Bölüm 648: Qing Yu

avatar
2196 3

Emperor’s Domination - Bölüm 648: Qing Yu


 

Bölüm 648: Qing Yu

 

Bilgili simyacı tekrar konuştu: “Tam olarak öyle değil. Söylentiler doğru, Peri Ming ve Huangfu Klanı gerçekten akraba ama bu birçok nesillik bir farkın olduğu oldukça uzak bir ilişki. Eğer Peri Ming gerçekten Huangfu Hao'nun kuzeni olsaydı Huangfu Klanı nereye giderse gitsin kuyruğunu sallardı.”

 

O noktada birçok simyacı Madam Zi Yan yanından ayrıldıktan sonra özellikle Huangfu Hao'ya baktı. Onun etkileyici aurası tavukların arasındaki tavus kuşu gibi görünmesini sağlıyordu. Mütevazı mizaçları olan simyacılar onunla konuşmaya cüret edemedi. Sadece Qing Yu gibi aşırı yetenekli biri onunla konuştu.

 

O anda bir öğrenci hızlıca koştu ve Madam Zi Yan'a bildirdi: “Majesteleri, genç asil Li burada.”

 

Bu haberi aldıktan sonra Madam Zi Yan aniden daha iyi hale geldi ve en ufak gecikme olmadan onu karşılamak için dışarı gitti. Huangfu Hao bile böyle bir muamele görmemişti.

 

Tüm simyacılar Li Qiye'nin gelişini duyduktan sonra birbirlerine baktı. Madam Zi Yan'ın onu bizzat karşılamaya gittiğini gördüklerinde çok daha meraklı hale gelmişlerdi.

 

Dev Bambu Ülkesi'nin listedeki tüm simyacıları Li Qiye için sildiğini biliyorlardı.

 

Dev Bambu Ülkesi'nin ona bu kadar değer vermesini sağlayan Li Qiye'nin nasıl bir tanrı olduğunu görecekleri için hem şok olmuş hem de oldukça meraklanmışlardı.

 

Qing Yu'nun ifadesi Li Qiye'yi duyduktan sonra battı. Eğer sorunu olmasaydı asıl bu garip olurdu. Li Qiye Qing Yu'nun kendini gösterme şansını kaybetme nedeniydi ve bu nedenle dünyaya kendi adını duramayacaktı. Eğer şansı olsaydı Li Qiye gibi bir isimsizi öldürmeyi umursamazdı.

 

Aynı anda Huangfu Hao'nun bakışı da iğnelere benzeyen şekilde soğukça parıldadı. İfadesi ona yapılan muamele kendisininkinden çok daha iyi olduğundan böyleydi.

 

Huangfu Klanı'nın İlk Genç Asili olarak asilliğini sorgulamaya gerek yoktu, ancak Madam Zi Yan onu karşılamaya kapıya gitmemişti. Yine de Madam Zi Yan ülkedeki en yüksek konumda olduğundan ve bir Cennetsel Kral olduğundan bu kabul edilebilirdi. Huangfu Hao'yu bizzat karşılamaması normaldi.

 

Ama şu an Li Qiye gibi isimsiz biri bu muameleyi görüyor ve Huangfu Hao'nun ondan daha da nefret etmesine neden oluyordu.

 

Daha da önemlisi zaten ikisi arasında bir düşmanlık vardı. Golem Meydanı'nda Huangfu Hao Yüz Ot Simya İmparatoru'nun ilahi kazanını almak istemişti. Büyük zorlukla Jian Wushuang'ı ikna edip fahiş bir fiyat ödemek zorunda kalmıştı. Kazanı elde edebileceğini düşünürken Li Qiye çok daha yüksek bir bedel ödeyip kazana sahip olma rüyasını söndürmüştü.

 

Kazan aşırı nadir olduğundan Li Qiye'den nefret ediyordu. Bu Simya Krallığı'nın imparatorluk ailesine yakınlaşma fırsatı ve aynı zamanda küçük kuzeni Ming Yuxue'ye yaranma şansıydı. Ancak Li Qiye'nin beklenmedik müdahalesi tüm umutlarını kaybetmesine neden olmuştu.

