"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Heavenly Jewel Change - Bölüm 45.3 : Akademide Statü Kazanmak (3)


Çevirmen : Clumsy

 

“Asil ailelerin öğrencileri genellikle halk öğrencilerinin arasından güçlü olanları seçer ve Ailelerine katar. Karşılığında da onların Birleştirilmiş Ekipman ve Yetenek Depolamaları için fon sağlarlar.”

 

“Halk öğrencileri bir kez hayatlarını o asil ailelere bağladığında, bunun Yetenek Depolama Sarayıyla yapılan anlaşmadan bir farkı kalmıyor. Yani o üst sınıflar özgürlüklerini Ye Ailesine satmış diyebiliriz.”

 

“Halk öğrencilerinin en az yüzde sekseni asil ailelerin veya Yetenek Depolama Sarayının emrinde çalışmayı seçmiş. Ye Ailesi de Akademideki en büyük etkiye sahip topluluk olduğu için, halkın arasındaki pek çok mükemmel üst sınıfı aralarına katmış durumdalar.

 

“Sağol kardeş.” Zhou Weiqing arkasına dönüp gülümsedi, Kou Rui onda iyi bir izlenim bırakmıştı. Bariz bir şekilde Zhou Weiqing için endişelenmiş ve akademideki güçleri araştırmaya kalkmıştı. Bu esnada, bir düzine civarı halk üst sınıf öğrencisi inatçı bir şekilde konuşmakta olan Ye Lou’ya doğru yürümekteydi: “Ben, Sizin Babanız, uzun zaman sonra sizi çağırıyorum ve siz sessiz kalmaya cüret mi ediyorsunuz? Pirincinizi yemediniz mi? Bu küçük piç abimi aşağıladı, onun icabına baksanız iyi edersiniz.”

 

Bu bir düzine öğrencinin çoğu utanç belirtileri göstererek başlarını eğmiş, diğerleriyse Zhou Weiqing’e dönenler ve kızgın bir şekilde Ye Lou’ya bakanlar olarak ayrılmıştı.

 

Ön tarafta duran ve Zang Lang’la aynı yaşta görünen üst sınıf öğrencisi hafifçe iç çekerek Zhou Weiqing’e seslendi: “Üzgünüm çocuk, ama onlardan ödeme aldığımız için emirlerini yerine getirmekten başka şansımız yok. Lütfen bizimle gelir misin?”

 

Zhou Weiqing ayağa kalkarak başını salladı ve “Tamam.” dedi.  Sonra da Shangguan Bing’er ‘in ellerini bırakarak tek başına yürümeye başladı.

 

“Ben de seninle geliyorum.” Güzel yüzü hala bir göl durgunluğunda olan Shangguan Bing’er de ayağa kalkmıştı. İlk kez bu okulda okumanın sandığı kadar kolay olmayacağını fark ediyordu. Etrafı bir düzineden fazla insanla çevriliyken Zhou Weiqing’i nasıl tek başına gönderebilirdi ki!

 

Zhou Weiqing hafifçe gülümsedi ve bir karşılık vermeyerek yürümeye devam etti.

 

“Patron, ben de geliyorum! Hmph, neleri harikaymış, Birleştirilmiş Ekipman veya Yetenek Depolama için asillerin köpeği olmuşlar.” Kou Rui haklı bir öfkeyle dolarak koltuğundan kalktı.

 

Herkesi şaşırtan bir şekilde, birinci sınıflardan Kou Rui dışında  iki kişi daha ayağa kalkarak Zhou Weiqing’i takip etmişti. Biri suratı tamamen sırıtır haldeki Ma Qun’du, diğeri de ortalama görünüşlü, oldukça soğuk ve mesafeli bir gençti.

 

Ye Lou soğuk bir kahkaha attı: “Anlaşılan bu yılın çömezleri gerçekten cesurmuş! Çok iyi, size Fei Li İmparatorluk Ailesi Askeri Akademisinin kurallarını öğretmek için de iyi bir fırsat olacak. Ding Chen, onları ölümün eşiğine getirecek kadar döv ama öldürme. Hmph, bakalım başka kim bu kadar kibirli olup direnmeye cesaret edecek.”

