Milyonlarca insanın aynı kötülükleri paylaşması o kötülükleri erdeme dönüştürmez; aynı hataları yapmaları, o hataları doğru kılmaz. #Erich Fromm

Heavenly Jewel Change - Bölüm 51.3 : Kuzeyin En Tepesi, Tian Er (3)


Çevirmen: Clumsy

 

Genç kız pasif bir şekilde konuştu: “Biliyor olman güzel. Artık gidebilirsiniz. O bizim tarafımızdan korunuyor.” Sesi büyüleyici bir güzellikteydi, ancak içinde insanın kemiklerini titreten bir soğukluk da taşıyordu.

 

Ming Wu, kısa süreli bir şoktan sonra kendisini toparlayarak derin bir tonla cevap verdi: “Hanımefendi, siz Kuzeyin En Tepesi ve biz Batının en Şeytanı olarak hiçbir zaman birbirimizin işlerine müdahale etmedik, hatta birlikte çalıştığımız zamanlar dahi oldu. Lütfen şimdi de işimize karışmayın...bu çok makbule geçecektir.”

 

Genç kız soğukça humphladı: “Bana bunu söyleyecek nitelikte değilsin...eğer Wu Tian söyleseydi, o zaman mesele farklı olurdu.”

 

Ming Hua soğuk bir şekilde lafa girdi: “Bu ne kibir, fazla büyük konuşmuyor musun?” Söylenildiği gibi güzel kadınlar birbirlerini kolaylıkla kıskanırdı. Ve Ming Hua da kısa süreliğine kendini ikinci planda hissettikten sonra beyaz giyimli kıza doğru kıskançlık ve hasetle dolmuştu.  

 

Ancak Ming Wu, genç bayanın cümlesini duyduğunda yüz ifadesini değiştirerek hızlıca sordu: “Adınızı öğrenebilir miyim genç bayan?”

 

Kız durağan bir şekilde yanıtladı: “İsmim Tian Er…”

 

Bu ismi duyan Ming Wu’nun yüzü daha da çirkinleşti ve kaşları derin düşüncelere daldığını belli ederek büküldü.  

 

Tian Er aynı durağanlıkla devam etti: “Cennetsel Kar Dağımız bu insanı uzun süre önce fark etti. Senin yetişim seviyen benimkinden yüksek olsa da şu anda ağır yaralısın. İkiniz birlikte harekete geçseniz bile beni yenemezsiniz. Üstelik, bana saldırmaya cüret ederseniz...Batının en Şeytanı artık var olmayacaktır.”

 

Ve bu sözleri söyledikten sonra sol elini kaldırarak Zhou Weiqing’e doğru tuttu.

 

Yaralı halde olan Zhou Weiqing’in gelen şeyden kaçmasına imkan yoktu.Tek görebildiği parlak altın rengi bir ışık oldu ve bedenini saran bir sıcaklık hissetti. Bir an sonra bilincini yitirmişti.

 

“İlahi Nitelik!” Ming Wu, Tian Er’in ellerindeki altın rengi ışığı gördüğünde iç çekerek kararını verdi. “Peki… öyle olsun o zaman. Madem Cennetsel Kar Dağının koruması altında, artık söyleyecek bir şeyimiz yok.”

 

“Tian Er Hanım , lütfen bugün yaşananlardan birine bahsetmeyeceğinden emin olun.”

 

Tian Er onaylarayak kafasını sallarken, Ming Wu da Zhou Weiqing’e son bir kez bakarak kızını kavradı ve gönülsüzce karanlıklara karışarak kayboldu.  

 

Tian Er onların ayrılışını sakin bir şekilde izlerken gözlerinde bir parlaklık görüldü. Ve gümüş bir ışık eşliğinde, omuzlarında küçük bir kuş belirdi– bu Yetenek Depolama Sarayındaki Gümüş İmparatordu! Eğer Ming Wu az önce Cennetsel Kar Dağına karşı herhangi bir saygısızlıkta bulunsaydı, Tian Er onun gitmesine kolayca izin vermeyecekti.

 

Zhou Weiqing’e döndüğünde, gözlerindeki sakin ve durağan ifade kayboldu ve bacağını kaldırarak kızgın bir şekilde birkaç tekme savurdu.  “Hmph! Seni küçük pis kerata, zamanında gelmeseydim işin bitecekti. Gücün yeterli olmanın çok ötesinde, yine de inanılmaz belalara bulaşıyorsun, Cennetsel Şeytan Tarikatıyla bile mücadeleye giriyorsun. Seni büyük aptal!” Ve bu sözleri söyledikten sonra iki tekme daha atmadan duramadı.

 

Gümüş İmparator kızın bu hareketlerini meraklı bir şekilde takip etse de kız başını sallayarak şöyle dedi: “Küçük Gümüş, kimlik doğrulama için benim şahsi simgemi götürüp Cennetsel Kar Dağına git. Auran burda çok belirgin ve Yetenek Depolama Sarayı da peşini kolay kolay bırakmayacaktır. Sonuçta burası onların mekanı ve bizi bulurlarsa sorun çıkartırlar. Cennetsel Kar Dağına ulaştığında babam seninle ilgilenecektir. Ancak artık masumları öldürmemelisin. Anlaştık mı?”

