“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

I Shall Seal The Heavens - Bölüm 257


Bölüm 257: Ruh Arıtımı



Meng Hao bir an tereddüt etti ama ardından kararını vermiş gibi göründü.



Bayım…” dedi, sesi azimliydi. “Bana güvenirseniz, bu işi yapacağım! Öğrendiğim her şeyi onurlu Tarikatınız için Ruh Arıtım Hapını yapmakta kullanacağım!



Sizin bu nezaketiniz, sonsuza kadar zihnime kazınmış bir şekilde kalacak. Buna ne dersiniz. Bir toptan iş yapamayacağımı söylediğim için üzgünüm. Hapı bu şekilde yapmak benim açımdan işleri daha kolay bir hale getirebilir, ama tıbbi kuvvet ortalama seviyede olacak ve haplar çok etkili olmayacaktır. Her insanın ruhu hafif farklılıklara sahiptir. Eğer bütün tıbbi hapları bu farklara göre ayarlayabilirsem, o zaman maksimum tıbbi kuvvete sahip haplar yapabilirim!



Mor Elek Patriği Meng Hao’ya bir an düşünceli bir şekilde baktı. Fang Mu Tarikata girdiğinden beri Mor Elek Patriği onunla ilgili herhangi yanlış bir şey fark etmemişti.



Onun arka planı, kimliği, simya Tao’su yeteneği, şüphe uyandıracak hiçbir şeye sahip değildi. Sadece Eski Göksel Yenilenme Hapı konusunda biraz kuşkulu davranmıştı ama uzun bir süre düşündükten sonra herhangi yanlış bir şeye dair kanıt bulamamıştı.



Şu an Ruh Arıtım Hapları meselesi Siyah Elek Tarikatı için son derece önemliydi. Fakat Siyah Elek Tarikatının simya Gelişimcileri bu hapı yapabilecek kapasiteye sahip değildi.



Ruhlarla ilgili konularda sadece Doğu Hap Bölümü ve Dünya Hap Bölümü gerekli beceriye sahipti. Dünya Hap Bölümünün ayrıldığını ve Fang Mu’nun bu kadar itibar kazandığını göz önüne alınca Mor Elek Patriğinin bir an düşündükten sonra başını aşağı yukarı sallaması çok uzun sürmedi.



Siyah Elek Tarikatında özel tipte kutsal beceri çalıştıkları için ruhları yaralanan on üç tane Oturum öğrencisi var. Belirtileri kişilik bölünmesi ve halüsinasyonlar, gerçi o gün Zhou Jie’yi sen de gördün….” Mor Elek Patriği iç geçirdi ve ardından ciddi bir ifadeyle Meng Hao’ya baktı.



İhtiyacımız olan haplar konusunda sana güvenebiliriz Büyük Usta Fang. Bu on üç öğrenciyi sırayla sana gönderip incelemeni ve onlar için haplar yapmanı sağlayacağım.” Konuşmasını bitiren Mor Elek Patriği arkasını dönerek ayrıldı. Bu sırada Meng Hao da ellerini kenetleyerek onu selamladı.



Çok zaman geçmeden Meng Hao’ya bir depolama çantası ulaştırıldı. İçinde aşağı yukarı yüz bin Ruh Taşı vardı. Bunu gören Meng Hao’nun kalbi güm güm atmaya başlamıştı.



Ruh Taşlarının dışında çok sayıda tıbbi bitki ve Ruh Arıtım Hapı formülü vardı.



En sonunda ise bir hap ocağı. Meng Hao onu çıkarttığında hemen gözleri parlamaya başladı.



Hap ocağı tamamen beyazdı, yeşim gibi görünse de değildi. Yüzeyinde herhangi bir işleme yoktu ve oldukça sıra dışı bir biçimi vardı. Ondan herhangi bir tıbbi aroma yayılmıyordu ama Meng Hao içinde beyaz renkli Qi ipliklerinin dolandığını görebiliyordu.



On Bin Arıtım Ocağı!” diye mırıldandı, kalbi hevesle çarpmaya başladı. Doğu Hap Bölümünde bütün hap ocağı tiplerini tanıtan bir yeşim kayışa çalışmıştı. Bu hap ocağı tiplerinden birisiydi, başarılı bir şekilde on bin parti hap yapıldıktan sonra, tıbbi hapların Qi’lerinden yeterince beslendiği için sezgi kazanacaktı.



