Hikaye Yarışması - Dedem Bir Seri Katil


 

 

Ben köyde büyüdüm. Köy havasını kokladım ve köyün topraklarından yetişen besinleri yedim. Yumurta hep taze, süt hep sıcak içilirdi bizim köyde. Önce sağılır sonra açık ocakta tezeğin verdiği ağır sıcaklıkta pişerdi. Kaynar kaynar içilirdi. Sütten dili yanmak deyimini canlı canlı yaşardık.

O zamanlar mutluydum tabi cahildim de ve aynı zamanda masumdum da. Yetişkinlerde masumdu mesela. Yetişkinlerin en büyüğü olan dedem masumdu. Bu konu ile ilgili bir anımdan bahsetmek istiyorum.

Günlerden bir gün kuzenim (teyze oğlu) oyun oynamak için bize gelmişti. 1997-1998 arasıydı o zamanlar. 5 bilemedin 6 yaşlarındayım. Televizyon izliyorduk oturmuş. Belki bilenleriniz vardır. O yıllarda kimsenin evinde uydu yok. 3 kanal çekiyordu en fazla. Oda yükseltici ile tabi. Yükseltici nedir diye soracak olursanız kılçık antenden gelen anten kablosu yükselticiye girer sinyal yükselir ve en fazla 3 kanal çekerdi. Kanallar ise TRT1, TRT2, TRT3. Yükseltici olmasa onları da çekmez. Yükseltici büyük nimet.

Televizyondan bahsetmek istiyorum biraz. 42 ekran ahşap kaplama, siyah beyaz bir televizyondu. 2000 yılında bozulana kadar değişmedi. Televizyonun kumandası yok tabi. Kumanda evin en küçük torunudur. Yani ben.

Bu yüzdendir ki kardeşim doğduğunda ayrı bir mutlu oldum. Sonuçta çocukluk görevlerimden biri omuzlarımdan kalkacak ve en küçük olan kardeşim benim vazifen mi 4 yaşına gelince göğüsleyecekti. Anlayacağınız uzun vadede planlar yapmaya beş bilemediniz 6 yaşlarında başladım. Velhasıl konuyu fazla dağıtmayayım.

Televizyon izliyoruz. Bir kovboy filmi oynuyor TRT1'de. Gözümüzü ayırmıyoruz tek bir sahneyi kaçırmamak için. Bir an savaş bitti Apaçiler öldü. Kovboy kadınını kurtardı ve öpüşmeye başladılar.

Dedim ya en başta masumduk diye. Utandık kuzenle yüzümüzü yere çevirdik bakamadık koca atamın önünde. Dedemde bunu gördü tabi. Utanmayalım diye şu cümleyi kurdu:"Yavrum utanmayın, bunlarım hepsini alatirikle oynatıyorlar. İnsan insanın ağzını yer mi."  Dedeme buradan şu cevabı vermek istiyorum "Keşke bir tek birbirlerinin ağzını yemekle yetinseler." Sadomazoşizm, narsist düşünce ve sadistlik kavramlarının gerçek anlamlarını öğrendiğim o güne hala lanet ediyorum. o çocukluk masumiyetimi geri verin.

Burada benim ve dedemin masumiyetini yaşanmış bir hikayeyle betinmiş oldum. Şimdi de dedemin caniliğine değinmek istiyorum. Tabi ki bunu da dedemin yaşanmış ve uzun yıllar boyunca devam etmiş bir eyleminden bahsederek anlatacağım.

Başlamadan önce dedemden bahsetmek istiyorum. Böylelikle dedemi daha iyi tanıyabilirsiniz. Aslen Malatya doğumludur. Köyün en yaşlısıdır. Doğum tarihi belli değildir. Osmanlının yıkıldığı dönemleri ve istiklal harbini hatırlar. Yıkılma döneminden pek emin değilim. Osmanlı dönemine ait kimliği bulunmamaktadır. Hatırladığı hatıralardan 110 yaşından büyük olduğunu tahmin ediyorum. ( Ömrü uzun olsun.)

