“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Heavenly Jewel Change - Bölüm 32.3: Buzlu Ruh Cennetsel Ayısı (3)


Çevirmen: Clumsy

 

 

 

 

 

“Küçük aptal, aşağı in, acele et ve beni takip et.” Bir anda aşağıdan Mu En’in sesi duyuldu ve Zhou Weiqing hızlıca Shangguan Bing’er’i sararak ağaçtan atladı.

 

“Öğretmenim, sizin bu oklarınız çok vahşi!” Zhou Weiqing’in ‘alt kısımları’ Mu En’i görünce titremeden edememişti.

 

Mu En sırıtarak yanıtladı: “Unutma, bir kişi ne kadar güçlü olursa olsun daima zayıf noktaları vardır. Bu Cennetsel Canavarlar için de geçerli. Hadi, şimdi acele et. Bu herif çıldırdı, en az bir saat böyle olur. ” 

 

Bunu söyledikten sonra, geri çekilme sürecinde Zhou Weiqing ve Shangguan Bing’er’e öncülük etti, ayının bulunduğu yerden 500 yard mesafeye ilerlediler. Ayı görüş alanlarından çıkmış olsa da öfkeli sesleri hala kulaklarına erişiyordu. Ayrılırlarken hiç kimse sevimli küçük beyaz kaplanın, Şişman Kedinin, çılgına dönen Buzlu Ruh Cennetsel Ayısına hor gören ve küçümseyen gözlerle baktığını fark etmemişti.

 

Mu En ikiliyi güvenli bir yere getirdikten sonra sordu: “Öğretmeninizin 2 oku nasıldı? Güçlü müydü?”

 

Zhou Weiqing ve Shangguan Bing’er hevesli bir şekilde başlarını salladılar. Böyle güçlü Zong Aşaması bir Cennetsel Canavarı yaralayan oklar tabii ki çok güçlüydü ve kesinlikle gurur duyulacak bir şeydi.

 

Mu En sırıtarak konuşmaya devam etti: “Heh, bu benim yarattığım eşsiz bir okçuluk stili, ama yalnızca Güç tipi Cevher Ustalarına uygun. Ne yazık ki, benim gücüm onu tamamen kontrol etmeye uygun değil ve yayı tek tur döndürebiliyorum, aksi takdirde çok daha güçlü olabilirdi. Kesinlikle kontrol etmesi ve isabet ettirmesi çok zor bir yöntem. Yayı ne kadar döndürürseniz o kadar kuvvetli olur, ama kontrol etmesi de o kadar zorlaşır.”

 

“Hepimizin hızlıca geri çekilmesi sizin de anlamanız gereken bir durum. Cennetsel Canavarlar hayatlarının tehdit edildiğini hissettiklerinde çılgına dönebilir. Böyle bir durumda, en korkutucu hallerini alırlar. Yaşam güçlerini ve doğuştan gelen yeteneklerini birleştirerek korkunç bir hale getirirler, böylece normal güçlerinden birkaç kat fazlasına erişirler. Bu, Şeytani Nitelikli Cennetsel Cevher Ustalarının Şeytani Değişimine benziyor. Aradaki fark, Cennetsel Canavarların çılgın hallerinde bile akıllarının bir kısmını muhafaza edebilmesi. Birimimizin kuvvetiyle, Buzlu Ruh Cennetsel Ayısını öldürmeye teşebbüs etmek bile neredeyse imkansız, ayının savunması fazla güçlü. Ama bir Cennetsel Canavar çılgınlık aşamasını geçtikten sonra bir süreliğine güçsüzleşir. Biz de geri çekilip onun güçsüzleşmesini bekliyoruz. Ancak o zaman işini bitirme şansına sahip olacağız. Şimdi anlıyor musunuz?”

 

Zhou Weiqing ve Shangguan Bing’er eş zamanlı olarak kafalarını salladılar. Savaş alanında edinilen tecrübeler kolaylıkla hafızalarına kazınacaktı.

 

Cennetsel Yay Birimi taciz edici saldırılar gerçekleştirirken aslında akıllarındaki plan Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının bir süreliğine aklını karıştırmakmış, böylece onu sinirlendirecek esas saldırıya imkan sağlamışlar ve ayıyı çılgınlık haline sokmuşlar. Tüm bunların iyi hesaplanmış bir plan olduğu, tüm ekip tarafından başarılı bir şekilde gerçekleştirildiği söylenebilir. Bu planın sonucunda da Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının istenildiği gibi çok sıkıntı çıkarmadan öldürülebileceği zayıflık dönemine erişmesi bekleniyordu.

 

4 saat süren korkutucu yıkım seslerini uzun, tiz bir çığlık izledikten sonra Mu En, ikiliyi arkasına takıp Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının olduğu yere yöneldi.

 

Onu takip edip ormandaki izleri ve harap olmuş çevreyi gören Zhou Weiqing ve Shangguan Bing’er’in kalpleri sıkıştı. Birkaç yüz yardlık alanda, büyük çukurlar, delikler, ağaç ve çalıların darmadağın parçaları vardı.

