"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Emperor’s Domination - Bölüm 221: Pixiu Hazine Kavanozu (1)


 

Bölüm 221: Pixiu Hazine Kavanozu (1)

 

Li Qiye'nin kibirli sözleri herkesi sessizleştirdi. Güneyin Cennetsel Krallığı oldukça eski bir oluşumdu ve ölümsüz İmparator Fei Yang oradan gelen biriydi

 

Üstelik Ölümsüz İmparator Fei Yun kesinlikle en büyük Ölümsüz İmparatorlardan biriydi. Efsanelere göre onun uçan flamasının ortaya çıkışı dünyayı arıtıp dünyaları bastırma kapasitesine sahipti.

 

"Bu velet gerçekten kuralsız, hiçbir şeyi önemsemiyor!" Yaşlı bir gelişimci bile mırıldanmadan edememişti. Nantian Hudu isimsiz biri değildi. Sekiz sarayı olan bir Büyük Dao Azizi idi. Bu ne kadar cennete karşı gelici bir şeydi?

 

"Bu velet ölüm nedir bilmiyor." O anda soğuk bir küçümseme duyuldu. Kraliyet aurası tutuşurken biri ürpertici şekilde konuştu: "Sadece birkaç hazinen var diye yenilmez olduğunu gerçekten düşünüyor musun?"

 

O anda altı kraliyet uzmanı boşluk adımı ile havada ortaya çıktı ve akan su gibi pürüzsüz altı at süvarı takip etti. Sanki altı süvarı altı kraliyet uzmanının bir parçasıymış gibi tamamen senkronize olmuşlardı. Altı uzman ejder kafaları gibiyken altı süvari de havada yüzen ejder bedenleri gibiydi.

 

"Jiangzuo'nun Altı Kralı..." Altı atlının altı kraliyet uzmanını takip ettiğini gören bir kişi duygulu şeilde haykırdı: "Altı Bilge Hükümdar Formasyonu!!"

 

"Efsanelere göre Jiangzuo'nun Altı Kralı Bilge Hükümdar Jiangzuo tarafından bırakılan bir dizilim haritasına sahip!" Altı kraliyet uzmanını gören biri mırıldandı.

 

Jiangzuo'nun Altı Kralını gören çoğu kişi soluklaştı. Antik Azizlerin bakış açısına göre onlardan hiçbiri korkutucu değildi ama altısı birlikteyse bu farklı bir hikaye idi. Bu Altı Bilge hükümdar Formasyonunun gelişini işaret ediyordu. Bu yenilmez bir Bilge Hükümdar tarafından oluşturulmuş aşırı cennete karşı gelici bir şeydi.

 

Li Qiye daha önce Jiangzuo Hou'nun Altı Bilge Hükümdar Formasyonunu görmüştü. Ancak tabii ki onun formasyonu altı kralın formasyonu ile kıyaslanamazdı! Jiangzuo Hou sadece küçük bir formasyon oluştururken altı kral gerçek Altı Bilge Hükümdar Formasyonunu oluşturuyordu!

 

Lİ Qiye altı krala baktı ve sakince cevapladı: "Bu sizi ilgilendirmez!"

 

Li Qiye'nin tepkisi diyecek bir söz bırakmadı. Sanki bu dünyada kimse bu çocuğun karşısında böbürlenmemesini sağlayamazdı.

 

"Velet, ölmek mi istiyorsun!" Altı kral öfkelenirken gözleri ciddileşti. Altı kraliyet uzmanı ileri doğru çıktı ve Li Qiye'yi öldürmek isteyen bir momentum oluşurken büyük bir formasyon oluştu.

 

Altı kralın Li Qiye'yi öldürmek istemesi şaşırtıcı değildi. Jiangzuo Hou ve binden fazla öğrencileri Li Qiye tarafından gömülmüştü ve klanları her zaman intikam arayışındaydı! Bugün doğal olarak bu şansı elleri ile itmezlerdi.

 

"Küçük, benim krallığıma hakaret ettin, kafanı eğip özür dilemek için geç değil. Aksi halde bu yerden canlı ayrılmayı düşünme bile."

 

O anda Nantian Hudu Li Qiye'ye baskıcı bir aura ile ürpertici şekilde baktı. Gözlerinde Li Qiye ağa takılmış bir balıktan farksızdı!

 

Nantian Hudu'nun sözleri küçük tarikatları ve birçok gelişimciyi uyuz etmişti. Genç Kral Nantian Li Qiye'ye hain bir saldırıda bulunmuştu ancak onun dengi olamamıştı; şimdi Li Qiye'nin özür dilemesi mi gerekliyordu?

 

Herkes sinir olmuş olsa da bir şey yapmadılar. Büyük tarikatlar ve güçlü ülkeler her zaman kendi üyeleirni korurlardı. Onlar için doğru veya yanlış önemli değildi. Ölüm onların karşılarındakiler için tek seçenekti!

