roselia gibi mutluluktan ağladı.

 

Satou’nun onu yatıştırması Roselia’nınkinden bile zor olmuştu.

 

En sonunda iki kızı da başarıyla sakinleştirmeyi başardı. Yine de dördü birlikte bir süre daha yattılar.

 

En sonunda ortağı da uyanmıştı. Satou, ortağını kızları korusun diye savaşa gitmeden önce kızların yanına bırakmıştı. Bu nedenle savaşta neler olduğunu bilmiyordu.

 

Satou’nun uyanık olduğunu görünce hemen diliyle efendisini yaladı.

 

Bir yandanda zihninde tam anlamıyla bir soru yağmuruna tutuluyordu.

 

Satou elinden geldiğince olan olayları kısaca özetledi. Savaşın başlangıcından, hatırladığı katliama kadar her şeyi kısaca olabilecek en özet haliyle anlattı.

 

Lucina’nın Satou fazla detaylı anlatmadığından merak ettiği bir çok şey olsa da ortağının şu an oldukça huzurlu olduğunu fark ettiğinden onu sorularla fazla sık boğaz etmek istemedi.

 

Sessizlik kimi zaman korkutucudur. Fakat garip bir biçimde insana huzur veren şey yine sessizlikti.

(benden alıp millete satma hıyar bozması)

 

Satou’ya göre bu huzuru sağlayan şey sadece sessizlik değil sevdiği iki güzelle birlikte yatmasıydı.

 

Yatmak demişken Satou’nun aklında garip bir düşünce belirdi.

 

Rose ile hiç… yapmamışlardı değil mi?

 

Bunu düşünürken şehvet kanında pompalanmaya başlasa da zorla düşüncelerini bastırdı ve şu anın tadını çıkartmaya karar verdi.

 

Sex her zaman yapılırdı. Fakat böylesine hoş bir ortam oldukça nadir bulunurdu.

 

Arada bir kızlar neler olduğu ile ilgili soru soruyordu. Satou da üstü kapalı cevaplıyordu. Oldukça rahattı. Eğer Damon engellemeseydi detayları bile anlatabilirdi.

 

Kızlar, Satou’nun anlattıklarına kimi zaman şaşırıyor, kimi zaman korkuyorlardı.

 

Satou, kızların her halinin ayrı bir güzel olduğunu düşündü. Onlarla bütün bir gün böyle durabilirdi.

 

Ne yazık ki en güzel şeyin bile bir sonu vardı.

 

Black klanının bir hizmetçisi nazikçe kapıyı tıklatıp içeri girdi.

 

Hizmetçi içeri girdiği an Satou'nun uyandığını gördü ve hemen saygı ile eğildi.

 

"Genç efendinin uyandığını bilmiyordum. Lütfen kabalığımı mazur görün."

 

"Sorun değil. Eee hangi rüzgar attı seni buraya?”

 

Bu hizmetçi klandaki baş hizmetçilerden birisiydi. Aynı zamanda yakın olduğu kişilerden birisi sayılırdı. Bu yüzden böyle rahat konuşabiliyordu.

 

“Hanımım, hem sizin hem de genç leydiler için endişelendi. Bu nedenle hem uyanıp uyanmadığınıza bakmam hemde onları yataklarına yönlendirmek için geldim.”

 

Satou ile sevgili olunca Rose’un statüsü şok edici bir hızla arttı. Her ne kadar henüz resmi bir şey olmasa da tüm hizmetkarlar bunun kesin olduğunu düşündüğünden Rose ve Roselia için “genç leydi” diyorlardı.

 

Satou bir an düşündü ve cevap verdi.

 

“Tamam. Şimdilik ailem dışında uyandığımı kimseye söyleme. Anlaşıldı mı?”

 

Hizmetçi nedenini merak etse de sorgulamaya cüret edemedi.

 

“Anlaşıldı genç efendi. Şimdi izninizle ayrılıyorum.”

 

Hizmetçi çekildikten sonra oda yine sessizleşti. Satou bu durumun olabildiğince uzun sürmesini istiyordu. Çünkü uyandığı anlaşıldığı an sakin 1 dakikası bile olmayacaktı.

 

Rose ve Roselia bu konu hakkında bir şey söylemediler. Nasıl Satou’nun düşündüğünü anlamazlardı ki?

 

Rose ona en yakın insanlardan birisi olarak düşüncesini kolaylıkla tahmin edebilmişti. Roselia ise hem ona yakın birisi olarak hem de yakın olmasa bile bir krallığın prensesi olduğundan bu tip şeyleri anlaması oldukça normaldi.

 

Bu nedenle kimse bir şey sormadı ve havadan sudan farklı farklı konulardan konuştular.

 

Rose’un bilgi dağarcığı Roselia ile karşılaştırınca oldukça sığdı. Fakat Roselia onu hiç bir şekilde eleştirmedi veya aşağılamadı. Tam aksine bilmediği şeyleri sabırlıca açıkladı.

