"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

God and Devil World - Bölüm 125: Kafa Kesme


Çeviren ve Düzenleyen: Arthas

Araçlardaki insanlar hızlı bir şekilde etksizleştirilip Yue’nun önüne getirildi.

Yue, kendini besleyen elleri ısıran köpekleri ısıran köpekleri incelerken, içindeki öfkeyi zorla bastırıyordu.

Esir alınmış on biri kadın, on dördü erkek yirmi beş kişi vardı.

Kadınların arasında yirmi,yirmi bir yaşlarında beyaz bir elbise giyen biri vardı. İyi gelişmiş bir figürü vardı. Uzun ince bacakları ile diğer kadınların arasında kendini belli ediyordu. Kendinden emin duruşu ile çok seksi bir duruş sergiliyordu.

Yue’nun tüm adamları bu kadına kaçamak bakışlar atıyordu. Z-Çağından önce bu kadın en güzel kadınlar arasına girerdi. Fakat Z-Çağından sonra bu tür bir sürü kadın, erkekler tarafında bitirilmişti. Bu yüzden bu tür kadınların, kendinden emin tavırlarını koruyabilen çok az kadın kalmıştı.

“S*ktir! Siz kendinizi ne sanıyorsunuz ki bana böyle davranıyorsunuz! Kim olduğumu biliyor musunuz siz!?”

 (Arthas Notu: Bu adamların da soyu bi tükenmedi amk.)                                            

Donunu bile en iyi markalardan olan bir genç kendini etkisizleştiren adamlara sövüp saydırmaya başlamıştı.

Yue o tarafa doğru gidip soğukça “Yaa. Cidden merak ettim şimdi. Kimdin sen ya çıkaramadım?”dedi.

Orta yaşlı, hükümet yetkilisi havası taşıyan bir adam Yue’nun yanına gelip resmi bir şekilde “Genç arkadaşım, liderinizi bana getirebilir misin? Ben Long Hai Şehrinin vekil başkanı Li Yuan’ım. Bu arkadaşımız Ma Ming, Ulusal Kalkınma Bakanının oğlu.”dedi.

(Arthas Notu: Liu Yan’ın ‘u’sunu iki harf kaydırarak yeni isim oluşturmuş.)

Li Yuan, Yue ve ekibinin bir PSA’sı olduğunu görünce onların ordundan olduğunu düşünmüştü. Ayrıca Yue’nun yanındaki malzemelerin ve yiyeceklerin az olması artı askeri kıyafet giymesi bu hipotezini güçlendirmişti.

Ma Ming, Yue’ya bakarken burnu havada bir şekilde “Öğrendin mi kim olduğumu? Öğrendiysen şimdi bana ve yanımdakilere Long Hai Şehrine kadar eşlik et. Sonra ödül falan alırsın işte.”dedi.

Yue gözlerini gümüş kaşıkla doğan Ma Ming’e dikti. Bir süre sonra sıkılıp soğukça “İnsanlarıma ve kuşuma çarpma emrini kim verdi?”dedi.

Yue’nun bakışını üstlerinde hisseden her insan kafasını kaldırmaya cüret edemez hâle geliyordu.

Li Yuan, Yue’nun bu konuşması üzerine bozularak “Genç arkadaşım, liderinizi getirirsen onla konuşmak isterim.”dedi.

Liu Yan hor görerek “Liderimiz tam önünde duruyor! Yue Zhong bizim liderimizdir.”dedi.

Tüm insaların gözü Yue’nun üzerinde toplanmıştı. Bazılarında gurur bazılarında ise merak vardı.

“Sürücüleri getirin.”

Yue’nun emri üzerine iki kişi öne çıkıp sürücüleri ileri çıkarttı.

Yue üçlüye dönerek keskin bir sesle “Size bize çarpma emrini kim verdi?”dedi.

Üç sürücüde kafalarını eğip sessizliklerini korumaya devam ettiler. Ülkemizin gelenekleri itirafçılar için hoşgörülü değildir, kafalarımızı aşağıda tutalım, baskıya karşı direnelim ve ilerleyen yıllarda evimize dönelim. Devletin hareketlerine karşı gelen herkes ölümü arardı. Üstelik hemen arkalarında bir hükümet yetkilisi vardı. Herkesin önünde onları satıp kendilerini rezil edemezlerdi.

Ma Ming bu durumda soğukça gülümsedi. Ardından kibirli bir şekilde Yue’ya baktı.

