Bölüm 429: Açıklama

avatar
3827 7

Emperor’s Domination - Bölüm 429: Açıklama


 

Bölüm 429: Açıklama

 

Li Qiye teknenin pruvasına oturdu ve yanındaki Qiurong Wanxue'ye gülümsedi. Güzellik ve çekcilik açısından Chen Baojiao'nun seviyesinde değildi. Ancak Chen Baojiao, Qiurong Wanxue'ninki gibi olgun bir çekiciliğe sahip değildi.

 

Chen Baojiao tek bakışta insanların ruhlarını alabilecek üstün bir cazibeye sahipti.

 

Qiurong Wanxue de dokunaklı bir güzellikti, özellikle de olgun çekiciliği insanların kalpleri hızlandırabilirdi.

 

“Şef Qiurong'un söyleyecek bir şeyi mi var?” Li Qiye ona baktı ve konuştu.

 

Qiurong Wanxue'nin kalbi duygu doluyken kendisinden çok genç olsa da aşırı gizemli olan bu adama baktı. Li Qiye aurası ve yüzü ile oldukça sıradandı.

 

Ancak onunla arasındaki etkileşimde giderek daha gizemli olduğunu fark ediyordu. Sanki kaçınılmaz bir kara delikmiş gibi diğerlerini içine çeken bir his veriyordu.

 

“Genç Asil Li'nin Nekropolis'e gelme amacı nedir?” Qiurong Wanxue bir süre düşündükten sonra aklını kurcalayan soruyu sordu.

 

Eğer Nekropolis'de kalmaya devam edeceklerse onu daha çok tanımak adına Li Qiye ile konuşmak istiyordu.

 

Li Qiye onun sorusuna cevap vermek yerine soru sordu: “Şef Qiurong'un Nekropolis'e gelme amacı nedir?”

 

Ona baktı ve parlak gözleri bir araya geldi. Birbirlerine bir süre baktıktan sonra bakışlarını çeviren ilk kişi Qiurong Wanxue oldu.

 

Ardından derin bir nefes aldı ve kararlı bir şekilde söylemeden önce biraz düşündü: “Eğer aynı taraftaysak birikte çalışmalıyız. Eğer bilmek istiyorsan söyleyeceğim. Nekropolis'e kabilemizin kaybettiği bir şeyi bulmak için geldik.” Li Qiye ile içten bir konuşma yapmak istediği için gerçeği biraz düşündükten sonra açtı.

 

“Anlıyorum.” Li Qiye gülümsedi ve cevap verdi. Endişelerini anladığından devam etti: “Bunu söylemeyi umursamıyorum, bir şeyi bulmak için buradayım.”

 

“Ne arıyorsun?” Qiurong Wanxue daha da irdeledi.

 

Li Qiye cevap vermedi. Onun kar beyazı yüzüne baktı ve sordu: “Şef Qiurong, kaibleniz nasıl bir eşya kaybetti?”

 

Qiurong Wanxue sessizleşti. Bu mesele kabileleri için büyük önem taşıdığından bir yabancıya dikkatsizce söyleyemezdi.

 

Li Qiye onun ifadesine bakarken tebessüm etti. Sonra da sordu: “Bu konuyu daha fazla konuşmayalım, bunun yerine ani tutulmadan bahsedelim.  O gün garip bir şey gördün mü?”

 

Li Qiye, Peng Zhuang'den birçok şey öğrenmişti. Şimdi de bunu onaylamak için Qiurong Wanxue'ye soruyordu. Neden ise oldukça basitti. Peng Zhuang ne zaman Asal Uğursuz Mezar'dan çıkan devasa elden bahsetse Qiurong Wanxue onu durdurmak için seslenmişti. Bu da Li Qiye'nin onun da birkaç şey bildiğini düşünmesini sağlamıştı.

 

Qiurong Wanxue altılı gruba baktı. Orada sırtları Li Qiye'ye dönük oturuyorlardı ve onlara dikkat etmiyor gibi görünüyordu.

 

“Demek Genç Asil Li bu mesele için geldi.” Qiurong Wanxue, Li Qiye bu mesele ile başından beri ilgilendiği için bu olasılığı düşünmüştü.

 

Li Qiye bir şey saklamadı ve gülümsedi: “Böyle de diyebilirsin. Birkaç şey bildiğine inanıyorum, bana söyleyebilir misin?”

 

Qiurong Wanxue bir süre düşündü ve ardından sakince cevap bekleyen Li Qiye'ye baktı. Derin bir nefes alıp başıyla onayladı.

 

Ardından hatırladığını aktardı: “Peng Zhuang'ın bahsettiği devasa el... Gerçekten oradaydı. Tutulma günü Asal Uğursuz Mezara bakarken dünyevi öz emiyordum.” Burada bir an için duraksadı.

 

“Ve sonra?” Li Qiye ne olduğu hakkında oldukça emin olduğundan çok endişeli değildi.

 

Qiurong Wanxue sakince nefes alıp devam etti: “Hava karardığında... Asal Uğursuz Mezar'ın açıldığını gördüm.”

 

Peng Zhuang devasa eli gördükten sonra tamamen dehşete düştüğü için bu konuda emin değildi, ama Qiurong Wanxue tüm bu süre boyunca mezara bakıyordu.

 

 Tutulma bittiğinde, Qiurong Wanxue mezarın açılmasının imkansız olduğu düşündüğünden şaşırmıştı. Mezar uzun süredir açık değildi ve bunun için bir anahtarın gerekli olduğunu duymuştu. Atası birinin anahtarı elde ettiği hakkında bir şey duymamıştı.

