Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

İblis Alvin - Bölüm 4: Ejderha Büyücülüğü-1


Güçlendirme becerisinin tam olarak ne olduğunu hala anlamamıştım, yeni dünyaya geldiğim için biraz heyecanlı olduğumdan birine sormak da aklıma gelmemişti, elimde bulunan mızrak becerileri beni kendimden geçirmişti.

Şimdi yeni beceriler elde ettiğimden güçlendirmenin nasıl bir beceri olduğunu merak etmiştim.

Beceriyi çalıştırmak istedim ama net olarak bir şey elde edemedim. Ne kadar denesem de bir şey olmuyordu, sonradan yumruğumu sıkıp elimi güçlendirmeye çalıştım. Bu sefer bir şey yakaladım, etraftaki mana yani büyü -Büyücüler, etraftaki enerjiye mana diyorlar. Aslında mana ve büyü aynı şey ama mana onun pasif hali, büyü ise aktifleştirilmiş hali. İkisi de aynı enerji türü- elime çekilmeye başladı.

Yumruk gittikçe parlamaya başladı ve ışık bir anda yok oldu. Ne olduğunu anlayamadığımdan elimi çeneme doğru getirip çenemi okşamaya başlayacaktım ki sıkıntıyı fark ettim, elim hareket ederken arkasında mavi bir plazma bırakıyordu.

Kollarımı 180 derece açıp dönmeye başladım ve elimin arkasından gelen narin ışığı izledim.

“Hahahahah!!”

Yumruğumu sıktım ve yere hızlıca vurdum,

-CRACK BOOOOM!

Gorilin evinin tabanı sağlam olduğundan sadece çatlaklar oluşmuştu ama patlamanın etkisiyle geri uçmamdan o yumruğun ağır olduğunu anlayabiliyordum.

Güçlendirmeyi ne kadar uygulayabileceğimi denemeye başladım.

İlk başta sağ elimi güçlendirdim, bir sıkıntı çekmedi

Sol elimi güçlendirdim o da sorun yaratmadı, iki elimde durgun halde normal görünseler de hareket edince arkalarında plazmik izler bırakıyorlardı.

Sonra gaza gelip tüm vücudumu güçlendirmeye çalıştım

-BOOOM

***
Uyandığımda kendimi sarayın revirinde buldum, hemşire koluma birkaç bandaj bağlamıştı ve başımdan ayağıma kadar her yerim bandajdı.

“Kuhuhkuhkhukhuu”

Alttan alttan kıkırdamaya başladım, ne olduğunu kesinlikle hatırlamıyordum ama durumumdan anlayabileceğim kadarıyla denemem hoş bitmemişti. Hafıza kaybım olmadığına şükrettim.

Hemşire uyandığımı görünce hemen yanıma geldi, elini yavaşça alnıma koydu. Eli yeşil yeşil parlamaya başladı.

“Sighhh, Bay Alvin! Şanslısınız ki iyileşmişsiniz, eğer hanımefendi özel olarak izlenmeniz gerektiğini söylemese ormanda ölüp gitmiştiniz!”

“Ne? Hanımefendi?”

Biraz şaşırmıştım, ormana gideceğimi birine söylemiş miydim?

“Hanımefendi Triss sizin yıldız ormanına gidebileceğini kraliyet korumalarından birine söyledi. Kraliyet koruması sizi başta kaybetse de aşırı yüksek bir patlama sonucunda sizi buldu, patlamadan ucuz kurtulmuşsunuz”

Hemşirenin dalga geçer bakışlarını görebiliyordum, buraya ne kadar kahraman olarak çağırılsam da daha güçlenmiş sayılmıyor gibiydim…

***
“Teşekkür ederim Jamar.”

Triss bir masada oturmuş önündeki karmaşık büyü kitabını okuyordu, arkasında özel kraliyet muhafızı Jamar duruyordu. Triss yavaşça kitabı kapattı ve ayağa kalktı.

“Tam olarak ne oldu?”

