Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

GOBLİN - 39. Bölüm: Demir leydi


 

 

Kayra rakiplerini mor gözleri ile inceliyordu. 3 tane yakın dövüşçü bir tane uzakçı 4 kişilik takımlardaki en yaygın kombinasyon. 3 tane 2 seviye savaşçı bir tane 1 seviye savaşçı, okçu 1. seviye.

Savaşçılar kayranın yaklaşması ile yerlerini aldı. Okçu geriye giderken mızrak tutan kayra'ya ön cepheden 2 kılıç tutan ise yanlardan saldırmak için poziyon aldı. kayra'nın arkası hariç her tarafı doluydu.

havada gerginlik vardı. ilk kim başlayacak.

kayra Bali köyünden öğrenmişti. olduğu yerden sağındaki kılıç tutan savacıya doğru koşmaya başladı. kayra hareket ettiği anda arkasına ok düştü. okçu kaçırmıştı. solunda ki kılıç tutan arkasından, mızrak tutan ise sağından kayra'ya yöneldi.

Kayranın saldırdığı savaşçı ise, tempolu adımlar ile geri çekiliyordu. Kayra ikinci ok gelmeden olağanüstü hızıyla kılıç tutan savaşçının önüne geldi. Kayranın hızı dördünü de  şaşırtmıştı. Kolay bir av bekliyordular. Beyaz şeytanın kan yolunda olduğunu herkes biliyordu ama hızını bu kadar beklemiyordular. Kayra ona gelen kılıçtan kaçınarak kılıç tutanı yumruklama başladı. Yumruklar o kadar seri diki savaşçı aldığı yumruklardan yere dahi düşememiş sadece geriye doğru yalpalıyordu. Savaşçının yardımına arkadaşları yetişti kayra ise hemen geri çekildi.

''iyi misin?'' dedi. Mızrak tutan

''öhööh idare edebilirim'' dedi.

Kayra savaşçının hala iyi olduğunu görünce kaşlarını çattı. 2. seviye savaşçı gerçekten sağlamdı. Dior'un yardımına kimse gelmemişti. kayra onu rahatlıkla yumruklamıştı. ama bu sefer rakibi tek değildi. Savaşçı alemi kan yolunun aksine güce odaklıydı. kayra dior'u bile yüzlerce yumrukla alt edebilmişti. Savaşçı alemindekilerin bedenleri ağaç kabuğu gibi sertti.

Kayra tek noktaya toplanmış yakın dövüşçüleri görünce okçuya doğru koştu. zaten asıl hedefi okçuydu. Kavga sırasında yara almak istemiyordu.

Okçu zaten kayra'nın kendine doğru geleceğini biliyordu. O yüzden direk arkadaşlarına doğru koşmaya başladı. kayra 10 kat hızlı kanını yolda 11 kata çıkarınca daha da hızlandı. Okçu her şeyi hesaplamıştı. ama kayranın hızı normal değildi.  Yaralı arkadaşını koruyan iki kişiden mızrakçı da okçuya doğru koşuyordu. ama kayra okçuyu erkenden yakalayıp gelen tek oktan sıyrılıp saldırmaya başladı.

Mızrak tutan okçunun yanına gelinci okçu zaten bayılmıştı. Kayra yine fırsat vermedi. ağzını dahi açmadan tek kalan mızrakçıya saldırmaya başladı. Savaşçı, mızrağı ile kayra'yı bir kaç savuştursa da kayra hızıyla dibine girip yumruklama başladı. Kılıç tutanlardan sağlam olan hemen arkadaşına yardıma doğru koştu. kayra kılıç tutan gelmeden mızrakçıyı yüzlerce kez yumruklamasına rağmen bayıltamamıştı. ama hız avantajını kullanıp sersemlemiş savaşçının yanına koştu. ortadaki kedi fare oyunu mızrakçı ve tek kılıç tutan kalana kadar devam etti.

 2 savaşçı bayılmış arkadaşlarına baktı. ''kaç'' dedi. mızrakçı ve arkasına bakmadan koşmaya başladı.

kılıç tutan olduğu yerde sersemlemişti. ama yapacak bir şey yoktu. düşündükleri kolay av boylarını aşıyordu oda arkadaşının arkasından kaçtı.

Kayra kaçan ikiliyi kovalamada ''avantajlarını sonuna kadar kullan'' dedi. kendi kendine diana ona söylemişti. kan yolunun avantajı hızdı tabi ki üst dünyadan bir savaşçı olsaydı kayra hiç bir şey yapamazdı. hızı aynıyken güçleri ondan kat kat fazla olurdu. Kayra savaşçıları yüzlerce yumruklamasına rağmen indirememişti. kayra yerde bayılmış savaşçılara bakmadan yoluna devam etti. Bu kölelere kini yoktu. öldürmesine de gerek yoktu. 

