Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Heavenly Jewel Change - Bölüm 93.1 : Cennetsel Cevher Adası! (1)


Çevirmen : Clumsy 

 

Çekirdek takımlar ZhongTian Yetenek Depolama Sarayına bir hayli aşina görünüyordu, Fei Li Mücadele Takımının şaşkın suratlarıyla uzaktan yakından alakaları yoktu. Çevreye bile bakmıyor, bir arada kalıp oradan ayrılacakları anı bekliyorlardı.

 

Shangguan Longyin samimi bir şekilde Zhou Weiqing’in omzuna hafifçe vurarak, “Tamamdır, hadi gidelim. Toparlanıp Cennetsel Cevher Adası yoluna çıkma vaktimiz geldi.” dedi.

 

Belli bir mesafede duran Zhou Weiqing, WanShou Mücadele Takımının beyaz, ZhongTian Mücadele Takımının açık mavi, BaoPo Mücadele Takımınınsa sarı giyindiğini görebiliyordu. Fei Li’nin yeşil üniforması da eklenince rengârenk bir topluluk oluşmuştu.

 

Dün ilk dörde girdikleri resmileştiğinde o kadar heyecanlanmışlardı ki çekirdek takımları gözlemlemek akıllarına gelmemişti, neyse ki bugün bolca fırsatları olacaktı.

 

Bakışlarını üyelerin üzerinde gezdiren Zhou Weiqing, WanShou Mücadele Takımına önderlik eden 26-27 yaşlarındaki iki gencin neredeyse aynı göründüğünü, muhtemelen ikiz olduklarını fark etti. Bir hayli yakışıklı olan yüzlerinde soğuk ifadeler taşıyan bu gençleri ayırmanın tek yolu beyaz saç tutamlarıydı. İkisi de aynı tutama sahip olsa da bu saçlar birinin sol, diğerinin sağ tarafındaydı.

 

ZhongTian İmparatorluğunun lideri de 27 yaşlarında görünüyordu. Uzun, yapılı ve yakışıklı bu genç, sakin ve barışçıl gözükse de gözleri dipsiz bir havuz derinliğindeydi.

 

Tutku Vadisinin liderliğini de bir çift üstlenmişti. Genç bir erkek-kadın çifti el ele tutuşup gülümsüyordu. Samimi tavırlarına bakıp sevgili olduklarını söylemek işten bile değildi. Tutku Vadisini en garip kılansa beşi ana üçü yedek, toplamda sekiz üyenin dört çiftten oluşmasıydı! Resmen Tutku Vadisi isminin hakkını veriyorlardı.

 

Shangguan Longyin’in vardığını gören Fei Li Mücadele Takımı üyelerinin toparlanması çok sürmedi. Lin TianAo önde, Zhou Weiqing arkasında duruyordu.

 

Ön ısınmalarda yaşananlardan sonra Zhou Weiqing’in Fei Li Mücadele Takımındaki statüsü Lin TianAo’nun ardına, ikinci sıraya yükselmişti. Lin TianAo gücün, kuvvetin ve direncin sembolüyken, Zhou Weiqing takımın beyni rolünü üstlenmişti.

 

Shangguan Longyin dört Mücadele Takımının önünde durduğunda, Zhou Weiqing’le konuşurken takındığı gülümseme mevcut değildi. Lafı dolandırmadan tek ve basit bir cümle kullandı: “Beni takip edin.”

 

Shangguan Longyin önderliğindeki takımlar, Yetenek Depolama Sarayını terk edip yolda kendilerini bekleyen at arabalarına yöneldi. Arabalar oldukça geniş ve lükstü, hatta Cennetsel Yay Birimi Lideri Hua Feng’in ‘para kazanmak’ için kullandığı araçtan bile iyi durumda oldukları söylenebilirdi. Her arabayı çeken sekiz görkemli at da bir hayli dikkat çekiyordu.

 

Shangguan Longyin diğerlerine ilerlemeleri için işaret ettikten sonra en öndeki arabaya yerleşti. Kalan takımlarsa her arabaya bir takım olmak üzere yerleşmişti. Doldurulan at arabaları böylece ZhongTian Şehrinde hızlanmaya başladı.

