"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Heavenly Jewel Change - Bölüm 60.3 : Kim Daha Rahatsız Edici Derecede Güçlü? (3)


Çevirmen : Clumsy 

 

Beklenildiği gibi, gizli bir kozu vardı. Hala havada olan Zhou Weiqing, gülümsedi. Az önce Mutlak Gecikme okunu attığında, sol ayağıyla yayını desteklemiş ve atışı sol eliyle yapmıştı. Lin TianAo, Yun Li’nin saldırısını durdurduğunda ise,  Zhou Weiqing’in ellerinde parlak altın-siyah ışıklar eşliğinde Efsanevi Çekiçler belirdi.  

 

Lin TianAo’nun perspektifine göre, Zhou Weiqing ve Yun Li’nin kombinasyonunda, Zhou Weiqing kontrol yetenekleri kullanacak, esas saldırıyı ise Yun Li yapacaktı.

 

Bu yüzden Yun Li’nin saldırısını engelledikten sonra, ciddi bir şekilde yaralansa bile, kendi kendine çok mutlu olmuştu, çünkü iddiayı çoktan kazandığını düşünüyordu. Ona göre Zhou Weiqing de birkaç yeteneğini kullanmıştı ve artık seçeneği tükenmiş olmalıydı. Dolayısıyla kalkanı görüşünü kapatırken, dikkati de Yun Li’ye yönelikken, ortaya çıkan iki çekici fark etmedi.

 

Lin TianAo bir şeylerin ters gittiğini fark ettiğindeyse artık çok geçti ve tepki veremedi. Cennetsel Yıldırım şoku son saniyesindeydi ve hala Depolanmış Yeteneklerini kullanamıyordu. Cehennem Laneti hala aktifti; Asılsız Kalkan bir kez kullanılmıştı, Mutlak Gecikme ise daha 2. Saniyesindeydi. Hiç şüphe yok ki, Lin TianAo en zayıf anını yaşıyordu ve hepsi Zhou Weiqing’in ayrıntılı planının bir sonucuydu.

 

Sahiden de Yun Li saldırısını yapmadan önce, Zhou Weiqing, Lin TianAo’nun sakladığı bir kozu daha olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden Yun Li’yi kullanmış ve o son kozu çıkartmıştı, son saldırıyı yapmak ise kendisine kalacaktı – bir Zong Aşaması Cennetsel Cevher Ustasına bile zarar veren o son saldırıyı.

 

Kasırga Saldırısı, Zhou Weiqing’in bedenini sarmalayarak gücünü arttırdı. İkiz çekiçler çoktan ortaya çıkmıştı, Gümüş İmparatorun Uzaysal Yırtığı(iki yetenekli kombinasyon) da çekiçlerde uygulanmıştı. Zhou Weiqing’in güçlendirmeleri ve destek yetenekleri Yun Li’ninkinin çok ötesindeydi.

 

*BBOOOOM*

 

Tüm yeraltı arenası sarsıldı, hatta tüm Ticaret Merkezinin bile iki çekicin darbesi sonrasında sarsıldığı söylenebilirdi.

 

Zhou Weiqing’in saldırısının hedefi ise Lin TianAo’nun kendisi değildi. Bu kadar güçlendirme ve desteğe rağmen bile, Lin TianAo’nun ağır kalkanını aşabileceğinden emin değildi. Sonuçta bu 5-Cevherli Birleşim Seti Ekipmanı fazla güçlüydü. Madem kalkanı kıramıyordu, o zaman o da yeri kırardı! Titanyum kaplamayla yapılan yeri! Böylece, Gümüş İmparator Uzaysal Yırtığı ve Kasırga Saldırısıyla güçlenen İkiz Çekiçler, zemine vahşi bir şekilde çarpmıştı. Bu sefer sırtı duvara çarpan kişi, Zhou Weiqing’in takımından biri olmadı, Lin TianAo oldu. Bir sürü güçlü yeteneği vardı, ancak iddia kısıtlaması yüzünden onları kullanamıyordu, ayrıca Zhou Weiqing’in kontrol yetenekleri yüzünden de kısıtlanmıştı. Doğal olarak böyle yoğun bir çarpma sonrasında yerin titreşimi yüzünden dengesini koruyamamış ve devasa, dehşete düşürücü bir şok dalgasıyla birlikte duvara kadar havalanarak garip bir şekilde yere çakılmıştı. Odada yankılanan sesler adeta binlerce arının vızıldaması gibiydi, sonuç olarak tüm oda harabeye dönmüştü.

 

Doğal olarak zemin tamamen titanyum kaplamayla yapılmamıştı ve Zhou Weiqing titanyumu otuz santim kadar delmişti. Güçlendirilen Gümüş İmparator Uzaysal Yırtığı da 15 yarddan fazla derinliğe ulaşmış ve titanyumla birleşen kayayı parçalara ayırmıştı. Arena odasının merkezinde 3 metreden uzun bir çukur açılmış ve ortalık büyük bir zarar görmüştü.

