Bölüm 402: Yan Long

avatar
4107 8

Emperor’s Domination - Bölüm 402: Yan Long


 

Bölüm 402: Yan Long

 

Nehir Tarikatı’nın eski nesli sadece gülümserken içlerinden birisi kafasını salladı: "Nasıl olur da bir hiç Bin Sazan Nehri'nin varisine denk olabilir? İmparator miraslarının varisleri bile bu niteliklere sahip değil."

 

  Genç öğrenciler de sinirliyken özellikle genç erkekler Li Qiye'ye karşı aşırı düşmanlık taşıyorlardı.

 

Bu konu şaşırtıcı değildi. Lan Yunzhu hem yetenek hem de görünüş açısından mükemmel bir kızdı, o genç erkeklerin hayalindeki sevgili ve tanrıçaydı... Nasıl olur da onlar tanrıçalarının sevgisini kazanamazken birden bire bir nişanlı ortaya çıkabilirdi?

 

"Bu Kız Kardeş Zhu'nun nişanlısı mı? Onunla evlenmek için geldiğini duydum." Genç bir kadın öğrenci yanındakilere fısıldadı.

 

"Kız Kardeş Zhu'nun nişanlısı?" Bu haberi duyduktan sonra anında şok olan öğrenciler de vardı. Aralarından bazıları cevapladı: "Ne zamandan beri Kız Kardeş Zhu'nun nişanlısı var? Bundan önce Titanik Hilal Ay Kutsal Bölgesi’nin Aziz Çocuğu teklife gelmişti, ama elderler tarafından reddedilmişti, nasıl olur da şimdi bir nişanlısı olabilir?"

 

"Kız Kardeş Zhu'nun ailesi tarafından ayarlanmış bir evlilik olduğunu duydum!" Başka bir genç erkek öğrenci konuştu: "Bu velet birden bire çıktı ve aniden Kız Kardeş Zhu'nun nişanlısı oldu."

 

"Endişelenmeyin, bu evlilik olmayacak. Elderler buna izin vermez!" Bilgili, eski bir öğrenci sakince konuşurken Li Qiye gibi bir karakter iç çembere girmeye layık değilmiş gibi bir ses tonu kullandı.

 

“Elbette! Bu velet eğer Kız Kardeş Zhu ile evlenmek istiyorsa hayal kuruyor olmalı!" Bir erkek öğrenci dudak büktü: "Neden önce aynaya bakmıyor? Bu sadece ölümlü dünya tarafından ayarlanmış bir evlilik, ancak o Bin Sazan Nehri'mize kendi yüzünü göstermeye cüret ediyor. Hmph, burasının nasıl bir yer olduğunu biliyor mu? İmparatorluk varisi bile kız kardeşinize layık değilken onun gibi biri hiç değil!"

 

Kısa süre içinde birçok öğrenci bu konu hakkında fısıldamaya başladı. Onlar Li Qiye'nin gelişinden hoşlanmamışlardı. Yine de öğrenciler Li Qiye için işleri zorlaştırmadılar fakat ona bakarken düşmanca ifadeler takındılar.

 

Li Qiye böyle önemsiz meseleleri önemsemezken Lu Baiqiu'yu Bin Sazan Gölü’ndeki adalara götürüyordu.

 

Lu Baiqiu Li Qiye'nin iyi bir ruh hali içinde olduğunu gördükten sonra çarpıkça gülümsedi. Li Qiye'nin düşman bölgesinde olmasına rağmen sakince gezinebilmesine kıyasla kendini yetersiz hissetti. Sanki kendi evinde dolaşıyormuş gibiydi. Öğrenciler ona bakarken iyi yüz ifadeleri takınmıyordu, ancak o bu öğrencileri ve onların fısıldaşmalarını görmezden geliyordu.

 

Farkında olmadan ikisi merkezinde büyük bir heykelin olduğu bir adaya gitti. Bu aşırı büyük heykelin sadece sırt gölgesinden oluşmuştu.