Kayra uzaklaştıktan bir kaç saatten sonra kaçanlar geri döndü ve işaret fişeklerini ateşledi. fişek gökyüzüne çıkar çıkmaz bir öğretmen geldi.

''Bu kadar erken elenmek yakışmıyor size'' dedi. kaşlarını çatarak

mızrak tutan ve kılıç tutan ağzını dahi açmadı. zaten kan yolunda birinden kaçtıkları için utanç duyuyordular. Öğretmen yerde yatanların yaralarını inceledikten sonra '' sanki, çocuğun biri kum torbasını yumruklamış gibi, her yerde ufak ezikler var'' dedi. kaşlarını çatarak ''Kim yaptı bunu'' dedi. ayaktaki ikiliye bakarak

''Şeyy...'' Mızrakçı kekelemeye başladı.

''Kim yaptı. utanmayın'' dedi. öğretmen, normalde sormazdı çünkü öğrenciler için kaybetmenin utanç olduğunu biliyordu. ama bu yaralar çok ilginçti.

''Beyaz şeytan'' dedi.

''HA'' Öğretmen şaşırdı. fakat daha sonra öfkelendi. '' Beyaz şeytan, beyaz şeytan'' kendi kendine tekrarladı. daha sonra yaralı öğrencileri alıp uzaklaştı.

Kayra dağa tırmandıkça dövüşmeye devam etti. Gerçekten bu dağ ona çok tecrübe kazandırmıştı. ne zaman geri çekileceğini ne zaman saldıracağını öğreniyordu. Kayra dağ tırmanırken arkasında bıraktığı yaralı veya ölü cesetleri öğretmenler topluyordu. kayra gerçekten öldürmek istemiyordu. ama yumrukların gözü yoktu. Bali köyünde kendisini tutmaması gerektiğini öğrenmişti. artık öldürmek eskisi kadar da kötü  gelmiyordu. ama yine de hoşlanmıyordu.

Kayra dağa tırmanırken bir grup öğretmen içinden  soğuk hava gelen bir mağaranın önün de bekliyordu.

''gerçekten beyaz şeytana izin vereceğiz'' dedi. biri 

''Evet, bütün yaşlılar ortak karar aldı. Amacımız beyaz şeytanı mavi ay akademisine katmak'' dedi. biri.

''turnuva da onu öldürmek için özellikle özgür dövüş istemiştik. şu olana bak'' dedi. biri çaresiz bir şekilde.

öğretmenler kayra'yı öldürmek için turnuvanın şeklini değiştirmişti. ama yaşlılar beyaz şeytanın dağ da mucizevi ilerleyişini görünce onu akademiye almaya karar verdi. kimse beyaz şeytanın geri çevireceğini  düşünmüyordu.

Turnuvanın 5. gününde öğretmenlerin olduğu yere demir leydi tek başına ulaştı. Öğretmenlere hiç yüz vermeden bir kenara oturup beklemeye başladı. Ondan sonra insanlar da yavaş yavaş gözükmeye başladı. Kayra şeytan maskesi ile öğretmenlerin olduğu yere ulaşınca bir kenara çekilip beklemeye başladı. kayra geldikten bir kaç saat sonra görevliler geldi. on gelen görevli öğretmenlerin yanına gidip ''herkes bu kadar efendim'' dedi.

Öğretmen şöyle bir kalabalığa baktı. ''toplam 18 kişi, kaç zayiat var'' dedi.

''şey... 15 efendim'' dedi.

Baş öğretmen kaşlarını çattı. arkasındakilerdi. bu çok fazlaydı normalde sadece bir iki tane olurdu. Tabi ki nedenin beyaz şeytan olduğunu biliyordular ama ''tamam gidebilirsin'' dedi.

baş öğretmen kalabalığa dönüp ''hepinizi tebrik ederim, buraya kadar gelmeniz kolay olmadı. arkamda gördüğünüz mağarada güvenle bir gün boyunca dinlenebilirsiniz, içindeki gümüş su yıkanabilirsiniz'' dedi.

Öğretmenin gümüş su  demesi ile bütün savaşçıların gözü parladı.

''gümüş su havuzunu çoğunuz biliyor ama yine de açıklayım, havuzun  suyu savaşçıların kaslarının sıkılaşmasını ve daha fit bir görünüme sahip olmasını sağlar.''

Öğretmenin sözlerini ne kadar bilse de savaşçıların hepsinin gözleri parladı. savaşçı aleminin  boktan yanı bedenin büyüklüğüydü. bir insan savaşçı alemine girince uzuvları anormal şekilde uzar kasları o kadar büyük olur ki insanların bakamayacağı kadar çirkindir. özellikle kadınlar hepsi sadece yüzlerini açıkta bırakacak zırhlar giyiyordu. çünkü bedenleri çok çirkindi.

''takımlarınızda kayıplar oldu tekrardan kurabilirsiniz'' dedi. Öğretmen ve mağaranın önünde çekildi. Öğretmen çekilince savaşçılar hızla mağaraya girdi. kayra'da olduğu yerden kalkıp yürüdü.