 

Li Qiye Madam Zi Yan'ın eşliğinde bahçeye girdi. Bahçeden gelen saf dünyevi enerjiyi hissetmek için derin bir nefes aldı.

 

Bu tanıdık yere geldiğinde biraz duygulanmadan edemedi. Sanki bu yer kalp atışına sahipti ve onun son gelişinden bu yana aynı kalmıştı.

 

Madam Zi Yan eşlikçi rolünde oldukça özenliydi. “Burası Dev Bambu'muzun birkaç ruhsal ilaç içeren ilaç bahçesi. Simyacılarımızın yetenekleri sınırlı, bu nedenle Genç Asil Li'den bize birkaç şey öğretmesini umuyorum.”

 

Ona sadece bitkileri göstermedi aynı zamanda çok dikkatli şekilde onları tanıttı. Hedefi ona tüm bahçeyi göstermek ve onlara biraz yol göstermesini ummaktı. Biraz bilgi verdiği sürece ülke bundan büyük fayda görürdü.

 

Onun rehber olarak sabır, dikkat, özen ve içtenliği bakanları kıskandırdı. Huangfu Hao aynı seviyede muamele görememişti.

 

Herkes Madam Zi Yan'nun Huangfu Hao'ya etrafı gezdirirken sadece görevini yerine getirdiğini fark etmişti. Onun tavrı Li Qiye'yi gezdirdiği zamandan açıkça farklıydı ve şu an tam olarak samimi bir tutku ile bunu yapıyordu.

 

Ancak genç simyacılar Li Qiye'yi gördükten sonra büyük ölçüde hayal kırıklığına uğradılar. Herkes Li Qiye nedeniyle listeden çıkarıldığını biliyordu. Yüzünü görmeden önce onun büyük ve dokunulmaz bir karakter olduğunu düşünmüşlerdi.

 

Ama şu an gördükleri üzere o sıradan bir insan ve göze çarpmayan bir küçüktü.

 

Ona gizlice küçümseme ile baktılar: “Dev Bambu Ülkesi neden bu Li Qiye'ye bu kadar değer veriyor? Hap arıtmada oldukça yetenekli olabilir mi?”

 

Biraz başarıya sahip simyacılar farklı bir görünüme sahip olduğundan bu şüphe anlaşılırdı. Buna tatlı bitki aroması veya özel bir şey neden olabilirdi. Ancak Li Qiye'nin insan ırkından olması dışında onda özel bir şey yoktu.

 

Belli bir söylenti duyan bir simyacı konuştu: “Onun herkesi korkudan öldürebilecek kadar parası olduğunu duydum.”

 

İkna olmamış bir genç simyacı burnundan soludu ve konuştu: “Bu konuda zenginliğin ne önemi var? Dev Bambu Ülkesi bir simyacı arıyor, finansal destek değil.”

 

Bazıları Li Qiye'ye meydan okumak istedi. Bu sıradan insan veledin kendilerinden daha iyi olduğuna inanmıyorlardı. Ancak Madam Zi Yan'ın imparatorluk aurası nedeniyle ileri çıkmaya cüret edemiyorlardı.

 

Diğerleri korkabilirdi ama bu Qing Yu'nun da korktuğu anlamına gelmiyordu. Li Qiye'ye eşlik eden Madamı gördükten sonra homurdandı.

 

Ülkenin bir numarası olmasına rağmen Li Qiye tarafından gelecek şansını kaybetmesi onu uyuz etmişti. Madam Zi Yan'ın isimsiz birine bu şekilde muamele gösterdiğini gördükten sonra açıkça sinirlenmişti.

 

Bu fark nedeniyle Li Qiye'ye meydan okumak istemişti. Yakınlaştı ve ardından Madam Zi Yan'a doğru eğildikten sonra doğrudan Li Qiye'ye sordu: “Sen Li Qiye'sin değil mi?”

 

Qing Yu'nun agresif tavırları ile sorun çıkarmak istediği açıktı. Madam Zi Yan yüzünü ekşitmeden edemedi.