 

Ancak bu bile izleyenleri sarsmak için yeterliydi. Bu kişinin sırtı dev okyanuslardan gelmiş gibiyken kafası da ilkel kaosa girerek sonsuz mavi okyanusu geride bırakmış gibiydi.

 

Sırtının silüeti bile çok net değildi. Figürün yarısından fazlası ilkel kaosa girmişti, bu nedenle de sadece hafif profili görülebiliyordu. Yine de bu huşu uyandıran bir manzarayken bu uhrevi sırt gururla dokuz göğün üzerinde duruyor gibiydi. Sanki bu yerde her şey durmak zorundaymış gibiydi. Tanrılar ve iblisler bile bu sırta bakarken tek adım ileri atmaya cüret edemezdi.

 

Li Qiye hafif silüeti görünen bu heykeli gördükten sonra uzun süre afalladı.

 

Lu Baiqiu da bu siluetten gelen aura tarafından şaşırarak sersemletildi. Bu heykel bir Ölümsüz İmparator'un sırtı gibiydi. Sanki imparator yalnız bir yolda ileri doğru yürüyordu ve en sonunda da sonsuz ilkel kaosa giriyordu.

 

"Ölümsüz İmparator Qian Li'nin silüeti!" Lu Baiqiu bu heykele bakarken mırıldanmadan edemedi.

 

Ölümsüz İmparator Qian Li çok gizemliydi. Bazıları bu imparatoru en gizemlisi olarak görüyordu. İmparatorun cinsiyeti, arka planı ve ustası bilinmiyordu.

 

Bu nedenle imparator hakkında sonu gelmeyen birçok spekülasyon oluyordu. Aslında imparatorun öğrencileri bile ustalarının cinsiyetini bilmiyordu. Özetle, imparator hakkındaki her şey kalın bir sis tabakası tarafından örtülmüş ve dünyanın geri kalanının bakışlarından saklanmıştı.

 

İmparatorun neslinde bile kimsenin onun yüzünü görmediği hakkında söylentiler vardı. Bu nedenle Bin Sazan Nehri'ndeki silüet sadece profildendi.

 

Gelecek neslin bildiği tek şey imparatorun bir şeytan olduğuydu, ama gerçek formu bilinmiyordu. Ancak birkaç kişi Ölümsüz İmparator Qian Li'nin bir şeytan sazan olduğunu tahmin etse de bunu ispatlayamamışlardı.

 

Li Qiye usulca iç çekerken önündeki heykele baktı. Geçmiş sisin içinde kaybolmuştu ve gelecek nesiller bunu bulamayacaktı.

 

"Ölümsüz İmparator Qian Li'nin oldukça yalnız olduğunu düşünüyorum." İlkel koasa giren figürü gören Lu Baiqiu'nun kalbinde bir yalnızlık hissi yükseldi. Sanki Ölümsüz İmparator Qian Li ilkel boşluğa girdiğinde dünyanın refahı, prestiji ve Ölümsüz İmparator şanı artık önemsizdi. Geriye sadece yalnız bir figür kalmıştı.

 

"Büyük dao yolu yalnızdır." Li Qiye usulca iç çekti ve konuştu: "Üç bin dao oldukça uzun, bu nedenle biri bir yolda yürürken birçok şey yavaşça kayboluyor. Seninle birlikte zirveye doğru yürüyenler bile bir gün gidecek. Yalnız olarak Büyük Dao yolunda yürümek kaçınılmaz olduğundan kesinlikle kötü olmayabilir. Bu şekilde en azından bu sonsuz ilkel kaosa tereddütsüz bir şekilde girebilirler."

 

Li Qiye'nin duygusal sözlerini dinleyen Lu Baiqiu afalladı. Sanki Li Qiye o anda tamamen değişmiş ve oldukça yalnız ve melankolik birine dönüşmüştü, diğerleri tarafından ulaşılamaz bir derinlik durumuna girmişti.

