“Göklerin altında tek şeytan. Yeryüzünün üzerinde basit bir tavuk.. “ #Emperor’s Domination

Esans Gardiyanı - Bölüm 5:Başkent


Savaş bittikten sonra dörtlü, kocaman gemi de birbirlerini bir şekilde bulmuşlardı. Hepsinin dövüşü başarılı geçmişti ve mutlulardı.

Rawley, düşmanı olan kadını öldürmediğini gösterdi. Anti-esans kılıcını alıp etkisiz bırakmıştı sadece.

''Sence onu kurtarmak mümkün mü Netes?''

Netes onaylar bir şekilde kafasını salladı ve kenarda sessizce oturan kadının yanına gitti. Kadını bir süre inceledikten sonra karşısına oturdu.

''Adın ne?''

Diye sordu, kadın bir süre cevap vermek istemese de kendine dik dik bakan gözlerin de etkisiyle cevap verme kararı aldı.

''Eliane...''

''Güzel Eliane, ben başkentte çalışan bir esans muhafızıyım. Senin de muhtemelen bildiğin üzere anti-esans kullanmanın cezası idam. Seni affedebilirim belli şeyler karşılığında.''

''Neyler karşılığında?''

''Bize kara elin içinden bilgi verip temizlenmeyi kabul edeceksin.''

''Zaten kara ele o kadar bağlı değilim, ölmek istemiyorum o yüzden kabul.''

Netes ayağa kalktı ve önünde kollarını bağlayarak sormaya başladı.

''Kara el'in bir sonraki planı ne? en güçlü elemanları kim ve yeni üye olmak isteyen kişileri nasıl bir eğitimden geçiriyorlar?''

Eliane derin bir nefes alarak konuşmaya başladı.

''Belirli bir planla ilerlemiyorlar, kendilerine ne görev gelirse onu yapıyorlar fakat en son bir adayı ele geçirme fikirleri vardı sanırım. Daha onun zamanı vardı fakat bir tek onu hatırlıyorum. En güçlü elemanımız patronumuz, kendim görmedim fakat ününü çok duydum. Tek başına başkenti yenebilecek güçteymiş. Eğitime gelirsek kendimden örnek verebilirim, ilk önce uzun bir fiziksel eğitimden geçtim, ardından fazla sayıda dövüş sanatı öğrendim. Sonra ise vücudumun içinde ki tüm esansın emilip anti-esans'a ve silah kullanmaya alışma sürecim vardı.''

''Anladım.''

Netes cebinden bir mühür çıkardı, mühür avcunun içi kadar büyüklükte kırmızı ve yuvarlak bir şeydi, Eliane'nin kolunda ki kıyafet kısmını açtı ve mührü dayadı. Mühre esans aktarmaya başladı, birkaç dakika sonra mühür parçalandı ve parçaları yere düştü.

''Esans damarlarında yeniden akmaya başladı, artık tekrardan esans üretebileceksin.''

Esans aktarımı işlemi bittikten sonra Rawley, Eliane'nin yanına gitti ve bileklerine bulunan ipleri çözdü.

Çözdükten sonra el ve ayaklarını bir süre çevirerek rahatlattı ve diğerlerine baktı.

''Sana ekip üyelerimizi tanıtayım o zaman''

Dedi Rawley, ilk olarak Crist'i gösterdi.

''Sanırım Lyaon adlı bir kasabadan gelen ve hiçbir şeyi olmayan bir genç. Çok kral adamdır...''

Ardından Bronion'u gösterdi.

''O da benim eskiden kaldığım şehirden geliyor, çok güçlü ve yemek yapmasından anlayan bir adam. Netes ile zaten tanıştın sayılır.''

Kadın onaylama anlamında kafa salladı.

O sırada Crist, Netes'e sesleniyordu.

''Hey ihtiyar, ne kadar yolumuz kaldı başkente?''

Netes elinde bir esans alanı oluşturarak arada ki mesafeye baktı, biraz hesaplama yaptıktan sonra Crist'e döndü.

''Yaklaşık bir saatimiz kaldı, umarım biz varmadan önce varmaz düşman güçleri.''

Bronion hırsla ayağa kalktı.

''Düşmanları bulduğumuzda kendi ellerimle kafalarını ezeceğim.''

Dörtlü onun bu hırslı tavırlarına gülmüştü, birkaç dakika daha birlikte oturmalarından sonra Rawley, Eliane'nin yanına gitti.

''Dövüş sanatları öğrendiğini söylemiştin, bir eğitim dövüşüne ne dersin? Ben pek iyi değilimdir de.'' 

Eliane göz devirdi, fakat bir saat boyunca öyle boş boş oturmak istediği bir şey değildi, bu yüzden kabul etti. Rawley bunu hem cidden eğitim, hem de Eliane'ye daha yakın olmak için düşünmüştü ve dövüşün geminin içinde olmasının daha iyi olacağını söylemişti. Güvertede dayak yiyip rezil olmak istemiyordu.

Birlikte geminin içine girdiler, Eliane ortalama uzunlukta topuklu olan botlarını Rawley ise çizmesini ve pelerinini çıkarmıştı. İkisi de hazırlandıktan sonra dövüş pozisyonları almışlardı.

Rawley birkaç adım öne atarak Eliane'nin sağ yanağına bir yumruk sallamayı denedi, fakat Eliane hızlıca yana doğru sıyrıldı ve sol eliyle yumruğu tutarken sağ elinin tersiyle Rawley'in yanağına bir darbe savurdu.

