Bölüm 573: Cennetsel Mezarlık

avatar
2884 5

Emperor’s Domination - Bölüm 573: Cennetsel Mezarlık


 

Bölüm 573: Cennetsel Mezarlık

 

Efsanelere göre bu ceset ve mumyalar hayattayken cennete karşı gelici uzmanlardı. Daha sonraları mezarlığa saldırıları sırasında başarısız olmuş ve burada sefil şekilde can vermişlerdi. Onlar ölüm aurasından etkilenmiş ve koruyucu kuklalar haline gelmişti.

 

Her ne kadar bu gelişimciler için çok tehlikeli olsa da Toprak Âlemi eğitim için harika bir yerdi. Biri yeteri kadar güçlü olduğu sürece burada eğitim yapmakla kalmayıp talih de elde edebiliyordu.

 

Güç ve kendine güven ile birlikte mezarları koruyan şiddetli canavarları yenebildikleri sürece mezarlığa girebiliyorlardı. Eğer şanslılarsa herhangi bir tehlike ile karşılaşmadan düz bir yola giriyor ve içeride harika şeyler elde edebiliyorlardı.

 

Ama bazen de mezarlık son derece tehlikeli bir hale geliyordu. Dehşet verici hayalete benzer yaratıklar da bu mezarların içine gömülebiliyordu. Mezarlar girenlerin yüzde sekseninden fazlası ölüyordu ama canlı dönebilenler bundan büyük bir fayda sağlıyorlardı.

 

Bu nedenle çok sayıda gelişimci, özellikle de dahi olanlar Toprak Âlemi'ne bir şans vermekten mutluluk duyuyorlardı. Hazine dolu bir eğitim alanından daha cezbedici ne olabilirdi? Kendine güvenen dâhiler kesinlikle eğitim için bu yeri seçecekti.

 

Lan Yunzhu'nun afallamış ifadesini gören Li Qiye gülümsedi ve mezara bakarken konuştu “Gel, gizemleri burada çözemezsin. Kimse buradakilerin ne zaman gömüldüğünü bilmiyor.”

 

“Ya Amca?” Lan Yunzhu ona bakıp konuştu. “Amcamın bu konuda bir iki şey bilmediğini söyleme bana? Sen çok fazla kitap okudun ve bu dünyada birçok şeyi biliyorsun, yani her şeyi bilen ve yapamadığı bir şey olmayan sen bunu bilmiyor musun?”

 

Li Qiye sadece kıkırdadı ve konuşmadan önce onun alnına hafifçe vurdu: “Kız, beni gazlamayı deneme. Eğer bilmiyorum diyorsam bilmiyorumdur.”

 

Lan Yunzhu ona çekici ve oyunbaz bir tavır ile sadece kızgınca baktı ve diğerlerinin nefesini kesebilecek bir güzellik gösterdi.

 

Li Qiye, Lan Yunzhu'yu daha da derinlere götürdü. Onlar mezarın içindeki talihler için orada değillerdi, bu nedenle de birkaç tanesini geçtikten sonra İlahi Mezarlığa doğru yönelmişlerdi.

 

Bazı talihleri geçtikten sonra sordu: “Amca bu uğursuz mezarların bazılarına bakmak istemiyor mu? Efsanelere göre içlerinde bazı aşırı akıl almaz mumyalar varmış. Bazılarının Ölümsüz İmparator seviyesinde olduğu bile söyleniyor. Ufkunu genişletmek istemiyor musun?”

 

Li Qiye kafasını salladı ve yanıtladı. “Bu sefer buraya hazineler için gelmedik. Diğer âlemlerde çok fazla zaman kaybettik, bu nedenle başka mezara gidemeyiz.”

 

“Sadece sen, biz değil.” Lan Yunzhu ona tek gözüyle baktı ve yavaşça konuştu: “Eğer buraya mezarlar için gelmediysen neden ölüm yoluna gidiyorsun? Bunun bir intihar olduğunu biliyorsan neden hala bu konuda ısrar ediyorsun?” Lan Yunzhu o yerin cehennem olduğunu bildiğinden oraya gitmesini istemiyordu.

 

Milyonlarca yıldır içeri giren Tanrı Krallar bile ölmüştü.

 

Lan Yunzhu Li Qiye'nin dışarı çıkmasının bir mucize oluşturacağını bilse de bu konu aşırı riskliydi. Beklenmedik bir şey olabilirdi.

 

Li Qiye ona baktı ve düşüncelerini anladığından gülümsedi ve konuştu: “Beni durdurma, oraya gitmemeyi kabullenemem. Atılım yapmak için bir meydan okumaya ihtiyacım var.”

 

“Meydan okuma? Atılım?” Lan Yunzhu sordu. “Hala yeterli meydan okumaya sahip değil misin? Di Zuo'yu yenmek ve on iki sarayı elde etmek yeterli değil mi? On iki saray hatırlanamayan zamanlardan beri yapılmış en parlak başarı. Dediğin gibi sadece Ölümsüz İmparator Jaio Heng on iki saraya sahipti, yani başarıların imparator ile aynı seviyede.”

 

“Haklısın, ama bu henüz benim limitin olmadığından yeterli değil. Bir adım daha ileri gidip benden öncekileri ve hatta bilinmeyeni bile yenmem gerek!”

 

Bu otoriter sözler Li Qiye'den gelince kibirli gelmiyordu. Bunun yerine doğal duruyorlardı.

 

Lan Yunzhu sadece iç çekebildi. Diğer kişiler on iki saraya sahip olmak ve Di Zuo gibi bir dâhiyi yenmek ile memnun olabilirdi. Nasıl bundan daha büyük bir başarı olabilirdi? Ancak Li Qiye eğer memnun olursa artık mucizeler yaratan Li Qiye olmayacağını biliyordu.