 

Satou ise açıkçası Roselia’nın bu tavrını görünce mutlu olmadan edememişti.

 

En saf dahilerin bile kendince kibirleri olurdu. Bu nedenle Roselia’nın Rose’u aşağılamasından endişeleniyordu.

 

Neyse ki Roselia da kibrin gramı bile yoktu da oldukça samimi bir şekilde sohbet edebiliyorlardı.

Noir: Yoh kibir insanı insan yapar, kibir kat azıcık.
YN: Kibirli karakterde geli- Öhöm bakarız :)

 

Satou da muhabbete katılmış iken anne ve babasının ne zaman geleceğini merak ediyordu. Aslında gidip kendisi görebilirdi. Fakat klanda gözükmek istemiyordu.

 

Neyse bu şimdilik önemli değil. Gelirler nasıl olsa diye düşündü Satou.

 

Kısa süre sonra ilk gelen kişi annesi oldu.

 

Leina, oğlunu uyanık görünce gözleri doldu.

 

“Şükürler olsun. Şükürler olsun ki iyisin.”

 

Leina’nın geldiğini gören kızlar Satou ile Leina rahat olabilsinler diye yataktan kalktılar. Satou bir şey söylemedi.

 

Annesini bu halde görünce içi acıdı ve gözleri doldu.

 

Annesinin de gözaltında torbalar vardı. Saçları karman çormandı ve yağlıydı. Dışarıdan birisinin bile içi acırdı.

 

Satou’nun yanındaki kızlar kalkınca -ve Lucina da ayrılınca- Leina, oğluna sarıldı.

 

Satou ne yapacağını bilemedi, o da sarıldı. Aynı zamanda kalbi ısınmıştı. Annesinin onu böylesine düşünmesi kalbini ısıtmıştı.

 

Aynı zamanda Satou da üzgün hissediyordu. Annesinin üzülmesi büyük ölçüde onu etkilemişti.

 

Hatta konuşurken bir an sesi titredi.

 

“A… Anne ben iyiyim. Bak bir şeyciğim yok… Ağlama anne. İyiyim bak.”

 

Leina bir şey söylemedi. Sadece daha sıkı sarılıp oğlunun kokusunu içine çekti.

 

Anne oğul sessizce bir süre böyle kaldılar.

 

Annesinin bu şekilde davrandığını görünce -mirasta ki anlarında etkisiyle- kendini daha fazla tutamadı, gözleri doldu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı.

 

Anne, oğul içlerindeki endişe, üzüntü vb. duygularını bu şekilde üzerlerinden atıyordu.

 

Kısa bir süre sonra Leina Satou'dan ayrıldı. Leina gözlerinde kalan gözyaşlarını eliyle temizledi. Satou da aynısını yaptı.

 

Onun için bu şekilde ağlamak büyük bir nimetti. O ölümsüz mirasında yaşadığı acı dolu vakti üzerinden atıcak bir anı bile olmamıştı. Hep içinde tutmuştu. Annesine duyduğu özlem de bu denkleme eklenince dayanamayıp patlayıvermişti.

 

Bu onu biraz da olsa rahatlatmıştı. Artık daha rahattı.

 

Ortamda kısa bir sessizlik oldu. Bu sessizlikte iki tarafta tek bir söz bile söylemedi. Çünkü kendilerine gelebilmeleri için sessizliğe ihtiyaçları vardı.

 

Tabii bu sessizlik oldukça kısa sürdü. Leina muhabbet açmak amacıyla “Ee akademi de neler yaptın?” diye soruverdi.

 

Akademi konusu açılınca Satou gülümsemeden edemedi. Hayatına en büyük etkisi dokunan yerlerden birisi bu akademi olmuştu.

 

Satou kısa bir süre düşündükten sonra olabilecek en hafif şekilde akademi de yaşadıklarını anlattı.

 

Böyle olmasına rağmen kadın yeri geldiğinde korkmuş, hatta iyi olduğuna emin olmak için onu bir kaç kez kontrol bile etmişti.

 

Satou haline gülse mi ağlasa mı bilemedi. Onbeş gün önce koskoca bir orduyu katletmişti. Fakat anlattığı en mütevazi hikayede bile onun için endişelenmişti.

 

Fakat bu durum aynı zamanda kalbinin ısınmasına neden oldu.

 

Bu sıralarda hafıza sarayında duran Damon istemsizce iç çekip, 'Anne sevgisi gerçekten bir başka… Katliam yaparken tereddüt etmeyen bir canavarı anında en uysal kediye çevirebiliyor… Keşke zamanında biri benimle böyle ilgilenseydi… Belki o zaman bu kadar kötü olmazdım…' diye mırıldanırken bir kez daha iç çekti.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1200

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 992

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 782

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 600

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15279 Üye Sayısı
    • 722 Seri Sayısı
    • 33452 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr