"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Heavenly Jewel Change - Bölüm 114.3 : Küçük Şaşkın Kızın Gücü (3)


Çevirmen : Clumsy 

 

Zhou Weiqing tutmakta olduğu nefesi bıraktı. Bir sürelik yenilenme ve yetişim sonrasında enerji anaforları Tüketilen Cennetsel Enerjiyi arındırmayı ve dönüşlerini normalleştirmeyi başarmıştı. Ancak bu ona, Tüketme Yeteneği ne kadar mükemmel olursa olsun her şeyin bir sınırı olduğunu anlatmıştı. Özellikle de çok sayıda ve güçlü düşmanlarla karşılaşırken canını koruyabilmek için dikkatli davranması gerekecekti.

 

“Yalnızca biraz içsel yaralanmalarım var, iyi olacağım.” Karanlık Şeytan Tanrı Kaplanının kanı sayesinde yenilenişi oldukça hızlıydı ve yaraları da çok ciddi olmadığı için birkaç günlük dinlenme tamamen toparlanması için yeterli olacaktı.  

 

Lin TianAo kaşlarını hafifçe kaldırarak sordu: “Bai Da?”

 

Zhou Weiqing başını sallayıp bir süre durakladıktan sonra ciddi bir şekilde yanıtladı: “Olabilir.”

 

Yan taraftaki Küçük Dört meraklı bir şekilde sordu: “Başka kim olabilir ki?”

 

Lin TianAo iç çekip başını hafifçe sallasa da bir şey söylemedi.

 

Zhou Weiqing soğuk bir gülümsemeyle ona bakarak şöyle dedi: “Sen de aynı şeyi düşünüyorsun galiba…”

 

Lin TianAo ciddi bir şekilde kafasını salladı. “Bugün olanlar için başka bir açıklama yapamıyorum. Yun Li bana Fei Li Kraliyet Ailesi Askeri Akademisinde yaşananlardan bahsetti. Bunların gerçekliğine inanmak istemesem de ondan şüphelenmekten başka şansım yok. Ahh… O da bizimle yaşam mücadelesi verdi, gerçekten anlayamıyorum.”

 

Zhou Weiqing omuz silkerek konuştu: “Herkesin kendi düşünceleri ve tercihleri var. Sonuçta o asillerin temsilcisi ve biz onun gözünde yalnızca halk kesimiyiz. Daha da önemlisi, yalnızca Fei Li İmparatorluğunu düşündüyse seçimi tamamen yanlış sayılmaz. Bu kararın içerisinde kıskançlık olup olmadığına gelince… bunu söylemek zor. Sevgili Kıdemlim Paopao, belki de bir sonraki görüşmemizde yoldaş değil düşman olacağız.”

 

Zhou Weiqing de Lin TianAo da Ye Paopao’dan şüpheleniyordu. Eğer Ye Paopao gelip rapor vermeseydi, Fei Li Kraliyet Ailesi Zhou Weiqing’in Kan Kırmızı Cehennemi gücendirdiğini ya da Tutku Vadisi ve Cennetin Yayılma Sarayıyla olan münasebetleri bilemezdi. Zhou Weiqing, Turnuva finalinde, Cennetin Yayılma Sarayı ve Tutku Vadisine karşı çıkarak Wanshou Mücadele Takımına yardım etmişti. Fei Li İmparatorluğunun bu kadar anlamsız davranıp kendilerine Turnuva Şampiyonluğu getiren Weiqing’i sürgün etmelerinin sebebi de tam olarak bu olaydı.  

 

Üstelik Zhou Weiqing evine ulaştığı anda saldırıya uğramıştı. Bu ne anlama gelebilirdi? Siyahlı adamlar gerçekten Bai Da İmparatorluğuna ait olsa bile buraya zamanında gelmeleri için Weiqing’in geleceği haberini almış olmaları gerekiyordu… Ve bu haberi verebilecek fazla insan yoktu.

 

Ye Paopao’nun sebep olmasından daha iyi bir açıklama yapılamazdı. Siyahlı adamların Bai Da İmparatorluğuna ya da Bakanlığa ait olmalarının bir önemi yoktu.  

 

Lin TianAo, Zhou Weiqing’e şöyle dedi: “Şimdi ne yapacağız? Planın ne?”

 

Zhou Weiqing bir süre düşünerek yanıtladı: “Bu gece geç saatlerde çıkacağız. En azından Fei Li Kraliyet Ailesi ve memurları beni öldürmeyi planlamıyor, güvenli bir şekilde çıkabiliriz. Her halükarda, gece karanlığında ayrılmalıyız ama Akademimden gelecek olan Kıdemlileri beklememiz gerekiyor. Her adam bizim için ekstra kuvvet demek ve kat edeceğimiz yollar için çok kritik önem taşıyor.”

 

Bu ciddi konuşma süregelirken yan taraftan ani bir kükreme duyuldu. “Ma Qun! Seni piç! Resmen burdasın!!”