Yue içlerinden birini işaret ederek “Çok iyi. Çok iyi. Oldukça sadıksınız. Kesinlikle ahlâklı bir aileden geliyorsunuz. Fakat minnet duygusunu pek öğrenememişsiniz, benim de nankör p*çlere ihtiyacım yok. Şunu kafasını getirin bana.”dedi.

İki yetişimci ileri çıkıp gösterilen sürücüyü yere bastırdı.

Xu Wen isimli yetişimci İmitasyon Tang Kılıcı ile adamın kafasını pürüsüzce kesti.

Bir adamın gözleri önünde idam edilmesini izleyen esirlerin çoğu çığlık atmaya başladı. Özellikle de kadınlar.

Gümüş kaşıklı Ma Ming, kesilen kafayı görünce yüzü kireç gibi oldu. Pantolonun paçasından sarı bir sıvı damlıyordu.

İyi gelişmiş, zarif kadının da yüzü beyazlamıştı.

(Arthas Notu: Kadının ismi yok mu aq.)

Ma Ming’in yanındaki orta yaşlı adam soğuk bir bakışla Yue’ya doğru atıldı. Bakanın oğlunu korumak için tutulmuş bir korumaydı bu kişi. Elit bir askerdi ve görevini sonuna kadar sürdürürdü. Deneyimli ellerinde en az 20 kişi ölmüştü.

Yue elleri arkasında yerinde durup kendine doğru gelen adama baktı.

White Bones gözlerindeki ruh alevleri ile ileri atıldı. Ve baltasını savurarak adamı ikiye böldü.

Adam iki parçaya ayrılmasına rağmen hâlâ yaşıyordu. Bedeninin üst kısmı bir kan havuzunda nefes almaya çalışıyordu.

Yue silahını doğrultarak tetiği çekti. Adamın kafatasını delen kurşunla elit asker hayata veda etti.

Yue kalan iki şöföre bakarak “Emri kim verdi?”dedi.

Şöförlerden biri kendine hâkim olamayarak, Ma Ming’i göstererek, Yue’nun önünde secde etmeye başladı ve “Oydu! Bizi sizin üzerinize sürmeye zorladı. Size çarpınca tüm sorumluluğu alacağını söyledi. Yüksek düzey bir yetkilinin oğlu olduğu  içinde emrine uymamazlık yapamazdık! Lütfen beni öldürme! Sadece emrileri dinledim!”dedi.

Ma Ming’in yüzü gökkuşağı gibi olurken “Seni or*spu çocuğu! Beni satmaya cüret mi ediyorsun?! Buradan kurtulunca senin hayatını bağışlayacağımı mı düşünüyorsun?!”dedi.

(Arthas Notu: Kardeş az önce altına işedin daha konuşma bence.)

Diğer sürücü de titrerken “Vekil Başkan Li Yuan’da bana aynı emri verdi. Ben sadece emirleri dinledim lütfen beni öldürmeyin, lütfen beni öldürmeyin,lütfen…..”dedi.

Li Yuan’ın yüzü değişirken “Zhang Cheng, iftira atmaya cüret mi ediyorsun!”dedi.

Li Yuan ne kadar söylenirse söylensin şuanki ölüm durumunu değiştiremeyeceğinin farkındaydı.

Zhang Cheng, çelimsiz bir adamı göstererek “Aynen onun da söylediği gibi Li Yuan’da çarpmanın bütün sorumluluğunu üstleneceğini söyledi. Eğer inanmıyorsanız Lei Jian’a sorun. O da duydu.”dedi.

Yue soğukça gösterilen adama bakıp “Doğru mu söylüyor? Doğru söylediğinize inanmazsam ikinizide öldürürüm.”dedi.

Ölüm tehdidi altında Lei Jian adlı çelimsiz adam titrek bir sesle “Doğru söylüyor, ben de duydum.”dedi.

Li Yuan’ın nefesi tekledi. Yüzü mora yakın bir renge dönerken “Lei Jian! Seni nankör varlık! Yönetici olmanı sağlayan kişiyi ne kadar da hızlı unuttun!”dedi.

(Arthas Notu: Keyifli okumalar. Hatalarım varsa affola.)




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1008

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 932

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 769

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 736

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 619

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 542

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 532

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 500

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 462

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 429

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 230

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 161

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 160

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 134

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 111

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 95

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 67

Site İstatistikleri

  • 9300 Üye Sayısı
  • 247 Seri Sayısı
  • 14333 Bölüm Sayısı


creator
manga tr