Bu tip ocaklar evvela inanılmaz materyallerden yapılıyordu. On bin hap yapımının ardından ise daha da inanılmaz olacaklardı. Bu tip ocaklar dünyada nadir görülüyordu. Genel olarak konuşmak gerekirse, hap ocakları tüketilebilir eşyalar olarak görülüyordu ve yüz civarı kullanımın ardından patlayacaklardı.



Bir hap ocağının on bin parti hap yapımına dayanabilmesi değerinin ne kadar inanılmaz bir seviyede olduğunu gösteriyordu.



Meng Hao derin bir nefes aldı ve ardından elini hap ocağının içinde gezdirerek Qi ipliklerinden birini yakaladı ve onu çıkartarak incelemeye başladı. Bir an sonra biraz pişmanlık dolu iç geçirdi. Görünüşe göre bu hap ocağı on bin tane aynı tipte tıbbi hap yapmak için kullanılmıştı.



Bu durumda, sayısız farklı tipte tıbbi hap yapmak için kullanılan diğer bu tip hap ocaklarıyla aynı seviyede olmayacaktı. Fakat ne olursa olsun Meng Hao için bu hap ocağı Kan Turnası ocağından çok çok iyiydi.



On Bin Arıtım ocağını bir kenara koyan Meng Hao ayağa kalktı ve ardından dışarı baktı. Dağın etrafını bir grup Siyah Elek Tarikatı öğrencisi çevirmişti ve şu an meditasyonda oturuyorlardı. Etraflarında mavimsi bir ışık titreşiyordu. Belli ki Meng Hao hap yapımına başladığında onlar bütün güçlerini kullanarak dağın etrafında bir kalkan yaratacaklar ve Meng Hao’nun rahatsız edilmemesini sağlayacaklardı.



Meng Hao bir an kendi kendine konuştuktan sonra ortaya çıkabilecek herhangi bir acil durum için hazırlık yapmaya karar verdi. Mor Ocak Lordu madalyonunu kaldırdı, ardından ona bir kaç bilgi işledi. Madalyon hemen titreşti. Saniyeler sonra Zhou Dekun’un o tarafa doğru renkli bir ışık ışını şeklinde yaklaştığı görüldü.



Meng Hao’dan ileti aldığında simya dersini bitirmiş ve hemen Siyah Karşılama Zirvesine gelmişti. Bölgede meditasyonda oturan düzinelerce öğrenci görünce biraz şaşırmıştı.



Meng Hao onunla buluşmak için dışarı çıktı ve durumu on açıkladı. Dahası, Zhou Dekun’dan arkada bir Erdem Koruyucusu olarak kalmasını ve onun asistanı olarak davranmasını istedi.



Bu durum daha önce yaşansaydı Zhou Dekun bu teklifi kesinlikle reddederdi. Fakat son zamanlarda Meng Hao’ya karşı olan tavrı tamamen değişmişti. Meng Hao’nun anlattıklarını dinledikten sonra temkinli bir şekilde başını aşağı yukarı salladı ve Ocak Lordu madalyonunu çıkarttı.Meng Hao artık çok daha güvenli hissediyordu ve içinde tıbbi bitkiler bulunan depolama çantasını ona teslim etti.



İki tane Ocak Lordu madalyonunun korumasıyla birlikte Siyah Elek Tarikatı ne yaparsa yapsın, bir süre her türlü Kutsal Duyudan korunacaktı.



Ayrılmış ruhlar konusunda ise, onların uygunsuz bir şeyler olduğunu fark etmesini engelleyecek bazı yöntemleri vardı. Her durumda çok göze batan bir şey yapmaktan kaçınacaktı. Bu olayda temkin en önemli şey olacaktı.



Çok zaman geçmeden iki tane Gelişimci o tarafa doğru yaklaştı, aceleyle mavi cübbeli bir genci taşıyorlardı.



Onlar geldiğinde, Meng Hao ve Zhou Dekun genç adama dikkatlice baktılar ve ardından kaşlarını çattılar.



