Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Heavenly Jewel Change - Bölüm 70.2 : Bırakın Dayanak Noktanız Olayım (2)


Çevirmen : Clumsy 

 

Zhou Weiqing başını sallayarak onayladı: “Gel hadi! Benim Fiziksel Cevherim Kuvvet Nitelikli. İkimiz de 3-Cevherliyiz, neden kapışmayalım ki?”

 

Küçük Dört içten bir kahkaha atarak lafa girdi: “Weiqing, belanı mı arıyorsun? Karga’nın efsanevi baltaları… patronun bile başını ağrıtır!”

 

O anda Lin TianAo lafa karıştı. “Karga, hadi. Onunla mücadele et.”

 

“Ahh?” Herkes Lin TianAo’ya şaşkınlık dolu tepkiler verdi.

 

Zhou Weiqing’in analizi Lin TianAo’nun hoşuna gitmişti. Tam da Zhou Weiqing’in düşündüğü gibi bu Cennetsel Cevher Turnuvası Lin TianAo için çok önemliydi, birkaç yıldır bunu hedeflediği söylenebilirdi. Üç yıl önce Turnuvaya ilk kez katıldığında oldukça derin bir şekilde etkilenerek ayrılmıştı. Üç yıl boyunca tüm kalbini koyarak çalışmıştı ve Fei Li İmparatorluğunu onurlandırmak istiyordu.

 

Karga yavaşça ayağa kalkıp meraklı bir şekilde Lin TianAo’ya sordu: “Lider, emin misin? Biraz etli butlu ama… benim kuvvetimle baş edebilmesi…”

 

*Poooh* O anda su içmekte olan Ye Paopao kahkahalara tutularak ağzındaki suyu fışkırttı. “Etli butlu derken ne demek istiyorsun…”

 

Lin TianAo hafifçe gülümseyerek konuştu: “Bunu yapmak için bazı sebeplerim var, dene de kendin gör.”

 

Konuşma sürerken, Karga bir anda sağ elini kaldırdı ve Zhou Weiqing’e doğru uzattı.

 

Zhou Weiqing ona yakındı ve kız, boyu sayesinde bir adım bile atmadan Weiqing’e yetişti.

 

Zhou Weiqing kaçınmadı, bunun yerine sol ayağıyla yana kaydı ve hafifçe pozisyon aldı. Hafif bir sesle birlikte o da sağ elini kaldırdı ve Karga’nın eline kendi eliyle uzandı.

 

Avuçları çarpıştı ve parmakları kenetlendi.

 

Herkesin bakışları ikiliye odaklanmıştı, sessizce mücadeleyi izliyorlardı.

 

Karga’nın kendi gücüne olan güveni sağlamdı, Zhou Weiqing’in eline kenetlenip sıkıca çektiğinde, Weiqing’in tüm bedeninin kalkacağını düşünüyordu.

 

“En?” Kuvvet uyguladığı anda yüzünde şaşkın bir ifade belirdi. Ne kadar çekerse çeksin Zhou Weiqing hiç kımıldamıyordu, sağ eli kaya gibi sağlamdı, en ufak bir hareket yoktu.  

 

Altın Karga Kabilesinin mükemmel bir üyesi olan Karga’nın dehşete düşürücü bir kuvveti vardı. Sıradan bir çekme kuvveti bile birkaç bin kiloyu taşıyabilirdi.

 

Karga’nın şaşkınlığını gören Zhou Weiqing’in ağzı hafif bir gülümsemeyle büküldü.

 

Kızın mücadeleci gücü yükselmişti, sağ bacağını zemine çarparak bağırdı: “Gel buraya!” Tüm bedeni hafifçe dalgalanırken sağ eline yoğun bir kuvvet verdi.

 

Zhou Weiqing de hafifçe bağırdı, kasları sertleşirken gözleri parlıyordu, sağ kolunun kasları tamamen elindeki kuvvete odaklanmıştı.

 

*Bang* Hafif bir patlama sesiyle birlikte Zhou Weiqing’in kıyafetinin sağ kolu parçalara ayrıldı, güçlü bir kolu gözler önüne serdi. Kasları güçlü ve güzel bir şekilde kımıldıyordu.  

 

Karga’nın ani patlayıcı çekişiyle yüzleşen Zhou Weiqing yalnızca biraz sarsıldı, ancak hala hiç ilerlememişti.

 

Bu noktada hem Ye Paopao’nun hem de Cennetsel Cevher Ustası Akademisinin öğrencileri şaşkınlık içindeydi. Karga ilk seferinde Zhou Weiqing’in gücünü küçümsemiş olabilirdi, ancak ikinci çekişinde kayda değer bir kuvvet kullanmıştı, yine de hiçbir etki doğuramamıştı. Cennetsel Cevher Ustası Akademisinin üyeleri de Karga’nın gücünü ilk elden tatmış insanlardı, sıradan Kuvvet Nitelikli Cennetsel Cevher Ustalarının bunu yapamayacağını biliyorlardı.