 

Devasa Buzlu Ruh Cennetsel Ayısı yerde yatıyordu ve göğsü nefes alışıyla inip kalkıyordu. Ağzındaysa, küçük bir Buzlu Ruh Cennetsel Ayısı vardı. Çiğnenmiş küçük ayıdan çok uzak olmayan bir mesafede iki ayı daha görünüyordu. Çiğnenmiş olan kanlarla kaplıydı, ölü görünüyordu, diğer ikiliyse korkudan titremekteydi.

 

Üç küçük Buzlu Ruh Cennetsel Ayısı nerdeyse küçük kaplan Şişman Kedi kadar ufaklardı, yeni doğmuş oldukları belliydi. Anlaşılan Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının esas hedefi, geldiklerinde aramakta olduğu da onlarmış.

 

“Bu iyi değil! Onu hızlıca öldürüp mümkün olduğunca erken kaçmalıyız! Bu yeni doğmuş Buzlu Ruh Cennetsel Ayılar burdaysa çevrede başka yetişkin ayıların da olduğu kesin. Bu herif muhtemelen yeni doğanları rakibi olarak görüp avlamaya kalkmış!”

 

Mu En bunu söyledikten sonra hızlıca harekete geçti ve eşsiz okçuluk yeteneğiyle Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının kafasını hedefledi. Büyük ayının mavi enerji kalkanı artık etkisizdi ve Mu En’in oku kafasına ulaştığında tüylerinin ve derisinin havalanmasına neden oldu.

 

Aynı anda garip bir yeşil ışık daha belirdi ve kuyrukluyıldız gibi görünerek Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının gözüne saplandı. Bu ‘Nihai Suikastçi’nin son saldırısıydı ve esas hedefine ulaşmıştı.

 

Bir *Pssh* sesiyle, büyük Buzlu Ruh Cennetsel Ayısı titremeye başladı; ölmek istemiyordu; öfkeyle ve kinle doluydu. Ne yazık ki, kafası Hua Feng’in son okuyla delinmişti ve Cennetsel Enerjisi kontrolsüzce bedenini terk ediyordu. En sonunda, devasa beden gözlerinden, burnundan ve ağzından kanlar dökülerek yere devrildi. Büyük Zong Aşaması Cennetsel Canavarın işi bitmişti.

 

Birkaç figür hızla belirdi ve hiç konuşmaya gerek duymadan cesedi kesmeye başladı. Gelme sebeplerini gerçekleştirip diğer canavarlar dönmeden hızlıca uzaklaşmaları gerekiyordu.

 

Zhou Weiqing ve Shangguan Bing’er de yaklaşmıştı ama düşük yetişim seviyeleriyle yapabilecekleri bir şey yoktu. Shangguan Bing’er, hızlıca yeni doğmuş ayılara ilerledi ve ikisini de kucakladı. Bu iki ufaklığın daha gözleri bile açılmamıştı ve bedenleri ince, yumuşak tüylerle kaplıydı, hala korkudan ve soğuktan titriyor olsalar da aşırı sevimli görünüyorlardı.

 

Shangguan Bing’er kıyafetleriyle onları sarmak istese de fazladan kıyafeti olmadığı için bunu yapamadı. Kızararak Zhou Weiqing’e döndü ve ona rica dolu bir bakış attı: “Küçük Şişman, senden iyisi yok, biliyorum.” Zhou Weiqing montunu açtı ve teslim oldu: “Gel bakalım, bir uykucuyla üç uykucunun farkı olmaz sanırım.”

 

“Wuuu Wuuu!” Küçük beyaz kaplan hoşnutsuz bir şekilde bağırdı ve iki küçük ayıya dişlerini göstermeye başladı, onların kendi bölgesine girmesinden mutsuz olduğu ortadaydı.

 

Zhou Weiqing kahkaha atarak konuştu: “Şişman Kedi, bölgeni iyice sahiplendin ha? Onlardan çok daha büyüksün, nasıl böyle zorbalık yaparsın?” Bunu söylerken küçük beyaz kaplanın kafasına vurmayı da ihmal etmedi.

 

Shangguan Bing’er mutlu bir şekilde 2 küçük ayıyı ona uzattı ve Zhou Weiqing’in göğsüne yerleştirdi. Montuyla sarılan ufaklıklar anında titremeyi kesti. Ama, bir an sonra Zhou Weiqing’in ifadesi değişti. İki küçük ıslak ağız, göğüslerine saldırmıştı.

 

Zhou Weiqing’in garip bir ifadeye büründüğünü gören Shangguan Bing’er sormadan edemedi: “Ne oldu Küçük Şişman, iyi misin?”

 

“Uhh… İyiyim.” Zhou Weiqing hızlıca cevapladı. Ona gerçeği söyleyemezdi, bu çok utanç vericiydi. Ayrıca karısının bu 2 pislik ayı tarafından emilmesindense bu çileye kendisi katlanmayı tercih ederdi.