 

Az önce Zhou Weiqing’i kalkmaya davet eden kişi Ding Chen’di. Zhou Weiqing’in direniş göstermeden kalktığını gördüğü için hafifçe iç çekti ve şöyle dedi: “Genç Efendi Lou’dan özür dile gitsin. Zang Lang’la geçen günkü kavganı duydum; sen bu yeteneğe sahipken Ye Ailesinin Genç Efendisi sana fazla sıkıntı çıkarmayacaktır.”

 

Zhou Weiqing ona gülümseyip zarif bir şekilde üniformasının üzerindeki kırışıklıklara vurdu ve pasif bir şekilde konuştu: “Başka bir şey söylemene gerek yok. Az önce onlardan para aldığın sürece emirlerine uymaktan başka şansın olmadığını söylememiş miydin? Hadi o zaman. Dürüst olmak gerekirse, benim gözümde onlardan da aşağısın. Bir erkek olarak dünyaya karşı dik duramıyorsan, ne değerin var ki?”

 

Ding Chen’in yüz ifadesi değişti ve sinirli bir şekilde karşılık verdi: “Genç adam, fazla ileri gitme. Herkesin yüzleşmesi gereken kendi zorlukları ve problemleri var. Sen de bir Cevher Ustasısın, nelerle uğraştığımızı biliyor olmalısın.”

 

Zhou Weiqing cevap verdi: “Tek bildiğim ellerim ve ayaklarımın olduğu. Eğer paraya ihtiyacım olursa sıkı çalışırım ve hakkımla kazanırım, birinin köpeği olmam. Sen köpek olmayı seçtiğine göre önümde iyi biri rolü kesmene gerek yok.”

 

Sözleri bir anda bir düzinenin üzerinde üst sınıf halk öğrencisinin suratlarında sinirli ifadeler oluşturmuştu. Aslında tüm okulun önünde Ye Ailesine ait olduklarını göstermekten çekiniyorlardı. Ancak şu anda, Zhou Weiqing’in sözleri karşısında sinirlenmiş ve ortak bir düşman edinmişlerdi. Ve hepsi hızlıca Güç Cevherlerini saldı.

 

“İyi dedin. Madem köpek olmuşsunuz , rol yapmaya gerek yok!” Ma Qun yan taraftan söze girdi ve Zhou Weiqing’e bakarak devam etti: “Beni yanlış anlama, sana yardım etmiyorum. Yalnızca asillerin bu hareketlerine katlanamıyorum. Neye dayanarak biz halkı köleleştiriyorlar? Hmph. Ben, Sizin Babanız, böyle şeylere boyun eğmeyeceğim.”

 

Zhou Weiqing gülümsedi: “Fena değil, gerçek bir erkeksin, en azından cüssenin hakkını veriyorsun.”

 

Ye Lou sabrı tükenmiş ve sinirli bir şekilde konuştu: “Ding Chen, hala neyi bekliyorsun?!”

 

Ding Chen derin bir nefes aldı ve gözlerinde beliren soğuk ışıklar eşliğinde bir adım ilerleyerek Zhou Weiqing’e doğru yumruğunu savurdu. Hareketleri basitti ancak işlenmiş ve parlatılmıştı, defalarca cilalanmış sert bir çelik gibiydi. Zhou Weiqing’e yönelen yumruğu yüksek hızdaydı ve net bir güç taşıyordu. Sağ bileğinde 3 Buzlu Yeşim Fiziksel Cevher belirmişti. Tam olarak Zhou Weiqing gibi 3-Cevherli ve saf Kuvvet Nitelikliydi! Ye Ailesinin bir üyesi ve Ye Ailesi Halk Öğrencilerinin lideri olarak, aralarında en güçlü kişi oydu.

 

Zhou Weiqing de duruma ayak uydurdu ve yumruğunu savurdu, Ölüm Akupunktur Noktalarındaki 12 enerji anaforu maksimum hızlarıyla dönerek Cennetsel Enerji çekmeye başlamıştı. Zhou Weiqing’in yerinden kalkmasının bir sebebi vardı.

 

Ve kuvvetli bir *BANG* sesiyle iki yumruk karşılaştı. Zhou Weiqing kıpırdamadan duruyordu, Ding Chen ise üç adım geriye kaymadan dengesini yakalayamadı. Yüz ifadesi anında değişmişti.

