Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Esans Gardiyanı - Bölüm 6:Arkadaşlarla Son Bir Gün


Üçlünün şaşkınlıklarının geçmesinin ardından tekrardan koşmaya başlamışlardı, üçününde anlından soğuk terler dökülmeye başlamıştı bile.

''Daha kötü bir durum oluşmadan varalım şuraya.''

Dedi koşarken kayan sert ses tonuyla. Saraya iyice yaklaşmışlardı, bir patlama olmasına rağmen etraf pek sesiz ve haraketsizdi, bu sakinlik onları iyice merağa düşürüyordu.

Bir süre sonra saraya varmışlardı, sarayın kapısında ki gardiyanlar bile sakince duruyordu. Netes önden hızlıca koşup esans muhafızı mührünü gösterdi.

''O ikisi benimle.''

Demesiyle saray gardiyanları kapıyı açmışlardı, giriş holünden hızlıca geçmelerinin ardından ana salona çıktılar fakat kahkaha sesleri duyuyorlardı.

Tahtında oturan kral ve her yeri siyahla kaplanmış bir adam vardı kralın önünde, biraz daha ilerlemeleriyle adamın bir bilim adamına benzer bir şey olduğunu gördüler. Bunu görmeleriyle Netes rahatlamıştı fakat diğerleri hala anlam verememekteydi. Netes ikiliye baktı.

''Tamam, sıkıntı yok. Patlamayı yapan adam sarayın deli bilim adamı Ferio, patlattığı şey de muhtemelen yaptığı manyak icatlardan biri.''

O sırada Kral onları görmüştü, ayağa kalkarak Netes'e selam verdi.

''Merhaba Netes, neler yapıyorsun? Bunlar da kim?''

Netes kralın yanına gitti ve bir süre özel konuşmaya başladılar, krala olacak saldırıyı anlatmıştı öncelikle, kral da hızlıca gardiyanlara ve ülkede bulunan tüm güçlere haber vermişti, verdikten sonra güvenlik konusunda sıkıntı olmadığını söyledi. Ardından Crist'ten ve Rawley'den bahsetti krala, Crist'in potansiyeli olduğunu ve eğitim görmek için Lyaon'dan buraya kadar geldiğinden bahsetti.

Kral konuşmanın ardından Crist'in yanına gitti, Crist hafif gerilerek kendini topladı ve kralın sözünü beklemeye başladı.

''Adın Crist, öyle değil mi?''

Crist onaylama amacıyla kafasını salladı.

''Güzel, Netes seni güzelce bir övdü ve eğitime ihtiyacın olduğunu söyledi.''

''Doğru söylemiş.''

''O zaman senin eğitim almanı sağlayacağım, Netes eğitmekte pek iyi değildir, yoksa onunla gönderirdim fakat şimdi en iyi eğitmenlerimizden biriyle gidiceksin eğitim adasına.''

''Eğitim adası?''

''Evet, esansı kontrol etmeyi öğrenmek o kadar kolay olmadığından hiçbir yapı olmayan, sakin ve sessiz bir adaya gideceksin.''

''Anladım, peki eğitim tahminen ne kadar sürecek?''

''Sana bağlı, en fazla bir yıl en az altı ya da beş ay sürebilir, her türlü uzun bir süreç anlayacağın''

Crist kafasıyla onayladı.

''Şimdilik sarayın misafir bölmesinde kalabilirsin, birkaç güne eğitmenin gelecektir.'' 

Kral hizmetçilere seslendi ve hizmetçiler hızlıca kralın yanına geldi, kralın emriyle birlikte Crist'in eşyalarını aldılar, eşyalarını odaya doğru götürürken bir yandan da Crist'i sarayda gezdirmeye başladılar.

Crist sarayı gezmekteyken gezdiği yerlere şaşırmış ve beğenmiş tepkisi veriyordu fakat bu sahte bir tepkiydi, zaten küçüklüğünde bu sarayda büyümüştü ve sarayı avucunun içi gibi biliyordu.

Sarayı gezmeyi bitirdikten sonra yorulmuş olan Crist odasına çekilmek istedi. Odasına girdiği gibi kendini yatağa atmış. Yatak özel bir kuş türü olan Tronianların tüyünden yapılıyordu. Bu tüy bulması en zor tüylerden ve de en rahat tüylerdendi.

Rahat tüyün kafasını bir anne şefkatiyle sarmasıyla birlikte uykuya dalması uzun sürmemişti Crist'in.

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Sakin bir şekilde uyandı güne, yeni bir gün mü ona pek emin değildi çünkü saraya akşam gelmiş sayılırlardı. Belki de gecenin ortasında uyanmıştı fakat bunun pek olacağını zannetmiyordu.

Hızlıca yataktan kalktı ve kendine gelmeye çalıştı, bir ejderha heykelinin ağzından akan suyla suratını ıslattı ve iyice ayıldı. Ayılır ayılmaz ana salona gitti.

Ana salonda, beklerken oturulan sandalyelerden birinde Netes oturuyordu. Hafif bağırarak selam verdi.

''Hey ihtiyar, ne yapıyorsun?''

Netes ayağa kalktı, Cristle tokalaştıktan sonra çıkışa doğru ilerlemeye başladı.

''Benle gel, yarın eğitim için gideceğini öğrendim. Son bir gün geçirmeye hayır demezsin sanırım. Herkesi topladım senin için''

Crist hafifte duygulanmıştı ama duygularını pek belli etmeyi seven bir tip değildi, o yüzden basit bir gülümsemeyle onayladı.

