Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Gelişimin Üç Yolu - 1.8- Davet


Karanlık odada mumun alevi dans eden gölgeler oluşturuyordu. Yaşlıca bir adam ve soluk yüzlü orta yaşlı bir kadın vardı. Kadın oturduğu masanın üzerindeki kağıtları incelerken konuştu.

"Tapınağın yeni kana ne kadar ihtiyacı olduğunu biliyorsun. Ama bu yıl bir tane bile yeni eleman getirmedin. Geçen yıl da kimseyi getirmedin. Altan eğer herkes senin gibi olsaydı bu tapınak 40 yıl önce yok olmuştu."

Altan denen adam cevap verdi.

"Ama hanımım, son üç yıldır bana verdiğiniz görevle uğraşıyordum. O bileziği elde etmek için ne kadar çaba gösterdim bilseniz."

"Bileziği bahane etme Altan, herkesin kendi görevleri var ama tapınağın geleceğini unutmuyorlar. Hepimizin tapınağa insanları davet etmek lazım. Böylece tapınağımız hayatta kalmaya devam edebilir."

"Elbette öyle ama-"

"Mazeret istemiyorum. Bir ay içinde tapınağa en az bir genç getireceksin. Ve bunu her yıl düzenli olarak yapacaksın."

Adam itiraz etmekten vaz geçmişti.

"Evet Resulüm siz nasıl buyurursanız."

Yağmur damlaları kitap dolu dükkanın camlarına çarpıyordu. Utku içeride bir sandalyeye oturmuş içindeki kristalleşmiş damara doğru büyü akışını yönlendiriyordu.

Utku doğa olaylarının büyü akışını değiştirdiğini çoktan öğrenmişti. Şiddetli yağış nedense büyü akışını yavaşlatıyordu. Şimşek çaktığında ise birden büyü akışı yoğunluğu yüzlerce kat artıyordu.

Bu ani değişikliklere çok tepki veremese de Utku, doğa olaylarının etkisini oldukça gizemli bulmuştu. Uzun bir süredir neden böyle olduğunu düşünüyordu ama çok bir cevabı yoktu.

Sistem, sadece yer şekillerinin ve doğa olaylarının büyü akışını etkilediğini söylemişti. Ayrıntı vermiyordu.

Kendisini kaçıran adamdan elde ettiği kağıt tomarında ise bununla alakalı hiçbir şey yazmıyordu.

Utku, tomarı neredeyse ezberleyene kadar tekrar tekrar okumuştu. Tekniğe göre bir sonraki aşaması kalp hizasındaki bir büyü noktasını açmaktı.

Utku her ne kadar acilen güçlenmeyi istese de daha karaciğeri ve çevresindeki dokuların gelişimini bitirmemişti. Onlar büyüye doyana kadar ilerlememesi gerektiği yazıyordu kağıtlarda. Eğer bu aşamaları atlarsa daha sonraları buraları beslemek daha zor oluyormuş.

Ayrıca Utku'nun bir diğer endişesi Çelik İnanç tekniğinin devamının kağıtlarda olmamasıydı. Kalpteki noktadan sonra açması gereken 5 büyü noktası ve 3 büyü damarı yazıyordu. Ama bundan sonrası yazılı değildi.

Utku bir iç çekip sandalyeden kalktı. Sırılsıklam olmuş kitapçının girmesi için dükkanın kapısını açtı.

"Nasıl sen bu havada böyle kuru kaldın?"

"Ben geldiğimde yağmur yağmıyordu."

"Ne güzel, ne güzel."

Adam sonra masanın üzerindeki kitabı gördü.

"Hala bunu mu okuyorsun? Şimdiye çoktan bitirdiğini zannediyordum."

Utku okumak yerine gelişimle uğraştığını söyleyemezdi. Son zamanlarda yalan söylemeye alışmıştı. Sistemi ve gelişimci olduğunu ailesinden ve çevresindeki diğer insanlardan saklamıştı. Arkadaşlarıyla zaten görüşmüyordu uzun süredir.

"Bu kitap insanda çok düşünceler uyandırıyor. Bazı yerleri birkaç kez okuyup anlamaya çalışıyorum. Bu nedenle gecikti biraz."

Adam bir şey demeden ıslak ceketini çıkartıp kenara astı. Sonra içerdeki odaya girdi.

Utku günün geri kalanını o kitabı okuyarak geçirdi. Kitap bir gezginin kıtada dolaşırken gördüklerini ve yaşadıklarını anlatıyordu. Karaboğa'nın büyümesinden önceki bir zamanda yazılmıştı.

Kitapta bir çok gerçek dışı şeyler yazılıydı. İnsan yiyen ağaçlar, uçan bir çakıl taşı ve kafalarında kolları olan garip insanların yaşadığı bir ova… Utku bu akıl almaz şeylere inanmıyordu. Kitabı sırf yazarı bir gelişimci olduğu için okuyordu. İçinde bir gelişimcinin işine yarayacak deneyimler yazılıydı.

Böylece akşam olmuştu ve yağmur da durmuş gibiydi. Utku tek müşterisi olduğu dükkanın sahibine veda edip, evine doğru yola düştü.

