Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

I Shall Seal The Heavens - Bölüm 283


Bölüm 283: Tembellik Yapmak



Aslında Meng Hao çeşitli tıbbi haplar yapmamış olsaydı da zehirli hava ona en ufak bir zarar veremeyecekti. Diriliş Zambağı baskılanmıştı ama onun doğa yeteneği hala Meng Hao’nun içindeydi ve böylece bütün zehir çeşitlerini doğal olarak dağıtabiliyordu.



Meng Hao’nun zehirlerden korkusu yoktu.



Ama yıllar önce Kan Ölümsüzü Miras turnuvasında bir çok Gelişimci onun zehir matrisini kolayca geçtiğine şahitlik etmişti. Bunu izleyen biri bu olayla arasında kolayca bir bağlantı kurabilirdi. Bu nedenle zehri dağıtıyormuş gibi görünmek için hap yapmıştı. Fakat onların asıln işlevi kendi aurasını bastırmaktı ve böylece zehirli böcekleri ve havayı etkiliyordu.



Bu tabii ki onun diğer adaylardan tamamen farklı olduğu bir konuydu.



Böyle kendi aurasını bastırmaktan başka seçeneği yoktu. Eğer tıbbi haplarla aurasını baskı altına almasaydı zehirli havayla dolu yolda ilerlerken aurası hemen dışarı doğru patlayacak ve tüm bölge zehirli atmosferden tamamen temizlenecekti.



Aurasını bastırmış olsa bile zehirli hava yine de ona yol açıyordu. Zehirli havanın içinde yürüyebilmek için tam anlamıyla pek bir şey yapmasına gerek yoktu.



Zehirli böcekler ise onun aurasını bastırmış olmasıyla alakalı değildi, sadece ona yaklaşmaya cüret edemiyorlardı. Aslında Meng Hao baskılanmış aurasının kontrolünü kaybedip ondan yeterince uzağa kaçamayan bir böceği anında öldürebileceği konusunda endişelenmişti. Eğer bu olursa kesinlikle dış dünyadaki insanların dikkatini çekecekti.



Bu nedenle yapabileceği en iyi şey tıbbi haplar kullanarak aurası bastırmak, zehirli atmosferin tamamen dağılmaması konusunda son derece dikkatli olmak ve zehirli böceklerin biraz daha normal davranmasını sağlamak olmuştu. Tüm bunlara rağmen dış dünyada oldukça büyük bir hareketlenmeye sebebiyet vermişti.



Fakat bu sadece bir hareketlilikti, Kan Ölümsüzü Miras turnuvasıyla herhangi bir bağlantı kurulmamıştı.



Günler sonra ikinci bölgeye geçen ilk kişi belli oldu, bu kişi tabii ki Ye Feimu idi. Onun arkasından Chu Yuyan geldi ve üçüncü ulaşan da grubun zirvesine yeni gelen Meng Hao oldu.



Diğer yedi kişiden iki tanesi en sonunda ikinci bölgenin kayasına ulaşmış, diğer beş kişi ise hala zehirli havayla dolu yolda kalmıştı. Haplar yapıyorlar ve yavaş yavaş ilerlemeye devam ediyorlardı.



Adaylar iri kayaya ulaştığında hepsi de aynı şeyi keşfetmişti. Mor Qi İplikleri çıkmış ve hap ocaklarına yapışmıştı, ardından onlarla bütünleşerek renklerinin değişmesine neden olmuştu.



Aynı şey Meng Hao’ya da olmuştu. Siyah hap ocağı buna son derece karşı gibi görünse de Meng Hao tarafından baskı altına alındığı için direnç gösterememişti.



Dışarıdaki insanlar hemen bu olay hakkında tartışmalara başlamıştı.



Sadece beş kişi ilk bölgeyi geçebildi ve fark çoktan ortaya çıktı…



Görünüşe göre son aday bu beş kişi arasından biri olacak. Fakat ben hala Ocak Lordu Ye’nin avantajlı olduğunu düşünüyorum.