 

Ölümsüz İmparator'un diğer kişiler için tepe noktası olduğunu biliyordu ama belki de Li Qiye için Ölümsüz İmparator sadece bir başlangıçtı. Bu çağlar boyunca eşsiz olan bir varlık olan Li Qiye'ydi.

 

Ancak pes etmedi ve konuştu: “Atılım yapmak istesen bile kesin ölüm yoluna gidecek kadar intihar meyillisi olmamalısın.”

 

Li Qiye kafasını salladı ve yanıtladı. “Hayır, atılım yapmak için ölüm yolundan gitmek zorundayım. Mezara girmeden önceki iki hedefimden birisi o.”

 

“Başka seçenek yok mu?” Lan Yunzhu merakla sordu: “Ölüm yolunda bu kadar özel olan ne var?”

 

“Haklısın.” Li Qiye başıyla onayladı ve konuştu: “Ölüm yolunun içinde bir ‘şey’ var ve eğitim yapmak için ona ihtiyacım var. Sadece o ‘şey’ bana yardım edebilir.”

 

Daha fazla soru ile devam etti: “O da ne? Farklı bir âlem gibi bir şey mi? Tahta yuva gibi sırların arasındaki sır mı veya kayıp simya bahçesi gibi bir yer mi? Veya Su Âlemi'nin içindeki siyah yıldız gibi bir şey mi?”

 

Li Qiye kafasını sallarken yanıtladı: “Hepsi yanlış. Toprak Âlemi'ndeki sırlar arasındaki sır ölüm yolunda değil, o yaşam yolunda yer alıyor. Eğer sonsuz yaşam için yöntem istiyorsan yaşam yoluna gitmen gerek. Eğer aşırı şanslıysan belki efsanevi gizli âlem ile karşılaşabilirsin.”

 

Lan Yunzhu yavaşça iç çekti. Li Qiye'nin kararını verdiğini ve dinlemeyeceğini biliyordu. Yine de onun gitmesini istemiyordu.

 

Li Qiye nazikçe onun saçını okşadı ve konuştu. “Tamam, küçük kız. Benim için endişelenme, hayatta kalacağımdan eminim. Ben kimim?! Ben Li Qiye'yim! Ölüm yolu bile hayatımı alamaz!”

 

Ona baktı ve tersledi: ."Hmph! Kesinlikle öyle umuyorum. Eğer orada ölürsen cesedini almakla uğraşmayacağım, bu yüzden rüzgârda çürüyeceksin!”

 

Li Qiye kararını vermişken ne yapabilirdi? Li Qiye öte yandan onun ifadesine bakarken bir şey demeden sadece gülümsedi.

 

İlahi Mezarlık Toprak Âlemi'nin merkezinde yer alıyordu. Girişi bir tür havzaydı, yüksekten bakıldığında birisi İlahi Mezarlık'ı sis içinde kalan büyük bir anıt mezar olarak görebilirdi.

 

Havza, gökyüzüne kadar yükselen anıta doğru ilerleyen çakıl taşları ile süslenmişti. Bu Asal Uğursuz Mezar'ın tabletine aşırı benziyordu ancak üstünde bir rün yoktu.

 

Eğer biri bu anıtın önünde anahtarı talih için kullanırsa emsalsiz bir hazine elde edebilirdi.

 

Mezarlığın iki tarafı dipsiz abislerdi ve onların üzerinde iki küçük yol vardı. Birisi ölüm yoluyken diğeri yaşam yoluydu. Bu iki yol mezarlığa gidiyordu.

 

Milyonlarca yıldır birçok uzman iki yola da girmişti. Çok az kişi yaşam yolundan canlı çıkmışken ölüm yolu hakkında sadece girenlerin dönemediği hakkındaki söylentiler vardı.

 

Yaşam yolundan canlı çıkan son kişi Di Zuo'ydu. Kısa süre önce kendini eğitme için içeri girmişti. Ne yazık ki prensesin ölümü nedeniyle daha fazla ilerlemekten vazgeçmişti.

 

Yaşam yolundan canlı çıkan başka bir kişi de ünlü Ölümsüz İmparator Di Yu'ydu. Genç yaşında yaşam yoluna girmiş ve herkes onun tüm zorluklardan geçmeyi başardığına inanmıştı. Ama tabii ki en sona kadar ulaşamadığını düşünenler de vardı.

 

Bu söylentiler çok önemli değildi, önemli nokta yaşam yolunda büyük bir talih elde etmesi ve bunun sonsuz yaşamın yöntemi olabilecek olmasıydı.

 

Bu nedenle ölüme yakın atalar ve dâhiler yaşam yolunda şanslarını deniyorlardı. Özetle eğitim veya sonsuz yaşam fark etmeksizin yaşam yoluna gelmeye cüret edenler harika karakterlerdi.

 

Canlı dönebilenler ise çok daha inanılmazlardı.

 

O noktada Li Qiye ve Lan Yunzhu uzaktaki İlahi Mezarlık'a bakarken yüksek bir tepede duruyorlardı. İki abisin tepesindeki iki küçük yolu gören Lan Yunzhu nefes aldı. Bu yere dünyadaki en tehlikeli yer demek ne kadar tehlikeli olduğunu tarif etmek için yeterli değildi!

 

Ancak İlahi Mezarlık öncekine göre fark edilebilir bir değişikliğe sahipti; girişinin üzerinde tüm mezarlığı kaplayan uçan bir ada vardı.

 

Daha sonraları mezarlığa saldırıları sırasında başarısız olmuş ve burada sefil şekilde can vermişlerdi. Onlar ölüm aurasından etkilenmiş ve koruyucu kuklalar haline gelmişti.

 

 

 

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23385 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41898 Bölüm Sayısı


creator
manga tr