 

Bu arada, diğer simyacılar daha heyecanlı hale geldi. Birçoğu Li Qiye'den hoşnutsuz olsa da Madam Zi Yan'dan korktuklarından bir şey yapmak istemiyorlardı. Ama şu an Qing Yu'nun onu provoke ettiğini görmek mutluluk vericiydi.

 

Ancak Li Qiye ona bakmaya tenezzül etmedi ve ruhsal ilaçlara nostaljik şekilde bakmayı sürdürdü.

 

Bu tavrı Qing Yu'yu daha da öfkelendirdi. Kimdi o? Her ne kadar Huangfu Hao kadar ünlü olmasa da Dev Bambu Ülkesi'nde oldukça popülerdi ve bir numaralı genç simyacı olarak görülüyordu. Üstelik yetenekleri bu unvanı oldukça hak ettiğini gösteriyordu.

 

Qing Yu soğukça konuştu: “Oh? Kim olduğunu kabul edecek cesaretin yok mu?”

 

Madam Zi Yan'ın kaşları çatılırken konuştu: “Qing Yu, küstahlığını kes. Simya bahçesindeki herkes Dev Bambu Ülkesi'nin saygıdeğer konuğudur, sınırlarını aşma.”

 

Madam Zi Yan'ın sözleri Qing Yu için açıkça bir uyarıydı. Her ne kadar Qing Klanı ülkede oldukça büyük olsa da ve imparatorluk sarayı bile bazen onların varlıklarına ihtiyaç duysa da Madam Zi Yan açıkça Li Qiye ve Qing Yu arasından hangisinin daha önemli olduğunu biliyordu. Tüm Qing Klanı bile Li Qiye ile kıyaslanamazdı.

 

Madam ülkenin Şeytan Kral'ıydı, bu nedenle kızgınlık belirtisi gösterdiğinde bile saygı ile emrediyordu. Herkesin kalbi onu duyduktan sonra hızlandı, imparatorluk aurası durdurulamazdı.

 

Qing Yu kadar cesur olmasalar da Li Qiye'ye meydan okumak isteyenler izlemek için yanda durdu. Huangfu Hao yandan sırıtırken Li Qiye'nin ne yapacağını görmek istiyordu. Li Qiye'yi test etmek istiyordu ama Qing Yu bunu yaptığı için çok daha mutluydu.

 

Aynı anda imparatorluk aurasını yayan Madam Zi Yan Qing Yu'nun gerginleşmesine neden oldu. Onun Li Qiye için sergilediği tavır kendisini daha da uyuz etmişti.

 

Derin nefes aldı ve dişlerini sıkmadan önce zihnini sakinleştirip risk almaya karar verdi. Dev Bambu Ülkesi'ndeki Qing Klanı'nın konumunun bu isimsiz velet kadar büyük olmadığına inanmıyordu!

 

Her ne kadar hareketlerinin Madam Zi Yan'ın prestijini etkileyecek olduğunu bilse bile Qing Klanı'nın nüfuzuna güveniyordu. Bu konunun büyük bir olay olmayacağına güvendi.

 

Kendini hazırladı ve sert şekilde konuşmadan önce madama doğru eğildi: “Majesteleri, siz ülkemizin yöneticisisiniz ve ben sizi gücendirme niyeti gütmüyorum. Ancak ben simya kanunlarını takip eden bir simyacıyım. Eğer Li Qiye ülkemizi konferansta temsil edecek katılımcıysa bu Dev Bambu'daki en inanılmaz genç simyacı olduğu ve katılmak için sadece onun nitelikli olduğu anlamına geliyor.”

 

“Majestelerinin kararını sorgulamıyorum. Majesteleri bilge ve parlaktır, bu nedenle seçiminiz doğal olarak yanlış değildir. Ancak bir simyacı olarak eğer Li Qiye bir numaraysa bizim adayımız olmaya layık mı görmek için ona meydan okumak istiyorum!”

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23396 Üye Sayısı
  • 829 Seri Sayısı
  • 41903 Bölüm Sayısı


creator
manga tr