Bölüm 436: Hayalet Nehri

avatar
3879 6

Emperor’s Domination - Bölüm 436: Hayalet Nehri


 

Bölüm 436: Hayalet Nehri

 

Qiurong Wanxue tabii ki de bu anahtarın ifade ettiği anlamı biliyordu ama hatırlanamayan zamanlardan beri anahtarın ortaya çıktığı zamanların sayısı bir elin parmakları ile sayılabilirdi.

 

Şaşkınlığın ortasında Li Qiye nazikçe onun çenesini kaldırdı ve konuştu: "Şef Qiurong, bu kadar panik olmayın. Salyanız neredeyse bana akacak. Sizin hanımefendi çekiciliğinizin yeterli olduğuna inanıyorum."

 

Qiurong Wanxue kendine geldi ve kızarmış yanakları ile Li Qiye'ye baktı. Yavaşça konuştu: "Anahtarın Penta Alem Kapısı'nda olduğu hakkındaki söyletiler demek doğruymuş."

 

Li Qiye gülümseyerek konuştu: "Daha doğrusu anahtar bir defasında bu yerde ortaya çıkmıştı." Ama sonra başını salladı: “Ne yazık ki, şu an anahtar burada değil.”

 

Qiurong Wanxue boş merkeze baktı ve sordu: “Daha önce burada mıydı?”

 

Li Qiye cevap verdi: "Anahtarın nerede ortaya çıkacağı hakkında belli bir kural yok, Nekropolisin her yerinde olabilir. Bu anahtarı elde etmek için büyük bir şans gerek ve herkes onu bulamaz. Birkaç yerin onu barındırma şansı daha yüksek ama olasılıklar her zaman çok düşük."

 

"Belli şansa sahip olan yerleri nasıl billiyorsun?" Qiurong Wanxue sordu. Bir yabancı böyle büyük bir sırrı bilemezdi.

 

Li Qiye açıkladı. "Bunun Nekropolis ile çok fazla ilgisi var ve Asal Uğursuz Mezar ile de ilişkisi var. Bu sırlar yabancılar tarafından bilinmez."

 

“O zaman bunu nasıl biliyorsun?” Qiurong Wanxue duygusal şekilde sordu... Büyük güçlerin bile bilmediği bir şeyi Li Qiye avcunun içinde yazılıymış gibi biliyordu.

 

“Bu bir sır.” Li Qiye karşsıındaki olgun kadına baktı ve kafasını salladı: "Senin için iyi olmayacağından bilmemen gereken şeyler var."

 

Qiurong Wanxue daha fazla irdelemeyecek kadar mantıklıydı. Bunun yerine, şöyle dedi: "Asal Uğursuz Mezar uzun zamandır biri tarafından açılmadı. Anahtarı bulma şansı son derece düşük ve çağlar boyunca çok az kişi onu bulabildi."

 

“Bana inan.” Li Qiye gülümseyerek konuştu: “Anahtarı bulacağım! Asal Uğursuz Mezar bu nesilde Nekropolisin altını üstüne getirmem gerekse bile açılacak."

 

Qiurong Wanxue kendinden emin ton nedeniyle afaladı. Nesillerdir kaç kişi Nekropolisin altını üstüne getirmekten bahsetmeye cüret edebilmişti? Buraya çok fazla kişi gelse de Nekropolisi düşman edinmek isteyen kişi sayısı çok azdı.

 

“Şimdi Nereye gidiyoruz?” Qiurong Wanxue genç adaam baktı ve sordu: “Diğer dört geçiti mi denemek istiyorsun?”

 

"Diğer geçitlerde hazine olsa da kesinlikle anahtar değiller." Li Qiye kafasını salladı ve yanıtladı. "Başka bir yere gideceğiz, belki de şansımızı denemek için Hayalet Nehrine gideriz."

 

“Hayalet Nehri?” Qiurong Wanxue etkilenmiş şekilde konuştu: "O Nekropoliste ünlü olsa da tehlikeli bir yer. Orada her gün birçok kişini öldüğünü duydum."

