“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Gökleri Reddeden Miras - 15- Zihin Yıkma


Peter’ın mağaradaki dehşet verici ölümünden sonra Gran eski haline dönmüştü.

 

“ Fazla konuşmaya gerek yok. Beni hazinelere götür ve sonun bu leş gibi olmasın.” Gran’ın ifadesi sertti ve Peter’dan etrafa saçılanları gösteriyordu.

 

“ Bunun yanında bir arkadaşı daha vardı onu da mı öldürdün ? Adamlarının senin için bir değeri yok mu?”

 

“ Öldürdüm veya öldürmedim. Bu bilmen gereken bir şey değil. Av köpekleri sadece iz sürerler soru sormazlar. Hahaha! ”

 

“ Hazinelerin yerini göstereceğimi sana düşündüren nedir ?” Aral hiç istifini bozmadan sanki karşısında bir dengi varmış gibi konuşuyordu. Koca bir dağa kafa tutan tavşan gibiydi.

 

Aral’ı dinleyen Gran’ın alnında bir damar belirginleşmeye başlarken kaynak aurasını biraz serbest bırakmıştı.

 

Aral bir anda üstüne çöken baskıyla dizlerinin üstüne çöktü. Gran sadece küçük bir miktar aura salsa da ağzının içine kan dolmuştu. Gücü olmayan biri için bu kadarı bile bayılmak için yeterliydi.

 

“Öhhö öhhö! Gerçek bir zorbasın değil mi!?” Aral dişlerini sıkarak ayağa kalktı ve kan çanağına dönmüş gözlerini Gran’a dikerken durumu değerlendiriyordu. “Sokarım mirasına!Ne olursa olsun ben Areles’in Alev Tanrısıyım! Sırf bir miras istedi diye hayatta kalmak için bu yavşağa uşaklık yapmayacağım!”

 

Ayağa kalkışını izleyen Gran’ın gözlerinde şaşkınlık belirdi ve kayboldu. Yerini hemen acımasız ve sinirli bakışlara bırakmıştı.

 

Bu güçsüzlükle bu baskıya rağmen ayağa kalkman etkileyici. Sende normal olmayan bir şeyler var gibi. Bu leşin anlattığı hikaye doğru mu yoksa ?” Gran Aral’ı sorgularken kaynak aurasını da baskıladı.

 

Aral üstündeki baskı kalktığında rahat bir nefes almıştı.

 

“ Ne anlattığını bilmiyorum. Areles’te sağ kalan biriyim.”

 

“ Nasıl hayatta kaldın ?”

 

“ Bilmiyorum. Bir savaş vardı ve bayıltıldım. Gözlerimi açtığımda hayattaydım.” Aral kısa ve belirsiz cevaplar verirken boğazındaki elin tutuşunu hissettiğinde, nefesi bir an için kesildi. Mağaranın duvarına çarptığında omzunda şiddetli bir acı hissetti. Gran tekrar gelip yakasından tutarak onu yerde sürüklerken üstündeki kıyafetler parçalanmış ve derisinin bazı yerleri soyulmuştu.

 

“ Böyle dandik cevaplarla hayatta kalacağını mı sanıyorsun lan it!” Gran öfkeden kızarmaya başlamıştı. Kaynak aurasını baskılamakta zorlanıyordu. Fakat serbest bırakırsa da Aral’ı öldürebilirdi. Elindeki bir kozu harcamak istemiyordu.

 

“ Bi dakika onlar ne?” Gran Aral’ın üstündeki parçalanmış gömleği tek hamlede tamamen parçalayarak vücudundaki dövmeleri ortaya çıkardı. “ Bu dövme de neyin nesi? Korkutucu görünüyor lan! Sapık falan mısın ? Hahahaha!” Gran Aral ile alay etse de şüpheli bir şekilde gözlerini dövmeden ayırmamıştı.

 

Aral kırık bir dişinin arasından kan tükürürken gülmeye çalıştı. “ Hahaha! Evet sapığım. Bayılıyorum kendimi zincirletip kırbaçlatmaya.”

 

Uzaklardan savaş sesleri duyulmaya başladığında Gran bir anda ayağa kalkarak mağaradan dışarı çıktı ve dağın ön tarafına doğru baktıktan sonra geldi.

 

“ Seninle uğraşacak vaktim kalmadı. Bana hazineleri gösteriyor musun göster miyor musun ?”