 

Zhou Weiqing’in kendisi bile bu saldırının sonrasında sarsılmış, ancak çekiçlerin sahibi olarak şok dalgasından fazla etkilenmemeyi başarmıştı. Yine de, her şey durulduktan sonra bile, çok iyi durumda olduğu söylenemezdi.

 

Lin TianAo ise duvardan kayarken tamamen sarsılmış ve afallamış durumdaydı. Aklında tek bir düşünce vardı – Böyle bir saldırıyı, hiçbir kısıtlaması olmasa ve tüm gücünü kullansa bile kıpırdamadan karşılayabilir miydi ki?

 

Yan taraftaki Yun Li’nin de ağzı çarpılmıştı, kulakları o kadar çınlıyordu ki ölmek istiyordu. Ve Zhou Weiqing’e yöneltmek istediği sorular vardı – Sen gerçekten insan mısın? Bu gerçekten 3-Cevherli bir Cennetsel Cevher Ustasından gelen bir saldırı mı? Ama yaşadığı şoka rağmen mutluluk doluydu. Sonuçta, Zhou Weiqing’in ellerindeki Çifte Çekiçleri tanımıştı, onlar iddiada görmüş olduğu Muhteşem Dizayndaki Birleştirilmiş Ekipmanlardı! Onun sahiden de bir Efsanevi Set parçasını Birleştirmiş olması inanılmaz bir şeydi.

 

Bu kısa anda, herkes şok halindeyken, yalnızca Yun Li değil, Lin TianAo da belli bir düşünceye kapıldı. Böyle birine kaybetmiş olmak utanç verici değildi! Zhou Weiqing’i fazla küçümsemişlerdi… o nasıl, sıradan 3-Cevherli Cennetsel Cevher Ustalarıyla kıyaslanabilirdi ki?

 

Artık kırmızı cüppeli adam da uyuşuk halinden uyanmıştı. Ve yerdeki koca deliği gördüğünde yüzü değişti. O noktada, elindeki tütsü ortadan kayboldu, hiç kimse de nereye gittiğini göremedi. Az önce kendinde olmadığı için, olan biten hakkında hiçbir fikri olmasa da, sonucu görebiliyordu. Hiç şüphe yoktu, Zhou Weiqing ve Yun Li iddiayı kazanmışlardı.

 

Zhou Weiqing, odanın köşesine oturmuş, zar zor nefes almaya çalışıyordu. Birleştirilmiş Ekipmanı da çoktan ortadan kaybolmuştu.

 

Kazanmış olsa da, bu süreçte tüm enerjisini ve ruhunu zincirleme saldırılar yaparak tüketmişti, tabii zihnini de ayrıntılı planlar için zorlamıştı. Zhou Weiqing, eğer Lin TianAo ellerini kullanabiliyor ya da kıpırdayabiliyor olsaydı, iddiayı her şeye rağmen kaybedebileceklerinin farkındaydı. Kendisi sıradan 3-Cevherlilerden güçlü olabilirdi ama bu Lin TianAo da sıradan 5- Cevherli Cennetsel Cevher Ustalarından çok daha öte bir kuvvetteydi.

 

Bir ‘rahatsız edici güçlü kişi’ başka bir ‘rahatsız edici güçlü kişiyle’ karşılaşınca, sonuçlar da bir hayli ‘rahatsız edici’ oluyordu. Sonuç olarak da sevgili Zhou Weiqing’imiz Alexandrite Kedigözü Cevheri sayesinde zar zor kazanmıştı. Ama ne kadar zor olursa olsun, iddianın galibi onlardı!

 

O anda, dışarıdan yoğun sesler gelmeye başladı, bu gürültü, koşturan çok sayıda insana aitti. Sert bir çarpma sesi eşliğinde kapı parçalanarak açıldı ve yaklaşık 7-8 kırmızı cüppeli adam hızlıca odaya daldı. Bu adamlar girdiğinde, Zhou Weiqing, Lin TianAo ve Yun Li’nin kaşları havaya kalkmıştı. Bu adamların auraları öyle güçlüydü ki, en düşüğü bile Lin TianAo’ya eşit olmalıydı.

 

Hepsinin en az 5-Cevher ve üzerinde olduğu kesindi!

 

Fei Li gibi büyük bir İmparatorlukta bile, toplamda 500den fazla Cennetsel Cevher Ustası olmazdı, 5-Cevherin üzerinde olanlarsa en fazla 100 kişi olmalıydı. 7-8 tanesinin burada belirmesi-ki bir kısmı daha da yüksek yetişimliydi- gerçekten de bu Yeraltı Arenasının ne kadar güçlü bir yer olduğunun göstergesiydi.

