Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

İblis Alvin - Bölüm 7: Yolculuk Hazırlıkları-1


Biraz farklı bir sonuç aldım…

[Kavrama (Aktif, B) Lv1 güçlendirildi, çeviklik 1 arttı. Kolların güçlendirildi.]

Statlarımın kollarımı etkilediğini fark ettim, güçlendirme aktif becerilerim üzerinde kalıcı bir geliştirme yapıyordu, bu gerçekten mükemmel olmuştu. Yandaki B işareti büyük ihtimal güç seviyesini gösteriyordu, güçten çok gelişme seviyesi de denebilir. Şimdi anlamıştım.

Elimdeki yeteneği seviye atlatmak yerine kalitesini güçlendiriyordu, Eskiden C olan bir yetenek B’ye güçlendiğinde daha iyi özellikler veriyordu… Çok basit bir mantık ama benim için çok değişik kapılar açabilirdi.

Bütün gece güçlendirme çalıştım… Bütün yeteneklerimi geliştirmeye çalıştım…….

[Dövüş Cambazlığı Lv1(Aktif, S) – Dövüş alanı senin oyun alanın, her tür ortamda savaşabilirsin. Tüm vücudun sanki kukla ipleriyle zihnine bağlanmış gibi, düşünerek hareket etme seviyesine yaklaştın. Çeviklik ve sağlık 1 arttırıldı.]

Dövüş cambazlığını da geliştirebilmiştim ama pasif becerilerim hala olduğu gibi duruyordu. Ama mızrağımda gözle görülür bir gelişme vardı. Dövüş cambazlığı ve kavramanın beraber seviye atlaması mızrak tarzımı geliştirmişti.

Kavrama bir şekilde Mızrak Ustalığı ile bağlantılı olduğundan onu geliştirmem demek bir nevi mızrak ustalığının da gelişmesi demekti, ama gelişimden sonra cambazlık ve kavrama arasında da küçük bir bağ oluştu. Sanki güçlendirilen yetenekler bir nevi bağlanıyordu.

Dövüş Cambazlığının “S” olması da gözümden kaçmadı. Şimdi mızrağı elimi kullanmadan bile kontrol edebiliyordum, nasıl mı? Kollarımı mızrağın ağırlık noktasına getirip doğru zamanda doğru kaslarımı hareket ettirerek mızrağı kollarım etrafında döndürebiliyordum. Bu tüm vücudum için geçerliydi.

Ellerimde olan mızrağı bir anda havaya fırlattıktan sonra arkasından tekmeyle vurarak gideceği yönü ve döngü sayısını bile ayarlayabiliyordum.

Mızrağı elimden yavaşça bıraktım ve sağ ayağımın üstüne düştü. 70kglık bu süper ağır mızrağı ayağımda yaptığım hareketlerle çember çizdirdim ve bir anda havaya fırlattım ve arkasından sol ayağımla vurarak ona ivme kazandırdım, bu sırada içine biraz rüzgar büyüsü koydum.

Mızrak yatay düzlemde aynı yörüngede durmadan dönerek havalandı ve aşağı dönük ters bir düşük hızlı hortum oluşturdu.

Ve inanılmaz bir şekilde bu hortum beni havalandırabiliyordu.

Buna “Rüzgar Yolu” adını verdim.

Bu tekniği oluştururken karda giden bir karavanın kullandığı taktiği kullandım, kar fırtınası sırasında bir tane araba önden gider ve diğerleri onun arkasından giderdi, böylece rüzgarın şiddetini tek kişi çekerdi ve arkadakiler dinlenirdi. Sonra durmadan yer değiştirerek yol alırlardı.

Ben de mızrağı benim için mükemmel bir yol oluşturmak için kullanıyordum ve rüzgar kuvvetiyle beni çekmesini sağlıyordum.

Başlarda mızrak çok hızlı gittiği için onunla aynı ritmi tutturamasam da zamanla güçlendirmeyi kullanarak hızımı arttırabileceğimi fark ettim, ve bu yeteneği kullanırken kedimi hızlandırmaya başladım. Başta yine kendimi sakatlıyordum ama sonra güçlendirmeyi yavaşça uygulamaya başladım.

En sonunda güzel bir güçlendirme oranı buldum. Vücudumu biraz güçlendirdikten sonra bacaklarıma ve ayaklarıma biraz daha fazla güçlendirme uyguluyordum, çok aşırıya kaçmazsam bu duruşu uzun süre devam ettirebiliyordum.

-Swiiiiish Swshhh

Mızrak sonsuza dek dönmeye ve hareket etmeye devam edemeyeceğinden enerjisinin bitmesine yakın zamanda onun yanına gidip dönüş yönünde biraz kuvvet uygulayıp biraz büyü aktarıyordum.

