"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Gerçekten Aptal Olduğumu mu Düşünüyorlar? - 1 - Gerçekten Aptal Olduğumu mu Düşünüyorlar?


 

 

Saat 24.00’ı gösterdiğinde her zamanki gibi otobüsün arka koltuğunda oturmuş yüzlerce kez yaşadığım anı tekrar yaşıyordum. Shu Şehri’nin geniş caddesinde hiç bitmeyecek gibi görünen araba topluluğunun arasında sıkışmıştık. Yanımda yorgunluktan tükenmiş yaşlı bir adam tekerleğin üzerinde oturmamıza rağmen bana yaslanarak uyuyordu. Otobüs her fren yaptığında ağzında biriken salyalar omzuma akıyordu.

 

Yaşlı adam hemen yanında oturan genç bir adamla birlikteydi. Her gün bu saatte nereye gittiklerini bilmesem de yaşlı adam her ona doğru kaydığında bana doğru itip gülümseyerek omzundaki alçıyı gösterirdi. Yaşlı adamla birlikte indiklerini daha önce birçok kez görmüştüm.

 

 Bu anı her yaşadığımda neden yaşlı adamla yer değiştirmediğini? Sormak istiyordum. Salyalardan kurtulmak için alçıyı bahane ettiğini anlayamayacak kadar aptal olduğumu mu düşünüyordu? Gerçekten dünyadaki tek zeki insan olduğunu düşünüyor olabilir miydi?  Bunları gerçekten merak ediyordum.

 

 Aynı zamanda biraz önümde ayakta duran iki kız hakkında da birçok şeyi merak ediyordum. Neden her defasında bana garip şekilde bakıyorlardı? Kız oldukları için ayağa kalkmam gerektiğini düşünüyor olabilirler miydi? Sanırım yüzlerce kez yaşadığım bu anı bir tek ben yaşıyordum. Yanımdaki yaşlı adamın nasıl uyuduğunu ve salyalarının nasıl aktığını fark etmemeleri için başka bir açıklama düşünemiyordum.

 

 Peki ya bu iki kızın bacaklarına durmadan bakan, daha iyi görebilmek için pencereye yaslanıp değişik pozisyonlara giren genç adam için ne demeliyim. Değişik pozisyonlarına rağmen kızlar her ona doğru baktığında kafasını çevirip hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Gerçekten çevresindekilerin bu kadar aptal olduğunu düşünüyor olabilir miydi? Ya da sadece kızların onu gördüğünü düşünüyor? Herkes nasıl baktığını gördüğünde problem olmuyordu, ancak kızlar gördüğünde problem mi oluyordu?

 

 Bütün bunları gerçekten merak etsem de sormamayı tercih ediyorum. Daha önce merak ettiklerimi sorduğumda aldığım cevapları duysaydınız, tercihimin nedenini anlardınız. Yüzlerce kez yaşadığım bu sahnede sorularımı sorduğumu düşünelim. Artık görmemek ve kendimi salyalardan korumak için giydiğim geniş şapkalı uzun hırkamı çıkardığımı ve yanımdaki genç adama baktığımı. Evet, o an çok önemli bir an, neden diye soracak olursanız.

 

 Herkes yüzlerce kez yaşadıkları bunca şeyden sonra hiçbir şeyi fark etmese de benim orada şapkamı başıma çekip oturduğumu fark etmişlerdir. Şimdiye kadar hareket etmeyen benim ne yapacağımı görmek için hepsi bana bakıyor olur. Aniden bu otobüsün başrolü kesilirim. Soracağım sorular alacağım cevaplar hepsi herkes tarafından duyulur.

 

Anında yaşlı adamın omzumda yatmasından rahatsız olduğum etiketi vurulur üstüme. Oysa birkaç saniye önce iki kızın yüzlerce kez yeni* sevgilileri hakkında nasıl konuştuğunu, pencereye yaslanan genç adamın yanındaki adamla bacaklar hakkında nasıl sohbet ettiğini gayet net duyabiliyordum. Artık konuşacak detayı kalmayana dek yüzlerce kez benzer konuşmalar yapmışlardı.