 

Karga yalnızca Altın Karga Kabilesinin gücüne sahip değildi, baba tarafından barbar bir kabilenin gücünü de miras almıştı. Bu güç evliliği sayesinde fiziki olarak kabilenin en göz kamaştırıcı üyesi haline gelmişti, yine de Zhou Weiqing’i kımıldatmayı başaramıyordu işte.

 

“Bir daha!” Zhou Weiqing bağırdı. Karga’yla yüzleşmek onun için oldukça zorlayıcıydı; Şişman Kedinin seviye atlayışından elde ettiği gelişmeler olmasaydı Karga karşısında bu kadar sabit duramazdı. Ancak şu an tüm potansiyelini kullanabilir haldeydi, siyah incinin kalan gücü de tamamen bedenine işlemiş, kendisiyle bütünleşmişti. Böylece siyah incinin gücüyle saldırabiliyordu. Fiziğine yapılan muazzam katkı sayesinde artık Altın Karga Kabilesinin en zekisi olan Karga’dan aşağı kalır bir gücü yoktu.

 

Zhou Weiqing’in bağırışı Karga’nın kavgaya susamışlığını uyandırdı. Daha önce güç anlamındaki hiçbir müsabakayı kaybetmemişti ve az önceki bağırışla birlikte sağ kolu altın bir ışık tabakasıyla kaplandı. Derin bir nefes aldı, tüm bedeni genişliyor gibi görünüyordu.

 

Bir kez daha tüm gücünü biriktirmişti ve bu kez ellerinden kemik çatırdaması gibi sesler duyuluyordu.

 

Fiziksel Cevherlerindeki Buzlu Sis bileklerini sardı. Gücünü maksimuma çektiğine hiç şüphe yoktu.

 

Şu ana dek herkes Zhou Weiqing’in gerçek gücünü daha iyi anlamış durumdaydı.

 

Ama Karga Karga’ydı, onun tüm gücünü kullanışı sayesinde Zhou Weiqing’in bedeni yavaşça çekilmeye başladı, üst bedeni Karga’ya doğru yaklaşmaya başlamıştı. Ufacık bir hareket bile olsa, saf fiziksel kuvvet bağlamında Zhou Weiqing’in bir tık aşağıda olduğu görülüyordu. Tam herkes Karga’nın kazanacağını düşünmeye başlamışken, bir anda, Zhou Weiqing’in gözlerinde kan kırmızı bir parıltı oluştu, kollarını siyah bir katman halinde kaplan dövmeleri sarmaya başladı. Halihazırda iri ve katı olan kol kasları iyice genişledi, avuç içleri bile büyümüş gibiydi.  

 

Ayaklarını yere sertçe basarak korkunç bir kuvvet uyguladı. O anda koca bir dağı kaldırıyor gibi görünüyordu ve bu güçle birlikte Karga’yı çekmeye başladı, ani bir kavrayışla birlikte, sahiden de üç yüz kiloluk Karga’yı kollarına almıştı işte!

 

Ye Paopao, Ayyaş Bao, Xiao Yan, Küçük Dört, gözlerinin önündeki sahneye inanamaz ifadelerle bakıyorlardı, ağızları sonuna dek açıktı. Bir an sonra Küçük Dört kendi kendine mırıldandı:  “Bir canavar… bu bir canavar mı?”

 

Bunu söyleme nedeni Karga’nın gücüne şahit oluşuydu, efsanevi baltalarıyla her şeyi başarabilen o mükemmel güçlü kız, Zhou Weiqing tarafından bir güç yarışında yenilmişti!

 

Zhou Weiqing, sağ kolunu sallayarak Karga’yı yan tarafa fırlattı, Karga kuvvetli bir gürültü eşliğinde yere indiğinde, izleyiciler tamamen şok içindeydi.

 

Karga’nın yüzünde de olanlara inanamaz bir ifade vardı, gözleriyle ellerine bakıyordu, donakalmıştı. Sırayla bir Zhou Weiqing’e bir de ellerine bakarken durumu sindirmeye çalışıyordu.

 

Kendisiyle aynı yetişim seviyesinde olan bir Cennetsel Cevher Ustası… güç anlamında ona yenilmiş miydi yani?!

 

Kollarındaki dövmeler yavaşça silinmekte olan Zhou Weiqing kafasını salladı. Dövmelerin neden bir anda oluştuğunu ve ona o son kuvveti verdiklerini bilmiyordu, normalde bunun için tam olarak Şeytani Değişim Aşamasına girmesi gerekirdi. Ama az önceki kuvveti dağları yerinden oynatmaya yeterliydi.

 

Kollarını sallayıp kaslarını gevşeten Zhou Weiqing sırıtarak konuştu: “Buna ne dersin? Küçük Dört, şimdi benimle yeniden iddiaya girsen kaybetmez miydin sence? Heh heh.”

