Korku dağları bekler. #Atasözü

Gökleri Reddeden Miras - 12 - Beyaz Zambak Kalesi


Seri Notu: Güç Seviyeleri --------> ( Kaynak Kökeni - 6 Aşama ) < ( Kaynak Alemi - 9 Aşama ) < ( Astral Alemi - 9 Aşama ) < ( Kutsal Alemi - 9 Aşama )

Yazar Notu : İtalik ve kalın yazılar karakterin kendi iç konuşmasını, normal ve kalın olanlar ise sesli konuşmayı ifade eder.

 

...............

 

Gözlerini açtığı her an bir felaket oluyordu. Sayısız kez öldürülüyordu. Üstelik her seferinde farklı bir şekilde. Aral mental olarak çökmüştü. Başlarda verdiği tepkiler birkaç gün içerisinde azalarak tamamen son bulmuştu. Odada her dirildiğinde boş bir şekilde bekleyerek duruyordu.

 

Günler içinde aklından birkaç kere “ Duvara adımı yazsam kurtulur muyum ?” diye geçirse de pes etmek her şeyi çöpe atmak demekti. Bu acımasız ve belirsiz teste karşı da pes etmeyecekti. Fakat buradan çıktığında da bir şeyler değişmezse adını duvara yazmakta tereddüt etmeyecekti.

 

Odada 31. gün dolduğunda Aral görünmez bir kaynak gücü tarafından içten imha ediliyordu. Önce ağzından kan gelmeye başladı ve ardından bir anda balon gibi patladı. Tüm duvarlar kan olmuştu.

 

.........

 

Yerde sırt üstü yatan genç adam gözlerini açmak istedi fakat yansıyan gün ışığından dolayı gözlerini açamamıştı. Ellerini yüzüne gelen ışığa siper ederek yavaşça gözlerini araladı. Gözleri ışığa alışmaya çalışırken biraz sulanmıştı.

 

“...”

 

“ Neredeyim ben ?” Yavaşça yerden kalktı ve güneş ışıklarını yansıtan yemyeşil bir göl gördü. Yeşil Balık Gölü eskiden bildiği haliyle karşısındaydı. Göl kenarında harabeye dönmüş balıkçı kulübeleri ve hala parlak görünen Beyaz Zambak şatosu uzaklardan göz kırpıyordu. Naga yuvasından ise eser yoktu.

 

“Şu manyak test bitti sanırım fakat neden odada değil de eskiden bildiğim Areles’teyim ? Her ne olursa olsun öldükten sonra her zaman oraya dönüyordum.” Aral şüpheli bir şeyler olduğunu hissediyordu. Kolundan yayılan hafif kızıl ışık dikkatini çektiğinde kolunun iç tarafını kendisine çevirdi. Şu anlamsız alfabeden birkaç harf koluna işlenmiş gibi parlıyordu. Kendini zorlayarak okumaya çalıştı ve okumaya başladı.

 

“Sakın ölme.”

 

Kolundaki parlaklık yavaşça kayboldu ve kolu normal haline dönmüştü.  Aral şaşkınlıkla yazının olduğu yere bakakaldı.

 

“Sakın ölme mi ? Nasıl bir şaka lan bu ? Ben şurda dirilene kadar şamar oğlanına döndüm.  Kaç yüz bin kere öldüğümü sayamadım bile ve şimdi SAKIN ÖLME ne demek lan!!” Kızgınlıkla bağırmıştı.

 

“Grrrr...” Aral sesi duyduğunda yavaşça arkasına döndü ve Gümüş Vaşak ile karşı karşıyaydı. Biraz önce bağırarak gereksiz dikkatleri üstüne çekmişti. Gümüş Vaşak ise kaynak gücü kullanamayan biri için yeterince  ölümcüldü.

