Bölüm 655

avatar
2079 3

Emperor’s Domination - Bölüm 655


Bölüm 655: Madam Zi Yan'ın Görevi Bırakması

 

Son birkaç günde on sekiz hükümdar Li Qiye'yi ziyaret etmeye cüret edemedi. Bu sırada Madam Zi Yan onu hergün görmeye geldi. Hatta onun günlük işleri ile bile bizzat ilgilendi.

 

Burada da durmadı. Li Qiye ne zaman vakte sahip olsa dünyanın ve Dev Bambu Ülkesi'nin şu anki durumunu detayları ile Li Qiye'ye anlattı.

 

Bugün her zamanki gibi onu görmeye gelmişti. Onun derin bir meditasyonda olduğunu gördüğünde yavaşça yanında oturdu.

 

Bir süre sonra Li Qiye gözlerini açtı ve gülümseyerek konuştu. "Bana söylemek istediğin bir şey mi var?”

 

"Son iki günde Qing Klanı büyük bir karmaşa yarattı. Dev Bambu Ülkesi'nden Qing Yu'nun ölümü için adalet talep ediyorlar. Bundan asla vazgeçmeyeceklerine yemin bile ettiler." Madam Zi Yan, Li Qiye'ye açıkladı.

 

"Gerçek şu ki bana bunları söylemene gerek yok.” Li Qiye nazikçe kafasını salladı ve konuştu: "Kraliyet Lordu olarak bu konular ile tatmin edici bir şekilde başa çıkabileceğine eminim."

 

"Hmmm..." Madam Zi Yan bir şey söylemek istedi ama devam etmeden önce biraz duraksadı: "Burada kısa süredir olduğunuzdan birçok şeye alışık değilsiniz. Bu geçici bir dönem, bu nedenle alıştıktan sonra..."

 

Li Qiye onun sözlerini kesti. Konuşmada önce madama bakarken kıkırdadı: "Madam, bana benim Dev Bambu’nun yöneticisi olmamı istediğini söyleme?"

 

Li Qiye'nin sözü onu bir anlğına sersemletti. Aslında zihnen kendini hazırlamıştı ve Dev Bambu Ülkesi'ni Li Qiye'ye teslim etmek için hazırdı.

 

"Bunun için hakka sahip olduğunuzu düşünüyorum. Milyonlarca yıldır öncülümüzün dışında İlahi Muhafızımız tarafından tanınan kimse olmamıştı. Hareketsizliğine rağmen herkes ülkemizi savaştan koruduğunu biliyor. Sizi seçmesinin mutlaka bir nedeni olmalı. Ayrıca simya daonuz eşsiz ve sadece ben değil diğer hükümdarlar da sizin Dev Bambu’yu yönetmenizin ülkemizi zirveye ulaştıracağına inanıyor." Madam Zi Yan ciddi bir tonda konuştu. Sözleri oldukça içtendi ve kalbinden geliyordu. Görevden ayrılmayı düşünüyordu ve Li Qiye ülkeyi yönetirse bunu yapmaktan fazlasıyla mutlu olurdu.

 

Bunu duyan Li Qiye gülümsemeden edemedi. Ardından nazikçe kafasını sallayıp konuştu: "Gerçekten ülkenin Kraliyet Lordu olacağımı düşünüyor musun? Buraya yönetici olmaya geldiğimi mi düşünüyorsun cidden?"

 

Bu cevap madamın bir süre düşünmesine ve ardından sakinleşerek cevaplamasına neden oldu: "Demek istediğim bu değil. Her ne kadar Genç Asil Li Dev Bambu Ülkesi'nin tahtı için gelmemiş olsa bile İlahi Muhafızımız sizi seçti. Yönetici olmaya herkesten daha uygun olduğunuza inanıyorum. Gelecekte yöneticimiz olduğunuzda ülkemizin çok daha refah içinde olacağına inanıyorum."

 

Li Qiye gülümsedi ve konuştu: "Sözlerin doğru, ama aynı zamanda yanlış.”

 

Madam Zi Yan her zaman iyi bir mizaca sahip olduğundan nazikçe konuştu: "Hangi tarafı yanlış? Genç Asil Li, lütfen beni doğru yöne yönlendirin."

 

Li Qiye bu çekici ve güzel kadına baktı. Gülümsemeden edemezken konuştu: "İlk olarak benim yönetimim altında ülkenin refaha ulaşacağı konusunda haklısın. Benim kontrolüm altında Dev Bambu Ülkesi kesinlikle bir gün Dokuz Dünya'nın tepesinde durur ve diğer tüm ırklara küçümseme ile bakar."

 

Diğerleri Li Qiye’nin çok kibirli olduğunu düşünürdü ve yer ile göğün genişliğini anlamadığını hissederdi. Bu dünyada bunu iddia edebilecek çok fazla cennetin gururlu çocuğu yoktu.

 

Ancak Madam Zi Yan hala sessiz ve nazik bir şekilde dinlemeye devam etti. Aurası su kadar yumuşaktı ve diğerlerini rahatlatıyordu.

 

Li Qiye devam etmeden önce biraz duraksadı: "İkinci olarak, bununla ilgilenmediğim için Dev Bambu Ülkesi’nin Kraliyet Lordu olamam. Bu konumu alsam bile ülkeyi görkemli bir zirveye götüremem."

 

Li Qiye'nin sözleri madamın kafasını karıştırdı. Onun sıkı reddi kendisini şaşırtmıştı. Onun simya daosu eşsizdi ve çok sayıda büyük güç böyle bir yeteneği arardı. Eğer başka biri Dev Bambu Ülkesi'ni yönetme şansının karşısında olsaydı cezbedicilik karşısında ağızları sulanmasa bile en azından reddetmeden önce biraz tereddüt ederdi.

 

Ancak Li Qiye'nin en ufak arzusu bile yoktu. Sanki ülkeyi yönetmek onun için basit bir şeydi.

 

Madam sakinleşti ve Li Qiye!'ye bakarken konuştu: "Genç Asil'nin ülkeyi yönetmek istemediğini anlayabiliyorum. Dediğiniz gibi eğer kontrol ederseniz bizi yetenekleriniz ile görkemli zirveye ulaştırabilirsiniz, ancak ikinci cümleniz birincisi ile çelişiyor. Bunu açıklayabilir misiniz?" Sözlerini dikkatle düşündü. Diğerleri Li Qiye'nin saçmaladığını düşünse de madam böyle düşünmüyordu.

 

Li Qiye önündeki zarif ve asil kadına baktı, gerçekten de geçmişteki Yan'er'i anımsatıyordu. Bakışını kaydırdı ve pencereden dışarı bakarken yavaşça konuştu: "Dev Bambu Ülkesi... Burası bir huzur toprağı, bir barış bölgesi. Burayı kanlı bir fetihe dahil etmek istemem. Gelecekte yolum kan ve cesetler ile dolu olacak... Gökler ne kadar yüksek olurlarsa olsunlar, dünyalar ne kadar uzak olursa olsunlar yolumun sonuna kadar öldürerek ilerleyeceğim. Bu nedenle bu huzur bölgesini olması gerektiği gibi bırakalım, onu savaş arabama bağlamak istemiyorum!"

 

O noktada kalbinde biraz üzüntü ile iç çekmeden edemedi.

 

Madam Zi Yan biraz afallamış hissetmeden edemedi. Sanki bir ilizyon görmüştü. daonun yalnız yolunda Li Qiye tek başına ilerliyordu. Arkasında düşmanlarının süzülen cesetlerinin olduğu sonsuz kan denizi vardı ve ölümsüzlerin başkentindeki tanrılar acı içinde feryat ediyordu.

 

En sonunda kendine geldi. Ürpermeden edemezken kalbi hızlandı. Deneyimlediği yanılsama gerçekten ürpertici şekilde korkutucuydu ve gelecekte bunların olacağını hissetti.

 

"Hatalı olduğun diğer konu ise gözümde Dev Bambu Ülkesi'nin güçlü olup olmaması önemli değil. Bu yerin huzurlu bir yer olmasını seviyorum. Eğer mümkünse bir gün bu yerde durup kalabilmeyi umuyorum." Li Qiye madama bakarken söyledi.

