Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

HÜCRE: 1 NO: 1 - 1. Bölüm: HÜCRE 1


HÜCRE 1 - NO: 01

 

"Üzerime kurulmuş bu hücrede son üç günüm ve neden burada olduğumu unutmak üzereyim. Bu yüzden, bu sayfalarda yaratacağım her satır ardımızdan gelenlerin yolunu aydınlatacak. Belki de başka bir facia Başta size biçilen sonları kabul etmeyeceksiniz. Zamanla kanınıza enjekte edilen ilaçlar ile umudunuzu, kararlılığınızı elinizden alacaklar. İradeniz güçlüyse belki bu işkencelere 3-5 sene dayanacaksınız. Fiziksel şiddetin bittiği yerde psikolojik baskılar ve aşağılamalar başlayacak.

 

Kim bilir... Belki uğrunuza canından vazgeçecek dostlarınız olacak. Umudunu kaybedip gözlerinizdeki umut ateşini sezen ve sizin için yaşayan insanlar... Plansız hareket ederseniz çok vakit geçmeden vücudunuzdaki önemli bir uzvunuzu sizden alacaklar. Nihayetinde yanı başınızda çırpınarak can veren dostlarınız bir hiç uğruna ölmüş olacak. Dikkat edin de benim gibi bacağınızı kaptırmayın onlara... 10 Bölüm ve 1000 hücreden oluşan bu bataklıktan tek parça kurtulmak bile imkansıza yakınken yarım bir insan olarak hiçbir şansınız yok..."

 

Başından geçenleri birbir hatırlamış avuçları terlemişti. Kalemi tekrar kağıda yönelttiğinde ucunun kırık olduğunu farketti. Masasına dayadığı tahta bastonları kuşanarak ağır adımlarla ayağa kalktı. Sendeleyerek kapıya vardığında bastonları terk edip kapıya yaslandı ve avazı çıktığı kadar bağırdı.

 

"Gardiyaaan! Kalem lazım."

 

Yerde çınlayan topuk sesleri duyulmaya başlamıştı. Genç gardiyan bir yandan suçluları uyandırıyor diğer yandan kendisini kimin çağırdığını anlamaya çalışıyordu. Kapıda patlayan jop seslerini 1. bölümdeki tüm hücrelerde duymak mümkündü. Korkuyla uyanan suçlular şoklarını atlatır atlatmaz söylenmeye ba
şlar. Vızıltılar gürültü yarattığında gardiyanların uyarıları ile son bulurdu.

 

Aksi takdirde suçlular vücutlarının birkaç yerinde bulunan enjekte cihazları ile uzaktan kullanılarak sakinleştirilirdi. Genç adam 1 numaralı hücreye vardığında duraksadı. Paltosunu kurcalayıp herhangi bir yerinde kir olup olmadığını kontrol ettikten sonra cebindeki jöle kutusunu çıkardı. Sağ avcunu dolduracak kadar döktüğü jöleyi ikiye bölüp bir kısmını kafasına diğer yarısını jopuna yedirdi. Suratına yersiz bir tebessüm kondurdu ve 1 numaralı hücrenin camını araladı.

 

Gardiyan bir çift patlak göz ile karşılaşılınca çığlık atarak geriye sıçradı.

 

"Bay Schindler.. Ödümü kopardınız."

 

Tırsak gardiyanın yarattığı kargaşa Schindler'a gülünç gelmiş zoraki de olsa gülümseyivermişti.

 

"George, kaleme ihtiyacım var. Bulabilir misin?"

 

George suçlulara olur olmadık zamanlarda patlar, yaşlı yahut genç ayırt etmeden canları çıkana kadar döverdi. Fakat 1 numaralı hücredeki Schindler onun için değerli biriydi. En azından o öyle hissediyordu. Son zamanlarda hücrelerde kitap dahi barındırmak yasaklanmış iken George biricik Schindler'ına renkli kalemler bulur yanında birkaç eski sayfa ile ona teslim ederdi.

 

Genç adamın eli jopunda ileri geri gidiyor heyecan ile Schindler'a bakıyordu.

 

"B-b-ay Schindler! sizi daha rahat görebileceğim bir yere geçer misiniz? Geriye doğru birkaç adım atmanız yeterli."

 

Schindler oflaya püfleye tek dizinin üzerine çöktü, yerden tahta dostlarını alıverip onlara tutunarak birkaç adım geri çekildi.

 

"Şimdi nasıl? Daha iyi dikizleyebiliyor musun"

 

George hayranlıkla Schindler'ı izliyor bir yandan da kalem konusuna değiniyordu.

 

"Kalem bulmak problem değil.. Onu buraya kadar sızdırmak asıl mesele. Bana karşılığında bir şey vermeniz gerekmez mi?"

 

Schindler karşısında eriyip biten George'u başından savmak için birçok yalan uydurmuş her defasında genç gardiyanı atlatmıştı. Uzun uzun düşünsede bu sefer onu uyutacak bir fikir aklına gelmemişti.

 

"Sana istediğini vereceğim George... Bana sadece kalem getir!"

 

Schindler'ın yüreklere korku salan sesi George için dinlenesi bir melodi gibiydi. Genç gardiyan akşam odasına çekildiğinde kalemini kağıdını hazırlar, Schindler'a ne tür konular hakkında laf açabileceğini düşünür ve bir liste çıkarırdı. Fakat hapishane kuralları bir gardiyanın suçlular ile yakın ilişkiler kurmasına karşıydı. Göze batmamak için kısa ve erotik birkaç konu seçer vakit bulur bulmaz 1 numaralı hücrenin kapısına dayanırdı.

 

"İstediğim mi? Yoksa..."

 

(Düşündüğüm şeyden bahsediyor olamaz değil mi? Burası uygun mu ki?)




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1358

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1136

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 877

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 769

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 718

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 687

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 622

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 585

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 549

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 493

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 212

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 153

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 147

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 120

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 111

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 78

Site İstatistikleri

  • 18501 Üye Sayısı
  • 533 Seri Sayısı
  • 25430 Bölüm Sayısı


creator
manga tr