 

Ding Chen’in Cennetsel Enerjisinin çoktan ikinci seviye Cennetsel Shen Enerjisine ulaştığı biliniyordu ve aslında Zhou Weiqing’ten iki seviye yukarıdaydı! Ancak fiziksel gücü ve kuvveti Zhou Weiqing’le asla kıyaslanamazdı. O anda sağ yumruğunun tamamen uyuştuğunu hissediyordu. Benzer 3-Cevherli Kuvvet tipi Cennetsel Cevher Ustaları olarak iki taraf da herhangi bir Birleştirilmiş Ekipman ya da Depolanmış Yetenek kullanmamıştı, bu sonuç onları nasıl şok etmezdi ki? Ancak olaylar burada sonlanmadı, bir sonraki hareket daha da şok ediciydi. Basit bir yumruktan sonra, Zhou Weiqing bir anda ortadan kayboldu. Bir kez daha belirdiğinde tam olarak Ding Chen’in önündeydi ve sağ bacağı ona dehşet verici bir balta gibi inmek üzereydi. Hiç şüphe yok ki, Zhou Weiqing Göz Kırpma yeteneğini kullanmış ve Şeytani Sağ Bacağını indirebileceği bir pozisyona ulaşmıştı. Sonuçta açılış töreni başlamak üzereydi ve bir an önce gücünü gösterip Shangguan Bing’er ve kendisiyle ilgili planları olanların korkmasını sağlamak istiyordu. Bu yüzden de doğal olarak maksimum çaba harcamalı ve hızlıca kazanmalıydı.

 

Göz Kırpma Yeteneği sadece hız sağlayıcı olarak düşünülemezdi – Ding Chen geri tökezlediği saniyede Zhou Weiqing’in bacağı onu orada beklemeye başlamıştı bile. Hem hızlıydı hem de kaçınılması imkansızdı. Rakibin yapabileceği tek şey ise kollarını kaldırıp Zhou Weiqing’in sağ bacağını engellemeye çalışmaktı.

 

“Ding Chen mahvoldu.” Diğer halk öğrencilerinin arasında oturmakta olan Zang Lang, iç çekerek kafasını salladı. Zhou Weiqing’in sağ bacağının gücünü bizzat tecrübe etmişti ve ne kadar güçlü ve yıkıcı olduğunu biliyordu. Ona göre bu bir çeşit Birleştirilmiş Ekipman ya da Depolanmış Yetenekti ve böylesi dehşet verici bir gücün Ding Chen tarafından kolaylıkla karşılanması imkansızdı.

 

*BAANGG*…. *Kaachaa*

 

“AHHHH —” yoğun, acı verici bir çığlık, toplantı salonunda yankılandı. Ding Chen’in tüm bedeni yere çakılmıştı. Tam da Zang Lang’ın beklediği gibi Ding Chen mahvolmuştu. Zhou Weiqing’in sağ bacağını durdurmaya çalışan iki kolu da kırılmıştı. Aynı anda, sağ bacak onun gardını aşmış ve omzuna çarparak omzuyla beraber 5 kaburga kemiğini kırmıştı! Eğer Zhou Weiqing tüm gücünü kullansaydı kafası da şu anda parçalanmış olacaktı. Bir an sonra, Zhou Weiqing’in merkezinde bulunduğu elli metrelik alandaki herkes sessizliğe gömüldü. Bir dakika önce küstah bir şekilde bağırmakta olan Ye Lou bile suskundu, bir şeyler yutup boğulmuş gibiydi. Yüzü, önündeki manzara karşısında tamamen solgunlaşmıştı.

 

Hiç kimse saf güçlerin karşılaşmasında Ding Chen’in böyle kolayca ve mutlak bir şekilde kaybedeceğini, Zhou Weiqing’in de böyle sert bir darbe geçirebileceğini beklemiyordu. Yalnızca bir bacağı Ding Chen’i mahvetmeye yetmişti. Ding Chen, ağzından kanlar dökülerek titriyordu.

 

Ding Chen’in arkasında durmakta olan diğer halk son sınıf öğrencileri ise aptallaşmıştı. Hiçbiri Zhou Weiqing’e saldıran bir sonraki kişi olmaya cesaret edemiyordu.

 

Az önce Ma Qun’la birlikte kalkan, soğuk ve vakur görünümlü genç bile gözlerini şok içinde kısmıştı.