Malatya da ücra bir köyde çiftçilik yaparak hayatını idame etmiştir. Köylüleri bilirsiniz küçük yada büyük baş hayvanları olur. Tabi bu hayvanların olduğu yerde kara sinekte çok olur. O zamanlar dedem 90 yaşlarında olmalı. 90 yıl boyunca kara sineklerin yediği ekmeğe, içtiği sütün bulaşık bardağına konduğunu görmüş olmalı. 90 yıl boyunca sineklerin çiftleşmesini, çoğalmasını ve kışın ölüp gitmelerini izlemiş olmalı. Havada sürüler gibi öbek oluşturup dans eder gibi uçuşmasını izlemiş olmalı. Tabi o zamanlar dedemin 90 yaşında olduğundan da emin değilim. 90 yıl boyunca dedemin kalbine kök salmış bir intikam duygusu olması çok büyük bir muhtemel diyebiliriz.

Dedemin hobisi mi yoksa kinle ve intikam alma güdüsüyle mi bilinmez. Boş zamanlarında elindeki lastik sineklikle sinek öldürmeye devam ederdi ve şunu bilmelisiniz ki hatırladığım en eski hatıralarımda bile o sineklik dedemin elindeydi.

Doğanın kanunlarından biri de avcının avını avlamasıdır. Bu durum yadsınamaz. Bu durumda doğa kanunlarına göre dedem avcı kara sinekler ise av olmaktadır. Fakat av ve avcı ilişkisinde dedemin yapmadığı bir şey var. Buda öldürdüğü sinekleri yememesi.

Bu durum beni şu yola çıkartıyor. Dedem bir seri katil, bir soy kırımcı, tiksinti ile düşmanlarına karşı savaşan bir intikamcı.

Tabi bu durumu yeterince derin bir şekilde incelemek için sineklerin  gözünden de bakmak gerek. Varoluşunun ve iç güdülerinin onlara söylediği 2 emri yerine getirmek için her şeyi yapıyorlar. Bir soyun devamlılığını sağla. (ÜRE) İki hayatta kal. Hayata kalmak için ne gerekiyorsa yap.(YAŞA)

Bilmenizi isterim ki dedemle sinekler arasındaki düşmanlıktan sineklerin haberi yok. Bilselerdi sonuç çok farklı olurdu. Şimdi sinekleri anlamamız için insansı nitelikleri sineklere vermemiz gerekmekte.

Şunu düşünün en iyi arkadaşınızla yere düşmüş reçel damlasının olduğu yere gidiyorsunuz. Reçelin kokusu sizi mest ediyor. Açlık arkadaşınızı ve sizi yavaşça ele geçirmekte. Fikrinizi değiştiriyor ve gitmekten vazgeçiyorsunuz.

Arkadaşınız devam ediyor. Yolda oda duraksıyor ve yere konuyor. Size bakmak için. Ona gülümsüyorsunuz ve yanına gitmek için uçmaya başlıyorsunuz. Bir anda en iyi arkadaşınızın kafasına bir sineklik çarpıyor. Arkadaşınız eziliyor ve oracıkta ölüyor.

İşte bu cinayettir. Devam eden günlerde arkadaşlarınız, ailenizden ve tanıdıklarınızdan yüzlercesi ölüyor. Buda toplu katliamdır.

Fakat soyunuz çoğalmaya devam ediyor.  Sizin çoğalmanız ölme oranınızdan çok daha fazla. Buda seri katilliktir.

Konuyu her iki yönden de incelediğimize göre aklıma şu soru geliyor. Dedem 110 yıllık hayatında kaç kara sinek öldürdü? 10000? 100000? 300000?(Malatyalı olmamın şerefine)444444? 1000000? Eminim bu sorunun cevabını dedemde bilmiyordur.

