"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Ejdertanrı Efsanesi - 1. Ortak Bölüm - Ormanda Bir Yabancı


Bu bölüm hiç bir şekilde ana hikayeye etki etmeyip, En Güçsüz İblis'in Yükselişi serisinin yazarı olan Nefret5335 ile birlikte hazırlanmış bir bölümdür. Kesinlikle canım sıkıldığından Satou'ya denk bir rakip çıkartıp dövüştürmedim... Aynı zamanda bu bölümde Satou'nun yeteneklerinin bir kaçını göstermiş bulunmaktayım. Ancak dediğim gibi ana hikayeye hiç bir etkisi bulunmayacaktır.
***

Akademiye dönmek üzere, ormanda yürür iken Satou bir canavar cesediyle karşılaştı. Cesedin neredeyse tamamı yenmiş ancak garip bir şekilde çekirdeği bırakılmıştı. Bunu gören Satou şaşırdı. Ardından yavaşça uzanıp çekirdeği aldı ve aynı patikadan yürümeye devam etti. Patikata yürüdükçe uzun aralıklarla çeşitli yenmiş canavar cesetleriyle karşılaştı ve hepsininde üzerinde çekirdeği duruyordu. Tüm bunları öldüren canlıyı merak eden Satou patikadan yürümeye devam etti.

 

İlerledikçe canavarların bazılarının bir kısmı yenilmiş olduğu halde hala yaşadığı gördü. Bunları görünce Satou içinden gelen bir öfke hissetti. Her ne kadar o da canavar öldürmüş olsa da bu vahşet sıradan bir öldürmeyle tarif edilemezdi. Kendisi hemen hemen bu canavarlar gibi olduğundan mıdır bilinmez tarif edilemez bir öfke hissetmeye başladı. O sırada da ölmek üzere olan zavallı canavarları öldürüp çekirdeğini aldı.

 

Biraz daha yürüdükten sonra bir çarpışmayla karşı karşıya geldi. Garip bir insanımsı yaratık bir orak ile başka bir tür canavar ile savaşıyordu. Bu insanımsı yaratık bu dünyada daha önce hiç görmediği bir yaratıktı. Bu insanımsı yaratığın siyahımsı bir tonda kırmızı 2 küçük boynuzu, sivri dişleri ve 1.55 lik boyu vardı. Karşısındaki canavar ise bir Ghouldu. Ghoullar yoğun katliamların olduğu yerlerde doğarlardı. Bu ghoullar insanda olabilirler hayvanda ancak eğer bir bölge de Ghoul görülürse bilinmelidir ki orası ölüm manasıyla kirlenmiştir. Ghoullar ile zombiler birbirlerine aşırı benzeseler de aralarında bir kaç fark vardır. Bu farklar ise doğduğu yerdeki ölüm manası yoğunluğuyla eşit derece de zekaya sahip olmaları ve ölü veya canlı fark etmeksizin her varlığı yiyebilmesiydi. Satou'nun gördüğü Ghoul ise bir tür kaplana benziyordu. Gerçi Kaplanın neredeyse yarısının iskeleti görünüyordu. Çok ürpertici bir manzaraydı.

 

Kaplan Ghoul anlaşılan ölüm manasının azlığından mıdır bilinmez baya bir salakça saldırıyordu. Karşısındaki garip insanımsı varlık ise bir anda geriye doğru fırladı. Ardından arkasında olan ağacı destek alarak direkt kaplana doğru fırladı. Gözle görülemeyecek derece de hızlıydı!

 

Kaplan Ghoul daha tepki bile veremeden bu insanımsı varlık tarafından parçalara ayrıldı. Bunu gören Satou korktu. İnsanımsının gücünden korkmadı. Elindeki silahın gücünden korktu. En zayıf Ghoulu bile öldürmesi aşırı zahmetliyken bu insanımsı varlığın elindeki orak çok basit bir şekilde parçalara ayırmıştı.

 

İnsanımsı varlık o Ghoul'un yanına geldi. Ardından leşinden küçük bir parça alıp ısırdı. Satou bunu görünce şaşırdı. Ghoullar yoğun ölüm manası taşıdığından etinin içinde yoğun bir lanet bulunuyordu. İnsanımsı ise sadece yüzünü biraz buruşturdu. Ardından Satou'yu gördü. Satou ise bu insanımsıya bakınca gereksiz bir öfke hissediyordu. Bu insanımsının aurasına dikkat edince fark etti ki diğer yarı ölü canavarların vücutlarında bulunan aura kırıntılarının kaynağı bu insanımsıydı.

 

Ancak karşısındaki direkt saldıracak kadar salak değildi. Karşısındaki onunla aynı güçte olduğu belliydi. Bu yüzden konuşmayı denedi.

 

"Selam. Ben ejderha ırkından Satou. Sen kimsin veya nesin ve burada ne arıyorsun?"

 

İnsanımsının yüzünde alaycı bir ifade belirdi. Ardından konuştu.

 

"Ne olduğum seni ilgilendirmez. Ancak adım Akuma ölmeden önce seni öldürenin adını bil yeter."

 

Satou, bu insanımsı varlıkla savaşmak istemiyordu. Ancak bu insanımsı savaşmak istiyordu. Bunu görünce Satou tüm gücünü kullanması gerektiğini hissediyordu. Bu nedenle direkt sırtındaki saklı kanatları çıkartmayı düşündü ve birden sırtından iki siyah kanat çıktı. Ardından Satou yüzüğünden ikili kılıçlarını çıkardı ve Akuma'ya baktı.

 

"Savaşmak istemiyordum. Ancak madem savaşmak istiyorsun. O zaman geliyorum."

 

Satou var gücüyle Akuma'ya atıldı. Akuma da hızla Satou'ya doğru sıçradı.

 

ÇIN ÇIN!

 

Satou'nun ikili kılıçları ile Akuma'nın orağı birbirleriyle çarpıştı. Ardından Akuma 5 adım, Satou ise 4 adım geriledi. Satou ve Akuma birbirlerine şaşkınca bakıyorlardı. İki tarafta şaşırmıştı. Akuma karşısındakini sadece demin öldürdüğünden daha güçlü bir böcek olarak görüyordu. Ancak onunla aynı güçte olması şaşırttı onu.

 

Satou'da benzer bir görüşteydi. O Ghoulu kendisi öldürmeye kalksa baya zorlanırdı. Bu nedenle Satou, Akuma'yı kendinden güçlü olarak görüyordu. Bu nedenle en ufak bir açıklıkta kaçmayı düşünüyordu. Ancak şimdi anladığı kadarıyla Satou, Akuma'yla eşit güçteydi. Satou kılıçların içine ejder manasını aktarmaya başladı. Kılıçların etrafında turuncu bir enerji toplanmaya başladı. Bu enerji tabii ki de ejder manasıydı. Satou hızla rakibine atıldı ve dövüş devam etti.

 

Satou hızla kılıcı Akuma'nın bel tarafına doğru savurdu. Orak ise tam o anda omzuna doğru iniyordu. Bunu gördüğünde Satou direkt geriye çekildi.

 

Ardından içgüdüsel bir şekilde ağzında ateş manasını toplamaya başladı. Bu içgüdüsel yaptığı eylem ile Satou ağzında yoğun bir alev topu oluşturdu ve ağzını açıp o alev topunu fırlattı.

 

BOOOM!

 

Alev topu hızla Akuma'ya gitti ve patladı. Bu sırada da ormanın neredeyse yarısını kül etti. Satou nefes nefese kalmış bir şekilde elleriyle dizlerini tutar iken Akuma da ağır yaralı bir şekilde ağacın birine yaslanmış duruyordu. Satou tam kazandığını düşünürken hiç beklemediği bir şey oldu. Vücudundan simsiyah bir şey fırladı!

 

Satou tepki vermeye fırsatı olmadı. Garip şey vücudunun içinden geçip ortadan kayboldu. Ancak Satou ruhunun derinliklerinde bir şeyler eksilmiş gibi hissetti. Bu hissin ne olduğunu bilmese de neden olduğunu biliyordu. Bu lanet şey ölmeden önce bile ona bir şey yapmıştı. Satou hareket ettiğinde 5 kaburga kemiğinin kırıldığını fark etti. Bu yüzden gitmeden önce kendini iyileştirmek adına meditasyon yapmak zorunda kaldı.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 532

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20554 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28836 Bölüm Sayısı


creator
manga tr