Mağara büyük değildi. içinde 30-40 kişiyi barındırabilecek bir havuz vardı. kayra mağara girdiğinde savaşçılar çoktan zırhlarını çıkarmış suya atlamıştı. kayra çıplak savaşçıları izlemeye başladı. gerçekten çok çirkindiler tamamen üst üstte binen kaslardan oluşuyordular. kadınlarda dahil, kiminin bedenin de çirkin sivilceler kiminin tenin de garip benekler vardı. Savaşçı alemi böyle bir alandı. tamamen anormel bozukluklardan oluşurdu. kısırlık, kellik böyle şeyler çok normaldi. zaten bu alem savaşçı alemi denmesinin nedeni herkesin zırh giymesiydi. sanki ordu da asker gibi bu alemdeki bütün canlılar zırh giyip çirkin bedenlerini kapatırdı.

Kayra gümüş su ya bir kere baktıktan sonra mağaranın içinde gezinmeye başladı. mor gözleri ile mağara duvarını dikkatlice süzüyordu. Mağaranın siyah taşlarından farklı bir renkte olan kırmızı bir taş bulunca yüzü güldü hemen taşın yanına gidip elini uzattı. kemik yenileme hapı rahatlıkla bulmuştu. belki de artık bu salak turnuvaya devam etmesi için neden yoktu. kayra uzanıp taşı alacaktı ki önün de bir çift ayak belirdi. kafasını kaldırıp yukarı baktığında, siyah saçlı, siyah güzlü demir leydiyi gördü.

''Çık buradan'' dedi. demir leydi. küçümsemeyle

Kayra ayağa kalktı ve önün deki demir  yığınına baktı. '' önümden çekil, köle yoksa kardeşin gibi seni de hamur yığınına çeviririm'' dedi.

Kayranın konuşması ile gölde rahatlayıp gözlerini kapamış herkes yüzünü oraya çevirdi. demir leydi'nin ise şaşkınlıktan ağzı açık kalmıştı. '' sen ne dedin'' dedi.

dedim ki çekil köle, yoksa kafanı götüne sokarım'' dedi. bu sefer sadece demir leydi değil herkesin ağzı açık kalmıştı. bu ne bicim bir küfürdü gelişim yapan bir insana hiç yakışmıyordu. sadece savaşçılar değil diana'nın bile ağzı açık kaldı. kayra bile küfür'ü ettikten sonra şaşırmıştı. şişko sinirlendiğinde hep bu küfürü ederdi. bir an onunda ağzından çıkıverdi.

Demir leydin ise cevabı bambaşka oldu elindeki mızrağı kayra'ya doğru salladı. kayra ise hızla kenara çekildi. ama mızrak onu takip etmeye devam etti. Herkes bir kavganın patlayacağını düşündüğü vakit. araya bir öğretmen girdi. ''burada kavga etmek yasak'' dedi. Mızrak ucunu iki parmağının arasında tutarak

demir leydi mızrağı bir kaç saniye bastırsa da geri çekti. ''çıksın dışarı, sadece o değil herkes çıksın '' dedi. demir leydi kibirle

demir leydi, konuşunca herkesin kaşlarını çattı.

''bu mümkün değil'' dedi. öğretmen gülümseme ile 

''çıksınlar dedim'' dedi. demir leydi.

ortamın havası demir leydin konuşması ile değişti. öğretmen nasıl bir cevap vereceğini bilemez oldu. 

''çıkın'' dedi. demir leydi göldeki çirkin kas yığınlarına dönerek

Savaşçılar bunu duyunca gölden çıkmaya başladı. öğretmen ise hızla mağradan dışıra çıktı. dönmesi de hızlı oldu. ''öğrenciler demir leydi'nin yarım gün tek başına kullanması gerekiyor'' gerçekten öğretmen ne diyeceğiniz bilemez oldu. akademi ödülü demir leydi'ye vermemek için paylaştırmaya karar vermişti. ama yine de almayı başardı. öğretmeni duyunca savaşçılar teker teker mağaradan çıktı. herkes demir leydi'nin yarışmanın şampiyonu olacağını biliyordu. gerçektende ödül ona aitti.

fakat kayra olduğu yerde durmuş demir leydi'ye dik dik bakıyordu.

''duymadın mı dışarı çık'' dedi. demir leydi.

''çıkmıyorum'' dedi. kayra,

kayranın cevabı ile herkes oraya odaklandı. yumuşayan ortam tekrardan sertleşmişti. demir leydi ise bu sefer hiç bir şeyini geri tutmadan kayra'ya saldırdı. kayra da gelen kılıçtan sıyrılıp kas yığınını olan kadına yöneldi. Gerçekten dövüşmeye başlamıştılar 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1244

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 630

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15208 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20133 Bölüm Sayısı


creator
manga tr