 

"Anne sütünü kesmemiş bir velet olarak büyük daonun yalnızlığından ne anlarsın!" O anda ürkütücü bir ses duyulurken genç bir erkek birçok Bin Sazan öğrencisi ile birlikte onlara doğru ilerledi.

 

Genç yaklaşmadan önce bile ezici sıcak aurası gelmişti. Aurası her şeyi yakabilirmiş gibiydi ve arkasındaki öğrenciler bile ona yaklaşmaya cüret edemiyorlardı.

 

Bu genç adam birbirine işlemiş evrensel kanunlar tarafından sarılmışken alevler içindeydi, sanki dao yazıtlarına dönüşmek istiyordu. Kan enerjisi bu ateş nedeniyle kaynıyor gibiydi. Yaklaşımı çevredekilerin ağızlarının yanma hissi ile kurumasına neden oldu.

 

Kimse bu tehlikeli kişiye yaklaşmak istemiyordu.

 

Bu genç adam oldukça yakışıklıydı. Saçı hafif koyu kırmızı yılan görüntüsünde olmasaydı onun bir Ateş Tanrısı’nın oğlu olduğunu düşünülürdü.

 

Bu genç adam yaklaştığında Li Qiye'ye baktı. Aslında onun gelişi birçok öğrencinin dikkatini çekmişti.

 

"Bu Bin Sazan Nehri'nin kıdemli kardeşi yan Long!" Lu Baiqiu bu genç adamı gördükten sonra şok olmuş bir ifade ile Li Qiye'ye fısıldadı.

 

(Ç.N: Yan Long = Alev Ejderhası.)

 

Yan Long Bin Sazan Nehri'nin genç neslinin ana öğrencisiydi. Birçok öğrenci Lan Yunzhu tarikata katılmasaydı onun şu anki varis olacağını düşünüyordu.

 

Her ne kadar Yan Long kendisine bir Ateş Ejderhası’nın varisi olarak seslense de atası sadece aşırı güçlü bir ateş yakınlığına sahip şeytani Ateş Yılanı’ydı. Yetenekleri aşırı yüksekti ve elderler tarafından oldukça değer görüyordu. Kendisi de bir elderin öğrencisiydi.

 

“Kıdemli Kardeş de geldi!” Birçok kişi Yan Long'un aniden ortaya çıkıp Li Qiye'ye doğru ilerlediğini görünce beklenti içine girdi.

 

Böyle bir şey birçok öğrenciyi şaşırtmadı, çünkü Lan Yunzhu'nun bir nişanlısı olmasına en çok karşı çıkan kişi Yan Long’du.

 

Lan Yuzhu'nun varis pozisyonunu almasına rağmen mutsuz değildi. Neden ise oldukça basitti. Yan Long, Lan Yunzhu'dan hoşlanıyordu. Tarikatın iç halkası ikisine de oldukça değer veriyordu

 

Lan Yunzhu tarikatın varisiydi, bu nedenle doğal olarak elderler onun bir yabancı ile evlenmesini istemiyordu. Bu nedenle bir yüksek elder onların bir çift olmasını sağlamaya çalışmıştı. Üst kademe de bunun kötü bir seçim olmaması nedeniyle onların dao çifti olması ihtimalinden mutlulardı.

 

Anca Lan Yunzhu yüksek elder tarafından ayarlanan bu konu ile ilgilenmemişti. Yine de Yan Long diğer imparator miraslarının varislerinin bile Lan Yuzhu'yu etkileyememesi nedeniyle bir umuda sahipti. Bu da tarikattaki kıdemli kardeş olarak elderlerin de desteği ile birlikte hala umuda sahip olduğu anlamına geliyordu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22080 Üye Sayısı
  • 822 Seri Sayısı
  • 40971 Bölüm Sayısı


creator
manga tr