 

Li Qiye sırıtarak konuştu: "Buradan gitmemi sağlamak zor değil. Küçük Velet Nantian'ın kafasını verin, ben de bir şey demeden gideyim!"

 

Nantian kesinlikle kızgındı ve tehdit edilirken bedeni titredi. O büyük Orta Bölgesindeki bir dahiydi ve genç neslin içinde üst sıralarda yer alıyordu. Ancak bugün onun yaşamı Li Qiye'nin ağzında önemsiz bir şeymiş gibi çıkıyordu. Nasıl olur da kızgınlıktan kan kusmayabilirdi?!

 

"Eğitmenim, onunla konuşmaya gerek yok, yakalayın onu!" Nantian ağır şekilde devam etti: "Krallığımızın prestijine lekelemeye çalışanları sadece ölümün beklediğini anlamasını sağlayalım!"

 

Nantian Hudu Li Qiye'ye doğru baktı ve konuştu: "Şimdi gitmek için artık çok geç, kollarını ve bacaklarını gelişimin ile birlikte sakatlamadığın sürece gidemeyeceksin. Krallığım yüce gönüllü olduğundan bu şartlarda senin hayatını bağışlayacak!"

 

"Yeterince saçmaladın!" Li Qiye yükselen kan enerjisi ile birlikte kükredi. Ellerini aşağı doğru savururken birçok kutsal dağın bastırması gibi hesaplanamaz bir güç üretti.

 

"Dağıl!" Nantian Hudu da haykırırken kadar saray genişçe açıldı ve Li Qiye'yi kaplamak için hareketlendi.

 

"Boom!" Li Qiye'nin kolları çevredeki toprağı dağıtırken dağlar çöktü ama bu Nantian Hudu'ya en ufak zarar vermedi. Üstelik Li Qiye'nin önündeki dünya da değişti. Artık burası ne nehir bölgesi ne de defin bölgesiydi. Burası geniş bir dünyaydı ve önceki güçlü darbesi bu sonsuz genişliğin üzerine vurmuştu!

 

Ve o anda Nantian Hudu'nun kafasının üzerinde sekiz Kader Sarayı ortaya çıktı. Ana Saray en büyüğü iken diğer yedi saray ana sarayın yanında yer alıyordu.

 

Sekiz saray kendi dünyalarını ve krallıklarını oluşturaibliyordu ve Li Qiye bir anda onların içine çekilmişti. Li Qiye'nin saldırısı bu dünyanın içine vurmuş ve Nantian Hudu'ya zarar vermemişti.

 

"Sekiz saray krallık oluşturuyor..." Bu manzarayı gören herkes dehşete düştü. Bu sekiz saraylı bir AnAti Azizşn en korkutucu kısmıydı.

 

Gelişimcilerin kader sarayı açmak için üç şansları vardı. Bu da Antik Aziz alemine geldiklerinde dört kader sarayına sahip olacakları anlamına geliyordu. Bu Antik Aziz olmak için gerekli olan bir şeydi.

 

Ama dahiler için dört kader sarayı sadece minimum idi. Daha çok kader sarayı daha fazla güç ve gelecekte daha yüksekte bir güzargah demekti. Belki de onların güzargahı Cennetin İradesine gidecek ve bunun sonucunda Ölümsüz İmparator olacaklardı.

 

Dört saray etki alanı, sekiz saray krallık ve on iki saray gökleri oluştururdu! İnsanlar sekiz saraylı Antik Azizlerden korkardı çünkü onlar bir şey yaşamadan düşmanlarını öldürebilirlerdi.

 

Sekiz saraylı Büyük Dao Azizleri cennete karşı gelen varlıklardı. Onların krallıkları herhangi bir hazine veya erdem kanunu kullanmadan düşmanları yenecek güce sahipti.

 

"On bin düşmanı püskürtebilecek bir güce sahip olan bir krallık... Bu gerçekten korkutucu." Önceki nesilden bir Antik Aziz Li Qiye'nin sekiz sarayın dünyasına çekildiğini gördükten sonra konuştu. Bunun gibi güçlü bir düşmanın karşısında o bile kaçmaktan başka bir şey yapamazdı.

 

Krallığın içinde kalan Li Qiye sonsuz canlılık ile dolu olan dağlar ve nehirlerin olduğu görkemli manzaraya baktı. Sanki çok sayıda yaşayan varlık burada yerleşmiş ve bu genişliğe ibadet eder hale gelmişti.

 

"Velet, bugün senin defin günün!" O anda Nantian Hudu'nun sesi dünyanın içinde yankılandı. Sesi aşırı emrediciydi. Dünyanın içi sekiz saray tarafından oluşturulmuştu ve o üstün bir varlıktı, tanrı bile onun otoritesine rakip değildi.

 

Sesi indikten sonra gökyüzünü saran büyük bir yumruk Li Qiye'yi hedefledi.

