"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Emperor’s Domination - Bölüm 42 : Prenses Anca Bir Hizmetçi Olabilir (2)


 

 

Li Shuangyan’ın şüpheleri vardı. Li Qiye bu antik düzeni daha önceden görmüş olabilir miydi? Ancak bu fikri hemen kafasından çıkardı, çünkü Dokuz Aziz Şeytan Kapısı’nın ataları bu düzenin tek kopyasını elde etmek için büyük bedeller ödemişti. Bu bozuk düzenin varlığını sadece Dokuz Aziz Şeytan Kapısı biliyordu.

 

Ama şimdi, Li Qiye tek bir bakışta bu bozuk düzenle ilgili bilgileri sanki ezberindeymiş gibi söylemeyi başarmıştı.

 

Li Shuangyan ürkmüştü ve uzun süre ne diyeceğini bilemez halde kalmıştı. Bunu on yıldır araştırıyordu. Araştırmasına atalarının ve müthiş bilgelerinin yardımları katkı sağlıyordu. Buna rağmen, bildiği her şey iki dakikada karşısındaki çocuğun ağzından dökülmüştü. Böylesi bir olay kendine olan güvenine büyük bir darbe vurmuştu.

 

Ne kadar yetenekli olursa olsun, kimse tek bakışıyla bunları bilemezdi, ama Li Qiye bunu başarmıştı. Sadece bu sözleri bile tüm dahileri karşısında çaresiz bırakırdı. İşin en kötü kısmıysa, Li Qiye dahi falan değildi!

 

Li Shuangyan, Li Qiye’nin eski zamanlarda çoktan bu bozuk düzenin tamamlanmış halini gördüğünü bilmiyordu. Bu yüzden Li Qiye antik canavar kürkünü gördüğünde düzenle ilgili anıları gün yüzüne çıkmıştı.

 

Gel buraya.

 

Li Qiye sakin bir şekilde yaklaşması için Li Shuangyan’a seslendi.

 

Li Shuangyan hala şokun etkisindeydi ve bilinçsiz bir şekilde Li Qiye’nin emrine uyarak yanına yaklaşmıştı. Kendi bile neden böyle yaptığını bilmiyordu.

 

Pow, pow, pow!

 

Li Shuangyan hala şoku atlatamamışken, Li Qiye kendisini tuttu ve kucağına yatırdı. Ardından bu güzeller güzeli hatuna acımadan, poposuna birkaç kez vurmuştu. Li Shuangyan’ın arkası biraz acı verici şekilde yanmıştı.

 

Ne yapıyorsun sen!?

 

Li Shuangyan kuyruğuna basılmış kediye dönmüştü. Birden ayağa fırlamış ve çığlık atmıştı. Yüzü kıpkırmızıydı ve sinirli bir şekilde dik dik Li Qiye’ye bakıyordu.

 

Li Qiye ise sanki yaptığı sıradan bir şeymiş gibi ellerini ovuşturduktan sonra konuştu:

 

Hizmetçim olarak, yerini bilmen gerekli. Ben etrafımdaki insanları affedebilirim ve onlara iyilik edebilirim. Sadece bir hizmetçi olsan bile bu senin için de geçerli. Ancak beni kızdırmaman gerektiğini unutmaman gerek! Sırf cennetin sevilen kızısın diye dünyanın altını üstüne getiremezsin!

 

Sen..!

 

Li Shuangyan sinirden dişlerini sıkıyordu. Kendisi cennetin sevilen kızıydı ve Yaşlı Öküz Ülkesinin prensesiydi. Geçmişten günümüze her zaman yüksek bir mevkideydi ve kimse ona bu şekilde saygısızlık etmeye cüret edemezdi. Ancak bugün, küçük bir adam acımasızca kendisini şaplaklamıştı. Böyle utanç verici bir durum karşısında titremeden duramıyordu.

 

Git, kendi kendine yaşayabileceğin bir yer bul bakalım.

 

Li Qiye, Li Shuangyan’ın hislerini görmezden gelerek kolunu silkmişti.

 

Sen… Küçük adam! Bunu… Unutmasan iyi olur!

 

Öfkesini nasıl yatıştıracağını bilemeyen prenses, her kelimeyi bastıra bastıra söylemişti. Her zaman kendini üstün görmüştü, sayısız yetenekli erkek kalbini kazanmaya çalışırken onlara hep tepeden bakardı. Ama bugün, Li Qiye kendisine iğrenç şeyler söylemişti ve sonra kışkışlamıştı. Kendisine kalacak bir yer ayarlamamıştı bile. Gerçekten çileden çıkmak üzereydi!

 

Li Shuangyan kolunu sinirli bir şekilde sallaya sallaya ayrıldı. On sekiz yaşındaki ekselansları on üç yaşındaki küçük bir çocuk tarafından öyle bir kışkırtılmıştı ki, sinirinden kan kusmak istiyordu. Kendisi bile olanlara inanamıyordu.

