Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Heavenly Jewel Change - Bölüm 116.3 : Shangguan Fei’er Katılıyor! (3)


Çevirmen : Clumsy 

 

Zang Lang ve diğerlerinin kamp kuruşunu izleyen Lin TianAo, içten içe onları takdir etmekle meşguldü. Yetişim seviyeleri düşük olsa da kamp konusunda oldukça hızlı ve detaylı çalışıyorlardı. Fei Li Askeri Akademisinin en iyi mezunları olduklarına hiç şüphe yoktu. Belki teke tek dövüşte mükemmel olmayabilirlerdi ama birlikleri yönetmek ve askeri bilgiler konusunda Cennetsel Cevher Akademisindekilerin üzerinde olduklarına hiç şüphe yoktu. Lin TianAo, Weiqing’in bu yetenekli insanları, kendisine bu kadar güvenecekleri şekilde bağlayışına da hayran kalmıştı. Daha yirmi yaşında bile değildi ama çoktan bir lider karizmasına sahip olabilmişti. Biraz daha yaşlandığında…neye dönüşecekti kim bilir?  

 

Çok geçmeden kamp hazırlandı ve çadırlar yerleşti. Ancak ateş yakılmamış, kuru besinler tüketilmişti.

 

Shangguan Fei’er, Zhou Weiqing’in yanına oturarak müstakbel eniştesine sinsi bakışlar atmakla meşguldü.

 

Zhou Weiqing ise derin düşüncelere dalmış bir şekilde sessizce oturuyordu. Ona nasıl bakarsanız bakın çok yakışıklı olduğunu söylemezdiniz. Ama uzun boylu, kaslı ve yapılıydı. Ayrıca yetişkin bir adamın eşsiz havasına sahip olmaya başlamıştı. Shangguan Fei’er, sebebini bilmese de, ondan daha güçlü olmasına rağmen, onun yanında kendisini daha güvende hissediyordu.

 

Şu anda Shangguan Bing’er burada olsaydı, Zhou Weiqing’in omzuna yaslanmış ve geniş omuzlarının rahatlığının ve güveninin keyfini sürüyor olurdu. Ama Shangguan Fei’er bunu yapamazdı; aynı ebeveynlere sahip olsalar da karakterleri çok farklıydı. Fei'er için bir müddet oturmakta sıkıntı yoktu ancak uzun süre bu şekilde kalamazdı.

 

“Oei, hadi dövüş pratiği yapalım.” Shangguan Fei’er, bir süre durduktan sonra Zhou Weiqing’i dürtmüştü.

 

“Dövüş mü?” dedi temkinli bir şekilde bakan Zhou Weiqing. “Benden intikam almaya falan mı çalışıyorsun?”

 

Shangguan Fei’er, gücü konusunda derin bir intiba bırakmıştı.

 

Shangguan Fei’er kızgın bir şekilde yanıtladı: “Niye söz konusu ben olunca sürekli en kötüsünü düşünüyorsun? Ben senin müstakbel baldızınım, neden intikam alayım ki? Yalnızca biraz pratik yapmak istiyorum, birbirimizden bir şeyler kaparız hem… Sence de yakın dövüş becerilerin biraz fazla eksik değil mi?”

 

Zhou Weiqing ona çaresizce baktı. Eksik mi? Anakaranın genç jenerasyonu arasında Weiqing’in yakın dövüş becerisine eksik diyebilecek tek kişi Shangguan Fei’er olabilirdi. Sonuçta Mutasyona Uğramış İkili Fiziksel Cevherleri sayesinde yakın dövüşte Weiqing’ten daha iyiydi.

 

Bu noktada Zhou Weiqing, Fei’er’i samimi olarak takdir ediyor, hatta ona saygı duyuyordu. Kız, yakın dövüş bağlamında kendisine fark atmış durumdaydı. Sahiden de pratik yaparak ondan bir şeyler öğrenebilirse faydasını göreceği kesindi.  

 

“Şimdi zamanı değil, Hayalet Şeytan Ormanında olduğumuzu biliyorsun değil mi… her türlü Cennetsel Canavar çıkabilir. Biri bize aniden saldırırsa ve pratik yüzünden Cennetsel Enerjimiz azalmış olursa ne yapacağız?”

 

Zhou Weiqing’in sözleri doğruydu. Tüm grubun en güçlü üyesi Shangguan Fei’er’di. Arkasından da Zhou Weiqing ve Lin TianAo geliyordu. Zhou Weiqing’in şahsi dövüş gücü en üstünleri olmayabilirdi ama ekip dövüşünde mükemmel fayda sağladığına şüphe yoktu; hem koordinasyon ve uyum sağlıyor, hem de çok sayıda Kontrol ve Destek Yeteneği kullanabiliyordu. Bu da tüm takımın gücünü bir üst seviyeye taşıyordu.

 

Shangguan Fei’er mutlu bir şekilde sırıtarak cevap verdi: “Sorun yok, Cennetsel Enerji kullanmadan da dövüşebiliriz. Sonuçta yakın dövüş tekniklerimizi geliştirmeye çalışıyoruz, Cennetsel Enerjiye gerek yok ki. Yalnızca bedenlerimiz ve kabiliyetlerimiz. Buna ne dersin?”

 

“En?” Bu lafları işiten sapık Zhou Küçük Şişmanımızın gözleri aydınlanmış ve kızın vücudunu ‘hastalıklı niyetlerle’ süzmeye başlamıştı.

 

“Hmph, seni piç, hangi saçmalıkları düşünüyorsun acaba?” Bu bakışları yiyen Shangguan Fei’er’in yüzü kırmızıya döndü. Bu kerata kendisine sürekli böyle bakıyorsa Bing’er ona nasıl aşık olmuştu acaba!

 

“Erkek misin değil misin? Eğitim yapmak istiyor musun, istemiyor musun? Acele et de kafanı toparla!” dedi Shangguan Fei’er tripli bir şekilde.

 

Zhou Weiqing bir humph eşliğinde karşılık verdi: “Gerçek dövüş… olsun bakalım. Kamp alanından biraz uzaklaşmamız gerekiyor. Ama önceden anlaşalım, Cennetsel Enerji, Birleştirilmiş Ekipman veya Depolanmış Yetenek kullanmak yok!”

 

İçten içe ondan nasıl korkabilirim ki diye düşünüyordu. Yetişim anlamında ona eş değildi ve kızın teknikleri de Weiqing’inkinden iyiydi. Ama Weiqing saf fiziksel kuvvet konusunda kendisine çok güveniyordu. Bu güçle her tekniğin üstesinden gelebileceğine olan inancı sağlamdı. Sonuçta Efsanevi Seti bile dünyayı yerinden oynatabilecek bir güce işaret ediyordu. Bu hissin tarifi ve rakibi olamazdı.

 

Shangguan Fei’er, ayağa kalkarak kenardaki ağaçlara yöneldi. Zhou Weiqing de bir işaretle Lin TianAo’ya fazla uzaklaşmayacağını anlattıktan sonra kızı takibe girişti.

 

Zhou Weiqing ağaçlığa girdiği anda kızın bağırışını işitti: “Geliyorum!”

 

Zhou Weiqing daha bu cümleyi enine boyuna düşünme fırsatı bile bulamadan silik bir varlık hissetti.

 

Shangguan Fei’er doğruca Zhou Weiqing’e atılmıştı. Ama Birleştirilmiş Eldivenleri-Bileklikleri olmayınca narin elleri pek tehdit oluşturuyor gibi görünmüyordu.

 

Elleri Weiqing’in omuzlarını kavrarken, bedeni bir dalga misali kıvrılmıştı. Az önceki cümlenin etkisini üzerinden atamamış olan Zhou Weiqing, kızın kendisine fırlayışıyla ilgili hayaller kurmadan edemiyordu.

 

“Hadi.” dedi Zhou Weiqing, sırıtarak verdiği utanmaz bir cevapla. Kendi Esneklik ve Koordinasyonunun Shangguan Fei’er’e eş olamayacağını biliyordu ve onun darbesinden kaçınmaya zahmet etmeyecekti. Bunun yerine iki elini kaldırarak kızı bir güç mücadelesine zorlamıştı.

 

Dört el buluştuğu anda kızın hareketleri değişti ve bedeni garip bir pozisyon alırken, elleri aniden aşağıya doğru daldı.

 

Zhou Weiqing’in tepkisi de hiç yavaş olmamıştı. Hızlıca yarım adım geriledi ve ellerini bükerek kızın yaklaşan kollarını engelleme girişiminde bulundu.

 

Shangguan Fei’er’in dudaklarında silik bir gülümseme belirdi. Zaten Shangguan Bing’er’e tıpatıp benziyordu, bir de bu gülümsemeyi takınınca Weiqing’in, önünde Bing’er varmış gibi hissetmesine yol açmıştı.

 

Zhou Weiqing’in kalbi anlık olarak yumuşadı ve bilinçsizce gücünü azalttı.

 

Ne yazık ki Shangguan Fei’er bu anı çevik bir hareket yapmak için kullanmıştı. Ayağı kıpırdamamış ama üst bedeni hafifçe geriye eğilmiş, ellerini kavrama pozisyonundan kaldırma pozisyonuna çevirmiş ve işaret ile orta parmaklarını kullanarak Zhou Weiqing’in dirseklerine vurmuştu.