 

"Benim için kırıl!" Li Qiye kükredi ve Yaşam Çarkı dönerken Yin Yang Kan denizi hareketlendi. Kanlı ay ve güneş ortaya çıkarken Kun Peng gökyüzünde hareket etti. Li Qiye'nin kolları savruldu ve bu dünya parçasını kesen iki ilahi bıçak gibi iki Kun Peng kanadı arkasında çıktı.

 

"Boom, boom!" Ancak Li Qiye'nin yumruğu ölçülemez bir güç barındırsa da gökyüzündeki dev yumruğu yok edemiyordu.

 

Eğer Li Qiye'nin gücü kutsal bir dağı ikiye ayırabilecek kadarsa bu dev yumruk tüm dünyanın gücünü barındırıyordu çünkü burası Nantian Hudu'nun sekiz saray dünyasıydı. Tüm dünyaya kıyasla Li Qiye sadece bir böcekti; nasıl olur da bu yerdeki tüm enerji ile mücadele edebilird?

 

"Gğmmmm...."

 

Büyük yumruğun baskısı altındaki Li Qiye saldırıdan savunmaya geçti. İki eli göğe doğru itilirken yaklaşan dev yumruğu karşıladı ama fiziği bile bu krallığın gücünü durduramıyordu. Yoğun patlama sesleri yankılanırken Li Qiye'nin ayakları altındaki toprak parçalandı.

 

“Crank—crank-crackkk!” Parçalanan toprak dışarıdaki gelişimciler tarafından bile duyulabildi. Lİ Qiye merkezindeyken büyük miktarda toprak ayakalrının altında yarılarak açıldı.

 

Başka bir 'boom' sesi daha duyuldu. Dev yumruğun baskısı arttı ve Li Qiye'nin bedeninin yarısı yeraltına girdi. İki eli baskıdan dolayı bükürken kemikleri de sanki her an parçalanabilirmiş gibi tıkırdıyordu.

 

O anda Li Qiye'nin yüzü kızardı. Güç patlaması ile bile bu dev yumruğu durduramıyordu. Bu dünyanın gücü buydu. Li Qiye onun içindeyken onu durduramazdı.

 

"Büyük Dao Azizi! Nasıl olur da birisi sekiz sarayın krallığının gücüne karşı koyabilir!" Bu manzarayı gören sadece Aydınlanmış Varlıklar değildi. Antik Azizler bile kağıt kadar solgunlaştı. Büyük Dao Azizi ile karşılaşan büyük tamamlanıştaki Antik Azizler bile kaçmak zorundalardı!

 

"Bu velet gerçekten üstün Ölümsüz Fiziği çalışıyor; krallığın ezici gücünün altındayken bile ölmedi." Biçok kişi mücadele etmeyi başaran Li Qiye'yi kıskandı. Böyle bir fizik herkesin salyasını akıtacak bir şeydi!

 

Genç bir gelişimci dudak büktü ve konuştu: "Ölümsüz Fiziği ise ne olmuş? O sekiz saraylı Antik Azizin gücü altında yine de ölecek. O aptal böyle sığ bir gelişim ile Büyük Dao Azizine karşı koymayı denedi, o gerçekten yerin ve göğün genişliğini bilmiyor!"

 

Nantian Li Qiye'nin acı içindeki mücadelesini gördükten sonra oldukça mutlu oldu.  Dudak büktü ve konuştu: "Hmph, Ölümsüz Fiziği mi? O sadece ölmeden önce mücadele edebiliyor!"

 

"Küçük, üstün Ölümsüz Fiziğini teslim edersen hayatını bağışlarım! Aksi halde onu teslim edene kadar sana yavaşça acı çektiriririm! O zaman geldiğinde ölümden daha kötü olan bir kaderin ne demek olduğunu anlarsın!"

 

Sekiz saray krallığının içinde Nantian Hudu'nun sesi tüm varlıklara hükmeden bir bölge lordu gibi geliyordu.

 

Nantian Hudu hiç şüphesiz Li Qiye'nin Ölümsüz Fİziği ile ilgiliydi ve bu nedenle onu öldürmek için acele etmiyordu. Bunun yerine ona yavaşça eziyet ediyordu.

 

"Bu kadar kibirlenme." Li Qiye'nin yüzü kırmızıya döndü. Yumruklarını yükseltirken dudak büktü ve konuştu: "Sonuç hala belirsiz!"

**************ÇEVİRMEN NOTU*************

Lİ QİYE NELER YAPACAK? Ne planlıyor? Krallıktan çıkabilecek mi? Merak mı ediyorsunuz? O zaman... Bekleyin, okuyun ve öğrenin :D

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1301

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1108

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 919

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 843

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 732

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 684

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 662

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 615

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 562

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 534

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 424

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 208

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 190

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 145

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 143

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 112

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 74

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 16671 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 22416 Bölüm Sayısı


creator
manga tr