 

*PENG* Boğuk bir ses duyuldu ve herkes sesin geldiği köşeye karmakarışık ifadelerle bakmaya başladı.

 

Ma Qun’un koca bedeni, Karganın bir eli tarafından tutularak duvara bastırılmıştı.

 

Ebat olarak Ma Qun, Karga’dan daha uzun ve yapılıydı. Ama kuvvet anlamında kızla aşık atamazdı. Ve şu anda Karga tarafından yapıştırıldığı duvardan çaresiz bakışlar atıyor, kararmış suratıyla ağlamak ister gibi bir ifadeye bürünüyordu.

 

Zhou Weiqing bir anlığına afalladı. Sonra da uzun zamandır göstermediği alaylı bir sırıtışla şöyle dedi: “Karga, dur bir dakika.”

 

Karga kafasını Zhou Weiqing’e çevirdi. Kendisinden genç olmasına rağmen çok hızlı bir şekilde gelişerek kendisini gölgede bırakan bu gence büyük bir saygısı vardı. Zaten Zhou Weiqing’e daima kıymetli bir yoldaş gözüyle bakmıştı. Bu yüzden Ma Qun’u kavrayışını birazcık yumuşattı ama tamamen bırakmadı.  

 

Zhou Weiqing önce Karga’ya sonra da bağırmakta olan Ma Qun’a baktı: “Patron, kardeşliğimizin hatırına yardım et bana lütfen!”

 

Zhou Weiqing, Karga’nın sırtına hafifçe vurarak konuştu: “Karga, yoksa evlenmemek için senden kaçan nişanlın Ma Qun mu?”

 

Karga başını hızlı hızlı sallayıp dişlerini sıkarak cevapladı: “Bu piç tabii, başka kim olacak? Ailelerimiz evliliğimizi ayarlamıştı ama beni görünce hiçbir şey demeden ve kimseye görünmeden kaçtı. Onu uzun süre aradıktan sonra Fei Li Şehrine geldiğini öğrendim. Bugün de sonunda yakaladım pisliği. Ma Qun, konuş bakalım, neden kaçtın? Ben çirkinim diye mi?”

 

Karga, en güçlü düşmanlarla yüzleşirken bile ifadesini değiştirmezdi. Ama şu anda kendisinden kaçan nişanlısıyla yüzleşirken, yüzü öfkeden kıpkırmızı kesilmişti.

 

Öfkeli Karga’yla yüzleşen Ma Qun çaresizce bakıyor, ne diyeceğini bilemiyordu; hele çevresine bakıp kimsenin onun tarafında olmadığını görünce iyice sus pus kesilmişti.

 

Dou Dou bir anda gözlerini kırpıştırarak lafa girdi: “Öğretmenim, güzelliği görünüşe göre yargılayamayız ve kalbin güzelliği kadar önemli bir şey yoktur derdi. Bence Karga Kardeşin kalbi çok güzel.”

 

Zhou Weiqing ona yan gözle bakarken şöyle düşünüyordu: Acaba Karga yolda buna birkaç tavuk kanadı yedirdi diye mi böyle söylüyor?

 

Zhou Weiqing Karga’nın sırtına bir kez daha vurduktan sonra şöyle dedi: “Eti senin kemiği benim, ama fazla hırpalama. Bazı şeyler dışa vurulmalıdır. Beraber olsanız da olmasanız da hatalarının bedelini ödemesi gerek. Hadi bakalım.”

 

Ma Qun Zhou Weiqing’e ağlamaklı, acınası bir bakış attı. Bir şeyler söylemek ister gibiydi. Ama Karga’nın yaşlı gözlerini görünce ağzını açamadı. O anda kulaklarının büküldüğünü hissetti ve hafif bir ses işitti. Bu patronu Zhou Weiqing’in sesi değil miydi?  

 

Geçmişte olsa Zhou Weiqing, Ma Qun’u önemsemeyebilirdi; Karga onu yarı ölü hale getirene dek dövdüğünde Weiqing’in siniri de ancak yatışırdı. Evlilikten kaçıp nişanlısına onca zaman kendisini aratmıştı; bu herif ‘Belasını Aramanın’ tanımı gibi bir şeydi. Madem evlenmek istemiyordu, neden bunu söylemek yerine kaçmıştı ki?  

 

Ama Ma Qun dakikalar önce böylesi kritik bir anda Weiqing’in önünde durarak canını tehlikeye atmıştı. Bu da Weiqing’in ona kardeşi gözüyle bakmasına yol açmıştı. Bu yüzden köprüleri yakamazdı ve ona biraz yardımcı olması gerekiyordu.

 

Zhou Weiqing, bu yüzden ona tek bir seferliğine yardım etmeye karar verdi. Gelecekte ise hiçbir meselelerine karışmayacaktı.