Islak yollardan yürüyüp eve vardı. Her akşam dönen evlilik muhabbetinden bıkmıştı artık. Çok geçmeden evdekiler uyudu. O da yatağında bağdaş kurup bir süre daha gelişim yaptı.

Sabah kalktığında kendini oldukça dinç hissediyordu. Büyü damarını açtığından beri her sabah böyleydi.

Sessizce dışarı çıkıp kuyuya doğru ilerledi. Ellerini ve yüzünü yıkıyordu ki ayak sesleri duydu.

Yine o evlerin arasından geliyordu sesler.

Yine o adamın ayak sesleriydi. Kendisini kaçıran adam tekrar belirmişti.

"Uzun zamandır görüşemedik, velet!"

Utku adama şaşkınlıkla bakıyordu.

"Neden tekrar geldi buraya? Yine o lanet adamla mı ilgili?"

"Görüyorum ki ilk büyü damarını açmışsın. Ama ortalıkta böyle büyünü hiç gizlemeden dolaşırsan Hakan'ın adamlarının seni bulması işten bile değil."

"Büyümü gizlemek mi?"

"Tabii ki bilmemen normal. Sonuçta sana öğreten birisi yok. Olsaydı ama güzel olurdu değil mi?"

"Efendim, ne demek istiyorsunuz?"

"Diyorum ki Çelik İnanç'ta ilerlemek istiyorsan tek bir seçenek var değil mi? Çelik Tapınağı'na katıl."

Utku adamın suratına boş boş bakıyordu.

"Cevap?"

"Efendim bunu düşünmek için bana biraz zaman verin, lütfen."

"Ne düşünmesi, velet?! Kaç tane insan böyle bir fırsat için yanıp tutuşuyor biliyor musun? Atalarının kurduğu tapınak ve ülke işgal altındayken öyle oturup izleyecek misin?"

Utku adamın birden bağırmasıyla ürkmüştü. Ayrıca çevredeki insanların duymasından da korkmuştu.

"Efendim ben-"

"Ben filan yok! Bundan sonra biz varız."

Utku adamın olumsuz bir yanıtı kabul etmeyeceğini anlamıştı. Hem gelişime devam edebilmesi için en mantıklı seçenek Çelik Tapınağı'na katılmaktı. Sonuçta onların tekniğini kullanıyordu ve tekniğin devamını en kolay onlardan öğrenebilirdi. Ayrıca Hakan'ın adamlarına karşı kendisini koruyabilecek güçleri de vardı.

"O zaman bana bir ailemle vedalaşmam için biraz süre verin efendim."

Adam olumlu cevabı duyunca gülümsedi.

"Güzel, buraya kadar boşuna gelmedim. İyi o zaman bu gece gelip seni tapınağa götüreceğim. Orayı çok beğeneceksin."

Adam bir kahkaha atıp uzaklaştı.

Utku sokaktaki evlerin camlarına bakıp kimsenin izlemediğinden emin oldu. Sonra evine gidip giyindi. Güneş doğmak üzereydi. Hava daha yağışlı değilken kitapçıya varması lazımdı.

Kitapçıya belirsiz bir süre gelemeyeceğini belirtip elindeki anahtarı geri teslim etti. Ayrıca tapınakta okumak için küçük bir tarih kitabı satın aldı. Kitapçının Uzunkaya'dan geçerken merak edip dükkana gelen tüccarlar dışında başka bir müşterisi olduğunu görmemişti. Parası da boldu bu nedenle bir kitap almaktan çekinmedi.

Evine döndüğünde yine annesi ve kız kardeşi onu erken görünce şaşırdılar. Utku belirsiz bir süre çalışmak için başka bir yere gideceğini söyleyince ise şok oldular.

Utku ağlayan kardeşini yatıştırmaya çalışırken annesine de biraz para bıraktı. Sonra hazırlanmaya başladı. Çok eşyası yoktu kitapları dışında. Bir ara kitapları taşımak için bir çanta almıştı. Onun içini doldurdu.

Akşam çabucak gelmişti. Yağmur damlalarının içeriye doluştuğu kapıdan babası girdi. Utku'nun bir süre başka bir yere gideceğini duyunca adamın da yüz ifadesi değişti.

Utku uzun zamandır ailesiyle akşam yemeği yememişti. Bu sırada ona bir çok detay sordular ama o da çok bilmiyordu tam olarak nereye gideceğini. Çalışmak için demekten başka bir şey bulamadı.

Kendilerine verdiği paranın da önden ödenen ücreti olduğu söyledi. Parayı zaten kabul ettiği için şuan iptal edemeyeceğini de söyleyince onlar da onu vazgeçirmeye çalışmadılar.

Utku da bu seferki yalanlarının çok şüphe uyandırdığının farkındaydı. Ama elinden gelen bir şey yoktu. Normalde yattıkları saatin çoktan geçtiği bir zamanda onlarla vedalaşıp evden çıktı.

Onlar kendisini evin kapısından izlerken yağmurun altında sokağın ucuna kadar yürüyüp gözden kayboldu.





Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1487

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 812

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 796

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 159

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17383 Üye Sayısı
    • 781 Seri Sayısı
    • 36018 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr