"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

I Shall Seal The Heavens - Bölüm 198


Bölüm 198: Temel Kurulum Aşamasında Bir Numara!



Gelişen Ruh Gelişimcileri sakinliklerini koruyamadılar. Birer birer konuşmaya başlarken gözlerinde benzersiz bir ışık parladı.



Bu… Bu kesinlikle üç büyük klasik yazıttan birinin gücü. Bu altın parıltı… Yüce Ruh Yazıtını temsil ediyor!!



O çocuk Yüce Ruh Yazıtıyla Gelişim yapmış. O yazıtın yıllardır kayıp olduğu düşünülüyordu. Geriye sadece parçaları kalmıştı. Bu çocuk yazıtın tamamına nasıl sahip olabilir!?!?



Görünüşe bakılırsa Yüce Ruh Yazıtının Qi Yoğunlaştırma El Kitabını elde etmiş. İddialara göre o bir kaç yüzyıl önce Zhao Ülkesinde ortaya çıkmıştı ve Patrik Reliance adı verilen bir adam tarafından kullanılıyordu. Onun Gelişim Merkezi akıl almaz seviyedeydi….



Gözleri Meng Hao üzerinde olsa da, aslında odaklandıkları şey Yüce Ruh Yazıtıydı!!



Onların her biri Meng Hao’yu tek parmağıyla ezecek kadar güçlü kişilerdi, Meng Hao’nun onlara karşı en ufak bir şansı yoktu. Hangisi Meng Hao’yu ele geçirirse Yüce Ruh Yazıtını elde edebilirdi.



Böyle bir yazıt bütün Tarikatlar için oldukça kullanışlı olacaktı. Onu ele geçiren taraf Güney Diyarında dokunulmazlık kazanmış gibi bir pozisyona yerleşecekti.



O Tarikat kıyaslanamaz olacak ve hiç şüphesiz Güney Diyarının hükümdarı olacaktı!



Bu Gelişen Ruh Gelişimcileri nasıl heyecanlanmazlardı? Meng Hao Song Klanının damadı olmayı başarsa bile ne pahasına olursa olsun onun peşinden gideceklerdi!



Ne de olsa Meng Hao şu an Song Klanının bir üyesi değildi ve sadece diğerleri gibi bir katılımcıydı.



Şu an bir hamle yapmak uygun değildi, ama dışarı çıktığında bütün Tarikat ve Klanlar onu ele geçirmeye çalışacaktı. Böyle bir durumda onun hayatı önemsizdi. Yüce Ruh Yazıtını alma uğruna hiçbir Gelişen Ruh Gelişimcisi Meng Hao üzerinde Ruh Arayışı kullanmaktan çekinmeyecekti.



Ruh Arayışı sonuç olarak Meng Hao’yu öldürecekti!



Yüce Ruh Yazıtı ortaya çıktığı anda Meng Hao aniden Güney Diyarının büyük güçleri için adeta bir ava dönüşmüştü!



Herkesin ne düşündüğü çok belliydi. Gelişen Ruh Gelişimcilerinin gözleri parıldadı. Burası Song Klanıydı, ama eninde sonunda biri hamle yapacaktı. Herkesin gözü Patrik Song Tian’ın üzerindeydi.



Meng Hao sahip olduğu Yüce Ruh Yazıtını açıkça göstermişti. Bu durum hiç şüphesiz Klan ve Tarikatların arzusunu körükleyecekti. Fakat pozisyon olarak şu an Song Klanı avantajlı durumdaydı.



Gelişen Ruh Gelişimcileri Song Klanı Patriğine bakarken gizlice iletişim yeşim kayışları çıkarttılar ve parmaklarıyla ezdiler. Bu yeşim kayışlar Tarikat ve Klanlara anında bilgilendirme mesajları göndermişti.



Tuhaf Song tüm bu olanları şaşkınlıkla izliyordu. Song Klanının diğer üyeleri de aynı durumdaydı. Patrik Song Tian aniden ayağa kalktı. Gözleri gizemli bir şekilde parladı ve ağı ağır nefes aldı. Fakat daha sonra Klanda daha önce olanları hatırladı, Tao Stoğu Patriğinden gelen uyarı iletisini hatırladı ve gözleri kararlılıkla doldu.



Bu Meng Hao…” dedi. “Kızdırılmaması gereken biri! Ona problem çıkartmaya çalışan kişi ölüme susamış demektir!” Elbise kolunu fiskeledi. “Bayanlar ve baylar, şu an Song Klanındasınız!” Sözleri gök gürlemesi gibiydi, Gelişen Ruh Gelişimcilerinin yüzleri değişti. Ağızlarının kenarından kanlar sızdı. Song Klanı Patriğine bakarken gözleri korkuyla parıldadı.



Amacınız ne olursa olsun, Bu Song Klanının damat arama ziyafetidir.” dedi, gözleri parlıyordu. “Yarışmada başarılı olan kişi Song Klanının damadı olacaktır. Herkes çıktığında aç gözlülüğünüz için zaman olacak. Ama eğer Meng Hao Song Klanının damadı olursa bunu Göklerin iradesi olarak görmeniz gerekecek.



Kıdemli Song, doğal olarak sözlerinize uyacağız.” dedi Siyah Elek Tarikatının Gelişimcisi gülerek.



Diğer Gelişimciler de Meng Hao ile ilgilenmiyormuş gibi yavaşça bunu kabul ettiler. Fakat içten içe Tarikatlarından gelecek dostlarının gelişi için hazırlanıyorlardı.



Tabii ki Patrik Song Tian da bunu farkındaydı. Kalbinden bir iç geçirdi ve daha fazla bir şey söylemedi, bulut burgacının içindeki altın dünyaya baktı.



Meng Hao’dan yayılan altın parıltıda büyülü semboller belirmişti. Bu Yüce Ruh Yazıtından başka bir şey değildi.



İzleyiciler büyülü sembollerin detaylarını ortaya çıkartabilseler de onları hafızalarına işleyemeyeceklerdi. Hatırlayacakları tek şey bulanıklık olacaktı.



Güney Diyarında üç tane klasik yazıt vardı. Ve onlardan sadece bir tanesi altın parıltı yayıyordu, o da Yüce Ruh Yazıtıydı!



Bu yazıtın kökeni ya da kimin tarafından yaratıldığıyla ilgili bir kayıt yoktu. Sadece bir çok efsane vardı. Bu efsanelerden birinde Dokuzuncu Dağ ve Deniz yolunda yürüyen son derece güçlü bir Tao Arayışı Gelişimcisi tarafından yaratıldığı söyleniyordu.



Fakat, böyle bir olay fazlasıyla heybetli görünüyordu. Bu yüzden bir çok insan bu efsaneye inanmayı reddediyordu.



Ne olursa olsun, Yüce Ruh Yazıtının yedi el kitabından her biri değerli birer hazine olarak görülüyordu. Aslında Mor Elek Tarikatının büyük Tarikatlardan biri olmasının nedeni Yüce Ruh Yazıtının Temel Kurulum el kitabının bir parçasını ellerinde tutuyor olmalarıydı.



Bu el kitaplarından birisinin sadece tek bir parçası bile büyük bir Tarikat yaratılmasına neden oluyordu, bu örnek bile tek başına Yüce Ruh Yazıtının sınırsızlığını ortaya koyuyordu!



Yüce Ruh Yazıtına göre gelişim yapmak, en sonunda vücudun büyülü yazıtlar yayacak noktaya gelmesine neden olacaktı. Bu özel bir durumdu ve özel bir işaretti!



Böyle bir duruma ancak dokuz Tao Sütunu şekillendirildiğinde ulaşılabilirdi. O zaman görünür hale gelecekti. Meng Hao ise Yetkin Temele sahip olduğu için beş Tao Sütunuyla benzersiz bir pozisyondaydı. Bu yüzden işaret şimdiden görünür hale gelmişti.



Tabii ki bu ani değişim Meng Hao’nun beklentilerinin çok uzağındaydı ve onu tamamen hazırlıksız yakalamıştı. Kalbi ihtiyatla dolmuştu ve hemen iyi şans efsununu çıkartarak onu etkinleştirmeye hazırlanmıştı.



Yazıt vücudundan dışarı akarken altın parıltı bu dünyayı doldurmuştu, çeşitli Tarikat ve Klanlardan gelen Seçilmişler ona korku ve şaşkınlıkla bakıyordu.



Şişkonun nefesi kesilmişti ve kendi kendine mırıldanıyordu. “İşte bu Meng Hao. Reliance Tarikatındayken de harikaydı. Daha sonra Güney Diyarına geldi ve Chu Yuyan’ı baştan çıkarttı. Şimdi ise adeta güç gösterisi yapıyor….



Wang Youcai sessizce altın ışığa bakıyordu. İçten içe hayranlık hissiyatı kalbini ele geçirmişti.



Wang Tengfei ise sanki yıldırım çarpmışa dönmüştü. Vücudu sarsıldı. Bir gönülsüzlük hissi içinden yükseldi, fakat… Meng Hao’nun artık küçük göremeyeceği biri olduğunu kabul etmeye zorlandı.



Aslında Wang Tengfei’nin kalbi korkuyla dolmuştu, son görüşmelerinden bu yana on yıl bile geçmemişti. Bundan on yıl sonra Meng Hao onun ne kadar üstünde olacaktı? Wang Tengfei bir gün onun hala Temel Kurulum aşamasındayken Meng Hao’nun Nüve Formasyonuna geçmiş olacağı düşüncesini aklında bile geçirmek istemiyordu. O gün tekrar karşılaşırlarsa ne olacaktı…?