Triss’in gözlerinde garip bir ifade vardı, Alvin’in o hale nasıl geldiğini anlayamamıştı. Alvin girmesi gerekenden daha derine girmiş olsa da ormanın dış tarafının en derin yerinde olsa bile o bölgede o patlamayı yaratacak bir varlık önceden yoktu, zaten olmamalıydı. Ormanın dengesini bozardı.

Alvin’in yaralı olduğunu öğrendiği gibi hemen koleksiyon büyü kitaplarını çıkarıp iz bırakmadan iyileştirme yapabilecek büyüler aramaya başlamıştı. “Hanımefendi, hizmetçilerden bir şey duyduysanız. O tamamen yalan.”

“Efendim?”

Triss, Jamar’a sert bir bakış attı, Jamar devam etti:” Hanımefendi, Bay Alvin patlamanın yanında değildi, patlamanın kaynağıydı. Vücuduna bir anda o kadar çok pasif mana girdi ki nerdeyse ölüyordu, sonra garip bir şekilde tüm enerjiler aktifleşti ve vücudundaki büyü kanallarından içerisindeki tüm aktif manayı saldı. Ormana giderseniz görürsünüz…”

“Neyi?”

Jamar yutkundu, “Gulp… Patlamanın gerçekleştiği yerde minik bir mana alanı oluşmuş.”

“? Benim için çağırılan birinin güçlü ve yetenekli olması tabi ki de normal, gidebilirsin kendim inceleyeceğim.”

Jamar odadan çıktıktan sonra Triss’in bacakları titremeye başladı ve kendini yatağa attı.

“Fufufufufuf”

Bel altından garip kokular gelmeye başladı ve kıyafetleri ıslandı.

“Ha he he he… Mana alanı he he he… Sonunda, sonunda buldum! He he he… Ahh hahh”

Derin derin nefes almaya başladı. “Ahh aşkıma ders vermek için sabırsızlanıyorum! Acaba Tanrıların babama dediği kadar yetenekli mi? Ufufufuf, pek tecrübeliye benzemiyor ve dövüş delisi… Öğrenme hızı da yüksek... Planlarımı anlayabilecek yeteneğe gelmeden onu ele geçirmem gerekiyor.”

Triss fantezi dünyasına girdi… Uzun bir süre oradan çıkacağa benzemiyordu.

Siyah saçlarının üzerinde birkaç parlak ışık çıktı ve saçları uzay gibi gözükmeye başladı, mavi renklerinin üzerinde de turkuaz bir ışık belirmeye başladı.

“Huhh… Heyecanlanınca kendimi kaybediyorum, kendimi kontrol etmem lazım… Hmmm, büyük ihtimal şu an aklından bir kızın ondan hoşlanabileceği bile geçmiyordur, ben de deneyimsiz olsam da onun kadar kalın kafalı olmadığım bariz fufuffu. İlişkimiz ne kadar erken başlarsa o kadar iyi. Umarım kalın kafalı rolü yapmıyordur…”

Triss yataktan zıplayarak masasına geçti ve bir defter çıkarıp üzerinde delice bir şeyler yazmaya başladı. Kütüphanesinden bir sürü kitap aldı ve bir şeyler çalışmaya gece boyu devam etti.

***

Statü ekranımı açtığımda biraz üzülmüştüm, kuvvet ve çeviklik puanlarım 1 azalmıştı ama büyü puanım 1 artmıştı.

Güçlendirme büyüsünü şu an bile tam anlamıyla kullanabileceğimi anlamıştım, ama kullanmaya çalışırsam kendime zarar verecektim ve güçlendirme büyüsünün tüm özelliklerini bilmiyordum.

O mavi ışığın çok garip olduğunu anlamam biraz uzun sürmüş olsa da(Kendimi patlatana kadar anlamadım…) bir şeylerin ters gittiğini anlayamayacak kadar salak da değildim.

Büyüyü böyle yatalak haldeyken deneyesim gelmediğinden zamanımın çoğunu uyuyarak geçirdim, ilk deva bir akşam meditasyon yapmamıştım.

