"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Hidden Marriage - Bölüm 49: Meyve Suyu Yapmayı Seven Bir Küçük Efendi


 

Çeviri: SoulBlade

 

 

Ning Xi eli alnında, volta atıyordu. "Beni tuzağa düşürmek için yolladığın çiçeklerden şu an bahsetmeyeceğim, ama sen de biliyorsun ki önümüzdeki ay geleceğinin haberi çoktan yayıldı; fanların, medya, hepsi hava alanında olacaklar! Seni almamı mı istiyorsun? Beni parçalara ayırmalarını mı istiyorsun? Jiang Muye, seni bir kez terk ettim. Bunun intikamını mı almak istiyorsun?"

 

"Öyle mi? Ben sana doğrudan meşhur olmanın biletini veriyorum, pek çok küçük yıldız böyle bir fırsatı yalvarsa, yakarsa bulamaz."

 

"GEREK YOK!"

 

“İyi! Gelmezsen, beni terkettiğini tüm dünyaya duyururum! Umrumda değil, rezil de olsam herkesten hakkımı savunmalarını isterim!” Dedi hattın diğer ucundaki adam, pervasızca.

 

“Senin...” Ning Xi o kadar sinirlendi ki, ciğerlerinin patlayacağını hissetti. Hayatında yaptığı en aptalca şey, Jiang Muye olarak bilinen felaketi kışkırtmaktı.

 

'Seninle nasıl baş edeceğimi bilmediğimi mi sanıyorsun? Ufaklık!'

 

Ning Xi, küçümseyerek gülümsedi. "Peki, seni almamı mı istiyorsun? Orada olacağım! Ama pişman olma!"

 

Aslında, Jiang Muye ile uğraşmak zor değildi. İlk kez bir kız tarafından terk edilmekten ötürü mutsuzdu, o yüzden tatmin olana kadar onun başına biraz dert açmak istiyordu sadece. Ning Xi'nin en büyük baş ağrısı, asıl o pırlantayı yollayan şeytandı.

 

Unut gitsin, boşver, endişelenmeyi bıraktı. Her zaman bir problemin bir çözümü vardı nasıl olsa!

 

"Ning Xi, birisi seni arıyor."

 

Telefon konuşması biter bitmez, Ning Xi, onu çağıran prodüksiyon asistanı Xiao Li'nin sesini duydu. Artık gerçekten kaçıp gitmek istiyordu.

 

Bu sefer kimdi?

 

Hala bitmedi!

(Ç/N: Bi bitmediniz ***. :)

 

Film ekibindeki herkez heyecanlıydı. Bu seferki daha da mı gösterişli bir şeydi acaba..?

 

Bir köşede duran Cui Caijing'in suratından küçümser bir ifade okunuyordu. "Bu yapışkan ihtiyarlar sadece parayı nasıl boşa harcayacaklarını biliyorlar! Yazık!"

 

"Bayan Xiao Xi, me..merhaba!" Bu sefer ürkek bir kızdı. Mutsuz ve gergin görünüyordu, sanki yanlış bir şey yapmış gibi.

 

Ning Xi, böyle bir kızın önünde, isteseydi de öfkeli olamazdı. "Sorun değil. Beni mi arıyordun?"

 

"Sana bir şey vermek için buradayım." Kız beyaz bir soğutucuya benzeyen kutuyu açtı. Kutudan soğuk buhar taştığı esnada, Ning Xi içerisinde; kırmızı, sarı ve yeşil meyve sularına benzeyen üç şişe gördü.

 

"Yoksa..." Ning Xi’nin dudakları biraz seğirdi. Çok sayıda sarayda geçen drama seyretmişti ve ilk aklına gelen şey birisinin onu zehirlemek istediğiydi.

 

"Bunlar bizzat Küçük Efendimiz tarafından yapıldı. Bunlar; karpuz suyu, portakal suyu ve yeşil fasulye suyu," kız yanıtladı.

 

"Senin Küçük Efendin kim?" Ning Xi, şüpheli bir şekilde sordu, meyve suyu yapmayı seven küçük bir efendiyi rahatsız edip etmediğini hatırlamaya çalışıyordu.

 

Kız şişedeki notu okuması gerektiğini söyledi.

 

Notu eline alan Ning Xi, üzerine yazılmış tek bir kelime gördü: kavga, yanına da bir kalp çizilmişti.

(Ç.N: Kavga = fighting, sonuna kadar savaş elinden geleni yap anlamında.)

 

Ning Xi, kalbin şekline bakarak karşı tarafın bunu çizerken dudaklarının aldığı şekli ve şemaili tahmin edebiliyordu.

 

“Bu Küçük Hazine...” Bir anda, Ning Xi'nin bakışları yumuşadı ve çalkantılı ruh hali hemen sakinleşti.

 

Önceleri, kariyerine başladığı sıralarda, gereksiz dertlere ve dedikodulara karışmamak için çok fazla dikkat çekmekten endişe duyuyordu.

 

Ama şimdi, düşündüğünde, onu hiç umursamayan insanların düşüncelerini bu kadar çok önemsemeli miydi? İnsanların bu endüstride, neyi düşündükleri konusunda sürekli endişe ederse, bu çok yorucu olmaz mıydı?

 

O zamanlar, o kibirli seçkin kimselerin onun hakkındaki düşüncelerini, ebeveynlerinin tavırlarını ve Su Yan'ın düşüncelerini çok önemsediği için gitgide kendine olan güvenini ve kimliğini kaybetmeye başlamıştı...

 

Daha önceden de bunun farkına varmıştı, ancak bugünkü olay onu derinden sarstı.

 

Kendisi olması ve o temiz vicdanını koruması gerekiyordu sadece ve bir gün, sahip olduğu gücü kullanarak kendini kanıtlayabilecekti.

 

Onu önemseyen insanlar için savaşıyordu sadece.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1267

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1082

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 893

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 664

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 645

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 604

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15636 Üye Sayısı
  • 513 Seri Sayısı
  • 21128 Bölüm Sayısı


creator
manga tr