 

Lüks taşıtın pahalı koltuklarına gömülen Zhou Weiqing rahatlamıştı, yanında oturan Lin TianAo’ya keyifli bir şekilde dönerek sorusunu yöneltti: “Lider, yarı final ve final hakkında bir bilgin var mı? Herhangi bir sır falan?”

 

Lin TianAo kafasını sallayarak yanıtladı: “Çok uzun süredir ilk dörde yalnızca dört çekirdek takım girebiliyor, onlar da bu konuda sessizliklerini korudu. Cennetsel Cevher Turnuvasının düzenlendiği onlarca yılda yarı final ve finaller hakkında hiç bilgi sızdırılmadı.” Bunu söylerken bakışlarını bilinçsizce Küçük Cadı'ya kaydırmıştı. Büyük Aziz Arazilerin birinden gelen kızın bu konuda bilgi sahibi olma şansı kendilerinden daha yüksekti.

 

Küçük Cadı omuz silkerek lafa karıştı: “Ne yazık ki bir Büyük Aziz Arazi olsak bile ilk dörde hiç giremedik. Biraz bilgi edindik gerçi, ama yeterli değil. Kesin kuralları ve fikstürü bilmiyorum, ancak bu yaklaşan ‘mücadelenin’ dört takım bir aradayken gerçekleşeceğini, yarı final-final ayrımı olmayabileceğini duydum. Yine de gerçek olup olmadığına pek emin değilim.”

 

Dört takım arasında eşzamanlı bir mücadele olabileceğini duyan Fei Li Mücadele Takımı üyelerinin yüz ifadeleri değişmişti. Küçük Cadının katılımıyla toplam kuvvetlerinin arttığını biliyorlardı, ancak diğer üç çekirdek takımla aralarındaki uçurum hala büyüktü. Bir takım bile büyük bir tehditken üçüyle aynı anda yüzleşebilme ihtimalini tartışmaya gerek bile yoktu.

 

Küçük Cadı kikirdeyerek cevap verdi: “O kadar endişelenmeyin. Mücadele Takımımızın en kötü ikinci olacağını, hatta şampiyon olma ihtimalimizin bile olduğunu söylerken ciddiydim. Yine de gidip Cennetsel Cevher Adasında gerçek kuralları duyana dek bekleyelim. Her halükarda, ne olursa olsun ilk dörde girip Cennetsel Cevher Adasına girme hakkı kazandık, haksız mıyım?”

 

Takım üyeleri Küçük Cadıya karşı hala tetikte olsa da bu sözleri duymak onları bir nebze rahatlatmıştı. Gelecekte ne olursa olsun, çoktan beklentilerini gerçekleştirmiş, tarih yazmış ve Cennetsel Cevher Adası yoluna düşmüşlerdi! Sıradaki mücadelelerde büyük bir strese ve baskıya girmelerine gerek yoktu, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya konsantre olmaları kâfiydi.

 

 

İki saatlik yolculuk sonrasında at arabaları ZhongTian Şehri sınırlarını aşmıştı. Sonunda yavaşlamaları içinse dört saat daha geçmesi gerekti.

 

At arabaları durduğunda tüm üyeler dışarıya adım attı. Tam önlerinde Cennetsel Cevher Adasını destekleyen devasa taş sütunlardan birini görebiliyorlardı.

 

Sütuna bir hayli yaklaşmış olsalar da hala aralarında mesafe olduğu söylenebilirdi. Çünkü sütunu çevreleyen oldukça büyük bir kamp yeri vardı.

 

Shangguan Longyin en önde durarak pasif bir şekilde açıklama yaptı: “Cennetsel Cevher Adasını destekleyen 16 büyük sütun ZhongTian Merkez Ordumuzun Alayları tarafından korunmaktadır. Cennetsel Cevher Adasına 16 sütundan da ulaşım mevcuttur, ancak biri bu kuvvetleri aşmaya çalışırsa… hmph–!”

 

Bu sözleri dinleyen ZhongTian Mücadele Takımı üyeleri saygılı ifadeler takınırken Tutku Vadisi üyeleri silik gülümsemelere sahipti. Negatif bir ifadeye bürünen tek ekip ise Cennetsel Kar Dağından gelenler oldu.