 

 Bunu düşündüğümde başka bir soruyla karşı karşıya kalıyorum. Acaba sadece ben mi duyuyorum? Ya da sadece benim sesim mi duyuluyor? Neden ben rahatsız olan kötü biri olarak görülürken kızlara fahişe ve genç adama şerefsiz etiketi yapıştırılmıyor? Etiketler ya da algılar benim için yapılmış olabilir mi?

 

 O zaman her şeyi görmezden gelip etiketlenmeme rağmen konuşmayı düşünüyorum.  Ancak yeni bir sorun ortaya çıkıyor. Yüzlerce kez bindiğim bu otobüse yüzlerce kez daha binmem gerekiyordu. Etiketleri görmezden gelsem de otobüste yolculuk yapan kendi hayatları hakkında konuşacak hiç bir şeyi olmayan bu insanların benim hakkımda konuşmalarını dinlemek zorunda kalacağım.

 

 Evet, yüzlerce kez hiç bıkmadan konuşacaklarına eminim. Bazen birkaç değişiklik yapıp bana ders vermeye bile kalkışabilirler. Daha önce kendilerini eğitmek için hiçbir şey yapmamış, eğitimlerini bitirmiş bu insanlar için gençleri eğitmek önemli bir şey. Bu konuda tecrübelerini bana aktardıklar için teşekkür etmemi bile bekliyorlardır.

 

 İçimden fazla mı düşünüyorum diye geçirdiğim zamanlar da olmuştu. Dön genç adama rahatsızlığını belirt ve bir dahaki sefere düzelsinler bunda bu kadar abartılacak ne var? Ya da önündeki kızlara yaşlı adamın yattığını ve salyalarının aktığını göster ve bu garip bakışlardan kurtul. Evet, gerçekten basit geliyor bunları yapmak

 

 Ancak bunu yapmaya her niyetlendiğimde bir şey fark ediyorum. Bir kez onların arasına karışırsam hayatım boyunca hiç susamayacağımı ve onları düzeltmek yerine kendimin bozulacağını. Birine zaten farkında olduğu bir şeyi defalarca söyleyerek hayatımı geçirmek yerine şapkamı çekip su geçirmez hırkamı her indiğimde temizlemeyi tercih ediyorum. Bunu her yaptığımda da bu otobüse binmek zorunda olduğuma lanet ediyorum.

 

 Ah evet bunlar küçük sorunlar aslında benden daha kötü durumda olanların farkında değilim diye düşünmeyin. Zaten demek istediklerimi anlayanlar benden kötü durumda olanlara da bu insanların sebep olduğunu anlamışlardır.

 

 Sonunda yaşlı adamla genç adamın ineceği durağa gelmiştik. Genç adam her zamanki gibi alçılı olmayan elini sanki bana bu elini vurgulamak istiyormuş gibi kaldırıp yaşlı adamın omzuna nazikçe dokundu. Onu incitmek istemiyordu ve çok nazik davranıyordu.

 

Gerçekten çok iyi bir evlat ya da torun olmalı. Onu bu nezaketinden dolayı takdir etmemi beklediğine eminim. Söylemek isterdim, değil yüzlerce kez, binlerce kez aynı hareketi yap kimsenin umurunda değilsin.

 

Yaşlı adam her zamanki gibi onu nazikçe uyandıran genç adama bakıp gülümsedikten sonra son salyalarını da bana akıtıp ayağa kalktı. Genç adam anında yaşlı adamın öteki tarafına geçerek koluna girmişti. Bu hareketi her gördüğümde yaşlı adamın geride bırakacağı mirası olduğunu düşünmeden edemiyordum. Ne yazık ki bu yaşına kadar biriktirdikleri bir aptala gidecekti.

 

 Yaşlı adamla genç adam kalktığında hemen pencere kenarına genç adamın yerine oturdum. Bu şekilde bu iki kızın garip bakışlarla önümden geçip, bacaklarını bana sürterek oturmalarını çekmek zorunda kalmıyordum. Onların oturmasıyla yaklaşık 30 dakikadır yerinde sayan otobüsteki genç, yaşlı  adamaların bakışlarının bana doğru kayışını da fark etmiyor değildim.

Buraya oturarak çok ama çok önemli bir şeylerini çalmış olmalıyım...

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1052

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 689

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 642

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 598

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 546

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 191

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14782 Üye Sayısı
  • 450 Seri Sayısı
  • 19445 Bölüm Sayısı


creator
manga tr