''O zaman geliyorum, arkadaşlarla son bir gün güzel olacaktır.''

Kapıdan çıktılar ve biraz ileride bekleyen ekibin yanına gittiler, selamlaşmayı bitirdikten sonra ilerlemeye başladılar, Crist nereye gidildiğini bilmiyordu fakat diğerleri biliyor gibiydiler.

''Nereye gidiyoruz'' 

Diye sordu merakından Crist.

''Tiyatroya, Enssucio tiyatrosuna gidiyoruz''

Enssucio tiyatrosu, Crist bir kere çocukken gitmişti ve bildiğine göre bu tiyatro ülkenin en ünlü tiyatrosuydu. Hakkında çok fazla rivayet bulunuyordu fakat en ünlüsü seyircileri etkilemek için esans kullanıldığıydı. Çünkü oyunlar o kadar güzel, estetik, büyüleyici ve etkileyiciydi ki çoğu insan bunun normal bir şey olduğunu düşünmüyordu.

''Hangi oyuna gideceğiz?''

''Levion'un katili.''

Diye cevapladı tekrardan Rawley.

Levion'un katili, romantiklikle dramanın, bir cinayet olayında harmanlanıp birleşmesiyle oluşmuş güzel bir oyundu.

Ünlü elf bir yazarın elinden çıkmış bir oyundu, Romantik tiyatro akımının en önemli eserlerindendi, birkaç oyunla birlikte akımı başlatan oyunlardandı.

''Hiç izlememiştim, izlemediğim bir oyun olması iyi oldu''

Bir süre daha yürüdüler, Bronion çok mutlu gözüküyordu. Netes, koca adamın sırtına elini koydu ve meraklı bir ifadeyle.

''Neden bu kadar mutlusun koca adam?''

"Bizim şehrimiz sanat açısından biraz zayıf bir şehir olduğundan dolayı tiyatro gibi sanat faaliyetleri yok. Yani hayatımda ilk defa tiyatroya gideceğim."

Diye cevap vermişti Bronion.

"Doğru söylüyor, aynı şehirde yaşamamıza rağmen çıktığım birkaç gezide tiyatrolara denk gelmiş ve izleme fırsatı bulmuştum."

Konuşma bir süre daha böyle devam ettikten sonra tiyatroya vardılar, hepsi yerlerine geçti, Rawley özellikle Eliane'nin yanına geçmişti.

Oyun hızlı ve dramatik bir şekilde başlamıştı, ve sonuna kadar da böyle devam etmişti. Herkes başından sonuna kadar nefesini tutarak izlemişti oyunu, oyunun sonlarına doğru salonda ki izleyicilerin neredeyse yarısı ağlamıştı.

Beşli'den ise sadece Eliane ağlamıştı, onu tesselli eden kişi ise Rawley'den başkası değildi.

Tiyatrodan çıkmalarından kısa bir süre sonra Crist'in gözü bir şeye ilişti, bir sokak arasında yaklaşık on kişilik bir grup bir adamdan zorla para çalıyorlardı.

"Beyler, yumruğum kaşınıyordu zaten. Şöyle eğitimden önce bir dayak atmak keyfimi güzel yerine getirecektir"

Netes ve Bronion, Crist'e baktılar, ikisinin de gözlerinden anlaşıyordu onayladıkları.

Rawley ile Eliane, eğlenceyi uzaktan izlemeye karar verdiler.

Üçlü yumruklarını kıtlata kıtlata ve gerine gerine adamlara doğru ilerlemeye başladılar. Etraflarına saldıkları adamlık aurası uzaktan hissedilebiliyordu.
                                                                                                                                                                                                         Adamlar üçlününün geldiklerini gördüler ve gerilmeye başladılar, hemen kendilerini savunmak için hafif paslanmış hançerlerini çekip doğrultmaya başladılar.

''Beyler sakin olun, öyle şeylere gerek yok. Temizce dayağınızı yiyin işte''

Demişti Netes adamları küçümseyerek fakat adamlar pek takmadan koşarak saldırmaya başlamışlardı.

Ancak hiçbiri bir şey yapamadan dayağını yiyordu ve geri fırlıyorlardı. Üçlü neredeyse hiçbir şeymiş gibi on tane adamı dövmüştü.

Bittikten sonra şehir muhafızlarını çağırmışlardı ve oradan ayrılmışlardı. 

Akşama doğru bir hana uğramışlardı, Crist içmek istiyordu. Yarın eğitime başlayacaktı ve büyük ihtimal esans eğitiminden dolayı bir daha içemeyecekti bu yüzden bu gece köküne kadar içecek ve köküne kadar eğlenecekti.

İstediği gibi olmuştu da, bütün gece içmişlerdi ve şanslarına bomboş olan handa bütün gece dans etmişler ve şarkı söylemişlerdi.

Gecenin sonunda zar zor ayakta durabilen Crist'i saraya arkadaşları bırakmıştı, odasına kadar bıraktılar. Herkesle vedalaşmıştı kendini yatağına atmadan önce, biraz duygusal bir vedalaşmaydı fakat güçlenmek için artık bunları unutması lazımdı.

Hemen yatağını üzerine kondu ve yarın için güzel bir uyku almaya başladı.

Devam edecek...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1039

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 752

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 552

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 244

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10752 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14938 Bölüm Sayısı


creator
manga tr