 

*Chirp* *Chirp*  Gümüş İmparator iki kez hafifçe seslendikten sonra havalanarak gökyüzünde kayboldu.

 

Tian Er onun da gidişini izledikten sonra, sonunda Zhou Weiqing’i kaparak herkes gibi karanlıklara karıştı.

 

 

Diğer taraftan, Ming Wu, kül gibi bir suratla kızını köşklerine götürmüştü. Evlerinin güvenliğine döndükleri anda da omzunu iyileştirmeye odaklandı. Yaşam Niteliği olmasına rağmen, omzundaki kırık kolaylıkla düzeltilecek bir şey değildi ve mümkün olduğunca erken müdahale etmek önemliydi. Ming Hua’nın da yardımıyla kemikler yerlerine oturdu ve iyileştirme Yetenekleri kullanıldı. Buna rağmen tam iyileşme en az yarım ay sürecekti.

 

“Baba, orda neden harekete geçmedin? Bu Tian Er denen kadın yalnızca 6-Cevherliydi, yaralı halinle bile ondan güçlüydün!” Babasının yarasını iyileştirmesine yardım eden Ming Hua bunu sormadan edemedi.

 

Ming Wu acı bir gülümsemeyle kafasını sallayarak cevap verdi: “Keşke o kadar basit olsaydı. Mesele yalnızca güç olsaydı belki yaralarıma rağmen onu yenebilirdim, ancak onu öldürmek ya da yaralamak o kadar kolay değil...Kuzeyin en Tepesi...Cennetsel Kar Dağı...onların kolaylıkla baş edilecek kişiler olduklarını mı sanıyorsun? Dikkatli olmazsak Tarikatımıza yıkım getirebilirler.”

 

Ming Hua şüpheyle sordu: “Onlar Kuzeyin en Tepesi olabilir, ama biz de Batının en Şeytanıyız, kıtadaki 5 Büyük Kutsal Arazi arasındayız ve eşit sayılırız, neden onlardan korkuyoruz?”

 

Ming Wu konuştu: “Eşit mi? Belk isim ya da şöhret olarak eşit olabiliriz. Ancak güç anlamında onlara yakın bile değiliz. Batının en Şeytanı Büyük Kutsal Arazilerin en altında, Cennetsel Kar Dağı ise en üstünde. Artık bir yetişkinsin ve bazı şeyleri öğrenme zamanın geldi. Wan Shou İmparatorluğu nasıl pek çok İmparatorlukla tek başına mücadele edebiliyor biliyor musun? Çünkü Cennetsel Kar Dağı orda ve onları kolluyorlar. Bu yüzden hiçbir Büyük Kutsal Arazi onlara karşı savaşmaya cesaret edemiyor.”

 

“Az önce o Tian Er denen genç kız üç Aziz Nitelikten biri olan İlahi Niteliği kullandı. Üstelik Elementsel Cevheri de Alexandrite Kedigözü! Buna bir de ismindeki ‘Tian’ı eklersen, Cennetsel Kar Dağının kraliyet ailesinden olduğu kesinleşiyor, hatta belki de Cennetsel Kar İmparatorunun kızıdır! Yalnızca bir kızı olduğu ve ona dokunanın...Neyse ona zarar vermekten bahsetmeyelim... Zhou Weiqing’i ondan kaçırsak bile sonucunda Tarikatımız yıkılabilir.”

 

Ming Hua babasının sözlerini dinledikten sonra olan biteni kavramıştı. “Baba, ben yenilgiyi bu kadar kolay kabullenmeye razı değilim. Çok yaklaşmıştık! Üstelik, Zhou Weiqing’in Şeytani Niteliği olduğu kesin, hem de ilk jenerasyon Şeytani Cevher Ustası... O bize, Cennetsel Şeytan Tarikatına ait.”

 

Ming Wu pasif bir şekilde konuştu: “Gücü olan istediğini alır. Daha önce, Zhou Weiqing’e verdiğim sözü tutmamış olmam, ondan daha güçlü olduğum için değil miydi?”

 

“Bu da aynı mevzu. Cennetsel Kar Dağıyla, Cennetsel Şeytan Tarikatının güç farkı da benimle Zhou Weiqing arasındaki gibi. Başka bir şansımız yok.”

 

“Bu mu yani… böylece vaz mı geçeceğiz?” Ming Hua tünelde gördüğü muameleyi hatırlayınca sinirle dişlerini sıkmaya başlamıştı.

 

Ming Wu iç çekerek yanıtladı: “Başka ne yapabiliriz? Tek bir planım var. Sen ona yaklaşmalı ve iyi tarafına dokunmaya çalışmalısın...Eğer mümkün olursa...ondan bir çocuk sahibi olmaya çalış...en azından ikinci jenerasyon bir Şeytani Cevher Ustamız olur, bu da Tarikatımıza büyük bir katkı sağlar. O genç adam gerçekten yetenekli ve tehlikeli, bizse onu gücendirdik. Aramıza katamadığımıza göre, hiç değilse ilişkilerimizin daha kötüye gitmemesini garantilemeliyiz. Hala onun öğretmenisin, ilişkinizi ilerletmeye çalış. Bize katılmasa bile, onu düşmanımız olarak karşımıza almayı göze alamayız.”