Sineklerin ve haşeratların gözünden bakmaya devam edersek kullandığımız bini mum zehir ve de ilaç nükleer bomba yerine koyula bilmektedir. Bu bağlamda düşünüldüğünde insan toplumunun tamamı amaçsızca can alıyor, katliamlar yapıyor, zevk için öldürüyorlar.

Tabi ki de sineklerin dedemin elinde ölmesi ve dedemin sinekleri öldürmesi kaderin çizgisinde gerçekleştiği anlamına da geliyor olabilir.

Hayatın bir çok alanında bu düşünce tarzı canlı yada cansız tüm varlıklar için uygulanabilir. Bu anlatığ ım olaylar ve düşünce sistemi aklımda şu soruyu canlandırıyor. "var oluş amacım ne?" Tabi ki bu soruya da bir cevap bulamıyorum. Zaten bu sorunun cevabını aramak yaşama amacımız değil mi?

Bizi yaşamaya iten, öğrenmeye ve yeni şeyler keşfetmeye zorlayan  bunun gibi soru değil mi? Gelişimin temelinde var oluş amacımızı bulmak yok mu? Bilinçli yada bilinçsiz monoton hayatlarımızda bu ve bunun gibi soruların cevaplarını aramıyor muyuz?

Vede tüm bunları okuduktan sonra beyninde bir karıncalanma hissediyor musun? Eğer hissediyorsan ve benim düşüncelerime benzer bir şeyler düşünüyorsan Benim Dünyama Hoş Geldin.

Not: Bu metni ve hikayeleri (Her ne haltsa artık.) yazdıktan sonra mutfakta dolaşan tek kara sineği öldürdüm. (Dedemin intikamı adına.)

Atalarımız ne güzel demiş " Sinek küçüktür ama mide bulandırır. “.

Çevremizde yaptığımız bir çok eylem ve hareket bizlerden başkalarını vede dünyayı etkiliyor. Belki de bilinçsizce yaptığımız şeyler hiç tanımadığımız bir insanın ölümüne sebebiyet veriyor.

Olasılıkların çok olması, yaptığımız eylemlerdeki küçük değişimlerin kozmik boyutlarda çevreyi etkileyebileceği teorisi bulunmakta.

Hapşurduğun için dünyaya bir meteor düştüğünü düşünebiliyor musunuz. Bu durumu ve olasılığı düşünmek bile çok saçma. Fakat gerçekleşmeyeceğini düşünmek aptallık.

Dedemin intikamının yerindeliğini şu araştırmayla desteklemek istiyorum. Eğer kara sineklerin 1 yıl içindeki tüm yumurtaları canlı olarak hayatta kalsaydı dünyanın çevresinde 3 metrelik bir kara sinek katmanı oluşurdu.

 

Ratel Notu: Tam 1039 kelime xd




Yorumlar


Giriş Yap

Premium Seriler

Against The God
Battle Through the Heavens
Coiling Dragon
Heavenly Jewel Change
I Shall Seal The Heavens
Mavi Elma
Swallowed Star
The Dark King
True Martial World

Sosyal

Duyurular


Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 598

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 547

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 466

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 448

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 359

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 324

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 307

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 277

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 253

Chaotic Sword God
Chaotic Sword God
Beğeni Sayısı: 247

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 89

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 79

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 57

İmparator: Kara Elf (İKE)
İmparator: Kara Elf (İKE)
Beğeni Sayısı: 52

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 47

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 37

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 30

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 28

Unkown Realm: Discovery
Unkown Realm: Discovery
Beğeni Sayısı: 25

Epik Orkun'un Yükselişi
Epik Orkun'un Yükselişi
Beğeni Sayısı: 24

Site İstatistikleri

  • 4248 Üye Sayısı
  • 148 Seri Sayısı
  • 7736 Bölüm Sayısı


creator
manga tr