"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Ejdertanrı Efsanesi - 53. Bölüm - İhtiyar ile Konuşma


Satou oldukça yumuşak bir yatakta uyandı. Kendini ölümüne savaşmış gibi yorgun hissediyordu. Satou, bunun vücudunun dönüşümü kaldırmamasına yordu. Dikilmeye çalıştığında vücudunda ağırlıklar hissetti.

 

Gözlerini araladığında oldukça şaşırdı.

 

Göğüslerinde Rose ve Roselia yatıyordu. Göbeğinin üstünde ise Lucina yatıyordu.

 

Hepsinin gözlerinde göz torbası oluşmuş gibi görünüyordu. Muhtemelen bir kaç gündür uyumamışlardı. Gerçi Lucina’nın öyle mi tam olarak emin olamadı.

 

Satou gülümsedi ve kalbi ısındı. Kızların onu böylesine düşünmesi onu mutlu etmişti.

 

Bu yüzden ayağa kalkmak yerine biraz daha sevdiği kadınlar -ve ortağı- ile birlikte uyumaya karar verdi.

 

 

Bir kaç saat sonra:

 

Satou yatakta sevgilileri -ve ortağı- ile birlikte yatıyordu.

 

Satou’yu uyku tutmamıştı. Bu nedenle kızlara sevgi ile bakıyor onların uyku da iken ne kadar tatlı olduğunu düşünüyordu.

Noir: Ayy romantik errrkek.


Rose ve Roselia şu hayatta belki de en yakın olduğu kişilerdi. Bu nedenle onlara zarar gelmemesi için masum insanları bile düşünmeden katlederdi.

 

Satou birden düşündü. Neden bu tip bir benzetme düşünmüştü ki?

 

Bu şekilde düşünürken zihninden yaşlı bir ses geldi.

 

‘İnsan olmadığından olabilir mi sersem?’

 

Birden gelince ses istemsizce ürktü. Fakat kısa bir süre sonra ne olduğunu hatırladı.

 

Nasılda unutmuştu tüm bu zaman boyunca onu izleyen yaşlı adamı?

 

Fakat nasıl? Henüz Usta alemine ulaşmamıştı ki!?

 

‘Sen öyle zannet!’

 

Satou, kafasında ki yaşlı adamın sesini duyunca zihninden geçirmeden edemedi.

 

‘Aklımı okumayı bıraksan diyorum! Hem ne demek istiyorsun? Ben daha yüksek kademe canavar alemindeyim.’

 

‘Aptal velet hafıza sarayında olduğumdan istemesem de her düşünceni görebiliyorum. Hem ayrıca bir çekirdeğini incelesen ne demek istediğimi anlayacaksın.’

 

Satou hemen çekirdeğine odaklandı. Manası ve türü sayesinde vücudundaki çoğu değişikliği diğer canlılara göre daha rahat algılayabiliyordu.

 

Gördüğü karşısında az daha şaşkınlıktan bağıracaktı. Usta alemindeydi! Bu kadar kısa zamanda Usta alemine ulaşmıştı! Bir an ustasına verdiği sözü anımsadı ve hafifçe yüzü kızardı.

 

‘O kadar kızı ayarttın hala nasıl kızarabiliyorsun aklım almıyor? Eh. Bu da bir yetenek sanırım.’

Noir: İstemsizce gülen tek ben değilim dimi?

 

Satou, Damon’un dediğini duyunca biraz bozuldu. Fakat hemen ardından zihnini bu tip düşüncelerden arındırdı ve vücudunu daha dikkatli incelemeye başladı.

 

Çekirdeği gerçekten Usta alemine ulaşmıştı. Fakat…

 

‘Hey ihtiyar! Usta aleminde olsam da neden bu kadar güçsüz hissediyorum?’

 

Damon iç çekti.

 

‘Daha önce de anlattığımdan kimin mirasını aldığımızı zaten biliyorsundur. Ejdertanrı’nın bu çekirdekte hala bir bilinç parçası bulundurduğunu da muhtemelen biliyorsundur. Bilmesende en azından tahmin etmiş olman lazım.’

 

‘Sen istemeden yaşadığın öfke ile bir tür evrimini başlattın. Normalde insan olduğundan Ejdertanrı genleri tam olarak vücuduna adapte olmuş değildi. Daha çok %25 Ejdertanrı %75 insan gibiydin. Tabii ki bu evrimini tamamlamadan önceydi. Artık %50 Ejdertanrı %50 insan genine sahipsin. Fark ettiysen kanatlarını eskiden içeri sokabilirken şimdi sokamıyorsun. İşte bunun nedeni Ejdertanrı genine daha da yaklaşmış olman. Vücudun doğal olarak bu geni düşmanı olarak görmeye başladı ve uyum sağlamayı reddediyor. Bu nedenle de kanatlarını içeri geçirip saklayamıyorsun.’

 

Satou düşünce aracılığı ile sözünü kesti.

 

‘Tamamda bütün bunların gücümü tam anlamı ile kullanamamam ile ne alakası var?’

 

Damon çıkıştı.

 

‘Sözümü kesme de bir dinle! Oraya gelmeye çalışıyorum. Neyse ne diyorduk? Hah! Yaşadığın tür evrimini geçirirken doğadan haddiden fazla mana aldın. Bu da çekirdeğini anormal hızda güçlendirdi ve vücudunun %50'si her ne kadar Ejdertanrı soyundan olsa da henüz dayanacak kadar güçlü değilsin. Bu sebeple çekirdeğin içindeki Ejdertanrı’nın Bilinci seni korumak adına çekirdeği 6 Ejder Mührü ile mühürledi.’