 

Sahiden de Karga’yla güç anlamındaki bu kapışmayı kazanmış oluşunun yanında Küçük Dört’e karşı olan galibiyeti solda sıfırdı.

 

Küçük Dört kendini savunmaya çalıştı: “Bu… bu… Güçlü olsan da aynı şey değil! Karga’nın efsanevi baltaları var, onların güçlerini gördün, yolundaki her şeyi onlarla yok edebilir!”

 

Zhou Weiqing sırıtarak karşılık verdi: “Baltalarım olmayabilir, ama çekiçlerim var! Bak!” Bunu söylerken kollarını genişletip salladı ve parlak koyu-altın rengi ışıklarla birlikte Efsanevi Çekiçler ellerinde belirdi.

 

İkiz çekiçler parlarken, üstlerindeki gülümseyen ve ağlayan surat şekilleri güçlü bir aura yayıyordu. Devasa çekiçleri taşımakta olan 1.9 metrelik Zhou Weiqing, bronz bir savaş tanrısı heykeli gibiydi, gururlu ve gösterişli bir şekilde dikilmekteydi.

 

Görünüş olarak efsanevi çekiçler, efsanevi baltalardan biraz ufak olsa da, dizayn anlamında daha iyilerdi.

 

Küçük Dört mırıldandı: “Bunlar nasıl Karga’nın Efsanevi Baltalarıyla kıyaslanabilir? Güzel görünüyor olabilirler, bakması iyi ama kullanışsız değiller mi?”

 

Xiao Yan ona yan yan bakarak pasif bir şekilde konuştu: “Bu kadar kültürsüz olman dehşet verici. Gördüğün ışıklar bu çekiçlerin bir Muhteşem Birleştirilmiş Ekipman Ustası tarafından yaratılmış Birleştirilmiş Ekipmanlar olduğunu gösteriyor. Ben Cennetsel Cevher Turnuvasına katılmayı kabul ediyorum.” Bunu söyledikten sonra gözlerini kapatıp, ormandaki savaştan beri ilk defa hafif bir gülümseme takınarak oturdu.

 

Ayyaş Bao da yüzünde çaresiz bir ifadeyle lafa girdi: “Bugünlerde gençler cidden korkutucu. Bir çift çekiç, bir çift balta, bir yerde dikilseler gardiyan ruhlar falan olabilirler, kesinlikle iyi bir manzara olur. Ben de Turnuvaya katılma fikrini onaylıyorum.”

 

Zhou Weiqing çekiçleri anlamlı bir şekilde Küçük Dört’e doğru kaldırarak sordu: “Küçük Dört Kardeş, çekiçlerimin ne hissettirdiğini görmek ister misin?”

 

Küçük Dört hızlıca kafasını sallayarak konuştu: “Yok, yok… Tamam ben de kabul ediyorum! Kahretsin, bir kez daha senin tarafından kandırıldım, düzenbaz. Sinir bozucu ve kurnaz! Tamamen böylesin!”

 

Tam Zhou Weiqing yılışık bir şekilde sırıtmakla meşgulken, Karga ona doğru ilerledi. İki metre boyuyla Altın Karga Kabilesinin en güzeli olan kız hassas gözlerle yaklaştı ve tatlı tatlı konuştu:  “Sen… az önce benim kolumu acıttın Weiqing, bizim Altın Karga Kabilemize gelsene. Benim bir nişanlım var ama kabilede bir sürü boşta kız var! Senin gibi güçlü erkekler çok hoşlarına gider. Sorumluluk almana da gerek yok, tohumunu bıraksan yeter. Buna ne dersin?”

 

Zhou Weiqing’in yüz kasları gerilmeye başladı. Bir anlık sessizlikten sonra acıklı bir sesle konuştu: “Abla, çok korkuyorum. Lütfen beni azat et.”

 

Bu yanıtı duyan ekip kahkahalara boğuldu, Shangguan Bing’er bile kendi kendine kikirdemişti. Küçük Dört o kadar canlı kahkahalar atıyordu ki gözlerinden yaşlar akıyordu, neredeyse yaraları açılacaktı. O anda, takım ruhları bir kez daha uyanmıştı. Cennetsel Cevher Turnuvası… işte geliyoruz!

 

#Güzel bölümdü yaa. Yeniden umut dolduklarını görmek güzel. Karga'nın bizim keratayı korkutması da çok hoşuma gidiyor. Bing'ercim de kıskanmıyor, kenardan gülüyor yalnız.
Neyse fazla uzatmıyorum. Çünkü, Cennetsel Cevher Turnuvası...işte geliyoruz!! smile

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1289

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1096

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 834

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 719

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 677

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 652

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 613

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 559

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 530

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 401

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 207

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 144

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 105

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16111 Üye Sayısı
  • 432 Seri Sayısı
  • 21293 Bölüm Sayısı


creator
manga tr