 

Kısa kılıcını çekerek vaşağın hamlesini beklemeye başladı. “Saldırdığında açığını bulup öldürmeliyim. Dövüş uzarsa benim için kötü olur. Üstelik bu sefer ölürsem eşşek cennetini boylayacağım anladığım kadarıyla.”

 

Sağ tarafından gelen pençeyi kılıcıyla karşılasa da darbenin gücüyle sendeledi. Durumu fırsat bilen vaşak hızını hiç kesmeden kılıç tutan omzuna dişlerini geçirmişti. “Arghh seni aptal yaratık!” Sol eliyle sağ omzunu tutarak kanamayı durdurmaya çalışıyordu. “Bu çok kötü oldu ilk saldırıda işini bitirmem gerekiyordu. Bu kanama yenilenme ile iyileşir fakat art arda darbeler almamam gerek.”

 

Vaşak direkt boğazına atladığında son anda yarım daire dönerek kurtuldu. Kısa kılıcıyla vaşağın açıkta kalan sırtına derin ve kanlı bir iz bıraktı. Vaşak acıyla ulurken daha da vahşileşmiş gibiydi. Aral kendi hızının vaşağa rakip olmayacağını farkındaydı ve sadece karşı saldırı için fırsat kolluyordu. Omzuna doğru yönelen vaşağı gördüğünde rahatlamıştı. “Demek yaralı yerimi hedef aldın kedicik. Bu senin için yolun sonu.”

 

Sağ omzunu tekrar ısıran vaşağın kafasında sapına kadar gömülmüş bir hançer vardı ve yavaşça yere düştü. Ölmüştü. Aral omzunu vaşağa yem etmiş ve sol eliyle diz kenarındaki kınından kavradığı hançeri kafatasına saplamıştı. Yenilenmesi olmasa bu hareket onun için kalıcı bir sakatlığa belki de ölüme sebep olabilirdi.

 

Areles’e tekrar gönderileli 3 gün olmuştu. Bu süre içinde balıkçı kulubelerinde kendine küçük bir yaşam alanı yapmış ve fazla dikkat çekmemeye çalışıyordu. Yarası kapanmıştı. Vaşağın eti de onu bir süre idare ederdi. Yaşadığı acı dolu ölüm tecrübelerinden sonra bu sefer ölürse yolun sonu olacaktı. İçten içe pek inanmasa da riske atmak istemiyordu.

 

“Bu şekilde yaşamayı özlemişim. Ters Gökyüzüne kıyasla Areles adeta bir cennet. Şu gümüş vaşaktan sonra geçirdiğim bir haftada oldukça rahat avlandım ve Yeşil Balık Gölünün tadını çıkardım. Aynı eski zamanlardaki gibi..” Üstüne çöken hüzüne engel olamıyordu. Burası onun için hatıralarla doluydu. Dolmaya başlayan gözlerini eliyle hafifçe sildi. “İyice duygusal oldum burada. Biraz daha kalırsam nostaljik bir ihtiyara döneceğim. Bu test için ne kadar süre hayatta kalmalıyım her zamanki gibi belirsiz. Acaba biraz çevrede gezinsem mi ?” Kendi kendine konuşarak kulubenin önündeki sallanan ahşap koltuktan kalktı ve korkuluklardan göl kenarına atladı. Biraz gezinmekten zarar gelmezdi.

 

İki gün boyunca gözüne kestirdiği Beyaz Zambak kalesine doğru yavaş yavaş ilerliyordu. Toprak patikadan biraz uzakta kalmayı tercih etmişti. Tekrar hayatını tehlikeye sokmak istemiyordu.

 

Beyaz Zambak kalesine yaklaştıkça anılar hücum etmeye başladı. Tarikatlar arasında her yıl yapılan bir organizasyon vardı. Areles'in bütün okullarından genç dahiler buraya gelerek savaşıyor ve adını tarihe yazmak istiyordu. 18 yaşındayken buraya gelerek turnuvayı kazandığını hatırladı. Arenada kendisi için yapılan tezahuratlar ve kendisini izleyen babası, dedesi ve tüm tarikatının bakışlarındaki gurur. Adı herkes tarafından tanınmış, kalbinde gururla arenayı terk ederken yaydığı alevler göz kamaştırmıştı.