 

Daha fazla ‘Ölümsüz İmparator Kesim Düzeni’ni çalışma.

 

O noktada, Li Qiye’nin sakin sesi arkasından yankılandı:

 

Elindeki düzen, Ölümsüz İmparator Kesim Düzeni’nin küçük bir köşesi. Eğer kendini bunu geliştirmeye zorlarsan, bir gün bu düzen tarafından yutulursun. Kadim Çağdan beri bunu bilenler bile küçük bir hevesle bunu geliştirmeye cesaret edemezdi. Eğer gerçekten bu dizilimi onarmak istiyorsan, gelişimin olgunlaştığında sana bir iki şey öğretmeyi düşüneceğim.

 

Gelişim yeteneği açısından, bir çok insan Li Shuangyan seviyesindeki birinden rehberlik görme şansına bile erişemezdi. Ama şimdi, Li Qiye gibi küçük bir adam ona rehberlik mi edecekti?

 

Ancak bu dört kelime, “Ölümsüz İmparator Kesim Düzeni” adımlarını durdurmuştu. Bu düzen bir çok nesil tarafından aktarılmış bir efsaneydi. Çoğu kişi onun varlığına bile inanmazken, Li Qiye bunu sanki çoktan avucunun içindeki bir şeymiş gibi söylemişti.

 

Bu sözlerin arkasını merak etse de ne öfkesi, ne de gururu bunu kaldırabilirdi. Bu yüzden sinirle kaşlarını çatıp Li Qiye’yi görmezden geldi ve yürümeye devam etti.

 

Li Qiye’nin de Li Shuangyan’ın ruh hali umurunda değildi. Sessizce sandalyesinde oturuyordu. Ölümsüz İmparator Kesim Düzeni! Kim bilir kaç yıl geçmişti? Kayıp anıları, bozuk düzenin köşesini gördüğü anda gün yüzüne çıkmıştı.

 

Antik Ming’e karşı savaşların olduğu çağda, kaç kişi bu muazzam düzen ile ölmüştü? Bu düzeni oluşturmak için nasıl bedeller ödenmişti?

 

Bu ebediyen yenilmez kadim düzen öyle bir düzendi ki, tamamlandığında birçok ustanın kanıyla yıkanmıştı. Birçok ölümsüz bilge ve kendisi bu düzeni oluşturmak için kan ter içinde kalmıştı.

 

Antik Ming’e karşı olan yıkıcı savaşta, Ölümlü Dünya ve tüm insan ırkı, sayısız usta bu düzen ile ölmüştü. Kardeşleriyle, generalleriyle ve yoldaşlarıyla yan yana bu büyük düzeni kontrol ediyordu. Bu savaşta cennet yarılmıştı ve gökyüzü kana boyanmıştı.

 

O savaş alanında kaç kişinin öldüğünü veya kaç eşsiz ustanın kendisini feda ettiğini hatırlamıyordu. Sadece acısını ve savaştan sonraki sessizliğini hatırlıyordu.

 

Zaman her şeyin ilacıdır ve her yarayı sarabilir; ancak bazı anılar çağlar geçse de hafızadan silinmiyordu. Ruhun en derin kısmına yapıştığından unutulamaz hale geliyordu.

 

Li Qiye bir iç çekti ve kendine geldi. Duygusal geçmişe takılıp karmaşık hisler içinde boğulmanın zamanı değildi. Geçmiş geçmişte kalmıştı. Yaşamaya layık olan zaman şimdiydi. Bu hayatta kişisel olarak Dokuz dünyayı dolaşma imkanı vardı ve bazı eski defterleri kapatabilirdi. Sadece kendisi için değil, aynı zamanda kendisi için fedakarlıkta bulunmuş insanlar için de bunları başarmalıydı.

 

Li Shuangyan’ın Temizleyici Tütsü Antik Tarikatı’na yaptığı ziyaret önemli bir olaydı. Sadece genç öğrencilerini uykusunu kaçırmakla kalmıyordu. Aynı zamanda üst kademeler de heyecanlıydı.

 

Sadece Li Qiye hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyordu. Li Shuangyan’ın kalması veya gitmesi umurunda değildi. Eğer kendisine sadakatini sunarsa, gelecekte yanında onun için bir yer ayıracaktı. Eğer durum tam tersi olursa kendi bilirdi. Li Qiye onu yeri doldurulamayacak bir yardım olarak görmüyordu. Li Shuangyan’ın yedeğini bulabilirdi, bu onun için bu kadar basitti!

 

O gece, Li Shuangyan’ın midesine sinirden dolayı kramplar giriyordu. Dişlerini sıkarak sessizce Li Qiye’ye lanetler okuyordu. Li Qiye’nin küçük konağında kalmamıştı ama bölgeden de ayrılmamıştı. Li Qiye’nin tepesinin köşesindeki küçük bir hazine binasını seçmişti ve oraya girmişti. Li Qiye ile birlikte olmasa da, Li Qiye’nin konağının bulunduğu tepeden de ayrılmamıştı.