 

Ma Qun acınası bir bakışla Kargaya döndü: “Bir şey söyleyeceğim, bu karı koca arasında bir mesele, başkaları buna şaka gözüyle bakmasın. Odaya geçip konuşalım ve orada bana ne istersen yap. Ben bir erkeğim, bırak da biraz yüzüm kalsın.”

 

Bu sözleri Zhou Weiqing’ten duyarak tekrarlamıştı.

 

Karga bir an durakladıktan sonra öfkeli bir şekilde karşılık verdi: “Sen hala kendine erkek mi diyorsun? Kimmiş be karı koca?!” Bunları söylemesine rağmen Ma Qun’u bırakmış ve oflaya puflaya odaya geçmişti.

 

Ma Qun da Zhou Weiqing’e döndü. Kaybedeceği bir şey kalmamıştı ve artık saklanamayacağını biliyordu, Weiqing’e başparmaklarını kaldırarak Karga’yı takibe girişti.

 

Zhou Weiqing kendi kendine düşündü. Kardeşim, sana ne biliyorsam öğrettim, artık tek yapabileceğin dua etmek.

 

Weiqing, Kargayı tanıyan biri olarak az önce Ma Qun’a belli şeyler söylemişti. Kız çok kontrolsüz ve doğal gözüküyor olabilirdi. Ama oldukça zeki ve cin fikirliydi. ‘Kaplanı yemek için domuz gibi davranmakta’ Weiqing’ten bile iyiydi. Erkeğinin yüzünü düşürmemek tüm kadınlar için önemli olurdu, özellikle de Karga gibi zeki olanlar için. Sonuçta resmi olarak bağları kopmamıştı ve hala nişanlıydılar. 

 

Kargayı takip ederek odadan çıkmakta olan Ma Qun, kapıyı kapatırken olabildiğince sakin gözükmeye çalışıyordu.

 

Karga, odaya girdiği anda Ma Qun’a dönerek soğuk bakışlar atmaya başladı.

 

Ma Qun iç çekti ve iki metrelik boyuyla tek adımda Karga’ya yaklaşarak yeni bir iç çekiş eşliğinde lafa girdi: “Karga, sana tamir edilemez bir hasar verdiğimin farkındaydım ve ne kadar özür dilersem dileyeyim yetmeyecek. Söylenecek bir şey yok, hadi harekete geç. Sen hislerini dışa vurabildiğin sürece ben her şeye uyacağım.” Bunu söylerken de Karga’nın önünde çömeldi ve kollarıyla kafasını koruyarak her darbeye hazırlıklı bir pozisyon aldı.

 

Bu, Zhou Weiqing’in Ma Qun’a ikinci öğretisiydi. Karga gibi zeki kızların önünde güzel sözler, hileler ve yalanlar işlemezdi. Hatalarını kabul etmesi ve ilk fırsatta özür dilemesi gerekirdi. Zhou Weiqing’in ilk taktiğinin işe yaradığını gören Ma Qun da cesur bir şekilde hemen ikinciyi uygulamaya koymuştu.  

 

Karga, kaçtığı günden beri Ma Qun’a ciddi bir nefret besliyordu. Ama iki metrelik çocuğun önünde diz çöküp dayağı kabul etmesi kalbini yumuşatmıştı. Böyle iri bir çocuk kendisinden dayak yerse ileride Weiqing’in yüzüne nasıl bakardı?

 

Altın Karga Kabilesi üyeleri özellikle de aşk konusunda oldukça sadık ve kararlı olurdu. Bir kez Ma Qun’la evlilik bahsi geçtiği için kendisini onun olarak görmeye başlamıştı ve daha birkaç kez görüşmüş olmalarına rağmen fikrini kolayca değiştiremezdi. Bu yüzden ne kadar öfkelenirse öfkelensin erkeğini düşünmeden edemiyordu.

 

Böylece kendisini tuttu, harekete geçmeyerek sinirli bir şekilde konuştu: “Ma Qun, konuş bakalım, ne istiyorsun? Benimle evlenmek istemiyorsan kabilelerimize dönüp işleri netleştirelim ve anlaşmayı hükümsüz kılalım. Sana vurmak ellerimi kirletmekten başka bir işe yaramaz.”

 

 

#Ben demiştim kesin bu çocuk Karganın nişanlısı çıkacak diye! Biliyoruz bu işi ya cool Barışıp da dünyaya iri çocuklar getirirler artık sealed
Bir de bu serinin yan karakterlerini çok seviyorum. Yani konunun yalnızca Weiqing etrafında dönmemesi ve farklı ilişkiler, farklı olaylar da görmek çok hoşuma gidiyor. Zaten bizim çocuğun sevgilileri bıraktı gitti. Biraz gıybet lazımdı bize.
Hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1334

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 754

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 704

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 684

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 575

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 462

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17711 Üye Sayısı
  • 481 Seri Sayısı
  • 23854 Bölüm Sayısı


creator
manga tr