 

18 yaşında ve Kaynak Alemi'nin ilk aşamasına girmiş bir genç! Ezici ve mutlak galibiyetlerle kendi nesili arasında rakipsizdi. Koca bir dünya onun gücüne saygı duysa da kader ona her zaman daha güçlü birilerinin olacağını acımasızca öğretmişti.

 

"..!"

 

Aral gördüğü manzara karşısında afallayarak durdu. Beyaz Zambak Kalesine tırmanan yokuşun başlangıcında devasa bir çukur oluşmuştu. Çukurun içinde  yanmış kemiklerden oluşan küçük bir dağ vardı. Eğer biri cehenneme göz atmak istese tam olarak böyle bir manzarayla karşılaşması muhtemeldi.

 

"Cennet Köşkünün katliamından sonra çevrede hiç ceset olmaması tuhaftı. Fakat bunu yapan neydi veya kimdi ? Hala Areles'te hayatta kalanlar mı var acaba? " Kalbi hızlanmıştı.

 

İçten içe bir umut kırıntısının yeşerdiğini hissediyordu. Kendi dünyasından, eski hayatından insanlar buralarda olabilirdi. Adımlarını hızlandırarak kaleye tırmanmaya başladı. Bu bölgede birileri varsa Beyaz Zambak Kalesi yaşamak için en iyi seçimdi.​

 

Kalenin içinden yükselen dumanı gördüğünde karanlık çökmek üzereydi ve yolu yarılamıştı. Adımlarını yavaşlatarak patikadan ayrılarak kendini gizlemeye başladı. "Kalede bir şeyler oluyor olmalı.Güvenlik için gizlice baksam iyi olacak." Avlunun arkasında kalan erzak girişine yaklaştığında iki farklı kaynak alemi enerjisi hissetti. Kendi aralarında konuşuyorlardı.

 

"Bu sefer şans yıldızı bizim yanımızda gibi görünüyor. 10 gündür buradayız ve hala kıyıdan köşeden bir şeyler çıkıyor. Kelle başına düşen pay güzel olacak." Genç bir erkek sesi duygusuzca konuştu.

 

"Hmpfh! Sanki adamakıllı bir şey veriyorlar. Anca çer çöp verilen artıkçı muamelesi görüyoruz. Hazine odasına bir bakış bile attırmadılar. Oradan yayılan kaynak enerjisi astral alem seviyesindeydi." Daha kalın ve yaşlı bir ses homurdanarak konuştu.

 

Aral konuşmaları dinlerken bir kaşı yukarı kalktı. Görünüşe göre giden ters bir şeyler vardı. Areles'te hayatta kalanlar yağmacılık yapıyor olabilir mi ? "Hiç kaynak enerjimin olmaması iyi bir şey. Yoksa beni hemen fark ederlerdi. Kalede uçan bir sinekten daha yüksek bir enerji yaymıyor olmalıyım."  

 

" Yoldaş Peter her zamanki gibi mızmızsın. Eğer hazine odasına girebilmek istiyorsan güçlü olman gerek.  Henüz kaynak aleminin 2. seviyesindesin. Define Loncası’ndan olmasak buraya gelmen bile mucize olurdu."

 

" Artıklarla beslenmek hoşuna mı gidiyor yoldaş Pan? Öyleyse yemeğimden kalanları da sana verebilirim. Heheheh! "​ Peter’ın sinir bozucu bir gülüşü vardı.

 

“Keşke çevredeki yaratıkları temizleme konusunda da espri yapmakta olduğun kadar yetenekli olsaydın. Böylece 3 gün boyunca ceset artıkları toplayıp yakmak zorunda kalmazdık yoldaş Peter!” Pan iğneleyici bir şekilde Peter’ı tersledi.