Aniden Mor Ocak Lordu An Zaihai’nin sesi çınladı. “Mor Ocak Lordu terfi sınavı bir Simya Tao’suna dair simya yeteneği testidir. Geriye düşmek hiçbir anlam ifade etmez. Ben sınava girdiğim yıl ilk iki bölgede en sonuncu olmuştum. Fakat çoğu insanı şaşırtarak üçüncü bölgeyi başarılı bir şekilde geçtim. Zamanınızı şimdiye kadar gördüklerinizi tartışarak değil de bu on seçilmiş simyacının nasıl hap yaptıklarını gözlemleyerek harcarsanız sizin için daha iyi olabilir.” An Zaihai’nin yankılanan sesi hemen çevredeki simyacıların tartışma seslerine son verdi. Hepsi de sessizliğe büründüler ve düşünceli bir şekilde neler olduğunu izlemeye başladılar.



Gördükleri şey gride kalan beş simyacının hepsinin de sakin olduğuydu. Hepsi de farklı farklı yollarla haplar yapıyorlardı ve hiçbiri de en ufak bir başarısızlık tecrübe etmiyordu.



Zaman yavaşça geçti. Meng Hao saatlerdir ikinci bölgenin başındaki iri kayaya düşünceli bir şekilde bakıyordu. Sadece o değil, kendilerine ait yollardaki Ye Feimu ve Chu Yuyan da çatık kaşlarla kayalara bakıyorlardı.



Kayalar yolları tamamen tıkamış durumdaydı. Sadece gerekli şartların sağlanması halinde kayalarda bir yarık açılacak ve geçişe izin verecekti.



Kayanın yanına oturan Meng Hao kendi kendine mırıldandı. “Dört büyük aşama olan Qi Yoğunlaştırma, Temel Kurulum, Nüve Formasyonu ve Gelişen Ruh için tıbbi hap yap. Her birinin tıbbi kuvveti yüzden seksen veya üzerinde olsun ve içinde on milyon bitki ve yeşillik varyasyonundan çeşitler içersin. Eğer kendi eşsiz tıbbi hapını yaratabilirsen, bu kusursuzluk olarak sayılacak…. Gözlerinde düşünceli bir bakış belirdi.



Mor Ocak Lordu sınavının dört bölgesi, içinde Simya Tao’sundaki bir simya yeteneğiyle ilgili pratik testleri içeriyordu. Birinci bölgede şartlara göre hap yapım yeteneği test edilmişti. Farklı durumlarda farklı haplar yapılması gerekiyordu yani esneklik gerekiyordu. Görünüş olarak basit gibi olsa da aslında çoğu Ocak Lordu böyle bir şeyi yapabilecek durumda değildi.



İkinci bölge daha da zordu. Burada temel hap yapım becerisi test ediliyordu. Dört büyük aşama için dört tane tıbbi hap. Tıbbi kuvvetlerinin korunması gerekiyordu ve on milyon bitki ve yeşillik varyasyonunda uzmanlık şarttı.



Bu sınav çok kapsamlıydı ve bu ikinci bölgeyi Ocak Lordu seviyesinin zirvesinde olmayan biri geçemezdi. Hatta bu şartlara sahip biri bile geçmekte zorlanacaktı.



Meng Hao orada bir süre oturarak sessizce düşündü. Bu durum Chu Yuyan, Ye Feimu ve diğer ikinci bölgenin kayasına ulaşan adaylar için de geçerliydi.



Kullanılacak tıbbi bitkilere dair bir kısıtlama yoktu, bütün simyacılar istediğini kullanabilirdi. Aslında kişinin bitki ve yeşillik varyasyonu uzmanlığına göre, kişi basitçe kayanın yüzeyine bir tıbbi bitkinin tasvirini yapınca Göksel Toprakların gücü hayali bir kopya yaratacak ve bu kopya hayali hap yapımı için kullanılabilecekti.



Bunlar sadece hayali kopyalar olsa da, aslında son derece gerçekçi duruyorlardı.



İki seçenek var...” diye düşündü Chu Yuyan. “Birisi kolay olan yol, yani zaten var olan bir hapı yapmak. Ne de olsa sadece tıbbi kuvvet ve on milyon bitki ve yeşillik varyasyonu üzerine şartlar konulmuş.