 

Bir an sonra Shangguan Longyin’den otuz iki ışık yayıldı ve dört mücadele takımının üyelerine kavuştu. Herkes bilinçsizce ellerini kaldırmış ve o avuçlarda birer küçük plaket belirmişti.

 

Kimse Shangguan Longyin’in kımıldadığını görmemiş olsa da plaketler hedeflerine ulaşmıştı işte. Bu tam bir güç gösterisiydi!

 

Doğal olarak Zhou Weiqing’in de bir plaketi vardı ve incelediğinde üst yarısının yuvarlak, alt yarısınınsa keskin olduğunun farkına vardı. Soluk mavi gölgeleri olan hafif yeşim plakette Cennetsel Cevher Plaketi sözleri yazılıydı. İçerisinden yayılan enerji fark edilir olsa da tam olarak neden yapıldığını söyleyemiyordu.

 

“Hadi gidelim.” Bu iki kelimeden sonra Shangguan Longyin bir bulutmuşçasına havaya süzülerek ordu kampına doğru ilerlemeye başladı.

 

Sütun başına düşen 4 Alay demek 40bin asker demekti, yani toplamda 16 sütunu koruyan 640bin asker vardı! ZhongTian İmparatorluğunun merkez ordusu bile bu kadar asker barındırıyorsa bütününü siz düşünün!

 

Zhou Weiqing de yoldaşlarıyla birlikte kampa doğru ilerlerken şaşkınlığına engel olamıyordu.

 

Onun gözünde ZhongTian İmparatorluğu fazlasıyla güçlüydü, peki WanShou İmparatorluğu nasıl bir kuvvete sahipti, bunun kaynağı neydi?  Sonuçta WanShou anakaranın tüm kuzey kısmına hakimdi, hemen hemen tüm imparatorluklarla karşılaşabilecek durumdaydı. Ne çeşit bir güçtü bu böyle?!

 

Düşünceler denizinde kaybolan Zhou Weiqing, robotik bir şekilde grubu takip ediyordu. Önlerinde Shangguan Longyin ve ellerinde Cennetsel Cevher Plaketleriyle korumalar konusunda hiçbir sorunları olmamıştı.

 

Etrafı gözleyen Zhou Weiqing, tüm askerlerin tam zırhlı olduğunu, ancak hizmet tiplerine göre zırhların farklılaştığını fark etti. Örneğin, okçular deri zırh giyiyor, izciler ince zincirli zırhlar giyiyor, farklılıklar bu şekilde sürüp gidiyordu. ZhongTian İmparatorluğu askerlerinin dişlerine kadar korunduğu söylenebilirdi. Şahsi güçlerinin yanı sıra ekipmanları da Zhou Weiqing’in gözlerini parlatmıştı.

 

Bizim Cennetsel Yay İmparatorluğumuz ne zaman böyle bir orduya sahip olacak!  Zhou Weiqing’in kalbindeki heyecan ve sabırsızlık artık son raddeye ulaşmış, elleri sımsıkı yumruklara dönüşmüştü.

 

Dünyayı keşfettikçe, gördükleri arttıkça ne kadar az zamanı kaldığının iyice farkına varıyordu. Bırakın güçlü imparatorlukları, ‘daha zayıf’ görünenlerin bile Cennetsel Yay İmparatorluğuyla arasında uçurumlar vardı. Tabii ki kendi imparatorluğunu da onların seviyesine çıkartmak isteyecekti!

 

Zhou Weiqing, zorunlu ihtiyaçlarını aldıktan sonra kalan birikimini Cennetsel Yay İmparatorluğuna geri götürmeye karar verdi. Birkaç milyon altınla orduya katkıda bulunabilir, yeni üye alımına ve özellikle de Cevher Ustalarının eğitim ve gelişimine yardımcı olabilirdi. Bu imparatorluğun ilerleyişine iyi bir ivme kazandıracaktı. Fei Li Askeri Akademisinde eğitimini tamamladığı zaman da dönüp orduya katılacaktı. Baba, bekle ve gör, sonunda döndüğümde senin yerini alacağım ve Cennetsel Yay İmparatorluğumuzu dünyadaki en güçlü imparatorluklardan biri yapacağım!