 

Li Shuangyan ve Yu He’nin gelişinin kaymağını en çok Koruyucu Mo ve Nan Huairen yiyordu. Yu He ve diğer öğrencileri gezdirme görevi onlara kalmıştı.

 

Bu basit bir olay değildi, çünkü Yu He gibi Kraliyet Asili seviyesindeki biriyle yan yana yürüyüp sohbet edebiliyorlardı. Ona gelişim ve tecrübeleriyle ilgili birçok soru sorabiliyorlardı. Bu büyük bir kazançtı. Li Qiye’nin ağzından çıkan basit sözler Koruyucu Mo’nun ve Nan Huairen’in tarikattaki pozisyonlarını yüksek ölçüde arttırmıştı.

 

Yu He de Li Qiye’nin dediğine uyuyordu. Her şeyi Koruyucu Mo’ya ve Nan Huairen’e bırakıyordu. İki tarikat arasındaki delegeler olmuşlardı.

 

Unutmamak gerekir ki öğrenciler, hatta altı büyük bile gerekmedikçe Yüce Koruyucu Yu He ile karşı karşıya gelemiyordu. Ancak şimdi, basit organizatörler olan Nan Huairen ve Koruyucu Mo direkt olarak bu şahıs ile irtibat halindeydiler. Bu iki tarikat arasındaki ilişkinin daha samimi bir hale gelmesi anlamına geliyordu.

 

Nan Huairen’in ve Koruyucu Mo’nun değerinin bu kadar artması, birçok koruyucuyu, bölüm liderini ve öğrencileri kıskandırmıştı.

 

Tüm bu kargaşanın arasında, Li Qiye umursamaz bir şekilde hayatına devam ediyordu. Onun için şu an en önemli şey Dao Temelini daha da sağlamlaştırmaktı. Hata payı bırakmadan, dikkatli bit şekilde gelişimini kusursuz hale getirmek istiyordu. Eğer bir hata olursa, bu küçük hata gelişim yolunda ilerlerken karşısına ölümcül bir engel olarak çıkabilirdi. Temeli ne kadar sağlam olursa, gelecekte o kadar ileri gidebilirdi ve zirveye ulaşma şansı artardı.

 

Birçok dahi hızla yükselmek istediği için Dao Temelini sağlamlaştırmaktan aciz kalmıştı. Başarı için acele etmek, Dao Temelinde kusurlar oluşmasına neden olurdu. İşin sonunda Yaşam Kısaltma ve Kader Afet’i anlarında pişmanlık içinde ölüp gittiler.

 

Bu yüzden Li Qiye’nin kendisinden beklentisi çok yüksekti. Eşsiz Devreden Turan Güneşi Erdem Kanunu sayesinde gelişim hızını önemli ölçüde arttırabiliyor olsa da, bunun etkisini sağlam bir temel oturtmak için kısıtlıyordu. Eğer kendini tutmuyor olsaydı, çoktan İçsel Ömür aşamasına ulaşmış olurdu.

 

Li Shuangyan Temizleyici Tütsü Antik Tarikatında yedi gün kalmıştı. Günler kaza bela olmadan geçiyordu, ama bu sabah, Nan Huairen Li Qiye’nin tepesini orta yaşlı bir adamla birlikte ziyarete geldi.

 

Kıdemli, bu kişi Bölüm Lideri Zhou, Temizleyici Yeşim Tepesi’nden bir eğitmen.

 

Nan Huairen adamı hemen Li Qiye’ye tanıtmıştı.

 

Kıdemlisi Bölüm Lideri Zhou’ya sadece bir bakış atıp başını sallamıştı:

 

Mesele nedir?

 

Li Qiye’nin tavrı Bölüm Lideri Zhou’nun gözüne kibirli gelmişti ve rahatsız olmuş gibiydi. Sert bir şekilde kaşlarını çatsa da ağzını açmamıştı.

 

Nan Huairen hemen cevapladı:

 

Büyükler bir karar verdi, kıdemli geçici olarak Temizleyici Yeşim Tepesi’nden Bölüm Lideri Zhou ile yer değiştirecek. Bugün, Bölüm Lideri Zhou Temizleyici Yeşim Tepesi öğrencilerinin bir listesini getirdi. Listede detaylı bilgileri de var. Büyükler bu kadarını kabul edeceğini umuyor.

 

Bölüm Lideri Zhou sessizce dinliyordu. Kendisi bir Bölüm Lideriydi ve Li Qiye ile tanışmaya gelmişti, ama Li Qiye hiç saygı göstermemişti. Listeyi geride bıraktı ve bir söz veya mektup bırakmadan geri döndü.

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1222

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1055

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 873

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 645

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 600

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 548

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 519

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 347

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 180

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14856 Üye Sayısı
  • 457 Seri Sayısı
  • 19562 Bölüm Sayısı


creator
manga tr