 

Bir insanın dirsekleri oldukça sert olurdu ama eklemlerin birleşme noktasında sinirlerin geçtiği hassas bir nokta mevcuttu. Buraya yenen darbe, anlık olarak uyuşukluk getirirdi. Shangguan Fei’er de bilinçli olarak bu noktayı seçmişti.

 

Zhou Weiqing, tüm bedeninin yıldırım çarpmışa döndüğünü ve kollarındaki kontrolü anlık olarak kaybettiğini fark etti. O anda Shangguan Fei’er bir adım daha ilerleyerek Zhou Weiqing’in güçsüzleşen bileklerini kavramış ve parmaklarını bileklerindeki meridyen noktalarına değdirerek bu uyuşukluğu tüm bedene yaymıştı. Sonra da ikinci zayıflık anını kullanarak Weiqing’in kollarını çekti ve geriye sıçrayarak tüm bedenini sağ bacağı üzerinde itti, Zhou Weiqing’in göğüs kaslarına ulaştı. *Swoosh* Zhou Weiqing doğruca havalanmış ve geriye doğru uçmaya başlamıştı.

 

*Peng* Zhou Weiqing’in bedeni beş yard kadar uçtuktan sonra bir ağaca tosladı ve hafifçe yere kaymaya başladı.

 

Cennetsel Enerji kullanılmadığı için doğal olarak bu çarpış ve düşüşten zarar görmemişti. Yine de bir süre donakalmış bir şekilde orada durmayı sürdürdü.

 

Onun yerden kalkışını izleyen Shangguan Fei’er ise kahkaha atıyordu. Bir parmağını uzatırken, Yakın dövüşte bana denk olamazsın! der gibiydi.

 

Zhou Weiqing sinirli bir humph eşliğinde sağ bacağını aniden kuvvetlendirdi ve tüm bedeniyle birlikte kızgın bir kaplanmışçasına Shangguan Fei’er’e atıldı. Bu kez dersini almıştı ve ellerini göğsünün ardında tutarak tüm fiziksel gücünü topladı, kaslarını sertleştirerek gözlerini yapabileceği her hareketi gözlemlemek adına Shangguan Fei’er’e dikti.

 

Shangguan Fei’er’in gözlerinde ise kurnaz bir gülüş vardı. Zhou Weiqing’in ani saldırısı karşısında geri çekilmek yerine ileri gitmeyi tercih etmişti. Sağ bacağını bir savaş baltası gibi kaldırarak kafasına doğru salladı. Hareketi çok akıcı ve çevikti, gücün ve esnekliğin mükemmel birleşimini ifade ediyordu.  

 

Shangguan Fei’er’in bacağını gören Zhou Weiqing, kaçınma zahmetinde bulunmadı. O anda aklındaki tek düşünce buydu: Elbise giyiyor olsa ne manzara olurdu ama!

 

*Peng* Shangguan Fei’er’in sağ bacağı, Weiqing’in sol omzuyla buluştu ve dişlerini acıyla sıkmasına yol açtı. Kız Kuvvet Nitelikli olmasa da 6-Cevheri sayesinde dalga geçilemeyecek bir bedensel güce sahipti.

 

Ama Zhou Weiqing bu darbeyi bir amaç uğruna yemişti. Sonuçta Shangguan Fei’er’in esneklik ve koordinasyonundan haberdardı, normal şartlar altında ona dokunamazdı.

 

Bu darbeyi yeme sebebi de bir sonraki hamlesini çoktan planlamış oluşuydu. Bacak kendisine vurduğu anda elini yıldırım hızıyla uzatarak kızın baldırını yakaladı.

 

Kız onu tekmelememiş olsaydı, Shangguan Fei’er, hızı sayesinde Weiqing’in ellerinden kaçabilecekti. Ama bacağı Weiqing’in omzunda olduğu için sert kasları nedeniyle hızı azalmış ve Weiqing’in başarılı olabilmesi için ufak bir müddet sağlanmıştı.

 

Arada pantolonu olmasına rağmen kızın baldırını kavramak, teninin elastikliğini ve hassaslığını hissetmek Zhou Weiqing’i şaşırtmıştı.

 

Shangguan Fei’er ve Shangguan Bing’er kardeşti, üçüzdü ve tıpatıp aynıydılar. Buna rağmen bedenlerinin verdiği his bambaşkaydı.

 

#Elbise olsa ne manzara olurdu ama yell Bu yazarın araya sıkıştırdığı ince 'Weiqinglikleri' çok seviyorum. 
Gerçekten kaliteli bir iş. 
Bu arada Fei'er de az değil gerçekten. Kız enişten o senin, elin ayağın bi sabit dursun.
Neyse hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1336

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 705

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17746 Üye Sayısı
  • 482 Seri Sayısı
  • 23995 Bölüm Sayısı


creator
manga tr