 

Shangguan Bing’er ise Zhou Weiqing’in Şeytani Sağ Bacağı Ding Chen’in kollarına vurmadan önce gözlerini kapatmıştı. Zhou Weiqing’in güçlerini en iyi bilen kişi oydu ve bu bacağın doğrudan saldırısının iyi sonuçlar vermeyeceğine emindi. Hala Cennetsel Yay Birimindelerken, 7-Cevherli Fiziksel Cevher Ustası Hua Feng bile, Zhou Weiqing’in Şeytani Sağ Bacağına doğrudan saldırmıyordu. O bacağın saf gücü hiçbir normal Cevher Ustasıyla kıyaslanamazdı. Dün, Ming Hua’nın yaptığı gibi, Zhou Weiqing’le sağ bacağını kullanmasına izin vermeden dövüşmek en iyi yöntemdi.

 

Yere düşen Ding Chen’e bakan Zhou Weiqing en ufak bir sempati duymuyordu. “Bir de kendine Cennetsel Cevher Ustası diyorsun. O ‘Wang Ba Dan’’ın Ailesi sana gerçekten iyi davranmış ha. Kendini onlara satman gerçekten iyi olmalı. Eğer yanlış görmediysem içinde mühürlü bir karanlık var, tam bir köle olmuşsun. Gelecekte karşıma çıkmasan iyi edersin. Aksi takdirde, kırık kemiklerini düzeltmeyi başarsan bile onları yeniden kırarım. Köpek olmayı isteyip istememen umrumda değil ancak önümde deli gibi bağıran bir köpek varken kimse beni suçlayamaz.”

 

Ve konuşmayı bitirdikten sonra Ding Chen’in arkasındaki diğer aile üyelerine baktı. “Siz zayıf aptallar sürüsü köpek olmak istiyor olabilirsiniz ama sizi döverek ayağımı kirletmeyeceğim.”

 

Bir an sonra yeniden Göz Kırpmayı kullandı. Bu kez kül rengi suratıyla şaşkınlıktan ölmek üzere olan Ye Lou’nun önünde belirmişti. Ye Lou sesi titreyerek sordu: “Sen… ne yapıyorsun?” Onun gözlerinde, dehşete düşürücü aurasıyla Zhou Weiqing, hastalık ve bela taşıyan şeytanın ta kendisiydi.  

 

Zhou Weiqing silik bir şekilde gülümsedi ve öne eğilip onun solgun suratına hafifçe vurdu. “Sakin ol, sana bir şey yapmayacağım. Git ve patronuna söyle... bir dahaki sefere beni aramak için daha iyi bir yumurta bulsun. Senin gibi faydasız tipleri kullanmasın. Kaybol!” Aslında Ye Lou ayrılmadan önce son bir tehdit savurmayı planlıyordu ancak Zhou Weiqing’in gülümseyen suratını görünce kalbi dondu ve tek bir söz etmeye dahi cesaret edemedi. Yanında gelen iki asille birlikte hızlıca uzaklaştı.

 

Zhou Weiqing bir kez daha ayağa kalktı, diğer yirmi küsür birinci sınıf öğrencisine baktı ve soğuk bir şekilde konuştu: “Üst sınfların yapmış olduğu seçimler umrumda değil, onları değiştiremem de. Ancak biz önümüzdeki dört yıl boyunca birlikte okuyacağız. Eğer herhangi biriniz bir asil aileye boyun eğmeye cesaret ederse, ortadan kaybolsa ya da sınıfta benimle karşılaşmasa iyi eder. Aksi takdirde sonunuz Ding Chen gibi olur.”

 

“Bunu nasıl söylersin? Neye dayanarak konuşuyorsun?!” Bunu söyleyen kişi Ma Qun’un yanındaki soğuk gençti. “Hangi hakla bizim kaderimize karar verirsin? Neyi seçeceğimiz bize kalmış. Senin sözlerinin akademide kanun hükmünde olduğunu mu sanıyorsun? Asillerin köpeği olup olmamak bizim seçimimiz.”

 

#Bak sen bizim kerataya yaa, iyice kabadayı oldu. 
Bu arada ben şu Kou Rui'yi sevdim, cesur bir çocuğa benziyor. Bir de şu konuşan çocuğu merak ediyorum, kimin nesi acaba?

O zaman okuyup öğrenelim, bir sonraki bölümde görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1341

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 868

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 754

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 705

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 686

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 620

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 578

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 466

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17801 Üye Sayısı
  • 489 Seri Sayısı
  • 24195 Bölüm Sayısı


creator
manga tr