Tam uykuya dalacaktım ki kapıma hızla yaklaşan koşma sesleri duydum, kapı bir anda küt diye açıldı.

Siyah saçlı güzel bir kız hemen odaya girip yatağıma doğru koştu, kendisini hemen tanıdım. Geçen gün ormanı sorduğum prensesti. Adı Triss olmalıydı.

“Bay Alvin! Eğer muhafızıma söylemeseydim oracıkta ölecektiniz-z! Çok korktum!”

Triss yüzünü benimkinin yanına getirip sinirli sinirli nefes almaya başladı, göğsü yükselip alçalıyordu… Benim kızlara olan ilgim yaşıma göre olmasa da seçeneklerimi kimse sorgulayamazdı. “Bayan Triss sakin olun...”

Triss’in gözleri parladı,” Bayan ekini atabilirsin, ben de sana Alvin olarak sesleneceğim!”

“Triss gerçekten bilerek olmadı, sadece yeni gücümü test etmek istemiştim.” Triss’in yanakları daha da kızarmaya başladı, hatamı fark ettim.

“Oh, woow…” Saygınlık eklerini bu kadar hızlı atıp biraz yakınca konuşunda ortamı garip bir hava kaplamıştı.

Triss hemen pozisyonunu düzeltip havayı toparlamaya çalıştı. “Bir şey olmadığına sevindim, dün akşamdan beri kitaplardan iyileştirme büyüleri arıyorum. Bütün gece ayakta kaldım.” Triss başını yere eğdi ve gözleri sulandı, bir anda yüzünü kaldırarak beni zayıf noktamdan vurdu. “Alvin’e bir şey olacak diye çok korktum…”

“Ma—Ma--- ah...”

Çenep açılıp açılıp kapandı ama içinden hiçbir sözcük çıkmadı. “Alvin ne kadar üzerinde büyük bir yük olsa da kendini korumalısın… Babam her şeyi size açıklamamış olabilir ama gözünden babama inanmadığını görebiliyorum.”

Triss devam etti, “Sen nasıl yeni geldiğin bir dünyadaki, yeni tanıştığın bir kişiye güvenemiyorsan benim imparator babam nasıl güvenebilsin?” Yüzünü acı bir gülümseme aldı.

“İmparatorluğu yönetmek sandığından daha zor, orada gördüğün başbakan bile elinde fırsat olsa ailemi devirmeye çalışabilir… İlk fırsatta babamı indirip yeteneksiz prenslerden birini başa geçirebilirler.”

“Oh…” Biraz anlamaya başlamıştım.

“Gördüğün gibi, siz de dünyaya yeni geldiğiniz için birçok yeni insanla bağ kuracaksınız. Bunlardan biri başbakan veya bize düşman olan biri olabilir, eğer babam asıl amacını söyleseydi siz başkası adına çalışmaya başladığınız da ne olurdu? Hem o sırada tüm bakanlar ordaydı, size güvenmesini geçtim onlara nasıl güvenebilirdi?”

Triss’e cevap verememiştim. Demek istediğini biraz anlamıştım, o sırada orada başbakan gerçekten vardı. Hatta imparatordan daha tatlı bir adam olarak görünüyordu.

“Anladım… Bir daha biriyle yeni tanıştığımda her şeyi daha dikkatli düşüneceğim.”

“Mmm, beni anladığın için teşekkür ederim! Şimdi seni iyileştirmem lazım, buraya gel.”

Triss dudaklarını büzüp bana yaklaşmaya başladı,” Ne? Ne yapıyorsun?”

“Krkrkrkrk, ben de senin gibi bir ejderha büyücüsüyüm”

Gözlerim fal taşı gibi açıldı,” Ejderha büyücüsü?”

Şaşkınlığımdan faydalanan Triss bana saldırdı




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1010

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 934

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 773

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 742

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 624

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 544

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 535

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 464

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 430

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 232

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 160

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 115

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 99

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 72

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 9580 Üye Sayısı
  • 250 Seri Sayısı
  • 14499 Bölüm Sayısı


creator
manga tr