 

Satou ejder mührünün ne olduğunu bilmese de şu an için önemli olmadığından başka bir soru sordu.

Noir: Hehe bu sınırı ben koydurmuş olabilirim belki.

 

‘Peki nasıl güçleneceğim? Mana geliştirme dışında vücudumu güçlendiremem ki.’

 

Damon bir süre sessiz kaldı. Sonrasında ise acıyan bir ses tonu ile sordu.

 

‘Sakın bana bu gezegende Vücut Gelişimi olmadığını söyleme’

 

Satou anlamadı. Vücut gelişimi de neydi?

 

‘Vücut neyi? Ha! Şu savaşçıların yaptığını mı diyorsun? Derilerini güçlendirmek için kullandıkları savaşçı gelişim tekniğini?’

 

‘Hemen hemen onun gibi bir şey. Neyse şimdi yapman gereken şey sana vereceğim vücut gelişimi ile kendini geliştirmen. Ejdertanrı zamanında bana vücut gelişim tekniği vermişti. Bunu sana aktaracağım.’

 

Satou daha cevap bile veremeden zihnine bilgiler akmaya başladı.

 

Ejderha Kralı’nın Güçlenme Yolu!

 

10 aşamalı vücut gelişimi tekniği!

 

Birinci aşaması ile hiç gelişim yapmamış birisi başlangıç kademe canavara meydan okuyabiliyordu!

 

Üstelik bu sadece birinci aşamaydı. Seviye arttıkça ne kadar göklere karşı gelici olduğu belli oluyordu!

 

Gerçi Satou zaten aşırı güçlü olduğundan bu tip bir güçlenme sadece onun gelişimini kullanabilmesini sağlayacaktı.

 

Ne yazık ki bu teknik güçlü olduğu kadar berbat bir yan etkisi vardı.

 

Her aşama kaydettiğinde tarif edilemez bir acı nüfuz edecekti vücuduna. Nedeni ise basitti. Ejder manasını önce derisine sonra kemiklerine en sonunda ise iç organlarına işlemesi gerekiyordu.

 

Ejder manasını deriye işleme 1. ve 2. aşamayı oluşturuyordu. Kemiğe işleme üçüncüden beşinciye kadar ki aşamayı, kalan aşamalar ise iç organları işleme aşamalarıydı.

 

Teknik oldukça kısırdı. Bir yerden sonra gelişilmesi mümkün değildi. Fakat yine de geliştirdikten sonra mucizevi etkileri olacağı kesindi.

 

Satou derin bir nefes alıp verdi.

 

‘Tamam çalışıcam. Fakat şimdi izin verirsen sevgililerim ile birlikte vakit geçirmek istiyorum.’

 

Damon homurdansa da bir şey söylemedi. Ne de olsa o da genç olmuştu. Satou’nun halini anlıyordu. Gerçi Damon biraz daha sapkın bir ruha sahipti.

 

...

 

Satou şefkat ve ilgiyle göğsünde yatan kızlara bakıyordu.

 

Kaç saattir hala uyuyorlardı. Satou düşündü.

 

'Acaba kaç gündür baygınım.'

 

Aslında düşüncesine hiç cevap beklemese de Damon'dan cevap geldi.

 

'Yaklaşık olarak 15 gündür baygınsın.'

 

Satou bir an şaşırdı. Kızların neden bu kadar yıpranmış göründüğü şimdi anlaşılmıştı.

 

Satou'nun hem içi ısındı hem de kalbini suçluluk duygusu sardı.

 

Onun için kendilerini bu kadar yıpratmışlardı.

 

Bu sırada kızlardan birisi yavaşça biraz da söylenerek uyandı. Bu kız Roselia'ydı.

 

"Ay! Ay! Ay! Offf"

 

Genelde böyle uyumaya alışık olmadığından her yeri uyuşmuş gibiydi.

 

Fakat bu uyuşmuşluk hissi sadece Satou’nun uyanmasını görene kadar sürmüştü.

 

Satou sevgi ve şefkat ile ona bakıyordu.

 

Satou nazikçe fısıldadı.

 

“Günaydın.”

 

Satou’nun uyandığını görünce ilk tepkisi gözlerinin dolması oldu. Kaç gündür uyanmasını bekliyordu. Gün geçtikçe uyanmayacak diye korkmaya başlamıştı.

 

Ve şimdi uyandığını görünce daha fazla kendini tutamadı. Gözleri doldu ve hızla Satou'ya sarıldı.

 

Satou sarılışına sarılarak karşılık verdi. Gerçi doğru düzgün dikilemediğinden tam olarak sarılmak denilebilirse…

 

Roselia titrek bir ses ile sitem etti.

 

"Bizi ne kadar endişelendirdiğini biliyor musun? Bu dünyada en çok değer verdiğim insanın bir anda bir daha uyanmama tehlikesinde olması nasıl bir his biliyor musun…?"

 

Roselia her ne kadar sitem etse de aslında çok mutluydu uyandığı için. Yine de içindekileri boşaltmadan edememişti.

 

Satou boşta kalan eliyle Roselia’nın yanağına elini koydu ve adeta dünya daki en değerli şeyi tutuyormuş gibi nazikçe okşarken özür diler bir tonda “Üzgünüm... “ diye mırıldandı.

 

Aslında bu kadar süre uyuyacağını o bile düşünmemişti. Ne diyebilirdi ki? Tek diyebileceği özür dilemekti.

 

Roselia da zaten hemen sonra bu sitemkar halini bıraktı. Satou iyi olduğu sürece onun için dünya yansa önemli değildi.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1200

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 992

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 782

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 599

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 599

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15266 Üye Sayısı
    • 721 Seri Sayısı
    • 33437 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr