Bölüm 379: Yükselen Anı Köyü

avatar
6276 12

Emperor’s Domination - Bölüm 379: Yükselen Anı Köyü


 

Bölüm 379: Yükselen Anı Köyü

 

Kutsal Cehennem Dünyası ve Ölümlü İmparator Dünyası Dokuz Dünya'dan ikisiydi. Ölümlü İmparator Dünyası insan ırkının atasal eviyken Kutsal Cehennem Dünyası da hayalet ırkının kökeniydi.

 

Aslında insanların Ölümlü İmparator Dünyası'ndan gelip gelmedikleri tartışılsa da Issız Çağın başından beri insanlar dünyadaydı ve keşiflerine başlamıştı. Çok sayıda bilgenin çabalarının ardından bu dünyada en güçlü ırk olarak kök salmışlardı.

 

Bugün Ölümlü İmparator Dünyası'nın insan ırkının kökeni olup olmaması artık orada yaşayanlar için önemli değildi. Orası insan ırkı için bir atasal bölge haline gelmişti.

 

Ancak Kutsal Cehennem Dünyası farklıydı ve hayalet ırkı kesinlikle bu yerden geliyordu. Belli hayalet soyları bu dünyaya Hayalet Ölümsüz Dünyası diyor ve kendilerine Hayalet Ölümsüzler diyorlardı, ancak yabancılar onlara hayalet ırkı demeyi sürdürüyordu!

 

Bu dünya hayalet ırkının kökeni olduğundan çoğu kişi bu dünyanın yer altı enerjisi ile dolu olan bir yer olduğunu düşünüyordu. Ancak gerçekte bu tamamen yanlıştı. Kutsal Cehennem Dünyası tıpkı Ölümü İmparator Dünyası gibi güzel bir manzaraya sahipti. Sonsuz miktarda dağ ve nehirlere ev sahipliği yapıyordu.

 

Hayalet soyları bile yer altı enerjisine sahip değildi. Aslında eşsiz özelliklere sahip olan birçok hayalet soyu vardı, ama yabancılar onları topluca hayalet ırkı olarak görüyor ve onları tıpkı insan ırkı, kan ırkı ve diğerleri gibi ayırt ediyorlardı.

 

Sadece az sayıda kabilenin nispeten yoğun yer altı aurası varken diğerleri sıradan insanlardan farksızdı. Hatta fiziksel bedenleri olup hayalet olmayanalar bile vardı. Hayalet kabilelerinin çoğu insanlar gibiydi, gelecek nesilleri kendi soylarından oluşuyordu.

 

İki dünya aşırı büyük olma konusunda da benzerdi. Kutsal Cehennem Dünyası'nda dört bölge vardı; doğuda Yeraltı Sınırı, güneyde Uzak Bulut, batıda Yeşil Nehir ve kuzeyde Sisli Alan vardı. Bu dört bölgeye dört ıssızlık deniliyordu.

 

Hayalet ırkının kökeni Kutsal Cehennem Dünyası'nda olsa da bu yerde sadece onlar yoktu. Tıpkı Ölümlü İmparator Dünyası'ndaki insanlar gibi diğer ırklar da burada bulunuyordu.

 

Ancak Yeraltı Sınırı, Yeşil Nehir ve Sisli Alan hayaletlerin toplandığı yerlerdi. Diğer ırklardan olan güçler bu üç yerde oldukça zayıftı.

 

Ancak Uzak Bulut farklıydı. İnsanlar, şeytanlar, taş golemler ve diğerleri bu bölgede aşırı güçlü olduğundan hayalet ırkı dünyanın bu kısmını yönetemiyordu.

 

Dört bölgeden biri olan Uzak Bulut çok sayıda ırk birlikte yaşadığı için kalabalık bir yerdi. Sanki nehirlerdeki sazanlar gibi gelişimciler ve mirasçılar her yerdeydi.

 

Zayıf tarikatlar sayılamayacak kadar bolken büyük güçler bu bölgenin her yerindeydi.

 

Ancak eğer birisi Uzak Bulut da belli bir mirastan bahsedecek olursa o Bin Sazan Nehri olurdu.  O bir nehir değildi, o on milyonlarca mil alana sahip oldukça güçlü bir ülkeye hükmeden bir tarikattı.

 

Bu yerde Bin Sazan Nehri kesinlikle büyük ve dehşet verici bir mirastı. O Ölümsüz İmparator Qian Li* tarafından kurulmuş ve o zamandan beri güçlü kalmıştı. Hayaletlerin üstün olduğu bir konumda bile Bin Sazan Nehri gibi bir varlığı sarsabilecek birini bulmak zordu.

 

(Ç.N: Qian Li= Bin Sazan.)

 

Bin Sazan Nehri demonik daoyu takip ediyordu ve onların öncülleri olan Ölümsüz İmparator Qian Li de gelişim yolunda başarılı olmuş bir şeytandı. Bu inanca rağmen imparator her zaman gizemli olmuştu ve bu kendi çağında bile böyleydi.

 

Bazıları imparatorun bir sazan olduğuna inanırken diğerleri onun bir Ejder Balığı olduğunu düşünmüştü... Hatta onun Ejder Kapısı'ndan atlayan bir balık olduğuna ve daha sonraları da Ölümsüz İmparator haline geldiğine inanalar bile vardı.

 

Ölümsüz İmparator Qian Li hakkında çok sayıda teori vardı. Ama tabii ki onlar sadece söylenti ve efsanelerden ibaretti, çünkü imparator Qian Li Ölümsüz İmparator'lar arasındaki en gizemlilerden biriydi. Kimse onun kökenini, evini ve hatta cinsiyetini bile bilmiyordu! .

 

Milyonlarca yıl geçtikten sonra bazı kişiler bu gizemleri çözmeyi çalışsa da en önemlisi onun cinsiyetiydi.

 

İmparatorun cinsiyeti hakkındaki en basit soru bile hala bilinmezlik içindeydi. Sanki Ölümsüz İmparator Qian Li bir sis tabakası ile çevrilmişti ve diğer dünyevi kişiler onu göremiyordu. İmparator tüm diğer sırları ile birlikte zaman nehrinde kaybolmuştu.

 

Belki de bu soruları sadece kendisi biliyordu.

 

Ne olursa olsun bu kadar gizemle çevrili bile olsa bir şey kesindi ve o da onun demonik daoda gelişim gösterip Ölümsüz İmparator haline geldiğiydi. Ne tür bir şeytan olduğunu da soyundan gelenler sadece tahmin edebiliyordu.

 

Yükselen Anı Köyü, aynı zamanda Yükselen Anı Malikânesi olarak biliniyordu ve sessiz bir yerdi. Ne küçük ne de büyüktü ve birkaç yüz köylüye ev sahipliği yapıyordu. Ancak bu köyden birçok büyük karakter çıkmıştı. Bazıları büyük üne sahipken, bazıları ölümlü dünyada generaller haline gelmişti. Bazıları sıradan kişilerin gözünde ölümsüzlüğe ulaşmıştı. Bu gelişimciler arasında harika karakterlere dönüşenler de vardı.

 

Ancak bu köyden ne kadar büyük karakter çıkarsa çıksın köyün kendisi değişmeden sakin olarak kalmıştı. Bu karakterlerin ortaya çıkışı bu küçük köyün huzurunu bozamamıştı.

 

Tıpkı Ebedi Nehir Okulu gibi kimin gelip gittiği köyü etkilemiyordu. Bu yer huzur ve sessizlik arayanlar için oldukça iyi bir yerdi.

 

Sanki yenilmez bir güç bu köyü koruyordu ve huzurun bozulmasına izin vermiyordu.

 

Bu küçük köy Bin Sazan Nehri'nin içinde yer alıyordu.