 

“Merak etme, buradayım.” Li Qiye nostaljik şekilde konuştu: "Hayalet Nehri şiddetli olsa da beni öldürmesi mümkün değil."

 

Qiurong Wanxue bir süre düşündü ve ardından tüm Yang Gece Balığı stoğunu Li Qiye'ye verip konuştu: "Sen seç, bize bir yaratılış vereceğine inanıyorum."

 

Nekropoliste Qiurong Wanxue'nin gidemeyeceği birçok tehlikeli yer vardı ve bunlara Hayalet Nehri de dahildi bu nedenle balıklarını Li Qiye'ye verip onun karar vermesini istemişti.

 

Ardından Penta Alem Kapısı'ndan ayrılarak doğrudan Hayalet Nehrine gitmişlerdi.

 

Tıpkı Qiurong Wanxue'nin dediği gibi Hayalet Nehri çok tehlikeliydi. Penta Alem Kapısı'nındakine kıyasla çok daha küçük bir sıra ile karşılaşmışlardı.

 

Hayalet Nehri, Hayalet Kader Tarikatı tarafından sahip olunan bir yerdi. Hayalet Nehrindeki hazineleri elde etmek için tarikata Yang Gece Balığı ödenmesi gerekliydi.

 

Nehir yer altındaydı; mağaraya giren biri sessizce derin nehre gitmeden önce bir tekne bulurdu.

 

Efsanelere göre Nekropoliste ölen birinin ceseti istese de istemese de Hayalet Nehrine batardı. Bu nedenle birçok kişi bu yerin kötücül ruhların toplanma yeri olduğuna inanıyordu.

 

Tabii ki, bu sadece bir efsaneydi. Ölülerin cesetlerinin nehre batıp batmadığını belirlemek zordu.

 

İkisi teknenin önünde durdu ve Hayalet Nehrinin soğuk havasının ve kötücül, korkutucu enerjinin yüzlerine hücum ettiğini hissetti.

 

Nehir çok büyük değildi ama İlahi Bakışları ile bile derinlikleri görülmüyordu.

 

Teknenin önünden bakıldığında tek görülen geniş ve boş bir alandı. Dipsiz nehir sonu görülmeyen bilinmeyen bir yere doğru akıyordu.

 

Söylentilere göre güçlü karakterler nehrin kaynağını ve akıntının sonunu bulmayı denemişlerdi. Ancak hiçbiri canlı olarak geri dönememişti ve bunlara Erdemli Örnekler gibi güçlü varlıklar da dahildi.

 

"Bir Hayalet Yosun Ağaç Gövdesi otuz Yang Gece Balığı. Tehlikelere karşı gelirken onları elde etmelisiniz. Yukarı çektiğinizde balıkları teslim etmeniz gerek. Bir hasat elde edip etmemeniz fark etmesizin riske kendiniz girmelisiniz." Hayalet Kader Tarikatının bir öğrencisi onların gelişiyle birlikte konuştu.

 

Hayalet Yosun Ağaç Gövdeleri yukarıdan aşağıya doğru akıyordu. Yeterli güçleri olduğu veya ölümden korkuları olmadığı sürece herkes onları çekebilirdi.

 

Bir hayalet Yosun Ağaç Gövdesi bir kap değildi, kalın bir hayalet yosununda oluşmuştu. Bu yosun kitleleri bir araya gelmişti ve sanki içlerinde bir şey vardı ancak o şeyin ne olduğunu söylemek zordu.

 

Bu gövdelerin içinde bir hazine olabildiği gibi bir çöp de olabilirdi. Kimse onların kökenlerini bilmiyordu; bazıları biri Nekropoliste öldükten sonra nehre battığını ve sahip olduğu şeylerin de bu yere akıp toplandığını söylüyordu. Ardından bu şeyler çok sayıda hayalet yosunu ile kaplanıyordu. Yıllar sonra bu toplanan şeyler Hayalet Nehrine akmaya başlıyordu.