Diğer yol ise çok daha zor. Yeni bir tıbbi hap yapmak, sıfırdan yepyeni bir şey yaratmak… Bu iki yol kullanılarak en yüksek zirveye ulaşılabilir. Fakat şu açık ki bir Mor Ocak Lordunun yolu… İkinci seçenekte yatıyor!” Gözleri kararlılıkla doldu. Ne de olsa o Büyük Usta Hap Şeytanının çırağıydı, bu yüzden bir Mor Ocak Lordu olarak kendini kanıtlaması gerekiyordu.



Ye Feimu da aynı şekilde düşünüyordu. İri kayaya baktı ve bunun ardından gözlerinde parlak bir ışık yandı, gururlu ve inatçı bir bakışı vardı.



Eğer bir hap yapacaksam...” diye düşündü, “Şimdiye kadar kimsenin görmediği, benim kendi benliğimi içinde barındıran bir hap yapacağım! Bir Mor Ocak Lordu iradesine sahip olduğumu göstereceğim!



Neredeyse aynı anda Chu Yuyan ve Ye Feimu’nun yüzleri azimle dolmuş ve ikisi de ikinci yolu seçmişti.



Diğerlerinin çoğu ise kolay olan yoldan gitmeyi tercih ederken bazıları orijinal haplar yaratma girişimine yönelmişti. Herkes kendi Simya Tao’suna göre kararlarını vermişti.



Meng Hao düşünceli bir şekilde kayaya baktı, burnunun üstünü ovuştururken bir iç geçirdi. Son zamanlarda dört gün boyunca hiç durmaksızın yolculuk etmişti ve şu an tamamen tükenmiş haldeydi. Kayadaki şartların listesine baktı ve yeni tıbbi hap yaratma yolundan giderse daha da yorulacağını fark etti.



Meng Hao kendi kendine mırıldandı: “Zaten var olan bir hap yapmak yepyeni bir şeyle gelmekten kesinlikle çok daha iyi. Yeni bir tıbbi hap yaratmak iyi talih, simyasal aydınlanma ve titiz konsantrasyon gerektirir, aksi takdirde kalite düşük olur… Evet, bu en iyi seçim. Benim analizim kesinlikle doğru. Kalitemi düşürmeyeceğim.” Meng Hao düşündükçe bu fikir ona daha mantıklı geliyordu. Kararını verdi ve tıbbi hapları yapmaya başladı. Sağ elini kaldırdı ve kayaya bastırdı; hemen kaya bir su gibi dalgalandı. Zihninde yüzen tıbbi bitkiler yavaşça karşısında belirmeye başladı.



“Qi Yoğunlaştırma aşaması için bir hap. En basit olanı yapacağım, bir Qi Yoğunlaştırma Hapı.” Elbise kolunu fiskeledi ve kayadan hayali bir hap ocağı çıktı, onu tıbbi bitkilerle beslemeye başladı. Biraz daha düşündükten sonra hap yapım işlemine başladı.



Çok zaman geçmeden Chu Yuyan’ın gözleri açıldı ve güzel elini salladı. Bir hap ocağı ortaya çıktı ve ışıltılı gözleriyle hap yapım işlemine başladı.



Bir tütsü çubuğunun yanma süresi kadar zaman sonra Ye Feimu da gözlerini açtı. Özgüven dolu bir şekilde işe koyuldu.



Dışarıda Şark Doğuşu Dağının zirvesindeki izleyiciler tüm bu olup bitenleri dikkatle izliyordu. Gözleri sürekli ekranlar arasında gidip geliyordu.



Tabii ki ana ilgi ilk bölgede iyi performans sergileyen Chu Yuyan ve Ye Feimu üzerindeydi. Ve tabii ki Meng Hao da sıra dışı bir performans göstermişti ve ona da ilgi yoğundu.



Fakat Meng Hao hap gelişiminin kolay yolunu seçmişti. Şu an bir Qi Yoğunlaştırma Hapı yapıyordu; daha doğrusu bunu yapan toplam yedi kişi vardı.



Kalabalık kayaların üzerideki talimatları görebiliyordu ve bu nedenle düşük tonla durumu tartışmaya başlamışlardı. Bu testin neyle ilgili olduğunu anlamak nispeten daha kolaydı.



Fang Mu bir Qi Yoğunlaştırma Hapı yapmaya karar vermiş gibi görünüyor… Görünüşe bu ikinci bölgede Chu Yuyan ve Ye Feimu’nun çok daha gerisine düşecek.



“Ocak Lordu Ye Feimu’yu uzun zaman önce duymuştum. Onun Simya Tao’su yeteneği zirve seviyede. Görünüşe bakılırsa o sadece sıradan sıradan tıbbi hap yapmıyor gibi. Acaba orijinal bir buluş üzerinde mi çalışıyor?



Lin Hailong hafifçe gülümseyerek An Zaihai’ye döndü ve konuşmaya başladı: “Chu Yuyan da büyük ihtimalle orijinal bir tıbbi hap yaratıyor… Bunu yapma özgüveni göstermek bile basitçe övgüye değer bir şey.



An Zaihai hafifçe başını sallayarak onayladı. On ekrana bakarken yüz ifadesi sakindi. Meng Hao’yu gördüğünde ve yaptığı işi fark ettiğinde hafiften neşelendi. Onun düşüncesine göre, Meng Hao orijinal bir buluş yapmanın onun bu kritik noktayı geçmesine olanak sağlayacağının farkında olduğunu biliyordu, ama o bunun yerine zaman ve güç anlamında tasarruf yapmaya karar vermişti.



Zaman hızla akarken göz açıp kapayıncaya kadar üç gün geride kaldı. Meng Hao yüzde seksen tıbbi kuvvete sahip bir Qi Yoğunlaştırma Hapının yanı sıra benzer kalitede bir Temel Kurulum Günü yapmıştı. Şu an ise Nüve Formasyonuna uygun olan bir Ruhsallaştırma Hapı üzerinde çalışıyordu.



Meng Hao daha önce Gelişim Merkezi sebebiyle böyle bir hap yapmakta zor anlar yaşayacaktı. Fakat şimdi on Tao Sütununa sahipti ve Temel Kurulumun büyük döngüsünde olan biri için basit, sıradan bir Ruhsallaştırma Hapı biraz çaba gerektirse de çok zor olmayacaktı.



Aslında Meng Hao bir yandan hap yaparken bir yandan da dinleniyordu. Günlerdir Mor Doğu Dağında olduğundan şu an enerjisinin bir kısmını yenilemiş durumdaydı. Artık yorgunluk hissetmiyordu ve hap yapım işlemi öncesine göre biraz daha hızlanmıştı.



Fakat onun Ruhsallaştırma Hapı çıktığı anda Chu Yuyan’ın orijinal Qi Yoğunlaştırma aşaması tıbbi hapı kendini göstermişti. O anda parlak bir ışık hapın etrafında kıvrılmıştı; bu hapın sıradan olmadığı tek bir bakışla belli oluyordu. Bu hap hemen dışarıdaki izleyicilerin dikkatini üzerine toplamıştı.



Aynı sırada Ye Feimu’nun da orijinal tıbbi hapı ortaya çıkmıştı. Hapın etrafı dört renkli bir parıltıyla sarmalanmıştı ve Chu Yuyan’ın hapından biraz daha parlaktı. İzleyicilerin aniden hayretler içinde nefesi kesilmişti.



Meng Hao’nun ürettiği hap ise hiçbir şekilde sıra dışı değildi. Tıpkı diğer bir çok aday gibi tanıdık tıbbi haplar yapmayı tercih etmişti. Dahası onun tavrı sanki tembellik ediyormuş gibi bir havaya sahipti. Ye Feimu ve Chu Yuyan’ın ortaya koyduğu titizlikten tamamen farklıydı.



Onların arasındaki fark kolayca anlaşılabildiği için… Meng Hao çok daha sıradan görünüyordu.



Şark Doğuşu Dağındaki tek bir kişi farklıydı. Büyük Usta Hap Şeytanı. Meng Hao’yu gösteren ekrana gelişigüzel bir bakış atarken yüzünde belli belirsiz bir gülümseme ortaya çıktı.



——






Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1152

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 844

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 792

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 675

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 532

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 315

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 112

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13387 Üye Sayısı
  • 400 Seri Sayısı
  • 18217 Bölüm Sayısı


creator
manga tr