 

Hua Feng ve ekibin geri kalanı aşırı hızlıydı; Buzlu Ruh Cennetsel Ayısının kürkü çok sertti, buna rağmen organları çıkartma işlemlerini tamamlamaları ancak bir yemek vakti kadar sürdü. 4 pati, safra kesesi ve öz çekirdek ellerine geçmişti.

 

Mu En biraz pişmanlıkla konuştu: “Ne yazık ki derisini soyacak vaktimiz yok. Bu kadar büyük bir ayı derisinden en az 50 bin altın alırdık!”

 

Hua Feng soğukça homurdandı: “Hadi bir an önce geri çekilelim. Daha fazla kazanmaktan bahsetmeden önce canımız pahasına kaçmak zorundayız. Bu ufaklıkların aileleri avlanmaya gitmiş olmalı, ama bu kadar gürültüden sonra her an geri dönebilirler. Hadi gidiyoruz!”

 

Daha konuşmayı yeni bitirmişti ki yakınlardan öfkeli bir kükreme duyuldu. 4 devasa, korkutucu figür eş zamanlı olarak ormanda belirdi. Hua Feng’in ifadesi anında değişti ve hemen şöyle dedi: “Mu En, çabuk, Küçük Wei ve Bing’er’i burdan götür.”

 

Tepkisi hızlı olsa da artık çok geçti. 4 büyük figür, 4 Buzlu Ruh Cennetsel Ayısına aitti. Boyutları dışında hızları da oldukça fazlaydı, çünkü Rüzgar Nitelikliydiler. Özellikle şarj yeteneği kullandıklarındaki patlama hızları inanılmazdı.

 

Sürüye liderlik eden ayı aşırı büyüktü, az önce öldürdükleri ayıdan çok daha iriydi ve ileri atılıp ölü ayının ağzındaki küçük ayıyı gördüğünde 7 metre uzunluğundaki bedeniyle çılgına döndü.

 

Korkutucu beden hızlanarak havaya sıçradığında bir yay şeklini aldı ve iri patileri yere çakıldı.

 

“KAÇIN!” O anda kimsenin burada kalıp bu devasa heriflerle dövüşmeye niyeti yoktu ve hepsi tam hızla kaçmaya başladı.

 

Ne yazık ki bu devasa Buzlu Ruh Cennetsel Ayısı, ormandaki en güçlü ayıydı ve Buzlu Ruh Cennetsel Ayılarının Kralıydı, Maksimum Seviye Zong Aşaması bir Cennetsel Canavardı. Dahası, küçük ayıların babasıydı ve ölü çocuğunu gördüğünde ne kadar öfkelendiğini tahmin edebilirdiniz.

 

İki pati yere zalimce vurduğu anda gürültülü bir patlama sesi duyuldu ve sanki bir deprem olmuş hissi verdi. Kulakları sağır eden bir gürültü eşliğinde, yoğun bir sismik dalga ve güçlü sarı bir ışık üzerlerine gelmeye başladı.

 

Bu Buzlu Ruh Cennetsel Ayı Kralı, yalnızca iri olmakla kalmıyordu, ayrıca normal 2 nitelik olan Buz ve Rüzgarın yanında 3. bir Niteliğe de sahipti – Toprak. Şu anda kullandığı bu yetenek de Toprak Niteliğiydi ve adı Doğa Ananın Kükreyişiydi. Hem saldırı hem de kontrol alanları için oldukça başarılı ve korkutucu bir yetenekti! Eğer biri bu Yeteneği Depolayabilseydi, hiç şüphesiz ki Toprak Niteliğinin en güçlü 9 Yıldızlılarından biri olurdu.

 

 

 

#Delikanlılığın %90ı kaçmaktır arkadaşlar. Bir de Türkün aklı ya kaçarken ya ...  var tabi. 
O yüzden ne yapıyormuşuz, gerektiğinde kaçıyormuşuz ki daha avantajlı bir zamanda geri dönebilelim.

Bir de ayıların bizim keratanın göğüslerine saldırdıkları kısım... Gerçekten keratanın bu sahnedeki yüz ifadesini görebilmek isterdim.

İlk ayımızı devirdik, ama şimdi önümüzdeki tehdit büyük. Bakalım ekibimiz bir kez daha başarıyla kaçabilecek mi.  Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 785

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 752

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 607

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 586

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 483

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 452

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 422

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 411

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 381

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 345

Popüler Orjinal Seriler

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 132

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 108

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 98

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 71

Angoria
Angoria
Beğeni Sayısı: 37

Yazarın El Kitabı
Yazarın El Kitabı
Beğeni Sayısı: 33

Ölü Soy
Ölü Soy
Beğeni Sayısı: 28

White
White
Beğeni Sayısı: 26

Art Of War
Art Of War
Beğeni Sayısı: 26

Site İstatistikleri

  • 6317 Üye Sayısı
  • 132 Seri Sayısı
  • 10264 Bölüm Sayısı


creator
manga tr