 

Bu kırmızı cüppeli adamların arasında, lider görünümlü olanın cüppelerinin kollarında üç altın çizgi vardı, bu onun rütbesini belli ediyordu. Ve girip yerdeki devasa deliği gördüğü anda, yüzündeki hafif değişimle, ciddi bir ton eşliğinde sordu: “Ne oluyor burada?”

 

Tüm kırmızı cüppeli adamların yüzleri maskeliydi, kimlikleri belli değildi.

 

“Arena Efendisi, bu dövüşlerinin sonucu.” 7 numaralı odadan sorumlu olan kırmızı cüppeli adam, hızlıca bir adım öne çıkarak, saygılı bir şekilde konuşmuştu.

 

Liderin bakışları odadaki üçlü arasında hareket etti ve Zhou Weiqing’e odaklandığında, bir anlığına tereddüt etti, gözlerinde hafif bir değişim yaşanmıştı. Ancak daha yeni ayağa kalkmış olan Zhou Weiqing bunu fark etmedi.

 

Arena Efendisi ciddi bir tonla sordu: “Dövüş ve iddia sona erdi mi?”

 

“Evet, sonuçlandı.”

 

Arena Efendisi aynı soğuklukla devam etti: “Onlara zararın bedelini ödet, 100bin altın, ödemezlerse çıkamazlar.”

 

“Tamam.”

 

Arena Efendisi, bunu söyledikten sonra diğer kırmızı cüppelilerle birlikte odayı terk etti. Zhou Weiqing ve diğer ikili de şu ana kadar biraz toparlanmayı başarmışlardı ve odadan dışarıya yöneldiler.

 

Odada kalan tek kişi, başından beri orada olan kırmızı cüppeli adamdı ve oldukça çirkin bir yüz ifadesi taşıyordu. Sonuçta onun sorumlu olduğu odaya ciddi bir hasar verilmişti ve tamiri de uzun sürecekti. Üstelik, az önceki uyuşuk hali ve çektiği acı da onu kötü bir moda sokmuştu; tam olarak ne yaşadığını bilmese de bunun bu üç herifle bir alakası olduğunun farkındaydı. Savaşın en heyecanlı son üç saniyesini falan görememişti.

 

“Ben öderim, ben öderim.” Zhou Weiqing sırıttı ve hızlıca üyelik kartını çıkarttı. Artık oldukça rahat ve iyi bir moddaydı. Sonuçta Yüksek Seviye Birleştirilmiş Ekipman Ustası olan Yun Li’yi aldığı için zaten çok mutluydu. Şimdi bir de daha da büyük bir yem olan Lin TianAo’yu ekibine katmıştı. Böyle bir defansı koruması olarak kullanırsa, Ming Wu’yla karşılaşsa bile bir süre kendini koruyabilme şansı olacaktı. Bunu düşünen Zhou Weiqing bir hayli tatmin olmuştu. Yüzünde bir sırıtışla Lin TianAo’ya bakarken, Lin TianAo’nun omurgasında bir soğukluk hissetmesine sebep oldu, Lin TianAo, Zhou Weiqing’in cinsel tercihlerinden biraz şüphelenmeye başlamıştı…

 

Altınları ödeyen Zhou Weiqing arkasını dönüp Lin TianAo’ya baktığında hala büyük bir sırıtış taşımaktaydı, ancak bir şey söylemedi.

 

Lin TianAo tabii ki bu herifin ne düşündüğünü biliyordu… Doğal olarak Lin TianAo’nun sözünden dönebileceğinden korkuyordu, arenanın bağlayıcılığını ve kontratın gücünü de buna karşı kullanacaktı.

 

“Kaybettim. Ben sözümün eri bir adamım. Gel bakalım.” Lin TianAo uzun bir iç çekiş eşliğinde yenilgisini kabul etmişti. Yun Li’nin kaybettiğinde olduğu kadar kötü ve kafası karışık hissetmiyordu. Ne kadar üzgün olursa olsun, mücadeleyi teklif eden oydu ve kayıp kayıptı. Açgözlü olmak kendi kabahatiydi! Ve Zhou Weiqing’in Karanlık Niteliğe sahip olduğunun, kendi Mühürleme güçlerinin olduğunun da farkındaydı.

 

 

#Şükürler olsun ki bir mücadelenin daha sonuna ulaştık. Bizim çocuk cidden büyümüş. Çok olgun, çok mantıklı planlar yapıyor. Sahip olduğu onca yeteneğin hakkını veriyor yani.
Şimdi bir de takımına mükemmel defanslı birini katmış oldu. 
Bir güne bu kadar başarı cidden fazla!

Bakalım bundan sonra bizi ne bekliyor, bir sonraki bölümde görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1150

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1029

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 843

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 618

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 531

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 312

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 136

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13315 Üye Sayısı
  • 396 Seri Sayısı
  • 18148 Bölüm Sayısı


creator
manga tr