 

Bu da bu olayın garip olduğunu hissetme nedeniydi. Tüm bu mesele onun bilmediği sırlar içeriyordu. Peng Zhuang ne zaman bundan bahsetse Kar Gölgesi Kabilesi'ne bir sorun getirmemesi için onu hızlıca susturuyordu.

 

Onu dinleyen Li Qiye gülümsedi: “Anlıyorum.” Şimdi olayların gerçekleştiğine tamamen emindi. Bu da mezara girmek için anahtarı kesinlikle elde etmesi gerektiği anlamına geliyordu.

 

Qiurong Wanxue ona doğru bakıp sordu: “Genç Asil'e birkaç şeyden bahsettiğime göre siz de bir şey söyleyebilir misiniz?”

 

“Lütfen devam et.” Li Qiye gülümseyerek konuştu: “Şef Qiurong'a bildiğimi mutlulukla anlatacağım.”

 

Şef sordu: “Yang Gece Balığı'nın nerede ortaya çıkacağını nasıl biliyorsun?”

 

Hasatları gerçekten şok ediciydi. İmparator miraslarının varisleri bile üstün hazineleri ile Gece Denizi'ne geldiğinde Li Qiye'nin bir ayda yaptığı hasatı bir senede yapamıyordu. Bu mesele Qiurong Wanxue'nin zihnini kurcalıyordu.

 

Li Qiye gülümsedi ve konuştu: “Demek Şef Qiurong bana inanmıyor. Doğruyu söylüyorum, küçüklükten beri oldukça hassasım. Özellikle de aynı yerde bir süre kaldığımda bu özelliğim çok daha belirgin hale geliyor. Bu doğuştan bir yetenek.”

 

Qiurong Wanxue ona kızgınca baktı. Bu saçmalıklara inanmıyordu. Eğer Gece Denizi'nde sezgiler ile bu kadar balık yakalanabilseydi balıkların soyları çoktan tükenmiş olurdu.

 

Li Qiye cevap olarak sadece gülümsedi. Bu sırrı başkasına söyleyemezdi.

 

Nekropolis'de çok fazla çaba harcamıştı. Son milyonlarca yılda mezarın açıldığı zamanların en azından yarısı Kara Karga Li Qiye'nin izlerini içeriyordu.

 

Asal Uğursuz Mezar'ın anahtarını bulmak Nekropolis'in sakinleri ile ilgilenmek gerektirdiği için kolay değildi. Her ne kadar onlarla anlaşma yapmak yeterli Yang Gece Balığı ile kolay olsa da en önemli şey doğru kişiyi... Hayır, doğru hayaleti bulmaktı.

 

Li Qiye mezarı defalarca açmıştı. Bazen yalnızdı, bazen yoldaşları vardı ancak her seferinde büyük miktarda Yang Gece Balığı'na ihtiyaç duymuştu. Bu balıklar nedeniyle Li Qiye Gece Denizi'nde uzun çalışmalar yapıştı. Nekropolis'de bir nesil boyunca kaldığı zaman bile olmuştu.

 

Bu dünyada Nekropolis ve Gece Denizi'ni Li Qiye'den daha iyi anlayan kimsenin olmadığı söylenebilirdi.

 

Qiurong Wanxue öfkeyle söyledi: “Genç Asil Li, eğer gerçeği söylemek istemiyorsanız beni aptal yerine koymak için böyle bahaneler üretmenize gerek yok.” Bir şef olarak her zaman dikkatli ve uyanıktı ama Li Qiye tarafından kandırılmak onu kızdırıyordu.

 

“Oh, görünüe göre Şef Qiurong'un hislerini incittim.” Li Qiye konuştu: “Eğer öyleyse ilişkimizi düzeltmek için daha fazla çabalamalıyım. Sizin sevginizi fark etmemek benim hatam.”

 

“Sen!” Qiurong Wanxue'nin narin göğüsleri yukarı aşağı hareketlenirken Li Qiye'ye baktı. Yumruklarını sıkmadan edemedi. Bu küçük şeytan çok kibirliydi. Ona sataşmaya bile cüret ediyordu! Bu çok fazlaydı! Daha önceleri bu küçük şeytanın oldukça iyi eğitimli olduğunu düşünmüştü. Ama şimdi onların hepsinin bir oyun olduğunu anlamıştı. O kuzu kılığına girmiş bir kurttu.

 

Li Qiye onun öfkesinden korkmadı ve her zamanki gibi kaygısızdı. Masum bir görüntü takınırken onun gözlerine baktı.

 

Li Qiye'nin acınası görüntüsü Qiurong Wanxue'nin bir şey yapmasını engelledi.

 

Onlar konuşurken Peng Zhuang ve diğer gençler de ikisi hakkında konuşuyorlardı.

 

Peng Zhuang usulca mırıldandı: “Hehe, Kardeş Li ve şefimizin iyi bir çift olduğunu düşünüyorum.”

 

“Olamaz!” Kadın öğrenci kafasını kaldırıp cevapladı: “Kardeş Li, bizim yaşımızda ama şef biraz yaşlı.”

 

“Eskilerin dediği gibi; yaş bir engel olamaz.” Peng Zhuang yaramazca devam etti: “Şefimizin Kardeş Li'ye oldukça değer verdiğini düşünüyorum, siz de bunu göremiyor musunuz? Ona bakarken düşüncelerinde kayboluyor, baksanıza.”

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22080 Üye Sayısı
  • 822 Seri Sayısı
  • 40971 Bölüm Sayısı


creator
manga tr