 

Aniden gelen bir çatırtı sesiyle iki adam da erzak giriş kapısına döndü. Kapıdan bir figür hızlıca dışarı fırlamış karanlığa doğru kaçmaya başlamıştı. “ Hey sen bekle!!” Pan bağırarak kaçan karaltının peşine düştü. Hemen arkasından Peter da atılmış ve kovalamaca başlamıştı.

 

“Hay ben böyle şansın! Kapının dibindeki çürümüş varil kapağı, basınca çatırdayarak kırıldı. Tam sırasıydı!!”

 

Aral şansına lanet ederek son sürat ağaçların arasından koşuyordu. Arkasındakiler gittikçe yaklaşırken yavaşladı ve durarak bağırdı. “ Yoldaşlar durun lütfen!” Hiç enerji kullanamadan Kaynak Alem uzmanlarından kaçmasına imkan yoktu.

 

“ Kimsin sen ve neden buradasın?” Pan Aral’a biraz mesafe bırakarak sordu.

 

“ Heheheh kim olacak bizim ganimetlerimizi çalmaya çalışan bir hırsıza benziyor.” Peter kılıcını çıkarmış ve Aral’a yaklaşmaya başlamıştı.

 

“Peter! Sakın aptalca bir şey yapayım deme! Bu adamdan hiç kaynak enerjisi hissetmiyorum. Birkaç soru soracağım.”

 

“ Peh..” Peter yere tükürdü. “ İstediğini sor ne de olsa fazla yaşamayacak!”

 

Aral durduğunda karşısındaki genç adam ve orta yaşlı adamla karşı karşıya gelmişti. Görünüşe göre çok ortak noktaları olan bir çift değillerdi. Pan’ın düzgün bir fiziği ve kirli sakallı bir stili vardı. Şüpheli ve zeki bakışlara sahipti. Fakat Peter özetle sivri suratlı gerçek bir çapulcuydu ve öldürme isteği yayıyordu. Yağlı bir saç ve sararmış dişlerine ek olarak sinir bozucu  bir gülüşü de vardı.

 

“ Sana bir soru sordum. Kimsin sen ve neden buradasın ?” Pan sorusunu tekrarladığında sesi sertleşmişti.

 

“ Ben Ale..." Bir anlık duraksamasında Pan daha da şüpheci bakmaya başlamıştı. "Bu yoldaşınızın ismi Aral. Areles’te sağ kalanlardan biriyim. Dumanı görünce başka sağ kalanlar da var diye düşünerek geldim. Uzun zamandır yalnız ve dikkatli yaşıyorum. Ses çıkartınca refleks olarak kaçmaya başladım. Fakat sizler yaratık değilsiniz bunu hatırlayınca durdum.” Tamamen yalan söylemek için gerek görmemişti. Fakat Alev Tanrısı Aral'ım demekten vazgeçmişti. İsmini destekleyecek gücü artık yoktu. “Bunlar da sağ kalanlar olmalı. Belli ki Define Loncası diye bir lonca kurulmuş ve krizi fırsata çeviriyor. Loncada tanıdık birilerine denk gelebilirim.”

 

Areles’te sağ kalan mı ? Ne şaka ama! Başka yalan mı bulamadın! Hahahah!” Peter sesli bir şekilde gülmeye başladı. “ Areles’te sağ kalan biri olamaz. Burası artık Harap Dünya ilan edildi!” Pan da durumu sinirli bir şekilde özetleyerek soğukça gülmeye başlamıştı.

 

“Harap Dünya mı? O da ne demek? Siz Areles’te sağ kalanlardan değil misiniz ?”

 

Aral şaşkınlıkla karşısında gülen iki adama bakakalmıştı.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1245

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1069

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 629

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15206 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20132 Bölüm Sayısı


creator
manga tr