 

“ Göstermiyorum. Sana da hazinene de sokayım!” Aral lafını bitirir bitirmez karaciğerine oturan bir yumrukla mağara duvarına çarparak yere düştü. Bilinci kapanmak üzereyken kendisine bakan Gran’a sağ yumruğunu ters uzatarak orta parmağını açtı. Çektiği hareketten sonra karaciğerine bir yumruk daha otururken acıyla bilinci kapandı.

 

Çektiği hareketin hemen ardından gelen yumrukla bayılmıştı.

 

Etrafında sesler vardı. Gözlerini yavaşça açıp kımıldandığında çevresinde 30-40 kadar insan onun yattığı tarafa bakıyordu.

 

“ Dün Marmon Korsanları bize baskın yaptığında patron Gran nasıl da öldürdü hepsini! Resmen adamların tepesine bir dağ gibi çöktü. Bulduğumuz hazine de inanılmazdı. Gerçekten sağla..! Hah?”

 

Sarı saçlı bir adam karşısındaki soluk yüzlü gençle hararetli bir şekilde konuşurken, soluk yüzlü genç ellini kaldırarak Aral’ın kımıldandığını fark ederek konuşmasını böldü.

 

“ Şu dövmeli sapık uyandı sanırım. Hemen patrona haber verin.” Soluk yüzlü bir genç daha uzakta duran başka birine işaret etti.

 

Sarı saçlı adam hayretle sessizce mırıldandı. “ Patronun vurduğu adam birkaç saatte nasıl kendine gelir ki ?”

 

Aral oturur pozisyona geçerken gerindi. Her tarafı tutulmuştu. Meraklı gözlerle etrafını incelemeye başladı. Kendisine bakan genç, yaşlı bir yağmacı topluluğu vardı. Toprak zemine çizilmiş bir desenin üzerine bırakılmış haldeydi. “Ne oluyor burada? Bu desen de neyin nesi! Lan yoksa!”

 

Aral’ın ifadesi çaresizliğe bürünürken Gran mahzeni andıran odanın içine girdi. “ Demek sapık misafirimiz sonunda kendine geldi. Haha! Bayağı erken uyandın hayret.” Aral’a yaklaşırken etrafında oluşan toprak elementi, sarrmaşıkları andırmaya başlamıştı. Aral üzerine gelen topraktan sarmaşıklardan kaçamadı. 2 tanesi el, 2 tanesi de ayak bileklerinden dolanarak Aral’ı yere yapıştırdı. Kendini kurtarmak için birkaç kere debelense de hareket edemiyordu. Tamamen hapsedilmişti.

 

“ Siktir! Bu yavşak adam gibi bir ölüm bile vermeyecek bana.”

 

Gran gülerek yere hapsolmuş Aral’a yaklaştı.

 

“ Hey hey! Debelenmesene. Bağlanmaktan hoşlandığı sanıyordum. Şimdi senin üzerinde pek başarılı olmadığım bir teknik kullanacağım. Ah nasıl üzgünüm bir bilsen. Eğer güzellikle yardım etseydin şimdi en azından sadık bir köpeğim olabilirdin.”

 

“ Zihin yıkma tekniğini bende kullanırsan bi bok öğrenemezsin. Toprak elementine olan yatkınlığın da bu tekniğe hiçbir katkı sağlamaz. Beni öldürdükten sonra da bir şey öğrenme şansın kalmayacak.” Aral zihin yıkma tekniğini daha önce de görmüştü. Kurbanın hafızasını zorla tarayan bu teknikten kurbanın sağ çıkması pek mümkün değildi. En iyi ihtimalle delirir ve akıl sağlığını kaybetse de yaşardı. Ve Gran gibi bir adamın bu tekniği öldürmeden kullanması imkansızdı.

 

“ Bak seeen! Zihin yıkma tekniğini bile biliyorsun. Gittikçe zihnini yıkmak için daha da heyecanlanıyorum. Ölmen umrumda değil aksine yüzündeki acıyı izlerken keyif alacağım. Senden birkaç parça bilgi alsam bile bana yararı olacağı kesin. Gerçi daha önce bu tekniği hiç denemedim. Geldiğim yerde kullanmak yasak anlıyorsun değil mi ? Çok acırsa beni affet.” Gran sahte bir utanma ifadesi göstermeye çalışırken tam tersine habis bir ifadeye bürünüyordu.

 

Yavaşça yaklaşarak Aral’ın yanında eğilen Gran küçük bir bıçağı Aral’ın göğsüne batırırken Aral biraz dişlerini sıktı ve sövdü.