 

Destekleyici sütunlar tamamen düz değildi, merkeze doğru hafif bir eğimleri vardı. Üyeler sütuna yeterince yaklaştıklarında artık yanlara eklenen basamakları da görebilir hale gelmişlerdi.

 

Basamakların önünde, ZhongTian Yetenek Depolama Sarayı üniformaları içerisinde sekiz koruma vardı. Shangguan Longyin’e saygılı selamlarını veren korumalar, üyelerin Cennetsel Cevher Plaketlerini de inceledikten sonra hepsinin geçmesine izin verdiler.

 

Shangguan Longyin pasif bir şekilde şöyle dedi: “Tüm Mücadele Takımları, burdan itibaren kendi aranızda bile hiçbir sorun çıkarmayacaksınız,  aksi takdirde Turnuvaya girişiniz iptal edilir.” Bu cümlelerden sonra da yeşil bir duman halinde puflayarak ortadan kayboldu.

 

Dört Mücadele Takımı da oyalanmaya cesaret edemeyerek hızlıca basamaklardan çıkmaya başladı.

 

Taş sütun belli bir mesafedeyken fazla büyük görünmüyordu, ancak şimdi tam ortasında dururken dağ gibi olduğunu fark edebiliyorlardı. İlk harekete geçenler ZhongTian İmparatorluğu ve WanShou İmparatorluğu üyeleri oldu. On altı kişi birbirleri tarafından geçilmeye hiç gönüllü olacağa benzemiyordu.

 

BaoPo Mücadele Takımı üyeleri de hızlanarak yukarıya atıldı, ancak Fei Li Mücadele Takımı üyeleri bir nebze daha sakindi.

 

“Lider, biz de hızlanalım mı?” diye sordu Küçük Dört, hevesli olduğu belliydi.

 

Lin TianAo başını sallayarak cevapladı: “Hayır, onları kovalamaya kalkma. Öncelikle gaza gelip onları yakalayacak kadar gücümüz ve hızımız olup olmadığını bilmiyoruz. Bu yalnızca yukarı çıkma yolculuğu, turnuvanın bir parçası değil, bunun için enerji harcamamıza da gerek yok. Unutma, Kıdemli Shangguan belaya karışmayın dedi. Hep birlikte çıkacağız, hızlı ama sakince.”

 

Sütunun basamakları fazlasıyla dikti, Lin TianAo kendisinden sonra en yüksek yetişimli olan Xiao Yan ve Ayyaş Bao’yu önlem olarak en arkada bıraktı, kendisiyse başı çekiyordu. Bu formasyonla birlikte çevik adımlarla yükselmeye başladılar.

 

Daha önce duydukları şu anda gördüklerinin yanında solda sıfır kalırdı, basamaklarda ilerledikçe gördükleri mükemmel manzaralara hayran kalıyorlardı.

 

Zemin gittikçe uzaklaşıp, manzara gittikçe muazzamlaşırken merdivenler de giderek daha tehlikeli bir hal almaya başladı. Ellerini kaldırdıklarında sıradaki basamağa ulaşacak raddeye gelmişlerdi. Böyle bir merdiven için ne kadar emek, ne kadar saat gerektiğini hayal etmek bile imkansızdı. Hem de bu merdivenler toplam 16 sütunda mevcuttu, bunu düşünmek insana aklını kaybettirebilirdi!

 

 

#Şu anda boyum kadar basamaklarla gökyüzüne doğru çıktığımı hayal ettim de bir sıkıntı bastı cry
Bir dahaki bölümün başında kazasız belasız çıkmış olurlar inşallah, yüreğim kaldırmayacak.
Ayrıca Lin TianAo'nun sakin duruşunu da çok takdir ediyorum, adam dünyaya bir 'mantık yumağı' olarak gelmiş. 
Peki yarıfinal-final kısmında cidden dört takımı da ortaya atıp hadi bakalım derler mi sizce? 
Öyle bir şey olursa büyük sıkıntı çıkar gibi geliyor, çünkü çekirdek takım olmadıkları için pek sevilmiyorlar.
Neyse hadi bakalım okumaya devam!

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1039

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 752

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 552

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 244

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10746 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14935 Bölüm Sayısı


creator
manga tr