Gencin yüzü soluktu, yüzünden kan çekilmişti. Gözleri boş ve donuktu, vücudu cılızdı, kemikleri belli oluyordu. Onun Qi geçitlerinin artık hareket etmediği barizdi. Neredeyse bir ölümlü gibiydi.



Onu destekleyen orta yaşlı adamlardan biri konuştu, “Bu Oturum öğrencisi Huang Zhongxi. Gizli bir büyü geliştirirken, teknik geri tepti ve onun vücudu ile ruhunu zayıflattı. Eğer Tarikat Kıdemlileri onun hayatını büyü gücüyle beslemeseydi çok uzun süre önce ölmüş olacaktı.” Adam iç geçirdi, ve ardından Meng Hao’yu saygıyla selamladı.



Kas körelmesi ve zayıflayan vücut...” dedi Zhou Dekun, sesi yumuşaktı. “Ruh dışarı akıyor ve zihin ölüyor. Bu adam…



Meng Hao canlılığını kaybetmiş gibi görünen genç adama dikkatlice baktı. Uzun bir süre sonra ona yaklaştı ve parmaklarını boynuna yerleştirdi.



Bir an kendi kendine mırıldandı, ardından adamın cildinde görünen soluk mavi damarları dikkatlice inceledi ve elini adamın kolunu kavramak için hareket ettirdi.



İlk olarak zihninde ne kadar hasar olduğunu görmek için Öz Kaynaştırma Hapı yapacağız. Kıdemli Kardeş Zhou, sen ne düşünüyorsun?” Meng Hao o sırada başını aşağı yukarı sallayan Zhou Dekun’a baktı.



Üç Sarı ot, Yedi Öz baharatı, Yüz Yıl çiçeği…” Meng Hao yavaşça düzinelerce tıbbi bitki çeşidi sıraladı. Zhou Dekun bu bitkilerden bazılarının çok nadir bitkiler olduğunu biliyordu. Hepsi de zihinsel becerileri yenilenmeyle ilgili bitkilerdi. Hemen Siyah Elek Tarikatının temin ettiği depolama çantasından gerekli tıbbi bitkileri çıkarttı ve onları hızlandırarak Meng Hao’nun talimatları doğrultusunda hazırlık yapmaya başladı.



Meng Hao On Bin Arıtım ocağını çıkarttı. Zhou Dekun bu ocağı görünce gözleri kocaman açıldı. Fakat, şimdi bu konuda soru sormanın sırası olmadığını biliyordu ve aniden Meng Hao’nun neden bu işi bu kadar önemle yaptığını anlamıştı….



Hap ocağına çeşitli tıbbi bitkileri yerleştiren Meng Hao sol eliyle hızlandırma büyüsünü uyguladı ve ardından sağ elini bir parmağını doğrudan genç adamın alnına bastırarak küçük bir yara açtı, oradan bir damla kan aldı.



Kan damlası bir an Meng Hao’nun önünde süzüldü ve ardından hap ocağını içine uçtu.



Bir kaç saniye sonra, siyah renkli bir tıbbi hap meydana geldi. Meng Hao elbise kolunu fiskeleyerek hapı genç adamın ağzına doğru gönderdi. On nefeslik süre geçtikten sonra aniden genç adamın vücudu titremeye başladı. Acınası bir çığlık attı, bu durum diğer iki orta yaşlı Gelişimcinin yüzlerinin titreşmesine neden oldu.



Meng Hao’nun ifadesi ise her zamanki gibi tamamen sakindi.



Kan donduran çığlıklar bir tütsü çubuğunun yanma süresinin yarısı kadar zaman boyunca sürdü, bunun ardından genç adamın kafasının üstünden siyah bir Qi yayılmaya başlamıştı. Bu siyah Qi’nin içinde aynı zamanda beyaz renkli bir sis de vardı. Bu iki renk sanki birbiriyle kaynaşmış gibiydi. Fakat, ne birbirlerinden faydalanabiliyor ne de dağılma girişiminde bulunabiliyor gibilerdi.



Sanki bir çeşit güç onların ayrılmasını engelliyordu. Birbirleriyle daha fazla kaynaştıkça ayrılma girişimi daha fazla oluyordu. Görünüşe göre birlikte kaynaşmış bir şekilde kalmaları sınırlı bir süre devam edecek gibiydi, ondan sonra tamamen ayrılacaklardı.