 

“Orospu çocuğu!”

 

“Çat!” Aral’ın küfürüne Gran’ın cevabı sert bir tokat oldu.

 

Aral’ın göğsünden sızmaya başlayan kan vücudundan yere akıyordu. Gran Aral’dan sızan kanı avucuna sürdükten sonra yerdeki kıvrımlı desenin kenarındaki küçük bir yuvarlağa kanlı avucunu bastırdı. Vücudundan yavaşça yayılmaya başlayan kaynak enerjisiyle birlikte avucundaki kan desen tarafından emiliyordu. Birkaç saniye sonra desen ortadan kaybolurken Gran’ın avucunda hafif bir parlaklık oluşmuştu.

Gran’ı izleyen topluluğun hayatlarında ilk defa böyle bir şeyi gördükleri çok belliydi. Herkes çıt çıkarmadan pür dikkat izliyordu.

 

Aral başını kavrayan parmakları hissettiğinde çaresizdi fakat ölmek yabancı olduğu bir şey değildi. Sadece bu sefer ne olacağı hakkında hiçbir fikri yoktu. Artık odada canlanamayacaktı.“ Benim için yolun sonuna geldik. Anne, baba, Ashen sanırım kavuşacağız.”

Parmaklar yavaşça kafasını delerken dişlerini sıksa da ağzından tek bir ses çıkmıyordu. Parmaklar 1 cm derine kadar indikten sonra durdu. Arkasından zihnine çarpan bir darbe hissetti. Biri sanki zihin duvarlarına koçbaşı ile vuruyordu.

 

“ O kadar da kolay olmayacak seni orospu çocuğu!”

 

Bu mirasın ona en büyük katkısı zihinsel güç olmuştu. Her öldüğünde duyduğu ses ve en son yaşadığı sayısız ölümden sonra hissettiği güçlenme ona dayanma gücü veriyordu.

 

“ Bu darbelere biraz dayanabilirim. Eğer başarılı olamayacağını anlarsa tekniği de bırakacaktır.”

 

Bir sonraki darbe daha şiddetliydi ve parmaklar da daha derine indi. Bir darbe daha geldiğinde Aral sandığı kadar kolay olmacağını anlamıştı. Kafa derisi karıncalanıyordu. Çok şiddetli bir baş ağrısı hissederken beyninin içine akan kanların sesini bile  duyuyordu. Fakat gittikçe yaklaşan bir ses daha duyuyordu.

 

Gran Zihin Yıkma tekniğinde Aral’ın direnç gösterdiğini fark edince gücü arttırmıştı. Çatılmış kaşlarının yanında elinden ve gözlerinden yayılan parlaklık trans halindeki Gran’a kutsal bir görüntü veriyordu.

 

“Crack! Crack! Gümmmm!”

 

İnanılmaz bir gürültüyle bulundukları odanın tavanından yere birkaç parça moloz düşmeye başladı.

 

“ Ne oluyor lan burada! Marmon korsanlarının devamı mı? Fakat hiç aura hissetmiyorum!” Yaşlı bir adam şaşkınlıkla bağırdı.

 

“Mümkün değil izimizi çok iyi kaybettirdik. Bu binada çatlak olmalı.” Soluk yüzlü genç biraz önce kaçındığı molozdan dolayı şaşırsa da hızlıca cevap vermişti.

 

Gran’la Aral’ın üstüne düşen bir moloz da yere ulaşamadan Gran’nın aurasıyla etrafa dağılırken kalabalıktan genç bir yağmacı gözlerinde hayranlıkla bağırmıştı.

 

“ Yuuuuh! Patron çok güçlü! Üstüne düşen moloz onu hazırlıksız yakalasa da sadece aurasından dolayı tuzla buz oldu.”  

 

Aral’ın zihni kırılmanın eşiğine gelmek üzereydi. Sesini çıkarmasa da yüzünden çok acık çektiği anlaşılıyordu. “Dayanamayacağım!”

 

Biraz önce tavanda oluşan delikten içeriye aniden giren saydam ve kızılımsı baloncuk gibi bir şey bağırarak Gran’la Aral’a doğru uçarken herkes şaşkınlıkla neler olduğunu izliyordu.

 

“SENİ GERİZEKALI HERİİİİİİİİİİİİİİİİİİF!!!”

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1148

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1027

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 624

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 616

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 585

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 528

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 309

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13200 Üye Sayısı
  • 389 Seri Sayısı
  • 18085 Bölüm Sayısı


creator
manga tr