Meng Hao’nun ağaca tırmanırken yarattığı hareketlilik şimdiye kadar yaptıklarının çok ötesine geçmişti.



Gürleme sesleri vücudunu doldururken nefes nefese kalmıştı. Bu gürlemeler daha önce Xiao Klanında dördüncü Tao Sütununu oluştururken ortaya çıkanlardan çok daha fazlaydı, öyle ki Meng Hao’nun kalbi sarsılıyor ve etleri kopar gibi oluyordu.



Meng Hao beşinci Tao Sütununun tamamlandığını hissetti. Bir kaç nefeslik süre geçtikten sonra aniden kafasında muazzam bir gürleme yankılandı. En sonunda beşinci Tao Sütunu tamamen oluşmuştu!!



Bu onun beşinci Yetkin Tao Sütunuydu!



Bu beşinci Tao Sütunuyla birlikte Gelişim Merkezi bambaşka bir seviyeye ulaşmıştı. Kör edici altın ışık vücudunda parlıyordu ve Yüce Ruh Yazıtının büyülü sembolleri onun etrafında dolanıyordu. Onlar sanki kendilerini Meng Hao’ya adamış gibilerdi.



Meng Hao’nun her nefesinde semboller etrafta dalgalanıyordu. Her göz kırpışında altın ışık daha da güçleniyordu. Gelişim Merkezi bambaşka bir seviyeye yükselmiş ve savaş gücü göklere ulaşmıştı. Meng Hao benzersiz bir biçime dönüşüyordu!!



Aniden, Song Klanı dağlarında Felaket bulutları belirdi ve dağılmadan önce bir süre orada oyalandılar.



Meng Hao’nun uzun saçları etrafında salındı ve vücudu tarif edilemez bir kudretle doldu. Kükremeler yankılanmaya devam ederken kalbi güm güm atmaya başladı. Derin bir nefes alarak hislerin onu sarmasına izin verdi. Gelişim Merkezinin güç patlaması savaş kudretinin de öncekine göre çok daha yükseklere çıkmasına neden olmuştu.



Meng Hao o sırada artık bütün Temel Kurulum aşamasındaki Gelişimcileri silip süpürebileceğinden emindi. İster Seçilmiş olsun ister Tao Çocuğu, hepsi de onun altındaydı. Şu an Yetkin Temele sahipti ve beş Tao Sütunu vardı; Temel Kurulum aşamasında yenilmezdi!!



Onun karşısında Kusursuz Temeller haricinde, diğerleri Yetkin Temel tarafından anında ezilebilirdi.



Fakat aynı zamanda içinde bir tehlike hissi yükseldi. Dışarıdakilerin o sırada onu izlediğini biliyordu. Etrafında süzülen yazıt sembollerinin Yüce Ruh Yazıtına ait olduğu çok belliydi.



Bu tehlike hissine karşın Meng Hao’nun gözleri azimle doldu. Elinde iyi şans efsunuyla birlikte ileri doğru sıçradı. Buradaki ruhsal enerji çoktan tüketilmişti bu yüzden etrafı altın parıltıyla sarmalanmış bir şekilde ağacın tepesine doğru ilerledi.



Şu ana kadar kimse benim için gelmedi. Kesinlikle çok fazla zamanım yok….” Meng Hao gergindi, ama daha oradan ayrılmaya gönüllü değildi. Onun amacı olan Kübik İnci hala orada alınmayı bekliyordu. Onu aldıktan sonra iyi şans efsunuyla kaçabilirdi.



Eğer iyi şans efsunu beni antik Kutsal Topraklardan çıkartabildiyse, buradan da doğal olarak çıkartabilmeli!” İyi şans efsunu için hazırlık süresine ihtiyaç vardı, bu yüzden bir yandan Gelişim Merkezinin gücünü ona aktarırken bir yandan da yukarı doğru ilerliyordu. beş Yetkin Tao Sütununun kuvvetini kullanarak son üç bin metreyi de geçerek boş olan ağaç zirvesine ulaştı.



Gri cübbeli adam orada duruyordu. Önünde duran dokuz yol altın parıltıdan etkilenmişti ve şimdi altın yol gibi görünüyorlardı.



Bu Meng Hao’nun üçüncü denemesi olacaktı. Gözleri ışıl ışıl parladı. Son seçimini yapma zamanı gelmişti. Onun yaptığı seçim… Sadece Meng Hao’nun yapabileceği türdendi!!








Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1223

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1055

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 873

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 645

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 519

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 348

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14861 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19565 Bölüm Sayısı


creator
manga tr