 

Ancak yaşlı köy liderinin evi oldukça gürültülüydü, çünkü evinin içinde bir musallat fenomeni* gerçekleşmişti. Kutsal Cehennem Dünyası haalet ırkının bölgesi olduğundan hayaletler hakkında yargara koparmak saçma olurdu.

 

(Ç.N: Hayaletler cinler falan musallat oluyor ya. Onlardan da ne diyeceğimi bilemedim :D )

 

Bu dünyada bırakın gelişimcileri, sıradan ölümlüler bile hayaletlere inanamıyordu. Doğaüstü hayaletler olsaydı ve onlar tıpkı hayalet ırkı gibi olsaydı bile bunların insanlardan çok farkı olmazdı. Bu nedenle de ölümlüler böyle bir şeyden korkmuyorlardı.

 

Ancak yaşlı köy liderinin arka bahçesinde garip şeyler gerçekleşiyordu. Hayalet gibi bir gölge gece gündüz fark etmeksizin geziniyordu. Ürkek olanlar bu manzara karşısında kolaylıkla korkuyorlardı.

 

Sanki genç bir hayalet yaşlı köy liderinin bahçesine musallat olmuştu, ancak kimse onun neye benzediğini tarif edemiyordu. Özet olarak bu genç bir gölgeydi ama bu gölge gerçekte maddeleşmiş bir şey değildi. O uhrevi bir varlık gibi arka bahçede uçuyordu.

 

Bu görüntü karı kocanın oldukça etkilenmesini sağlamıştı. Çok uzun süredir yaşadıklarından onlar için insanlar ve hayaletler aynıydı, ama bu olay onların evlerinin oldukça canlı hale gelmesine neden olmuştu. En azından köylüler hayalete bakmak için sürekli evlerini ziyarete geliyordu.

 

Diğer köylüler bu hayaleti götürmek için birkaç ayin bile deniyorlardı. Böyle önerilerin karşısında yaşlı köy lideri gülümseyerek konuştu: “Arka bahçemizde dolaşan bu hayalet herhangi bir kötülük yapmadı. Bir gün doğal olarak sıkılıp gidecektir.”

 

“Yaşlı Adam Yang, bu durum böyle değil. Kim gerçekten bu hayaletleri anlayabiliyor? Belki bir gün birileri zarar görecek, o zaman ne yapacağız?” Köydeki bir kişi onu iyi niyetle ikna etmeye çalıştı.

 

“Oh doğru, küçük kızın Bin Sazan Nehri'nde eğitim görmüyor muydu? Geri gelip bir baksa nasıl olur? Onun yetenekleri le bu küçük hayaletin huzurla gitmesi zor olmaz.” Başka bir köylü bir fikir verdi.

 

En sonunda yaşlı lider daha fazla dayanamadı ve köyün hemen dışındaki Büyük Bilgelik Tapınağı'na giderek tapınağın keşişi Keşiş Dazhi'yi davet etti. .

 

Köylülere göre Keşiş Dazhi geniş budist bilgeliğine sahip bir keşişti, ama uzun kaşları ve beyaz sakalı ile pek keşişe benzemiyordu.

 

O oldukça genç bir keşişti ve yirmili yaşlardaydı. Kafası pürüzsüzdü ve üç papaz izinde iki eğrilik vardı. Bunların eğriliğini görenler izlerinin gerçek olup olmadığını merak ediyordu.

 

Keşiş Dazhi'nin gözleri oldukça parlaktı ve her zaman gülümserdi. Halkın önünde dururken gülümsemesi nazik ve şefkatliydi, ama kimse dikkat etmezken biraz kötü niyetli bir hal alıyordu. Bu diğerlerine sanki o bir hırsızmış gibi bir izlenim veriyordu.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28346 Üye Sayısı
  • 267 Seri Sayısı
  • 38838 Bölüm Sayısı


creator
manga tr