 

Başkaları ise bu kütüklerin Nekropolis içindeki bir hazine ağaçlığından geldiğini söylüyordu. Bu ağaçlık birçok şey içeriyordu ve bunlara Efsanevi Çağdan gelen eşyalar, ölümsüz taşlar ve ilahi silahlar da dahildi. Tabii ki de Nekropoliste ölenlerin kayıp artıkları da oradaydı.

 

Bu efsane hazine ağaçlığının Hayalet Nehrinin üst kısmında bulunduğunu böylece zamanla içindeki şeylerin nehre doğru aktığını belirtiyordu.

 

Her şekilde bu kütüklerin kökeni bir gizem olarak kalmıştı. Kesin olan tek bir şey vardı ve bu da kütüklerin içinde sıradan hazineleri elde etmenin bile yüksek bir şans gerektirmesiydi. Efsanevi ilahi silahlar çok daha nadirdi; sıfıra yakın olduğu söylenebilirdi.

 

Bahsedilen hikayeler arasında en bilineni Ölümsüz İmparator Ju Tian hakkındaydı. Hikayeye göre genç imparator şansını denemek için Hayalet Nehrine gelmiş ve eşsiz bir hazine elde etmişti. Bu hazine nedeniyle kendi başında dolaşan bir hayalet ırkı gelişimcisi olan imparator bir nesilde yenilmez bir Ölümsüz İmparator haline gelmişti.

 

İmparatorun şansı nedeniyle daha sonraları birçok güçlü genç gelişimci hayatlarını Hayalet Nehrinde riske atmıştı.

 

Ancak nehirde her sene birçok genç kişi ölüyordu, burası Hareketli Dağ Geçitinden çok daha tehlikeliydi. Burada sadece bir düzine kadar kişi olduğundan bir sıra oluşturmaya gerek yoktu.

 

İkisi orada durdu ve bir süre tekneyi bekledi. Bir düzine genç geişimci yukarı doğru bakarken bir kişi aniden bağırdı. "Başka bir Hayalet Yosun Ağaç Gövdesi topluluğu gelmek üzere!"

 

Herkes akıntının yukarısına doğru baktı ve bunun doğru olduğunu doğruladı. Her kütük farklı boyut ve şekildeydi. Yosunlar küçük yılanlar gibi birbirlerine geçmiş sarmaşıklar gibiydi ve bu izleyenleri ürpertiyordu. Yosunlar grubu tamamen kapsayan siyah bir duman yayıyordu.

 

İlahi Bakışlar ile bile kütüklerin içleri görünmüyordu. Li Qiye hareket etmesine layık olan var mı diye her bir kütüğe baktı.

 

Bir kütük teknenin yanına geldiğinde biri hemen bu şansı kullandı. Beş gelişimci dışarı yükseldi ve nehirden bir kütüğü çekmeyi denedi.

 

Beşi hayalet ırkından gelen güçlü uzmanlardı. Onlar yıldırım kadar hızlıydı ve hemen istedikleri kütükleri seçmişlerdi.

 

"Crash!" Ancak kütükler suyun yüzeyinden çıktıkları an dalgalar olşmaya bşalamıştı.

 

Çöken su sesiyle birlikte Hayalet Nehrinin dibinden vahşi şeyler fırladı. Cehennem dumanı tarafından oluşturulmuş büyük bir yılan nehirde kıvrıldı ve ısırmak için ağzını açtı. Dile benzeyen başka bir şey ise suyun yüzeyini delerek genç ie gelişimciyi yakalamaya çalışmıştı. Ardından beyaz bir iskelet el başka bir genç gelişimciye doğru uzanmıştı...

 

Bu kütükleri almak isteyenler yüzeyin altındaki şeyler tarafından saldırıya uğruyordu. Bazıları onların nehirdeki eşyaları sahiplenen cesetler olduğunu bu nedenle de kütüklerini elde etmek isteyenlere saldırdıklarını söylüyordu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22092 Üye Sayısı
  • 822 Seri Sayısı
  • 40973 Bölüm Sayısı


creator
manga tr