 

Ming Hua gönülsüzce konuştu: “Baba, bunu yapmayacağım! Bunun nesi iyi? Kızının kendisini teslim etmesini istiyorsun...”

 

Ming Wu sinirli bir humph eşliğinde konuştu: “Seni küçük kız… normalde çok zekisin ama iş Zhou Weiqing’e geldiğinde aptallaşıyor musun? Yeteneğini ve zekasını yeterince görmedin mi? 10bin 3-Cevherli Cennetsel Cevher Ustası bile bulsan birlikte beni yaralayamazlar. Ama o tek başına bunu başardı. Onunla savaşırken kerata hiç değilse Rüzgar, Yıldırım, Uzaysal ve Şeytani Nitelikleri kullandı. Hiç kuşkusuz ki Elementsel Cevheri Alexandrite Kedigözü. Ayrıca bilinmeyen başka bir yeteneği daha olabilir. Kendi yetişim seviyesine rağmen beni 3 saniyeliğine yavaşlatmayı başardı, o ne inanılmaz bir yetenekti öyle? Ayrıca, kullandığı yeteneklerin hiçbiri 8 yıldızın altında değildi! Buna bir de Muhteşem Birleştirilmiş Ekipmanını ekleyince...geleceği hakkında söylenecek daha ne var ki. Daha önce genç yaşta böyle şeyleri nasıl başardığını anlayamıyordum, ancak şimdi anlıyorum. Cennetsel Kar Dağı ona arka çıkmış. Yanılmıyorsam, Cennetsel Kar İmparatorunun kızı ona aşık olabilir. Her halükarda, onun hakkında ne düşündüğün umrumda değil, ama okulda, Zhou Weiqing’le olan bağını arttırmak için elinden geleni yapacaksın. Anlaşıldı mı?”

 

Ming Hua hiç istemese de kabullenerek başını salladı. Zhou Weiqing hakkında gerçek hislerine gelince, bu yalnızca onun kalbinin derinliklerinde gizliydi.

 

 

Zhou Weiqing derin uykusundan uyandığında tüm bedeninin ılık ve konforlu olduğunu hissetti. Gözlerini açtığında irkildi ve oturur pozisyona geçti. Odasında, yatağında yatıyor olduğunu görmek onu çok şaşırtmıştı.

 

Oda sessizdi, günün ilk ışıkları içeriye dolmaktaydı. Şişman Kedi her zamanki mekanında derin bir şekilde uyuyordu. Her şey normal gibiydi, sanki dün gece hiçbir şey yaşanmamıştı.

 

“Ne oluyor… geçen geceyi rüyamda mı gördüm?” Zhou Weiqing kendi kendine mırıldandı.

 

O anda kapıda hafif bir tıklatma duyuldu. “Küçük Şişman, kalkma vakti. Bugün ilk ders günü, geç kalmamalıyız. Gidip kahvaltı hazırlıyorum.” Shangguan Bing’er’in narin sesini duymak kalbini ısıtmıştı.

 

“Anladım, hemen kalkıyorum.” Zhou Weiqing de onaylayarak seslendi.

 

Kendisini incelediğinde Cennetsel Enerjisinin dolup taştığını gördü. Ama yine de dün gecenin hayal olmadığına emindi. Hala dün geceki kıyafetlerini giyiyordu ve üzerinde Ming Hua’nın silik kokusu vardı.

 

Dün geceki beyaz giyimli kız kimdi?! Kuzeyin en Tepesi ve Batının en Şeytanı da ne? Genç kız Tian Er’den ve Ming Wu’dan duyduklarına göre, Batının en Şeytanı Cennetsel Şeytan Tarikatı olabilirdi. Anlaşılan, Cennetsel Şeytan Tarikatının ana kuvveti kıtanın batısındaydı, Bai Da ya da Fei Li İmparatorluklarında olmalıydı.  

 

 

#Gün geçmiyor ki yeni bir topluluk yeni bir bilgi çıkmasın. 
Bu 5 Büyük Kutsal Arazi de neymiş ki acaba? 
Cennetsel Kar Dağının da güçlü olduğunu kaplanı ilk bulduğumuz sahnelerde anlamıştık. Ama giderek daha çok şey öğreniyoruz. Ama benim merak ettiğim daha çoook şey var.

O zaman okumaya devam!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1280

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1092

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 908

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 830

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 714

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 675

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 651

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 611

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 555

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 529

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 395

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 206

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 189

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 104

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

White
White
Beğeni Sayısı: 55

Site İstatistikleri

  • 16014 Üye Sayısı
  • 426 Seri Sayısı
  • 20960 Bölüm Sayısı


creator
manga tr