Darbeyi yiyerek sağa doğru yalpalayan Rawley hızlıca dengesini toparladı ve kendisininin yumruğunu tutan Eliane'nin elini tutarak hızlıca arkasını dönerek sırtından yere atmaya çalıştı.

Sırtından atmıştı fakat havada kıvrak bir şekilde Rawley'in sırtında parande atarak ayaklarının üstüne inmişti Eliane, ardından Rawley'in burnuna hızlı bir diz geçirmişti.

Burnunu tutarak geriye kaçındı Rawley hızlıca, burnunun acısının geçmesini beklerken bir yandan soluklanıyordu.

Bu sırada ise Eliane saldırıya geçmeye karar vermişti, yavaş yavaş ilerledi ve yeterli mesafeye gelince geriye doğru parande atarak ayağının üstüyle Rawley'in çenesine bir darbe geçirmeye çalışmıştı fakat Rawley iki kolunu önde tutarak engellemişti darbeyi. 

Eliane'nin parandesi biter bitmez bu avantajı kullanmak isteyen Rawley hızla öne atılmıştı, öne doğru zıplayarak sırtını Eliane'nin karnına geçirerek yere düşürmeye çalışacaktı fakat Eliane çevik bir şekilde zıpladı ve Rawley'in omuzlarına oturdu.

Rawley omuzlarında oturan kızı üstünden atmaya çalışıyordu, fakat kız bacaklarını boynuna sararak dengesini sağlamıştı, dengesini sağlamasıyla birlikte Rawley'in kafasına yumruklar geçirmeye başlamıştı.

Yumruklarla birlikte kafası acımaya başlayan Rawley yanlara doğru sallayarak kızı omzundan atamadığını anlayınca atmak için acı verecek bir yol denemeye karar verdi. Anlık bir şekilde tüm hızı ve gücüyle öne doğru eğildi, eğilmesiyle birlikte böyle bir haraket beklemeyen Eliane yere düşmüş ve sırtını vurmuştu, yerde savunmasız bir pozisyonda durmayı istemeyip hızlıca geriye takla atarak ayağa kalkmıştı.

İki tarafta biraz yorulmuş ve bir şey yapmadan soluklanmaya başlamıştı, bu resmi olmadan verilen aradan sonra tekrardan Rawley harakete geçmişti, hızlıca ileri atılarak Eliane'nin kaburgasına bir sağ kaburgasına bir tekme geçirmeyi denemişti.

Fakat tekmeden eğilerek hızlıca sıyrılmıştı, sıyrılırken öne doğru atılarak Rawley'in arkasına geçmişti, ardından belinden sarılarak geriye doğru hızlıca fırlattı.

Rawley'in sertçe zemine sırtını vurarak düşmesinden sonra ona nefes aldırmamayı planlıyan Eliane hızlıca yerde yatan Rawley'e doğru atıldı, sağda durmakta olan kolunu yakaladı, ardından sağa doğru yuvarlanarak Rawley'in sağ kolunu bacaklarının arasında sıkıştırarak kilide aldı, sıkmasıyla birlikte dirseğine çok büyük bir acı veriyordu.

Acıyla hafif bir şekilde bağıran Rawley eliyle Eliane'nin bacağına birkaç kez hafifçe vurdu.

''Pes ediyorum''

Pes etmesiyle birlikte kolunu bırakmıştı, soluk soluğa dizlerinin üstüne oturmuştu, Rawley'de aynı şekilde oturur bir pozisyona gelmişti.

''İyi sayılabilirsin fakat gelişmen lazım, boş zamanlarımızda istersen ders verebilirim.''

Dedikten sonra imalı bir anlamda göz kırpmıştı Eliane.

Rawley ise gülerek onaylamıştı dediğini.

İkiside biraz dinlendikten sonra Crist'in heyecanlı bağırması duyulmuştu.

''Kara göründü, Başkentteyiz''

Herkes mutlulukla güverte de toplanmıştı, bir süre sonra limana varmışlardı bile.

''Bronion ve Eliane, siz gemi de kalıp gemiyi limana bağlayıp bekçiliğini yapabilir misiniz?''

İkisi onayladı ve direk işe koyuldular. O sırada üçlü sanki önceden anlaşmış gibi gemiden aynı anda atlayarak limana çıktılar ve koşmaya başladılar, saraya doğru koşuyorlardı. Kralı saldırı olmadan önce uyarmalı ve saldırıyı engellemeleri lazımdı. 

Yolda gören insanlar ne olduğunu anlamadan koşan üçlüye bakıyordu, üçlü ise kendilerinde olan gözleri takmadan koşuyorlardı, insanlara çarpmamaya dikkat ediyorlardı tabiki de.

Bir süre daha koşmalarının ardından sarayın ilk katından sesli bir patlama sesi geldi, patlamanın dumanı da eş zamanlı bir şekilde sarayın büyük ve haşmetli camından yayılmaya başlamıştı.

Patlamanın gelmesiyle şaşıran ve oldukları yerde duran üçlü birbirlerine bakıyorlardı.

''Geç kalmış olamayız...''

Diye üzgün ve gerilmiş bir ifadeyle konuştu Netes.

Peki ne olmuştu? Geç mi kalmışlardı?

Bir sonraki bölümde...




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1039

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 950

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 752

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 555

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 552

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 244

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10752 Üye Sayısı
  • 268 Seri Sayısı
  • 14938 Bölüm Sayısı


creator
manga tr