Metamagician olarak büyü aktarmak bana göre olmasa da daha yeni bir metamagician olduğumdan çok da kasmama gerek yoktu, ileride bu hareketi çok geliştirdiğimde mızrak elimden bıraktığım gibi önümde yayından fırlamış bir ok pozisyonu alacaktı ve onu tuttuğum gibi beni hedefime doğru ışık hızında götürecekti.

Tabi bunlar benim hayal gücümdü…

[<Mızrak Delisi Alvin Vingnir> Lv1]
[Mızrak İblisi]
[Sağlık - 31 Kuvvet - 18 Çeviklik - 20 Büyü - 14]
[Pasif Beceriler – Savaşçı Sezgileri Lv1, Mızrak Ustalığı Lv2,Büyü İplikleri Lv1]
[Aktif Beceriler – Güçlendirme Lv1, Dövüş Cambazlığı[S] Lv1, Kavrama[B] Lv1]

***
Dün geceki çalışmadan sonra gölün kenarında uyuya kalmıştım ama sabah kalktığında üzerime bir battaniye örtülmüştü ve etrafıma garip bir sıcaklık büyüsü yapılmıştı. Hatta çimenlere bile yatırılmıştım.

Uyandıktan sonra göle gittim ve yüzümü yıkadım, arkamı döndüğümde Triss’i gördüm

“Ohh, günaydın Alvin!”

Triss neşeli duruyordu, sabah duş almış olacak ki yanakları kırmızıydı ve çok temiz gözüküyordu. Bugün dünkü uzun elbisesinin aksine mini bir elbise ile siyah çoraplar giymişti. Topuklusu bile vardı, bu giysiyle modern dünyada dışarı çıksa aşırı yadırganmazdı.

“Günaydın.”

“Mmm, Alıştırma yerini beğendin mi? Her sabah buraya gelip manzarayı izlerim, seni yerde yatarken görünce dayanamayıp birkaç şey hazırladım. İyi uyun mu?”

“Hahaha minnettarım, çok sağ ol.”

Selamlaşmadan sonra garip bir sessizlik çöktü, ikimizde ne diyemeyeceğimizi bilmediğindendir öylece oturuyorduk. Ben gölde taşlara oturmuş ayaklarımı suya sokuyordum, o da çimlere oturmuştu.

Bilerek mi yapıyor, gerçekten bilmiyorum ama, ayaklarını dizinden kırmış, genin pozisyonunda oturuyordu ve elleri dizlerini tutuyordu, her şeyi görebiliyordum. ‘Pembe…’

Triss yavaşça kalktı, eteğindeki tozu düzelttikten sonra,” Alvin 2 gün sonra güneye gitmeye başlayacağım, kararını verdin mi?”

“Sen? Sen de mi geliyorsun?”

“Hmm? Bilmiyor musun, ben büyü akademisinin eski büyüler bölümünde asistanım, su büyülerinde ise öğrenciyim, hahah”

Triss gözümde gittikçe büyüyordu… Güneye gitme konusunda tam emin değildim ama büyük ihtimal gidecektim, benimle beraber gelen kahramanların ne yaptığını bilmiyordum ve hiçbiriyle tanışmamıştım. Tek arkadaşım şu an Triss’ti ve onun da güneye gitmesi bana rahatlık sağlayacaktı.

“Olur, gidiyorum! Ama söyleyeyim, ordu yönetmek konusunda hiçbir fikrim yok… Kendimi geliştirip karşı tarafa küçük saldırılar düzenleyerek yardım edebilirim ama ordu yönetmek…”

“Merak etme, orda konuşlanmış orduda generalleri ve askerleri izleyebilirsin, imparator babama dün sordum izin verdi.”

İmparatorun bana bu kadar iyi kalpli olduğunu düşünmemiştim, Triss geçen babasını anlamamı söylese de onun pek de iyi kalpli olduğunu düşünmüyordum. Bu kötü bir şey de değildi zaten, ben iyi miyim ki diğerlerini sorguluyorum? “Teşekkür ederim Triss!”

“Hem sen de öğrenci olarak geliyorsun, ah bu arada. Büyü akademisine kayıt yaptırmak sıkıntılı olduğu için seni benim nişanlım olarak kayıt yaptırmam gerekiyor…”

“NE? %!&I#!!>?!?{# Cough cough” Su içiyordum…

“Uhm… Büyü Akademisine sadece isimli aristokratlar gidebiliyor, kahramanlar Gram Kahraman Enstitüsüne gidebiliyor sadece. Hem büyü akademisine seni sokmanın en kolay yolu buydu, sözde bile olsa benimle bu kadar mı beraber olmak istemiyorsun? Arkadaşız sanmıştım… Büyü akademisi kahraman akademisinden çok daha iyiydi…”

“Cough cough, yok yok ondan değil. Sadece sana layık değilim. Pek etik bilmem hem baya barbarım ve dobrayım, tatlı çocuklarla beni yan yana koyarsan rahat duramam! Hem Hem… Senin nişanın önemli değil mi? İmparatorun ilk kızısın… Duyduğuma göre evlilik yaşına gelmişsin, bu dönemde beraber olmamız ileride sorunlar çıkarabilir… Hem ilerideki eşin temizliğin konusunda senden şüphelenir!”