Bu kişinin nasıl bir teknik geliştirdiğini bilmiyorum ama vücuduna Ölüm Qi’si girmiş ve onun hayat gücünü tüketmeye başlamış. O bastırılmış olsa da bu sonsuza kadar devam etmeyecek. Eğer onu kurtarmak için bir şey yapılmazsa üç aya kadar kesinlikle ölecek.



Ben, Fang Mu, onu kurtarmayı deneyebilirim...” dedi soğukkanlı bir şekilde. “Bunu başaracağım konusunda yüzde elli eminim. Fakat, onun kan damarları çoktan harap olmuş. Bir Kan Damarı Hapı yapabilmek için onun atalarının üç nesil kanına ihtiyacım var. Bu hapla birlikte onun kan damarlarını yeniden yapılandırabilirim, bunun ardından onun için yeni bir ruh doğacaktır. Ruhlar kandan doğar, dolayısıyla bu işi hallettikten sonra Ruh Arıtım Hapı yapabilirim. Bu noktada, artık başarı garanti altına alınmış olacak.



Bunu duyunca, genç adamı destekleyen Gelişimcilerden biri arkasına dönerek ayrıldı. İki tütsü çubuğunun yanma süresi kadar sonra geri döndüğünde Meng Hao’ya üç tane yeşim şişe teslim etti.



Bu şişelerin içinde genç adamın atalarının üç neslinden kanlar vardı. Saklı yeteneğin mecburi olmasının yanında, çoğu Oturum öğrencisinin ataları Tarikatta yüksek pozisyon sahibi kişilerdi. Bu yüzden üç nesilden kan bulmak zor olmamıştı.



Meng Hao Siyah Elek Tarikatı Gelişimcilerine genç adamı binanın içine götürmelerini söyledi. Ardından onları gönderdi ve Ocak Lordu madalyonunu çıkarttı. Zhou Dekun da aynısını yaptı ve hemen parlak kalkan bölgeyi kilit altına aldı. Onun dışında Siyah Karşılama Dağını kaplayan başka bir kalkan daha vardı. İçerisi tamamen mühürlenmişti.



Binada şu an sadece Meng Hao, Zhou Dekun ve aklını kaybetmiş soluk yüzlü genç adam vardı.



Meng Hao genç adama düşünceli bir şekilde bakarken ifadesi her zamanki gibiydi.



Bu kişi Gök ve Yerin reenkarnasyon döngüsünden kaçınmış ayrılmış ruhlar tarafından ele geçirilmiş…. Ele geçirilmenin ardından, eğer vücut kendi orijinal ruhunu içinde barındırmazsa, tıpkı yürüyen bir cesede benzeyecektir. Kendini destekleyemediği sürece vücut günler içinde çürüyüp gidecektir.



Bu nedenle, ayrılmış ruhlar vücudun orijinal ruhunu tüketemez. Bunun yerine vücudu kontrol eden bir parazit gibi varlıklarını sürdürürler!



En başta bir denge vardı, ama bazı beklenmedik şartlar yüzünden denge bozuldu. Böylece şimdiki durum meydana geldi.” Meng Hao’nun gözlerinde zar zor saptanabilen bir ışıltı belirdi.



Ayrılmış ruh çoktan hasar almış. Uygun olan şey Yin’i Yang’a dönüştürmek… Talihsizliği tam tersine dönüştürmek! Şeytan Mühürleme Yeşiminin söylediği gibi, ister onu mühürleyerek yaz güneşini görmesini engelle, istersen ona Şeytan Mühürleyicinin kan iradesiyle yardım et!” Meng Hao’nun gözleri soğuk bir ışıkla parladı. Ruh Arıtım Hapının herhangi bir etkisi olup olmayacağından emin değildi. Ama bildiği tek şey, bu genç adamın şimdi ya da gelecekte yaşamak için tek umudu Meng Hao’nun kanının içindeki iradeydi.



—–






Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1323

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1126

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 940

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 861

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 746

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 698

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 677

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 618

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 574

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 545

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 451

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 148

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 122

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 118

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 118

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 92

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 73

Site İstatistikleri

  • 17467 Üye Sayısı
  • 466 Seri Sayısı
  • 23514 Bölüm Sayısı


creator
manga tr