 

Cevap vermeden edemedi: "Eğer durum buysa şimdi neden kalmıyorsunuz? Tüm ülkenin sizi sıcak karşılayacağına eminim. Ülkeyi eviniz olarak görebilirsiniz ve istediğiniz gibi gidip gelebilirsiniz."

 

"Ev..." Li Qiye hafifçe gülümsedi ve uzağa baktı. Bir süre sonra kafasını salladı ve konuştu: "Benim için imkansız.”

 

O noktada Li Qiye biraz duraksadıktan sonra gülümsedi: "Eğer benimle gelmek istersen seni almaktan mutlu olurum. Beni takip edersen gelecekte zirvedeki birçok manzaraya tanık olacaksın."

 

Madam Zi Yan bu sözler karşısında sersemledi. Diğer kızlar böyle bir şey duysaydı Li Qiye'nin onlarla flört ettiğini düşünürdü.

 

Ancak Madam Zi Yan boyle düşünmedi. Onun ses tonunda bir flört niyeti hissedememişti. Aslında bu fikri ilk söylediği zaman değildi. Antik Çam’ın konutunda da benzer bir şey söylemişti.

 

"Boom!" Madam Zi Yan afallamışken aniden görkemli bir aura gökyüzünde ortaya çıktı. O kadar güçlüydü ki sanki göklere kadar ulaşmıştı. Kudretli bir güç yere sel gibi aktı ve tüm başkenti boğdu.

 

"Sorun ne?" Rakipsiz bir aura herhangi bir uyarı olmadan ortaya çıktı ve başkenti sararken tüm vatandaşlar ve gelişimcilerin korkmasına neden oldu. Kraliyet Asilleri ve Antik Azizler korkudan titredi.

 

"Bir Erdemli Örnek!" Madam Zi Yan aniden şok olmuş bir ifade ile ayağa kalktı ve haykırdı: "Büyük güçlerden bir ata!"

 

Dev Bambu’nun başkenti büyük bir şehirdi. Modern zamanlarda büyük güçlerden bir ata kolaylıkla yüzünü göstermezdi ama yıllar boyunca bu başkente gelen atalar olmuştu. Ancak hangi büyük güçten gelirlerse gelsinler böyle bir şekilde hareket etmemişlerdi. Tüm başkenti bastırmayı hedefleme amacı ile yenilmez auralarını kullanmamışlardı.

 

Bu da gelen kişinin sadece kibirli olmadığını ayrıca ülkeye karşı kötü niyetle geldiğini gösteriyordu.

 

"Erdemli Örnek?" Li Qiye aurayı hissettikten sonra sadece gözlerini daralttı, ifadesi değişmemişti. Bir Erdemli Örnek bile onun için büyük bir mesele değildi.

 

"Majesteleri, durum kötü... Durum kötü!" O anda Antik Çam Şeytan Hükümdar içeri girdi ve Li Qiye ile birlikte olan Madam Zi Yan'ı gördü. Hızlıca konuştu: "Majesteleri, kötü bir şey oldu.”

 

"Şeytan hükümdar, ne oldu? Neden bu kadar endişelisin?" Madam Zi Yan ciddi bir tonda konuştu.

 

Aslında şeytan hükümdar panik olmasa bile büyük bir şeyin olduğunu biliyordu. Bir Erdemli Örnek'in ani aura patlaması bir şeyin olduğunun işaretiydi. Gelen kişi Dev Bambu Ülkesi'ne karşı kötücül bir niyet taşıyordu.

 

"Huangfu Klanı'ndan gelmişler." Antik Çam’ın ifadesi oldukça çirkinleşmişken hızlıca konuştu: "Oldukça fazlalar. Bir ata, üç büyük elder ve beş elderin de olduğu bir gruba bizzat liderlik ediyor!"

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22000 Üye Sayısı
  • 822 Seri Sayısı
  • 40682 Bölüm Sayısı


creator
manga tr