Ne diyeceğimi bilemediğimden aklıma ne geldiyse saymaya başladım, saçmalamışta olabilirim. Eğer bu oyuna girersem oyun olmaktan çıkacağını düşünüyordum… O yüzden girmek istemiyordum.

“Hik? Waahhh Ühühühü…”

“Niye ağlıyorsun??”

“Kimseyi beğenmediğimden hick, daha hick, evlenmedim… Hem hick, yaşım sadece ühühü hick, 18…”

“Tamam tamam… Bilmiyorum evlilik yaşı düşük sanmıştım.”

“Ben o kadar yardım etmeye çalışsam da beni hep reddediyorsun ühühü hick, beni gerçekten bu kadar mı sevmiyorsun? Tamam oraya gitmeni b-ben hick, istesem de bu senin iyiliğin içindi…”

“Agh… Tamam tamam, ama aristokratlara karşı nasıl davranmam gerektiğini sen öğretirsin ben uğraşamam, hatta beni direkt aristokratla pek müdahil etme tamam mı?”

Gerçekten etikle uğraşacak hiç ama hiç vaktim yoktu, olsa da başka bir şeyle uğraşırdım.

“Hick? hühü, gerçekten mi?”

Triss sulu mavi gözlerini kaldırıp direk olarak yüzüme baktı, çok tatlı bir biçimde göz yaşlarını sildi. Kendimi kaybetmek üzereydim.

“Gerçekten gerçekten…”

Kaybettim.

Triss’i teselli ettikten sonra odama geçip yattım. Hem sabah olduğu için hem de teknik olarak yeni uykudan kalktığım için uyuyamıyordum, ama üzerimde çok ağır bir yorgunluk vardı.

***
Triss odasına gitmişti,” FUFUF HAHAHAH! İŞTE BÖYLE KIZIM!”

Sevinçten dans etmeye başlamıştı, hareketleri çok yumuşak olmasa da vücudu yüzünden bile 10 üzerinden 8 puanı hak ederdi.

“Krkrkrkr sıkıntılı yüzü bile çok tatlıydı, ahh gerçekten rüya gibi. Bunun için gerçekten rol yapma yeteneği kazanmalıyım!”

[Tebrikler! Yapmış olduğunuz eylemler Rol Yapma Lv1 becerisini oluşturdu. Artık karşı taraf size daha çok inanacak ve mimiklerinizi, beden dilinizi daha iyi kontrol edebileceksiniz. Bir politikacının rüya becerisi!]

“…”

Başta bu kadar iki yüzlü bir beceriyi elde ettiği için sarsılsa da sonrasında sevinçten havalara uçtu,” Ahh Babamı onunla nişan yapmama ikna etmem çok zor oldu pfff gerçekten uğraştım. O hala nişanın oyun olduğunu sanıyor puhahahah! Ama böyle yapınca da üzülüyorum… Çok mu yalan söyledim… Humph, verdiğim frikiğin değeri de o kadar zaten humph!”

Triss bir anlık üzüldü ve yüzünü mutsuz bir ifade aldı, ama bir anlıktı…” Boş ver, nasıl olsa onu avcumun içine aldım. Hem bu kötü bir şey değil ki… Hem yalan da söylemedim, gerçekten nişanlım olması gerekiyor, rol ya da değil."

Yüzünü garip bir gülümseme kapladı.

"Aristokrat çocuklarını sevmediği belli, ondan aristokrat çocuklarının çoğunun savaşçı olduğunu gerçeğini saklamam lazım.”

Yatağa atladı ve üzerinde dönmeye başladı, ellerini yanaklarına getirip onları da bir yandan okşuyordu.”Hehehe derslerimiz aynı olacaktı ve ders sırasında hep yan yana olacaktık hehehe, etik dersi vermek bahanesiyle akşamları da yanına da gidebilirim heeheh, o sırada hehehehhheheh krkrkrkrkrk GRGRGRHAHAHRAHRA!

Eğer Alvin orda olsaydı tek diyeceği şey, “Çıldırmışsın” olmazdı. “Kyaaaa!” daha iyi bir seçenekti…




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 773

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9582 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr